{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/292 <br>KARAR NO: 2023/572<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09.11.2020<br>NUMARASI: 2020/199 E. - 2020/285 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin uluslararası yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkil sigortalısı ... Ticaret AŞ'ye ait emtianın, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili şirket tarafından teminat altına alındığını, Sigortalı şirket ... Limited isimli şirketten kakao çekirdeği cinsi emtia satın aldığını; söz konusu kakao çekirdeği cinsi emtianın davalının düzenlemiş olduğu ..., ... ve ... numaralı konşimentolar tahtında Fildişi Sahilleri'nden Türkiye'ye taşınmak üzere \"...\" gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, 13.06.2018 tarihinde tahliye limanına varış yapması beklenen konteynerlerden ... numaralı bir adet konteynerin limana gelmediğinin fark edildiğini, davalı şirket tarafından 03.07.2018 tarihinde, limana gelmeyen ... numaralı bir adet konteynerin Felixstowe aktarma Limanında hasar görmüş olması sebebiyle gemiye yüklenemediğinin bildirildiğini, yaşanan aksaklıklar neticesinde söz konusu konteynerın ancak 13.09.2018 tarihinde Felixstowe Limanından \"...\" isimli gemiye yüklendiğini, bu kapsamda ... numaralı konteynerın davalı şirketin sorumluluğu altındayken yaşanan aksaklıklar sebebiyle 05.10.2018 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'ne getirildiğini, emtianın  sigortalı alıcı şirkete tesliminin gecikmesi neticesinde kakao çekirdeği emtiasında oluşan yüksek küf sebebiyle emtiada fire kaybı meydana geldiğini, söz konusu hasar ile ilgili ... A.Ş. tarafından da rapor tanzim edildiğini, ilgili raporda da kakao çekirdeklerinin küflenerek hasar gördüğünün tespit edildiğini, davalı şirketin konşimentoyu düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada fiili taşıyan olarak hareket ettiğini, bu nedenle hasarsız ve eksiksiz bir şekilde gemiye yüklenen emtianın geç teslim edilmesi sonucu emtiada küflenerek fire kaybının oluşması sebebi ile meydana gelen zarardan davalı şirketin fiili taşıyan olarak sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup,  6102 Sayılı TTK 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve kanuni halef  sıfatını kazandığını beyanla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına Borçlu/Davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına; haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren Borçlu/Davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına  hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle;  dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoların tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesinin 26. Md sinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda, konşimentolarda yer alan yetki sözleşmelerinin MÖHUK gereğince de taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentolardan da anlaşılacağı üzere dava konusu uyuşmazlıkta taşımayı üstlenen ... olduğunu, ... firmasının merkezinin Danimarka'da bulunan yabancı bir şirket olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı gemi olduğunu, konşimento muhteviyatı yüklerin Fildişi Sahillerinden Türkiye ye taşındığını, bu nedenle 5718 s. MÖHUK gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımada konşimento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle davacının davasının yetki yönünden reddine karar verilmesini, iddia olunan hasar taşımanın gecikmesinden kaynaklanıyor ise geciktiği ifade edilen 1 adet ... numaralı konteynerin muhteviyatının yük için taşıyanın sorumluluğunun TTK md. 1186/6 uyarınca ödenen navlunun 2.5 katı ile sınırlı olduğunu, sigortalı yanın tereddütsüz olarak Türkiye'ye taşıttığı tüm yüklerde benzer şekilde küflenmeye dayalı hasar iddiasında bulunduğunu, bu keyfiyetin tesadüf olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını, keyfiyetin ancak yükün kendine has mahiyeti ve yetersiz kalitesi olarak değerlendirilebileceğini, küflendiği iddia edilen çuvalların ayıklanmasının ve üretime alınmasında %26 oranında fire olacağı keyfiyetin bir tespiti değil, sigortalının kendi beyanı olduğunu, davacının mal bedelini ödeyip ödemediğinin belli olmadığını beyanla konşimentolarda bulunan Milletlerarası yetki şartı uyarınca davanın yetki yönünden  reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esas yönünden reddine, TTK md 1186/6 uyarınca sorumluluklarının toplam navlun bedeli olan 1.785 USD ile sınırlandırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dosya kapsamından, dava dışı ... A.Ş. tarafından yurtdışından satışı yapılan emtianın davacı sigorta şirketi nezdinde 31/03/2018 başlangıç tarihli nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, taşımanın Fildişi Sahilleri San Pedro Limanı'ndan İstanbul Kumport Limanı'na ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin konişmentonun ... adına ...'da düzenlendiği, konşimentonun ... adına Türkiye acentesi tarafından düzenlendiğine dair dosyada delil bulunmadığı, ...'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket, konşimentoyu düzenleyip imzalayan acente ile geminin yabancı olması nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun 26.maddesindeki yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Yabancı unsuru taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.  Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın, ...'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olması, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması, konşimentoyu düzenleyen acentenin ...'nin Türkiye acentesi olduğuna dair dosyada delil bulunmaması  nedeniyle yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 26.maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verdiği...\" gerekçesiyle, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... AŞ'ye ait emtianın Nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ve ve Abonman sözleşmesi ile teminat altına alındığını, sigortalı şirketin ... Limited isimli şirketten kakao çekirdeği cinsi emtia satın aldığını, söz konusu  emtianın davalının düzenlemiş olduğu konşimentolar tahtında Fildişi Sahillerinden Türkiye'ye taşınmak üzere ... Gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiğini, 13.06.2018 tarihinde tahliye limanına varış yapılması beklenen konteynerlerden  bir adet konteynerin limana gelmediğinin fark edildiğini, limana gelmeyen konteynerin aktarma neticesinde hasar görmüş olması nedeniyle gemiye yüklenemediğini bildirildiğini, yaşanan aksaklıklar neticesinde konteynerın başka bir gemiye yüklenildiğini, 05.10.2018 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne getirildiğini, emtianın sigortalı alıcı şirkete tesliminin gecikmesi neticesinde kakao çekirdeği emtiasında oluşan yüksek küf sebebiyle emtiada fire kaybı meydana geldiğini, küflenerek fire kaybının oluşması sebebiyle meydana zarardan davalı şirketin fiili taşıyan olarak sorunlu olduğunu bu kapsamda müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısına uğradığı zarar ve ziyanın tazmin ettiğini, TTK 1472. Maddesine göre sigortalının haklarına halef olduğunu, TTK 1178. Maddesi uyarınca davalı taşıyanın sorunlu olması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, mahkeme tarafından davalının Danimarka'da mukim yabancı bir şirket olması taşıyan şirket ile geminin yabancı olması düzenleyen şirketin Türkiye acentesi olduğuna dair dosyada delil bulunmaması sebebiyle somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı belirtilerek konşimentonun 26. Maddesindeki yetki klozunun davacı sigorta şirketini bağladığı gerekçesiyle uyuşmazlıkta Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin  yetkili olduğu belirtilerek mahkemenin yetkisizliği ile davanın usulden reddine karar verildiğini, davalının aynı olduğu bir başka dosyada konşimentoda yetki şartının  geçersiz olduğu ve Türk mahkemelerinin yetkili olduğuna hükmedildiğini, davalının milletlerarası yetki itirazının reddi gerekirken kabulünün usul ve  yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin Ümraniye/İstanbul adresinde bulunduğunu vergi mükellefi olduğunu, HMK 18. Maddesi gereğince geçerlilik şartına uygun akdedilmeyen yetki sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte yetki şartının TBK'nın 20 vd. Maddeleri kapsamında genel işlem şartı olup yazılmamış sayılmış olması gerektiği, konşimentonun davalı adına acentesi tarafından düzenlenmiş olduğunu, özel yetkisinin bulunması gerektiğini, iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat sigortacısı tarafından deniz yoluyla eşya taşıyan aleyhine rücuen tahsil amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı yükün deniz yolu ile taşınması sırasında yükte meydana gelen hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın, zarar sorumlusu olan taşıyıcıdan rücuen tahsili talep edilmektedir. Dosyaya sunulan Nakliyat Emtea Sigorta Abonman Sözleşmesinin incelenmesinde, sigortalının ... Ticaret AŞ olduğu, 31.03.2018 – 31.03.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu anlaşılmıştır. Konişmentonun incelenmesinde; yükletenin ...,  gönderilenin ... Tic AŞ. olduğu, geminin Westermoor, yükleme limanının San-Pedro, İstanbul, Tahliye Limanının Ambarlı Limanı İstanbul olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta geminin yabancı yükleme limanının Türkiye dışında (Fildişi Sahilleri ) olması karşısında yabancılık unsuru bulunmaktadır. Taşıyıcı konumunda olan davalı tarafından, yabancı unsurlu davada, İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazında bulunulmuştur. Konişmentonun \"Kanun ve Yargı Yetkisi\" Başlıklı 26.maddesinde \"Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden gerçekleştirilen taşımalar bakımından iş bu konşimento ile ilgili her türlü ihtilaf Birleşik Devletler Kanununa tabidir ve Birleşim Devletler Newyork Kuzey Bölgesi Federal Mahkemesi iş bu ihtilafları görme konusunda tek yargı yetkisini sahip olacaktır. Bütün diğer durumlarda iş bu konşimento İngiliz Kanunlarına tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacak. Alternatif olarak ve sadece taşıyıcının kendi takdirinde, taşıyıcının tacire karşı tacirin yerleşim yerindeki yetkili bir mahkemede dava açabilir.\"  şartının yer aldığı görülmüştür. MÖHUK'un 47.maddesi gereğince yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın çözümünde yabancı bir devletin mahkemesi konusunda yetki sözleşmesi yapabilirler. Taşıyıcının yabancı uyruklu olması nedeniyle taşıma sözleşmesi yabancılık unsuru taşıdığından, yabancı bir devlet mahkemesinin yetkili kılınması mümkündür. Konişmentodaki yetki şartının geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi için sigortalı ile taşıyıcı arasındaki taşıma sözleşmesinin hukuki niteliğinin ortaya konulması gerekir. Taşınan emtia için geminin belli bir yerinin tahsis edilmediği anlaşılmaktadır. \"Kırkambar sözleşmesini yolculuk çarteri sözleşmesinden ayırt eden unsur, geminin tamamı, bir kısmı ya da bir yerinin tahsisi söz konusu olmaksızın eşya taşımanın taahhüt edilmesidir. Kırkambar sözleşmesinde de taşıma borcunun ifasında kullanılacak gemi ismi belirlenebilir. Bu durumda dahi taşıyan, yükü geminin dilediği yerine yükleyerek taşıyabilir. Ancak yükletenin izni olmadıkça güverteye koyamaz\" (Rayegân Kender / Ergon Çetingil / Emine Yazıcıoğlu, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, C:1, İstanbul 2014, s.159). \"Kırkambar sözleşmelerinde; hemen daima yazılı bir sözleşme olmadığından konişmento hem taşıyan - taşıtan, hem de taşıyan - konişmento hamili arasındaki ilişkileri düzenlemektedir. Bu sebeple kırkambar sözleşmeleri gereğince düzenlenen konişmentolar (liner bill of lading) kapsamlı olup, taraflar arasında geçerli olacak tüm şartları (arka yüzünde) içerirler\" (Murat Demirkıran, Taşıyanın Konişmento İçeriğinden Sorumluluğu, İstanbul 2008, s. 29).Yukarıda atıf yapılan doktrin görüşlerinde de belirtildiği üzere, kırkambar sözleşmelerinde ayrı bir navlun sözleşmesi genellikle düzenlenmemekte olduğundan, konişmentodaki şartların gönderici yükleten ile taşıyıcı arasındaki ilişkiye de uygulanacağı kabul edilmektedir. \"Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır\" ( TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK.m.1237/2 hükmünde 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1)\" (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, a.g.e, s.193).Bu açıklamalara göre konişmentodaki yetki şartının gönderilen ve onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcı olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda konişmentodaki yetki şartına göre Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Fildişi Sahillerinin San Pedro Limanından İstanbul Ambarlı Kumport Limanına yapılan dava konusu deniz yolu taşıması merkezi Kopenhag-Danimarka'da bulunan Afrika ülkelerinde ... marka adına kullanan davalının konşimentosu tahtında gerçekleştirildiği davalının taşıyan sıfatına haiz olduğu tartışmasızdır. Tüm bu açıklamalara göre konişmentodaki yetki şartının davacının sigortalısı için de bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı isabetli olup istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin bir diğer istinaf nedeni ise yetkiye dair sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde genel işlem koşulu olduğudur. Kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşmelerin düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Ancak, Yasanın 25. maddesine göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz”. Genel işlem koşulu içeren sözleşmeler, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Ancak, olayımızda, her iki taraf tacir olmakla beraber taraflar arasındaki sözleşme maddesi tek maddeden ve bir paragraftan ibarettir. Sözleşme hükmü imzalayanlar tarafından kolayca anlayabileceği bir içeriktedir. Kaldı ki sözleşmedeki yetkiye dair düzenleme dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemez. Davacı vekilinin bu konudaki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. Yukarıdaki açıklamalar yetkisizlik kararı verilmesi için yeterli olup davacının diğer istinaf nedenleri için hukuki tartışmaya gerek yoktur. Davalının yabancı uyruklu olduğu sabittir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin ve  başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 120,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.04.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af418e1524377b33","SID":"6b112d7134709d81"}}