{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1937 <br>KARAR NO: 2023/617<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2021<br>NUMARASI: 2018/275 E. - 2021/74 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle konusuz kalan davanın esası hakkında karar vermeye yer olmadığına dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin cari hesabında alacaklı olduğunu, müvekkilinin 10.06.2017 tarihinde alıcısı davalı şirket olan emtiayı Çin'den İstanbul'a deniz yoluyla taşımayı üstlendiğini, müvekkilinin bu taşımada forwarder olarak hareket ettiğini ve  taşımanın fiilen ... AŞ tarafından yerine getirildiğini, taşımanın ifası noktasında bekleme yüzünden oluşan zararların fiili taşıyan tarafından müvekkiline fatura edildiğini ve bu bedellerin fiili taşıyıcıya müvekkilince ödendiğini, TTK'nın ilgili hükümleri gereğince bu masraflardan alıcının sorumlu olduğunu, ödenmeyen bedellerin tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; taşınan emtianın sahadayken 20.09.2017 tarihli fatura ile davacının bilgisi dahilinde dava dışı ... Tic.Ltd.Şti'ye devredildiğini, fatura konusu malların dava dışı şirketçe millileştirildiğini ve emtianın davacı tarafından dava dışı ... Tic.Ltd.Şti.'ne teslim edildiğini, bu tarihten sonraki tüm ardiye ve demuraj borcunun muhattabının müvekkili şirket yerine emtiayı devralan şirket olduğunu, müvekkilince yapılan ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, davacının verdiği  cari hesap ektresinde, 30.09.2017 tarihi itibariyle müvekkilinin  davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dosyada mevcut 12.06.2017 tarihli ... numaralı ara konşimentoya göre davacının akdi taşıyan, davalının ise yükün alıcısı konumunda olduğu, 13.06.2017 tarihli ... numaralı ana konşimentoda ise fiili taşıyanın ... davacının ise yükün alıcısı konumunda olduğu, 22.08.2017 tarihli ... davalı tarafından teslim alındığı, ayrıca davacıya geçici kabul taahütnamesi verildiği, taahhütnamenin altında dava konusu taşımaya ilişkin konşimento numarası ve konteyner numaralarının kayıtlı olduğu, bu doğrultuda davacının akdi taşıyan, davalının ise yükün alıcısı/taşıtan olduğu ve tarafların husumet ehliyetlerinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.Dosyada mevcut ana konşimentoda bulunan  demuraj tarifesine göre 40 feetlik HC bir konteyner için ilk 7 gün serbest süre, sonraki 5 gün 70 USD ve daha sonraki beher gün 90 USD olarak belirlenmiştir. Fiili taşıyan ... şirketi tarafından davacı adına 03.10.2017 tarihli, 56 günlük demuraj ücreti üzerinden 2 konteyner için toplamda 10.800,00 USD bedelli ... nolu fatura düzenlenmiştir. Davacı tarafından ... şirketinin bu faturasının davalıya yansıtıldığı ileri sürülürken, davalının ordinoyu aldığı 22.08.2017 tarihine kadar olan tüm borçlarını kapattığı da beyan edilmiştir. Davacının beyanı doğrultusunda, davacının ancak 22.08.2017 ile 03.10.2017 tarihleri arasını kapsayacak şekilde 42 günlük toplam 7.560,00 USD demuraj ücretini davalıdan talep edebileceği, davalı tarafından fatura konusu malların dava dışı ... San.Tic.Ltd.Şti.nce millileştirildiği ve bu malların davacı tarafından dava dışı ... Tic.Ltd.Şti.'ne teslim edildiği, dolayısıyla kendisinin demuraj ücretinden sorumlu tutulamayacağı iddia edilmiş ise de davalının taşımaya konu emtiayı taşıyandan teslim aldığı ayrıca davacıya dava konusu taşıma ile ilgili olarak geçici kabul taahütnamesi verdiği hususu dikkate alındığında davalının demuraj ücretinden sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacı tarafından ...'un 10.800,00 USD bedelli faturasının davalıya yansıtıldığı ileri sürüldüğü ve davacının davalıdan  7.560,00 USD demuraj ücreti talep edebileceği dikkate alındığında davacının davalıdan 3.240,00 USD fazladan demuraj ücreti talebinde bulunduğu tespit edildiğinden davacının davalıdan 4.680,00 USD - 3.240,00 USD= 1.440,00 USD  alacağının bulunduğu kanaatine varılmış, davacının 26.01.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan 01.06.2018 tarihli ödeme belgesi doğrultusunda alacağın dava tarihinden sonra ödendiğinin tespiti ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne...\" gerekçesiyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinde alacağın yargılama sırasında ödenmiş olması nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, ancak  ödemenin müvekkil şirketin, davacı şirket tarafından zorlanması ile haciz baskısı altında yapıldığını, müvekkilinin 01.06.2018 ve 16.05.2018 tarihlerinde yaptığı ödemelerin, müvekkili şirkete ait başka emtianın teslim edilmemesi üzerine, bu emtiayı teslim alabilmek için zorunlu olarak yapıldığını, dava konusu emtianın gümrük sahasında iken davacının rızası ile dava dışı şirkete devir edildiğini, bu tarihten sonra bekleme ve diğer ücretlerden devir alanın sorumlu olduğunu, devir işlemlerinden sonra düzenlenen faturaların aslında devir alan ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne kesilmesi gerekirken müvekkili adına kesildiğini, talebe rağmen mahkemece faturaların kimin adına düzenlenmesi gerektiğinin araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, faturanın emtianın devrinden sonraki ardiye ve demuraj ücretlerine ilişkin olduğunu, davacı tarafından verilen cari hesap ekstresinde de müvekkilinin borcunun bulunmadığının görüldüğünü, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu kapsamda davacı tarafından davalıya ait emtianın deniz yoluyla Çin'den İstanbul'a taşındığı sabittir. Emtianın teslim edileceği sırada fiili taşıyıcı tarafından bekleme nedeniyle yapılan masraflar davacıya fatura edilmiş, davacıda akdi taşıyıcı olarak bu faturaları alacak olarak davalıya fatura etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının 3.240,00 USD fazla demuraj ücreti talep ettiği, talep edilen 4.680,00 USD demuraj ücretinden fazla talep edilen miktarın mahsubu ile 1.440,00 USD talepte bulunulabileceği belirlenmiştir. Yargılama sırasında dava tarihi olan 30.04.2018 tarihinde sonra, davalının 01.06.2018 tarihli makbuzla takip konusu alacağı ödediği sunulan banka dekontundan anlaşılmıştır. Taşımaya konu emtianın geç teslim alınması nedeniyle oluşan demuraj ve diğer giderlerin emtianın alıcısından talep edilmesi yerinde olup, bu emtianın davalı alıcı tarafından bir başkasına devir edilmiş olması davalıyı akdin tarafı olmaktan çıkarmaz. İstinaf dilekçesinde yapılan ödemenin baskı altında yapıldığı belirtilmesine karşın, dava konusu bekleme ücretinin icra tehdidi veya başka bir baskı altında ödendiğine ilişkin kanıt sunulmamıştır. Dava konusu borcun ödendiği de dikkate alındığında, mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde olduğu gibi, dava tarihindeki haklılık durumuna göre HMK'nın 331.maddesi gereğince davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması da yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 99,20 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.04.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2edae0b99f363e49","SID":"fed03013f312c254"}}