{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2416 <br>KARAR NO: 2023/733<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2022<br>NUMARASI: 2021/416 E. - 2022/326 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafın 20 konteyner hurda plastik emtiasının Antwerp/Belçika'dan İskenderun limanına FOB nakliye şeklinde taşınması hususunda anlaştıklarını, ancak emtianın davalının satın aldığı gönderenin yüklemeleri yavaş yapması nedeniyle 10+3+2 olmak üzere 15 konteyner şeklinde 3 parti halinde taşındığını, bu süreçte dava dışı ihracatçı/gönderenin sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle daha fazla masraf oluşmaması için üç yüklemenin çıkış limanı masraflarının davalı yanca ödendiğini,  kalan 5 konteynerın ise dolumunun yapılıp Antwerp limanına sokulduğunu ancak Belçika Gümrüğü tarafından ürünlere bloke konulması sebebiyle gemiye yüklenemediğini, ürünlerin tasfiyesi için Belçika Gümrüğünce işlemlere başlandığını ve konteynerlerin boşaltılıp armatörlere iade edilebilmesi için davadışı üçüncü kişi  ... tarafından liman ve gümrük ödemelerinin yapıldığını, bu şirketçe gönderenin sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebi ile oluşan masraflara (konteynerlerin boşaltılıp armatöre iadesine) ilişkin olarak ödediği bedeller için 06.12.2019 tarihli 15.000,00 Euro bedelli ve 17.01.2020 tarihli 1.750,00 Euro bedelli faturalar ile müvekkiline rücu edildiğini, müvekkilince ödeme yapılarak 02.03.2020 tarihli faturanın düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, müvekkilinin fatura taşıma nedeniyle dava dışı şirkete ödemek zorunda kaldığı miktarın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden  aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; sunulan konşimentoların arka sayfasındaki tahkim ve uygulanacak hukuk kuralları nedeniyle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, uyuşmazlıkta konşimentonun esas alınacağını ve bu davaya konu takibe dayanak yapılan faturalara ilişkin bir konşimento sunulmadığını, faturalara ilişkin yapılan masra ve zararların TTK'nın 1184.maddesi uyarınca tespit ettirilmediğini, ve varsayıma dayalı olarak talepte bulunduğunu, faturaların müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını ileri sürerek, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davacı ile davalı arasında, davalının yurt dışında mukim dava dışı ... isimli firmadan satın aldığı,  hurda plastik emtiasının Atwrep-Belçika dan İstenderun-Türkiye ye FOB tesim şekli ile nakliyesi hususunda anlaşma bulunduğu, bu anlaşma kapsamında, ..., ..., ... sayılı özet beyanlar tahtındaki toplam 6 konşimento tahtında taşımaların gerçekleştirildiği ve bu taşımalara ilişkin faturaların davalı yanca ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen 5 konteynere ilişkin olarak ise dosyaya davacı vekilince sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde,  uyuşmazlığa konu edilen konteyner içerisinde geri dönüştürülebilir plastik dışında kağıt, karton ve ev kaynaklı ambalajların bulunduğu ve konteyner içeriğinin yeşil plastik atık olarak Türkiye'ye gönderilemeyecek kadar kontamine atık olduğunun belirlenmesinin ardından bu konteynerlere Belçika Gümrüğü tarafından bloke konulduğu ve bu konteynerlerin gemiye hiç yüklenmemiş olduğu anlaşılmıştır. Bu husus davacı vekilinin de, 06/04/2022 tarihli beyan dilekçesine göre, kabulündedir. Uyuşmazlığa konu olan 16.750,00 Euro bedelli faturaların ise bu 5 konteynere ilişkin olarak Belçika - Antwrep Limanı'nda oluşan liman masraflarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki taşımanın FOB kaydı ile gerçekleştirileceği bizzat davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanları ile kabul edilmiştir.  FOB teslim şeklinde satıcı malları belirlenen tarihte ve yerde, alıcı tarafından temin edilen gemiye yüklemeyi gerçekleştirir. Mallar geminin küpeştesine (güvertesine) geçtikten sonra meydana gelebilecek her türlü hasar, kayıp ve masraflar alıcının sorumluluğundadır. FOB olarak yapılan satışta navlun sözleşmesini kurma borcu alıcı üzerindedir. Buna göre her ne kadar navlun sözlemesi davacı ile alıcı sıfatını haiz davalı arasında kurulmuşsa da, dosya kapsamında eşyaların gümrük müdürlüğünce bloke edilmesi sonrası gemiye hiç yüklenmediği sabit olduğundan, uyuşmazlığa konu edilen masraflar nedeni ile davalının sorumlu olduğundan bahsedilemez. Zira eşyaların gemiye yüklenmesi anına kadar olan sorumluluk dava dışı satıcı ... firmasındadır. Davalının müdahale imkanı bulunmayan aşamada, davalının satın almak istediği ürünlerin, bildirilen nitelikte olmaması  nedeni ile davalının kusur ve sorumluluğundan da bahsedilemez. Buna göre davaya konu masrafların, eşyaların henüz davalının hakimiyet alanına geçmediği aşamada oluştuğu dikkate alındığında, davalının konu masraflar bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı...\" gerekçesiyle davanın pasif husumet yönünden reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 20 konteyner hurda plastik emtiasının Antwerp'den İskenderun'a taşınması hususunda anlaşma yapıldığını, ancak davalının emtiayı satın aldığı gönderen ... şirketinin yüklemeleri yavaş yapması nedeniyle emtianın 10+3+2 olmak üzere 15 konteyner şeklinde 3 partide taşındığını, bu yüklemelerin masraflarının davalı tarafından karşılandığını, kalan 5 konteyner emtianın ise Antwerp limanına sokulduğunu, davalının geri dönüştürülebilir plastik ithalatı yaptığını, 5 adet konteynerin içerisinde de geri dönüştürülebilir plastik  dışında kağıt, karton ve ev kaynaklı ambalajların bulunması nedeniyle Türkiye'ye gönderilemeyecek kadar kontamine atık olduğunun belirlenmesi üzerine Belçika Gümrüğü tarafından bloke edilerek yüklenmediğini, bu süreçte konteynerlerin boşaltılıp armatörlere iade edilebilmesi için davadışı üçüncü kişi tarafından yapılan liman ve gümrük ödemeleri için müvekkiline rücü edildiğini, müvekkilince de bu giderlerin ödenerek davalıya fatura düzenlendiğini; Mahkemece bu miktarların tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasında verilen kararın hatalı olduğunu, davalı şirkete ait 5 adet konteyner içinde geri dönüştürülebilir plastik, dışında kağıt, karton ve ev kaynaklı ambalajların bulunması ve konteyner içeriğinin yeşil liste plastik atık olarak Türkiye'ye gönderilemeyecek kadar kontamine atık olduğunun belirlenmesi nedeniyle, gümrük tarafından bloke konulmasına rağmen oluşan gümrük ve liman masrafları için davalının sorumlu tutulması gerekirken, bilirkişi raporu dahi alınmadan, dosya üzerinde yeterli inceleme yapılmadan eksik inceleme karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesi sırasında taşıyıcı tarafından yapılan bir kısım giderlerin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında 20 konteyner emtianın davacı tarafından Antwerp Limanından İskenderun Limanına taşınması işinin davacı tarafından üstlenildiği ve taşımanın FOB taşıma şeklinde yapıldığı davacı tarafından ileri sürülmüştür. Bu tür bir taşımada emtianın geminin üzerinde taşıyıcıya teslim edileceği kabul edilmelidir. Ancak davacı ile dava dışı satıcı arasında ne tür bir satış ilişkisinin bulunduğu mahkemece araştırılmamıştır.  Satış sözleşmesinin FOB (Free on Board) koşuluyla gerçekleştiği kabul edilmesi halinde, FOB satış yönteminde malların gemide alıcıya teslimiyle hasarın alıcıya geçtiği kabul edilmektedir. Davacı ile dava dışı satıcı arasındaki satım sözleşmesinin türünün tespiti, taşınan emtianın hasar ve yararının alıcıya geçip geçmediğinin ve taşıma sırasında yapılan masrafların kime ait olduğunun belirlenmesi açısından önemlidir. Teslim şekline göre, satılan emtianın hasar ve yararının alıcıya geçtiğinin kabul edilmesi hâlinde, taşıyıcı tarafından limanda yapılan masrafların sözleşme, sebepsiz zenginleşme veya vekaletsiz iş görme hükümlerine göre taşıma ilişkisinin tarafı olan alıcıdan tahsili düşünülebilir. Aksi hâlde, şimdiki gibi karar verilmesi gerekir. Ancak bu tür bir sonuca varılması için mahkemece gerekli araştırma yapılarak satış ve taşıma belgelerinin incelenmesi ve bu ilişkinin çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılarak bir sonuca varılması gerekirken, sadece taşımanın şekli göz önüne alınarak davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, işin esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.27.04.2023<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f74dcaa7e0a5889d","SID":"c739bee39b6555c8"}}