{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/814 <br>KARAR NO\t: 2024/1057<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                         K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/38 E.  -  2021/171 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/05/2021 tarih ve 2019/38 Esas - 2021/171 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2017/72682 nolu ve \"... ... ve Mimarlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin \"...\" ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya itiraz ettiğini, itiraz üzerine davalı ... Markalar Dairesi Başkanlığı kararıyla marka başvurusunun kapsamından 35 ve 42. sınıf malların çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara müvekkilinin yaptığı itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2018-M-11137 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, mal ve hizmet benzerliğinin de gerçekleşmediğini, başvuru konusu işaretin müvekkili şirket tarafından piyasada uzun yıllardır kullanılarak tanınırlık kazandığını, aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, markaların benzerliği ve ayırt edilebilirliğinin markanın bütünü üzerinden değerlendirileceğini, dava konusu markanın inşaat alanında çalışan dikkatli ve seçici tüzel kişilere hitap ettiğini, “...” ibaresinin ayırt edicilikten uzak ve yaygın kullanıma açık bir ibare olup bir kişinin inhisarına bırakılamayacağını ileri sürerek, 2018-M-11137 sayılı YİDK kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, müvekkili markası ile dava konusu marka arasında 6769 sayılı SMK uyarınca benzerliğin söz konusu olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası izlenimini yarattığını, tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarında ortak unsur durumunda olan “...” ibaresinin, çekişme konusunu oluşturan hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olduğu; zira çekişme konusu hizmetler, iş veya iş yönetimi ile ilgili olup “...” ibaresinin iş veya işyeri ile ilgili olduğu, gerek dava konusu başvuruda gerek davalı şirketin redde mesnet markalarında “...” ibaresinin dışındaki unsurların da çekişme konusu hizmetler bakımından ayırt edici olduklarından söz edilemeyeceği, bu durumun davalı markalarının hiç bir zaman korunmayacağı sonucunu doğurmayacağı, temel ilke markaların bütünsel karşılaştırılması olup, dava konusu markanın yarattığı bütünsel algının davalı markaların bütünsel algısından kavramsal olarak uzaklaşamadığı, zayıf ibarelerin esas unsur olarak seçildiği durumlarda, iltibas durumunun ortadan kalkması için davalı markalarından ayrılan zayıfta olsa ayırıcı ibarelere yer verilmesi gerektiği, davacının markası incelendiğinde \"ve Mimarlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.\" İbaresinin son derece küçük yazıldığı, \"...\" ibaresinin de yapılacak iş ve işlemler açısından tanımlayıcı ibare olduğu, davacı markasını davalının seri markalarından ayıracak yeterli ibare veya şekle yer vermediği, markalar arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının \"...\" ibaresi üzerinde önceye dayalı üstün hakkı bulunduğuna ve tanınmışlığına, davacının kötüniyetine dair dosyada yeterli delil bulunmadığı, salt markanın ticari unvan içinde kullanımının markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığının bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, emsal mahkeme kararlarının göz ardı edildiğini, müvekkili tarafından sunulan hizmetlerin farklı olduğunu, davaya konu markada ayırt ediciliğin sağlandığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük olup kimsenin tekeline bırakılamayacağını, farklı kompozisyonlarda tescil ettirilebileceğini,  \"...\" ibaresiyle başlayan çok sayıda marka bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin \"... ... ve Mimarlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.\" ibaresinin, 35, 41 ve 42. sınıf hizmetlerde tescili için davalı Kuruma başvurduğu, davalının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği,  davalının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edilerek, 35 ve 42. sınıf hizmetlerin reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, YİDK'ın 2018-M-11137 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 28.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 22.02.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının \"... ...\" ibareli başvurusu ile davalının itirazına mesnet \"...\" ibareli markalarI arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya  bakıldığında, dava konusu başvuru \"... ... ve Mimarlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.\", davalının itiraza mesnet markaları ise \"... ...\" ve \"...\" ibarelerinden oluşmakta olup, teknik kelimeler içermektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklanmaktadır. İşaret sıfatı ya da ... bulunma anlamına gelen bu ibarenin çekişmeli hizmetlerde ayırt ediciliği zayıftır. Anlamı itibariyle de marka içindeki vurguyu kendisinden sonra ibareye yoğunlaştırmaktadır. Taraf markalarındaki diğer ibarelerin ayırt ediciliği ise bulunmamaktadır. Bu hale göre, sadece \"...\" ibaresinin ortaklığı taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vermeyecek olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu başvuru davalının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaşmıştır. Çekişmeli hizmetlerde başvuruyu gören hizmet alıcılarının bunun davalının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılaması mümkündür. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yine aynı taraflar arasında görülen bir dava ile ilgili verdiği 05.09.2023 tarih ve 2022/1309 E.-2023/4641 K. sayılı kararında da davacının 2017/72680 numaralı \"... ...+şekil\" ibareli markası davalının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce, taraf markalarını oluşturan işaretler iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzer bulunmamış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 27/05/2021 gün ve 2019/38 Esas - 2021/171 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile; YİDK'nın 2018-M-11137 sayılı kararının İPTALİNE, <br>\t3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 173,45-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 93,00-TL tebligat masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.287,15-TL yargılama giderine, 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.375,95-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   8-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, \t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 07/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94523f0a8d0a5396","SID":"91ea0a06c9725ef3"}}