{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/312 Esas <br>KARAR NO: 2023/688 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2016/375 Esas - 2020/78 Karar <br>TARİHİ:12/03/2020<br>DAVA:Alacak <br>KARAR TARİHİ: 27/04/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından satın alınan toplam 1.826 adet / 159 koli kot pantolon emtiasının davalı tarafın sorumluluğunda Bangladeş'ten İzmir'e taşındığını,5 Eylül 2014 tarihinde \"...\" gemisinden tahliye edildikten sonra Hamburg'tan Çek Cumhuriyeti'ne 9 Eylül 2014 tarihinde karayolu ile getirilen ... no.lu konteynerin 12 Eylül 2014 tarihinde ... deposundaki tahliye sırasında 59 kolide hasar meydana geldiğini ve bu hususun tutanak altına alındığını, söz konusu toplam 1.826 adet / 159 koli kot pantolon emtiasının Çek Cumhuriyeti'nden İzmir'e nakledildiğini ve ... plakalı araçtan 26 Eylül 2014 tarihinde ...-... A.Ş. Gümrüklü Antreposuna tahliye edildiğini, sigortalı firma yetkilisinin de katılımıyla ekspertiz çalışması gerçekleştirildiğini, inceleme neticesinde tanzim edilen 29 Aralık 2014 tarihli ekspertiz raporunda, toplam 923 adet ... marka kot pantolonda, bulundukları ... no.lu konteynerin tavanında delik olması sebebiyle ıslanma ve rutubetlenmeye bağlı küflenme, kokma ve lekelenmeler bulunduğu, emtialardaki hasarın bahsi geçen konteynerlerin tepesinde bulunan bir delikten su sızması neticesinde meydana geldiğini, hasarlı pantolonlar üzerinde yıkama işlemi gerçekleştirilmiş olmasına karşın hasarın hiçbir şekilde giderilemediği ve bu kapsamda taşıma konusu emtialardaki hasar miktarının 15.618,51 USD olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın sorumluluğunda yapılan taşıma sırasında meydana gelen bu zarardan mutlak bir şekilde davalının sorumlu olduğunu, müvekkillerinin vermiş olduğu sigorta teminatı çerçevesinde yukarıda belirtilen yük hasarı nedeniyle sigortalısı ... Tic. A.Ş. 'ye 15.618,51 USD tutarında sigorta tazminatı ödendiğini, müvekkillerinin bu ödeme nedeniyle 6102 sayılı TTK m.1472 uyarınca kanuni halef sıfatını iktisap ettiğini, ayrıca işbu dava konusu tüm talep ve dava haklarını temellük etmiş olduğunu, bu nedenle mezkur talebin tahsili amacıyla, 14 Eylül 2015 tarihinde davalıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası tahtında derdest olduğunu, davalının tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmiş ve İcra Müdürlüğü'nün 22 Eylül 2015 tarihli kararıyla durdurulduğunu belirterek İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında derdest icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamını, itirazın iptali ile birlikte alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve davanın sair tüm sonuçlarının davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi ve rücuen dava açabilmesi için sigortalısına ödeme yapmış olmasının gerektiğini, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödeme belgesinin dosyaya sunulmamış ve sigortalısına ödeme yaptığını ispatlamadığını, bu itibarla davacının sigortalısının haklarına halef olması söz konusu olamayacağından davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, ... isimli firma tarafından davaya konu taşıma işinin üstlenildiğini ve müvekkilleri ... Lojistik A.Ş.'nin de bu firma acentesi tazminatı rücuen müvekkilleri ... A.Ş.'den talep edildiğini, ancak ... isimli bir şirketin olmadığı gibi müvekkillerinin ... A.Ş/nin Türkiye A.Ş. olarak kurulmuş bir firma olduğunu, davacının beyanlarının aksine davalı olarak gösterilen ... isimli firma ile ne acentelik ne de izafeten dava açılmasına neden olabilecek her ne nam adı altında olursa olsun hiçbir bağlantılarının olmadığını, bu itibarla ... A.Ş. olarak kurulmuş bir taşıma firması olarak faaliyet gösteren müvekkilleri şirketin, iddia olunanın aksine davalı olarak gösterilen ... isimli firmanın acentesi olmadığından müvekkillerinin pasif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın pasif husumet yoksunluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep  ettiğini, yasa gereği dava dilekçesinde bulunması gereken hususların ayrıca ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş olmakla müvekkillerinin davacının iddia ve taleplerine karşı savunma yapabilmesi bakımından davacının iddia ve taleplerinin tam ve anlaşılabilir ve delilleri ile birlikte ortaya konması gerektiğini, taşıma konusu emtiada meydana gelen zarara ilişkin olarak davacı tarafından rücuen tazminat talepli olarak huzurda ikame edilen davada, davacı tarafça olayda kara ve deniz taşımaları bulunduğu iddia edilmekte, buna karşın dava dilekçesinde bu iddiaların dayanağının açık olarak belirtilmediği bu sebeple dava dilekçesinin yasal olarak bulunması zorunlu unsurları ihtiva etmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini taşımanın bütün evrelerinin davalının sigortalısı tarafından organize edilmiş ve yük sigortalı tarafından üçüncü kişilere taşıtılmış olduğu gibi, yükün nerede ve nasıl, hangi taşıma sırasında ve hangi taşıyıcının sorumluluğunda hasarlandığının ispatlanamadığını, olayda Forwarder olarak bir sorumluluk üstlenmemiş olduğu anlaşılan davalı olarak gösterilen ... firmasının davacının rücu taleplerine karşı sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, taşıma konusu poliçeye, taşıma ilişkilerine, rücu haklarının bulunup bulunmadığına ve tüm davalı taleplerine karşı beyan ve delil hakları saklı kalmakla, davanın öncelikle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/03/2020 tarih 2016/375 Esas - 2020/78 Karar sayılı kararında; \"Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Dosyada 30.12.2014 tarihli ödeme belgesi, sigorta poliçesi, sigorta ekspertiz raporu ve sair deliller incelemesi neticesinde davacının TTK m.1472 gereği aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, davalının asıl sorumlu olarak ... yurtdışı taşıyan sayılan taşıma işleri komisyoncusu, davalının da Türkiye acentesi sıfatı ile TTK m.105 gereği işbu davada izafeten-temsilen pasif husumet ehliyetini haiz olduğu, davacı ile sigortalısı arasında emtia nakliyat sigortasının eecerli bir sigorta sözleşmesine dayandığı ve geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapıldığının değerlendirildiği, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbar yerine geçecek nitelikte tutanak ile hasarın tespit ve teyit edildiği, hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleşip gerçekleşmediği sabit olmamakla birlikte; davalının üstlendiği taşıma sürecinde gerçekleştiğinin değerlendirildiği, hasar miktarının 15.618,51 $ hasar zararı olarak, sigorta ekspertiz raporu ve sunulan fotoğraflardan teyit edildiği, meydana gelen hasardan davalının taşıyan sayılan komisyoncu-taşıma işleri organizatörü sıfatı ile sorumlu olması gerektiğinin değerlendirildiği, hasar miktarı bakımından davacı ödemesi 15.618,51 $ hasar tazminatının rücu edilebilir olduğu, dava konusu ihtilafın; kusur-zarar-sorumluluk ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektiren içeriği gözetildiğinde, inkar tazminatı taleplerinin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, davacının, davalı yanı daha öncesinde temerrüde düşürdüğü sabit olmayıp; işlemiş faiz taleplerinin somut olaya uygun olmadığının değerlendirildiği; ancak takip tarihinden itibaren USD için uygulanan temerrüt faizi talep edebileceği belirtilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporunda özetle; Davalının akdi taşıyan olarak tüm taşıma sürecini üstlendiği ve kara+deniz+kara+karayolu şeklinde taşımanın konteyner taşıması şeklinde organize edildiği, FCR belgesinin davalının \"taşıyan sayılması için\" yeterli olduğu, tüm diğer taşıyanların fiili taşıyıcılar olduğu, hasarın meydana geldiği aşama belli olmasa bile, davalının üstlendiği taşıma sürecinde meydana geldiğinin sabit olduğu, sair hususlarda itiraz ve iddiaların yerinde olmadığı, FCR - forwarder cargo receipt - tesellüm belgesinin de taşıma senedi-taşıma sözleşmesi belgesi olduğunun gözetilmesi gerektiği, davacının takip talebinde azami 15.223,41 USD bakımından takibin devamı gerektiği, işlemiş faiz talebinin somut olaya uymadığı belirtilmiştir. Dava; davacı ... şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkindir.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde,  dava konusu taşımanın ... nolu konşimento tahtında yapıldığı, konşimentoda taşıyan kısmında ... firmasının kayıt edildiği, yükün alıcısının dava dışı sigortalı ... Tic.A.Ş.,  ihbar edilecek kişi olarak ise ... /Belçika  kayıtlı olduğu, konşimentoya göre parsiyel konteyner yüklemesi söz konusu olduğu, yine dosyada bulunan Forwarder kargo alındı (FCR) belgesinin ... için ... Ltd ofisi eli ile düzenlendiğinin anlaşıldığı,  FCR belgesinde tahliye limanı Zdiby ve eşyanın teslim yerinin Zdiby olarak kayıtlı olduğu, FCR gereği izafeten dava açılan ... somut olayda taşımayı üstlenmiş komisyonu olarak tespit edildiği, teknik bilirkişi heyetine göre,  davalının dosyaya yükün izlediği rota ile ilgili bilgiler doğruyu yansıtmadığı, emtianın önce \"...\" gemisinin ... seferi ile ve yine Malezya /Kelang limanında ... gemisinin ... seferi ile deniz yolu ile Hamburg limanına getirildiği,  buradan da iç nakliye ile Çekya'ya (Hostivice'ye) taşındığı,  FCR' de eşyanın ...ye hasarsız olarak teslim edildiğinin kayıtlı olduğu, konşimentoda da eşyanın hasarlı yüklendiğine dair bir kayıt  olmadığı,  hem FCR' de hem de konşimentoda kayıtlı bulunan ihbar edilecek kişinin DAMCO olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan davalının web sayfasında alınan çıktılar ve davalının taşımanın tüm merhalelerinden haberdar olması ve dosyadaki diğer belge ve bilgilerden davalının ... nin acentesi olduğu kanaatine varılmıştır. ...'nin taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile müvekkili dava dışı sigortalı adına fiili taşıyan ... firması ile bir taşıma anlaşması yaptığı ve yüklerin Bengaldeş/Chittagong'dan Çekya/ Zdiby 'ye taşınması işini üstendiği, dava konusu taşımanın yapıldığı konteynerin içindeki yüklerin ... tarafından düzenlenen tutanakla hasarlı olarak teslim alındığı, taşımanın yapıldığı konteynerin delik olduğunun da tespit edildiği, bu tespitler karşısında hasarın Bengaldeş/Chittagong'dan Çekoslavakya/ Zdiby taşımasının bir aşamasında meydana geldiğine şüphe bulunmadığı, dava konusu olayda, davalının Bengaldeş ofisinin hasarsız olarak teslim aldığı yükleri yine Çekya ofisi tarafından hasarlı olarak teslim aldığı ve hasarlı olarak dava dışı davacının sigortalısına teslim ettiği sabit olmakla  parsiyel konteyner yükü olup konteyner içi yükleme dahil tüm taşıma sürecini yürüten davalı ...' nin hasardan TTK m.921 ve m.926 gereğince sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Davalının sorumluluğunun miktarı yönünden yapılan değerlendirmede teknik bilirkişinin raporuna itibar edildiği, buna göre, çok araçlı değişik tür araçlarla taşıma şeklinde yapılan konteyner taşımasının TTK m.902 - 905 hükümlerine tabi olacağı, ilk hasar durumunun Çekya'da, Almanya'dan yapılan kara taşıması sonrası tespit edildiği, bu durumda, sınırlı sorumluluk söz konusu olacağı ve TTK 4.kitap 1.Kısım ve 2.Kısım hükümlerine göre bürüt birim kg başına 8,33 SDR sınırlama geçerli olacağı, konteyner içeriği yükün toplamı 1.195,01 kg miktarında bürüt kg bilgisi yazılı olduğu, buna göre, 12.08.2014 tarihinde TTK m.882 gereği karşılığı USD kuru gözetilerek davacının sınırlı sorumluluk limitinin, • 1.195,01 kg x 8,33 SDR = 9.954,43 SDR sorumluluk üst sınır olduğu, her ne kadar hasar oranı %50,50 olarak belirlenmiş ise de; tüm konteyner yükünün bir bütün olarak hasarlandığı ve ayıklama yapıldığı gözetilerek; davalının sınırlı sorumluluğu hesabında tüm yük miktarı gözetilmek gerekeceği, www.tcmb.gov.tr adresinden kontrol edildiğinde, 12.08.2014 tarihinde 1 SDR = 3,3081 TL = 1,52931 USD hesabı ile; - 9.954,43 SDR x 1,52931= 15.223,41 USD sınırlı sorumluluk tavanı hesaplanmakla davacının davasının kısmen kabulü ile İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 15.223,41 USD asıl alacak ve 602,58 USD (ödeme tarihi olan 30/12/2014 ile icra takip tarihi arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.825,99 USD üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, -Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin 15.223,41 USD asıl alacak ve 602,58 USD (ödeme tarihi olan 30/12/2014 ile icra takip tarihi arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.825,99 USD üzerinden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a madde ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, -Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu Taşıma sözlşemesinin asli unsurunun navlun/taşıma ücreti olduğunu; hasar gören yükün ... tarafından kombine taşıma ile üstlenildiği yönündeki bilirkişi raporunda navluna ilişkin hiç bir delilin incelenmediğini ve bu husustan hiç bahsedilmediğini,  ... A/Ş'nin hiç bir surette taşımayı üstlenmediğini, ...'nun hiç bir ofisine dava konusu hasarlanan yükün taşınmasına ilişkin olarak bir taşıma ücretinin de ödenmediğini; ...'nin taşıma ve dava konusu hasarla ilgili taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunun isbatı için öncelikle kendisine taşıma ücreti ödendiğine ilişkin delil sunulduğunu ve bu hususun ispat edilmiş olmasının zorunluluk olup, bu hususta hiç bir delil ibraz edilmemiş olmakla, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddine karar  verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu; kararın bozularak davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ettiklerini, Müvekkillerinin pasif dava ehliyetinin bulunmadığını; davacının, ... A/Ş isimli firma tarafından davaya konu taşıma işinin üstlenildiği ve müvekkili ... Lojistik A.Ş.'nin de bu firmanın acentesi olduğu iddiası ile ... isimli firmaya izafeten, sigortalısına ödediğini iddia ettiği tazminatı rücuen müvekkilinden talep ettiğini,  mahkemece, müvekkilinin ...'nin acentesi olduğu şeklinde gerekçeye yer verildiğini, ancak, ... isimli bir şirket bulunmadığı gibi, müvekkili ... Lojistik A.Ş.'nin, Türkiye'de A.Ş. olarak kurulmuş bir firma olup, davacının beyan ve iddiasının aksine, davalı olarak gösterilen ... isimli firma ile ne acentelik ne de izafeten dava açılmasına neden olabilecek her ne nam adı altımda olursa olsun hiçbir bağlantısının da bulunmadığını, Bu itibarla, Türkiye'de A.Ş. olarak kurulmuş bir taşıma firması olarak faaliyet gösteren müvekkili şirketin, iddia olunanın aksine, davalı olarak gösterilen ... isimli firmanın acentesi olmadığından, müvekkillerinin pasif dava ehliyetinin bulunmadığını; yerel Mahkeme gerekçesinde davalının dosyaya sunulan davalının web sayfasında alınan çıktılar ve davalının taşımanın tüm merhalelerinden haberdar olması ve dosyadaki diger belge ve bilgilerden davalının ...'nin acentesi oldugu kanaatine varıldığının belirtildiğini, Ancak, ...'nin kendi ihtiyarıyla ve müvekkillerinin bilgisi dışında internet sitesinde böyle bir bilgiye yer vermiş olmasının, müvekkilleri bakımından herhangi bir bağlayıcılık teşkil etmeyeceğini, salt böyle bir kayıtla, müvekkillerinin, ... isimli firmanın acentesi olduğu sonucuna varılamayacağını, cevap dilekçelerinde ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, müvekkilleri ... A.Ş.'nin müstakilen kurulmuş bir taşıma firması olup, davacının beyan ve iddiasının aksine, ... isimli firma ile acentelik vs. gibi her ne nam adı altında olursa olsun herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, internet sitesinde yer aldığı iddia edilen bilgiler dışında, müvekkillerinin ... isimli firmanın acentesi olduğunu ispatlayacak delilinin de bulunmadığını, bu itibarla, davacının beyan ettiğinin aksine müvekkillerinin, ... isimli firmanın acentesi olmadığından, bu husus davacı tarafından ispatlanamadığından müvekkillerinin pasif dava ehliyetinin bulunmadığını, bu itibarla, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı tespit ile müvekkilinin ...'nin acentesi olduğu yönündeki yerel Mahkeme gerekçesine itiraz ettiklerini, kararın bu sebeple kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Davacının taşıma işini üstlendiği bizzat davacının sunduğu konşimento ile sabit olan ... firmalarına karşı müracaat hakkını, kesin süreler ve zamanaşımı nedeniyle kaçırdığını, bizzat davacının sunduğu deliller arasında da yer alan hasar servisinin 12.01.2015/26396 sayılı yazıdan, konşimentoya göre bizzat taşıma işini üstlenen ... Acenteliği'ne rücu talebi gönderilmiş olduğunun görülmekle, aslında iddia olunan hasardan ancak bu firmanın sorumlu olabileceğinin davacı tarafından da kabul edildiğinin anlaşıldığını,( kanıt 8- dayacının, konşimentoya göre bizzat taşıma işini üstlenen ... Acenteliği'ne gönderdiği rücu yazısı) Davacının, davasını yanlış kişiye yönlendirmiş olup, bu yönüyle de husumet iddiasında bulunduklarını tekrarladıklarını ve davanın gerek usulden ve gerekse esastan başkaca hiç bir inceleme yapılmaksızın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle de kaldırılmasının gerektiğini, bizzat eksper raporuna göre, yükün Bangladeş'ten 26.07.2014 tarihinde yüklenmiş olduğunu, hasarın ıslanma ve küflenmeye bağlı olarak gerçekleştiğini; poliçede teklif ve poliçe tarihinin 01.09.2014 olup, hasarın tespit edildiği 12.09.2014 tarihli ... başlıklı belge ile hasarın 12.09.2014 tarihinde damco çek ofisinde tespit edildiğini; bu halde poliçenin  yükün Bangladeş'ten 26.07.2014 tarihinde yüklendikten ve hasardan sonra tanzim edilmiş olup, davacının ödememesi gereken bir hasarı ödediğini, Halefiyetin gerçekleşmediğini; gerçekleşmiş olsa  dahi, hasardan sonra poliçe tanzim eden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını; davanın tek başına bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle de kaldırılmasını talep etmek gerektiğini, Hasara uğrayan emteanın, ... ( sigortalı-müşteri) ile ... (Armatör) arasındaki kontratla (konşimento) taşındığını ve hasarın, bu taşıma sırasında meydana gelmiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İlgili taşımanın (Chittagong Bangladeş - Hamburg Almanya — Zdiby Çek Cumhuriyeti) müvekkilleri tarafından değil, bizzat davacının sunduğu konşimentodan da açık olarak anlaşılabileceği şekilde, direkt olarak ... (Müşteri) ve ... (Armatör) arasındaki kontrat ile gerçekleştiğini, (Kanıt-I-Hat Konşimentosu- ... Chittagong Bangladeş depodan limana-Chittagong Bangladeş - Hamburg Almanya - Zdiby Çek Cumhuriyeti direkt olarak ... (Sigortalı-Müşteri) ve ... (Armatör) arasındaki kontrat ile ... (Armatör) tarafından taşındığını kanıtladığını)<br>Bizzat bu delil kapsamında, başkaca hiçbir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekktiğini,  taşıma ilişkisinin muhatabının ... olamayacağının açıkça ifade edildiğini ve bu hususun taraflarınca kanıtlandığını, Zdiby'de ... - ... kontratlı (Taşımacının bu firmalar olduğunu ...'nun taşımayla ilgisinin olmadığını) emtea, ...-... arasındaki kontratla(konşimento) ... tarafından taşınarak ... Çek Deposu'na geldiğinde, ... Çek tarafından emtea depoya alınmadan emteanın ıslak olduğunun tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını; (Bakınız Kanıt-2- Konteynerde Hasar ve Kanıt-3- ... WHS Damage report-Hasat Tutanağı) Nitekim, bizzat davacının kendisinin de sunduğu tutanaktan açıkça görüldüğü üzere emtenin depoya girmeden hasarlı olduğunun bizzat ... Çek ofisinde tutanakla tespit edildiğini; bu deliller karşısında, dava konusu zararın, davacının Sigortalısı-Müşteri Ege- Taşıyan ... kontratı ile bizzat bu taşıyanlar tarafından üstlenilen taşıma sırasında hasar görmüş olabileceği ve ...'nun bu hasar talebine karşı hiç bir sorumluluğu bulunamayacağının izahtan vareste olduğunu; sonrasında müşteri direktifi ile mal kabulü yapıldığını ve yine müşleri direktifi ile bu hasarlı ürünlerin Türkiye'ye gönderildiğini, (Bakınız Kanıt 4- VF Hasarlı teslimat iş emri ve Kanıt S-CMR). Bizzat davacının sigortalısının talimatıyla, ürünlerin bir kısmının boşaltıldığını ve kalan miktarın, yine aynı talimatla DAMCO Hostivice'ye transfer amaçlı gönderildiğini; bu ana kadar olan sürecin tamamen konşimentodan açıkça görülebileceği gibi, ... - ... kontratlı olduğuna ve sorumluluğun ancak taşımayı üstlenen bu firmalarda (...) olabileceğine, yine ...'nun herhangi bir ülkesinde kurulu herhangi bir şirketine hiçbir sorumluluk yönlendirilemeyeceğine dikkat edilmesi gerektiğini, Emteada hasarın, yukarıda izah edildiği, bizzat davacı tarafından sunulan “konşimento” ve Çek Depo da tutulan - “ tutanak” ile ... - ... tarafından yapılan taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanmış olmakla, emtca yine ... - ... arasındaki kontratla ... tarafından ve aynı araçla ve aynı müşteri emri ile aşağıdaki şekilde taşınmış olup, bu taşımadan da ...'nun hiçbir şekilde sorumlu bulunmadığını, <br>CMA Kontratlı kara nakliyeci ile ürünlerin aynı araç ile ... depo parçalı boşaltması sonrası ... Depo'ya ulaştığını, ... personelinin ekteki kanıt ve ıslak koli miktarlarını anında müşteriye haber verdiğini, (Bakınız Kanıt-2-Konteynerde Hasar ve Kanıt-3- ... report) Müşterilerin nasıl tepki verdiğini; davacının sigortalısı- müşteri VF Ege'nin, ürünlerin Türkiye'ye ıslak bile olsa gönderilmesi talimatını verdiğini, (Bakınız Kanıt-4- ... Hasarlı teslimat iş emri) ...'nun ise bir taşıma ve hasarla ilgili hiçbir sorumluluğu olmadığını (müşterinin dahi hiçbir zaman bunu iddia etmediğini) clalm (hasar dosyası) açmadığını, Damco'nun önlem olarak ...'e (kontratla taşımayı üstlenen firmalar) anında zarara karşı güvence mektubu gönderdiğini, (Bakınız Kanıt-6-CMA'e Zarara Karşı Güvence Mektubu) göndermesinin sebebinin ise ilgili armatörün hasarlı teslimat yaptığının haberinde olması olduğunu, ... personelinin ilgili ıslanmanın ...-... kontratı süresinin Kara Nakliye değil de, Deniz seyri süresinde olduğunu düşündüğünü; bu şekilde düşünmesinin sebebinin de ıslak ürünlerin küflenmeye başladığını gözlemlemiş olmaları olduğunu; kara nakliyesinin kısa süresi içerisinde pek olası bir durum gibi görünmediğini; ancak, bu detayın aslında Damco'yu ilgilendirmediğini; bu çekişmenin ancak davacının sigortalısı ile taşıyan ...-... arasında hüküm ifade edebilecek bir husus olduğunu, Davacının yazılı emri ile emteanın Hostivice (Çek Cumhuriyeti) — Aydın (Türkiye) arası karayolu ile taşınmasının aşağıdaki şekilde gerçekleşmiş olup, zararın, bu taşıma öncesi, davacının sigortalısı ile ...-... arasındaki kontratla (Bknz konşimento) ...-... tarafından deniz taşıması sırasında gerçekleşmiş olması karşısında, davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, ...'nun, kara ve deniz taşımasını üstlenmediği bir anda, davacının sigortalısının ve ...- ... ile kontratına bağlı olarak taşındığı, ıslanmak suüretiyle hasar gördüğü tartışmasız olan ve bizzat ... Deposunda depoya girmeden tutanak altına alınmış davaya konu zarardan ...'nun sorumlu tutulamayacağı açıkça kanıtlanmış olan bu olaya ...'nun dahli, bizzat davacının sigortalısının talimatıyla ürünlerin Türkiye'ye ıslak bile olsa gönderilmesi talimatının (Kanıt-4- VE Hasarlı teslimat iş emri) Hostivice (Çek Cumhuriyeti) — Aydın (Türkiye) arasında taşınmasından ibaret olduğunu, Davaya konu hasardan ve rücu talebinden hiçbir surette ...'nun herhangi bir ülkede kurulmuş bir şirketinin sorumlu olmasının mevzu bahis olmadığını, Bizzat Davacının delil listesi ek 4 de “... tarafından düzenlenen ... no.lu konşimento olarak ifade ettiği ve sunduğu konşimentoda hiçbir surette ...'nun taşıyıcı olarak — adı geçmediğini ve burada ... olarak ifade edildiğini,  bizzat davacının dayandığı bu delilden, \"bu taşımada hiçbir surette ...'nun bir dahli ve sorumluluğu yoktur.” olarak beyanda bulunulduğunu ve delillerin sunulmuş olup, müvekkillerinin davaya konu olayda hiçbir surette taşıma işini üstlenmediği gibi taşıma işleri komisyoncusu gibi bir sıfatla da iş görmediğinin açık olarak ifade edildiğini ve kanıtlandığını, Nitekim; Yerel Mahkemece hükme esas alınan 18.03.2019 tarihli bilirkişi ek raporunun 3. Sayfası B-Değerlendirmesi başlıklı 3 numaralı bölümde “deniz taşımasının yürütüldüğü konşimentoda taşıyan dava dışe ... firması” denmek suretiyle, taşımanın ... firması tarafından yapıldığının açıkça tespit ve beyan edildiğini, Yine konşimentoya bakıldığında “...”, “...” VE “ ...” olarak bu firmaların belirtildiğini ve konşimentonun altında “...” ve “...” olarak konşimentoya bu firmaların imza koyduklarının açıkça görüldüğünü, Konşimento kapsamında, müvekkillerine hiç bir surette taşıma işini üstlendiği söylenemeyecek olup, nitekim bilirkişilerin de bunu söyleyemediklerini, buna karşın hukuki hiç bir mesnedi olamayacak şekilde aynı cümlenin devamında “ ... ihbar olunan kısmında ... yazılıdır. Bu da esasen denzi taşımasında da davalının yük ilgilisi olduğuna işaret etmektedir” dediklerini ve 4. bölümde “burada asıl belge ... olup, yük Bangladeş'te davalı için teslim alınmıştır, Forwarder yük teslim belgesi söz konusudur. Bu da davalının akti taşıyan sıfatıyla tüm multimodal taşıma sürecini yürüttüğüne işaret etmektedir” denilerek, raporda hiçbir mesnedi olmayan bir tespitte bulunulmuş olduğunu, yerel mahkemece işbu mesnetsiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, Öncelikle, ...  başlıklı belge ile taşıma ilişkisinin hiç bir surette hukuki bir rabıtasının söz konusu olmayıp, hükme esas alınan rapordaki bu iddianın tamamen mesnetsiz olduğunu, Alıcı ...'in dağıtım merkezinin Çek Cumhuriyetinde olup, ... başlıkı belge ile ... taşıma ilişkisi ile hiç bir rabıtası bulunmaksızın yalnızca Çek Cumhuriyeti'ndeki deposuna gidecek yükleri deposuna teslim almak/hasarlı ise alıcısına/consıgnee ve ilgili taraflara bildirmek üzere tanzim edilmiş olmakla, bu belgeye bakarak ...'nun herhangi bir ofisinin taşımayı üstlendiği yönünde bir sonuca varılamayacağını, Konşimento ya karşın, ... başlıklı belgeye bakarak ...'nun ... taşımayı üstlendiğini söylemenin şapkadan tavşan çıkarmakla eşdeğer olduğunu, gerek kök raporda ve gerekse ek raporda yer alan “işaret etmektedir, düşülünmektedir, hamburgta tahliyesi sırasında da meydana gelmiş olabilir...\" gibi dayanaksız, delilsiz ve soyut ifadelere dayalı ve denetime elverişli olmayan bir takım varsayımlara dayalı tanzim edilen bilirkişi raporu kapsamında hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ve kararın bu yönüyle de kaldırılmasını talep ettiklerini, <br>İleri sürerek, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/375 E., 2020/78 K. Sayılı ve 12.03.2020 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, talepleri doğrultusunda ve öncelikle icranın durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz ve kara yoluyla yapılan karma taşımanın deniz taşıması ayağında meydana geldiği iddia olunan  hasar nedeniyle davacının sigortalısına taptığı ödemenin davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince nakliyat emtia abonman sigortası ile sigortalı olan dava dışı sigortasına ait emtianın Chittagong- Bangladeş'den  - Hamburg Almanya'ya deniz yolu ile, Hamburg'dan - Zdiby Çek Cumhuriyeti'ne ve Çek Cumhuriyeti'nden İzmir'e kara yoluyla taşıma işinin forwarder sıfatıyla davalı ... tarafından yapıldığını, ... A.Ş.'nin  davalının acentesi olduğunu, kot pantolondan oluşan emtianın bir kısmının taşıma sırasında konteynırda bulunan delik nedeniyle ıslanıp küflenerek hasarlandığını, yapılan ekspertiz çalışması sonucu tespit edilen 15.618,51-USD hasar tutarının  sigortalı dava dışı ... şirketine  ödendiğini,  TTK 1472. maddesi gereğince sigortalıya halef olan davacının hasardan sorumlu olan ve Bangladeş- İzmir arası taşımanın tamamını freight forwarder sıfatıyla üstelenen davalı şirkete rucü hakkının doğduğunu  ileri sürerek  16.165,17-USD asıl alacak, 734,74-USD işlemiş faiz toplamı 16.899,91-USD'nin tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf savunmasında; ...'nin acentesi olmadığını, hasarın ... sorumluluğundaki taşıma esnasında meydana gelmediğini, davalının pasif husumeti bulunmadığını,  davacının ise aktif husumeti bulunmadığını, ödemenin teminat kapsamında olmadığını, hasar tarihinde poliçenin mevcut olmadığını savunmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık;  ... Şirketi'nin davalı ... firmasının acentesi olup olmadığı, bu firmanın acentesi ise ... firmasının Bangladeş-İzmir arası karma taşımanın tamamı yönünden taşıma işleri organizatörü olup olmadığı, Bangladeş-Çek Cumhuriyeti arası taşımanın ... tarafından organize edilmediği, emtianın doğrudan dava dışı sigortalı ile dava dışı ... firması arasındaki taşıma sözleşmesine istinaden taşındığı yönündeki savunmanın yerinde olup olmadığı, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. ... Lojistik Şirketi, davalı ...'nin acentesi olmadığını ileri sürdüğü analşılmıştır.  Acente olduğu iddia olunan Şirketi'n Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilen sicil kayıtları incelendiğinde, 18/04/2014 tarihinde şirketin tüm hisselerinin ... tarafından devralındığı, bu tarihten itibaren şirketin tek ortaklı anonim şirket olarak faaliyetine devam ettiği, şirketin İTO internet sitesinde yer alan web adresi'nin www...com olduğu, bu adrese girildiğinde https://www...com/.../ sayfasına ulaşıldığı, sayfada en yakın ofisin tespiti için Türkiye seçeneği tıklandığında, ana ofisin  \"... Mah. ... Cad. ... Park ... Blok No:... Kat:.... ... Ümraniye İstanbul\" adresinde bulunduğunun görüldüğü, bu adresin ise Türkiye Ticaret Sicil Gazestesi'nde ilan edilen bilgilere göre ... Lojistik Şirketi'nin merkez adresi olduğu tespit edilmiş olup, davalı ...'nin acentesi sıfatıyla ve ona izafeten ... Lojistik Şirketi'ne karşı takip yapılabileceği gibi, davada açılabileceği, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez; Forwarder's Cargo Receipt(FCR) belgesi kapsamından davalı ...'nin dava konusu karma taşımanın Bangladeş(Chittatong)- Çek Cumuriyeti(Zidby) kısmını da taşıma işleri organizatörü sıfatıyla üstlendiği, taşımanın Bangladeş- Hamburg arası deniz yolu ile gerçekleştirilen kısmının fiili taşıyıcı olarak ... tarafından gerçekleştirildiğinin konişmentodan anlaşıldığı, aynı konişmentoda davalı ...'nun ihbar olunan sıfatıyla yer aldığı, nitekim davalı acentenin ikinci cevap dilekçesinde yükün Bangladeş'de ... acentesi tarafından ... firmasına teslim edildiği beyan ettiği, öte yandan emtianın önce Bangladeş'den Hamburg'a, oradan karayolu ile Çek Cumhuriyeti Zdiby Demco deposuna teslim edildiğinin de uyuşmazlık konusu olmadığı, FCR belgesinin, yükün Çek Cumhuriyeti'nde teslim alındığı göstermek dışında ispat aracı olamayacağı yönündeki davalı savunmasının yerinde olmadığı, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu karma taşımanın tüm ayaklarının ... tarafından taşıma işleri organizatörü/forwarder sıfatıyla gerçekleştirildiği yönündeki mahkeme kabulünün yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerini haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacının aktif husumeti bulunmadığı, poliçe kapsamında olmayan hasarın ödendiği yönündeki istinaf sebebi incelendiğinde, dayanak nakliyat emtia sigorta poliçesi 19/09/2014 tarihli olup, Çek Cumhuriyeti- İzmir arası ... plakalı kamyon ile yapılan karayolu taşımasına konu emtianın sigortalandığı anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez ekspertiz raporu ile ... tarafından tutulan 12/09/2014 tarihli tutanak kapsamından, emtianın Hamburg'dan Demco'nun Çek Cumhuriyeti deposuna tahliyesi sırasında 59 kolinin ıslak olduğunun tespit edildiği, bu emtianın 19/09/2014 tarihinde ... plakalı kamyon ile Çek Cumhuiyeti'nden İzmir'e nakledildiği, 26/09/2014 tarihinde Alsancak/İzmir Gümrüklü antreposuna tahliye edildiği anlaşılmıştır. Hasarın Bangladeş- Çek Cumhuriyeti  arası taşıma sırasında meydana geldiği tarafların da kabulünde olduğuna, dava konusu poliçenin, taşımanın bu kısmında meydana gelen hasarı teminat kapsamına almadığına, davacının sigortalısına teminat kapsamında olmayan hasar için ödeme yaptığı,  hatır ödemesi mahiyetindeki bu ödemenin, davacıya TTK'nun 1472 maddesi uyarınca halefiyete dayalı rücu hakkı vermeyeceği, davacının sigortalısından hasar alacağını temlik aldığına dair delil de sunmadığı açık olduğuna göre;  mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurularak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, toplanacak başkaca delil ve yapılacak tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/11/2020 tarih ve 2016/375 Esas - 2020/78 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak sureti ile; Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL harcın dava açılırken peşin olarak yatırılan 603,90.TL harçtan mahsubu ile bakiye 424,00 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafça sarf edildiği anlaşılan  94,20-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca takdir olunan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Artan gider avansı bulunduğu takdirde talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 7-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 8-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 32,50 TL dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gidiş-dönüş gideri olmak üzere toplam:  194,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı olması halinde, talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 10-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"403421291e89ea0d","SID":"b177ed156c284e05"}}