{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/368 Esas <br>KARAR NO: 2023/572 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2018/521 Esas - 2022/296 Karar<br>TARİHİ: 23/05/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/04/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ... San. A.Ş.'ye ait emtianın, ... numaralı ve 30.10.2017 düzenleme tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesi ile davacı tarafından teminat altına alındığını, davacının sigortalısına ait motorlu testere emtiasının 19.10.2017 tarihli ve ... numaralı konşimento tahtında, ... gemisine yüklendiğini, Çin'den Türkiye'ye taşındığını, konteynırların tahliyesi esnasında ... no.lu konteyner tavanındaki delikten sızan sulardan 65 adet motorlu testerenin ıslanarak hasar gördüğünü, hasar ile ilgili ekspertiz incelemesinin yapıldığını, hasarın davalıya ihtar edildiğini, davalının navlun faturası düzenlemiş olduğunu, bu nedenle TTK'nun 1138. maddesi kapsamında akdi taşıyan olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zararın davacı tarafından tazmin edildiğini, davacının 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu, ihbarname düzenlenerek davacının kanuni halef sıfatının yanında TBK'nın 183. maddesi kapsamında akdi halef sıfatına haiz olduğunu, taşıyanın gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, eşyanın kendi hakimiyetinde bulunduğu sırada hasarın meydana geldiğini, TTK md. 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına borçlu davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalının taşıyan sıfatına haiz olmadığını, doğrudan kendisine husumet yönlendirilemeyeceğini, davacının iddiasının aksine navlun faturası kesilmesi olgusunun her zaman navlun faturasını düzenleyenin taşıyan olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığını, davalının teslimat acentesi olduğunu, konişmentoda yer alan freight collect kaydı uyarınca navlunun teslimden sonra ödendiğini, konşimentoda konşimento ile belgelenen sözleşmeden kaynaklanan davalarda Çin Hukuku uygulanacak ve taşıyan aleyhine açılacak davalarda münhasıran Çin mahkemelerinin yetkili hükmünün bulunduğunu, uluslararası yetki itirazında bulunduklarını, taşıyanın tescilli olduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, hasar ihbarının süresinde olmadığını, geçerli bir sigorta ekspertiz raporu ve hasar tespitinin olmadığını, ispat yükünün yer değiştirdiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 23/05/2022 tarih ve 2018/521 Esas 2022/296 Karar sayılı kararında; \"...Söz konusu konşimentoda, yükleme limanı Nİngbo, boşaltma limanı Haydarpaşa Limanı olduğu, yükletenin dava dışı satıcı ... Ltd., ihbar adresinin alıcı sigortalı ..., taşıyanın ... Ltd. olduğu, \"...\" adlı gemi ile emtianın taşındığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça taşımayı konu emtianın deniz nakliyesinin davalı tarafça gerçekleştirilmesi nedeniyle hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesi ile işbu dava açılmış ise de, Mahkememizce daha önce verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2020/1500E 2020/167 K. Sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen 2018/483 Esas -  2019/182 Karar sayılı ilamı ve 2020/127E.- 2020/265 K. Sayılı ilamları da gözetilerek dava konusu taşımaya dayanak konişmentoda freight collect kaydı olduğu, bu kaydın navlunun peşin ödenmediği, taşıyanın taşımayı yapacağı ancak navlunu tahliye limanında tahsil edileceği, acentenin yükü gönderilene teslim ettiğinde navlunu tahsil edeceği anlamına geldiği dikkate alınarak davalının taşıyanın acentesi olduğu, TTK md 105 uyarınca kendisine asaleten değil ancak izafeten dava açılabileceği göz önüne alınarak  açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ayrıca bilirkişi raporunda  hasarın tatlı su kaynaklı olduğu ve deniz taşıması esnasında meydana gelmediği tespit edildiğinden davanın esastan da reddine karar verilerek neticeten aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \"gerekçesi ile davalının pasif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalı, navlun faturası düzenlemiş olup dava konusu taşımada akdi taşıyan sıfatını taşıdığını, bu kapsamda TTK madde 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, her ne kadar yalnızca teslimat acentesi olduğu ve müvekkilinin sigortalısı ile navlun sözleşmesi akdetmesinin taşıyan olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığı iddiasında bulunsa da davalı, navlun faturası düzenlemiş olup dava konusu taşımada akdi taşıyan sıfatını taşıdığını, doktrin ve Yargıtay içtihatları gereğince navlun faturası düzenleyen davalının taşıma sırasında oluşan zarardan TTK madde 1178 uyarınca sorumlu olduğunun açık olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17.10.2018 tarihli yeni bir kararında, davalının navlun faturası düzenleyip akdi taşıyan olduğunun ve husumet itirazının yerinde olmadığının belirtildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 07.06.2018 tarihli bir başka kararında navlun faturası düzenleyen davalının akdi taşıyan olduğu tespitinde bulunulduğunu, davalı, navlun faturası düzenleyerek akdi taşıyan sıfatına haiz olup TTK madde 1178 uyarınca sigortalı emtianın hasara uğramasından sorumlu olduğunu, davalının ticari defterleri  incelenmeden navlun bedelini tahsil etmediğine ve acente olduğuna karar verildiğini, davalının beyanları üzerine davalının acente olduğuna ilişkin verilen kararların kabulünün mümkün olmadığını beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/521 E. 2022/296 K. sayılı ve 23/05/2022 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı, sigorta poliçesine konu emtianın davalının akdi taşıyıcı olduğu deniz taşıması sırasında hasara uğradığını, hasar tazminatını dava dışı sigortalıya ödediğini, sigortalının haklarına halef olduğunu, davalının hasarın taşıma sırasında meydana gelmesi nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek itirazın iptalini talep etmiş, davalı akdi taşıyıcı olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamında; dava konusu taşımaya ilişkin 19.10.2017 tarihli konişmentonun dava dışı ... Ltd. tarafından düzenlendiği, yükletenin ... Ltd., alıcının dava dışı sigortalı, yükleme limanının Ningbo Limanı, boşaltma limanın Haydarpaşa Limanı olduğu, konişmentoda davalının sadece teslimat acentesi olduğunun belirtildiği ve ... kaydının bulunduğu, emtianın 27.01.2018 tarihinde teslim edildiği ve davalı tarafından aynı tarihte navlun faturasının düzenlendiği, dava dışı sigortalının kayıtlarına bu tarihte alındığı sabittir. Davacı taraf davalının navlun faturasını düzenlemiş olması sebebiyle akdi taşıyan sıfatını haiz olduğunu iddia etmekte ise de; konişmentoda yer alan freight collect kaydının navlunun varma/teslim yerinde alıcı tarafından ödeneceğini ifade ettiği, konişmento uyarınca akdi taşıyanın dava dışı ... Ltd., davalının ise teslimat acentesi olduğu ve teslim tarihinde acente olarak konişmentodaki kayıt uyarınca navlun faturasını düzenlediği, navlun faturasını düzenlemiş olmasının akdi taşıyıcı olduğu anlamına gelmediği, davanın doğrudan acenteye karşı açıldığı, TTK madde 105 uyarınca acenteye karşı müvekkilini izafeten dava açılabileceği, doğrudan kendisine husumet yöneltilemeyeceği ve davalının pasif husumeti bulunmadığından Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece kararın hüküm kısmında davanın usulden reddine karar verilmişse de, gerekçede davanın hem usulden, hem esastan reddine karar verildiği, aynı anda hem usul, hem de esastan karar verilmesi mümkün olmayıp bu şekilde ayrıca gerekçe ile hüküm arasında çelişki de oluşturulmuş ise de, bu husus sonuca etkisi bulunmadığından Dairemizce kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/04/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d36f6cd9b5b57585","SID":"a1bdc006f0e37bb1"}}