{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2108 <br>KARAR NO: 2023/545<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/06/2022<br>NUMARASI: 2021/291 Esas 2022/341 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/04/2023<br>İlk derece mahkemesince verilen  kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin dava dışı ... San. Ltd. Şti.'ye ait yükün Almanya'dan Türkiye'ye deniz yoluyla taşınması işini üslendiğini, yükün Ambarlı'daki kontrollerinde 1 çuval emtianın ıslandığı, 2 çuvalın da yırtık olduğunun tespit edildiğini, hasarın konteynerin tavanının delik olmasından kaynaklandığını, davalının fiili taşıyan olarak hasarlı teslim edilen yük kaynaklı müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bedelin davalıdan tahsilinin gerektiğini, dava dışı şirketin sigortacısı ... Sigorta'nın dava dışı şirkete ödediği bedeli rücu ettiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile aleyhlerine icra takibi yapıldığını ve akabinde İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1317 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda toplam 723,49-EURO'nun belirtilen icra dosyasına ödendiğini, bedelin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürülüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; 6102 sayılı TTK'nın 1188/3. maddesi uyarınca zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, 90 günlük süre içinde davanın açılmadığını, işbu davada müvekkiline yöneltilecek bir husumet veya talep edilebilecek bir alacak bulunmadığını, yükün yükleme limanında teslim alınıp, tahliye limanında boşaltıldıktan sonra emtianın uğrayabileceği hiçbir hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, sorumluluğun satıcıda olduğunu belirterek, öncelikle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; yükte meydana gelen hasar sebebi ile emtia sigortacısı ... Sigorta tarafından sigortalı ... Ltd. Şti.'ye hasar bedelinin ödendiği, dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme için taşıyıcı davacıya  rücu edildiği, bu hususta davacı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz neticesinde mahkemenin 2014/1317 Esas sayılı itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemenin 2014/1317 Esas, 2018/231 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü neticesinde, 655,63-Euro asıl alacak ve 67,86-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 723,49-EURO üzerinden takibin devamına karar verildiği, davacı şirketin Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nce yapılan dosya kapak hesabına istinaden 01/03/2019 tarihinde 12.720,22-TL ödeme yaptığı, davacı tarafından zararı tazmin edilen emtianın taşınması için birden fazla navlun sözleşmesi akdedildiği, bu çerçevede davacı tarafın alt navlun sözleşmesinde taşıyan sıfatını haizken, davalı tarafın ise asıl navlun sözleşmesinin (fiili) taşıyanı olduğu, böylece tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerine sahip olduğu; TTK 1188/3 maddesine göre sorumlu tutulan kişinin rücu davasının, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabileceği, ancak rücu davası açma hakkının, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılması gerektiğinin belirtildiği, işbu davada da her ne kadar davacının davalıya rücu hakkı bulunsa da bu hakkın davacı tarafından tazminatın ödendiği 01/03/2019 tarihinden itibaren 90 gün içinde kullanılması gerekirken, talebin 02/07/2021 tarihinde ileri sürüldüğü gerekçesiyle, hak düşürücü süre içinde davanın açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava konusu alacağın kesin mahkeme ilamına dayalı olarak davalının fiili taşıyan olarak hasarlı teslim edilen yükten kaynaklanan müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı bedelin davalıdan tahsili istemine dayandığını, müvekkilinin Anadolu ... İcra Müdürlüğünün takip dosyasında davaya konu borcu ödemek zorunda kaldığını, mahkemenin işbu davanın itirazın iptali davası olduğunu dolayısıyla öncesinde davalı aleyhine icra takibinin başlatılmış olduğunun göz ardı edildiğini; ödenen bedelin tahsili için davadan önce davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünde icra takibine girişildiğini, takip borçlusu-davalının takibe itirazı sebebiyle takibin durduğunu, bunun hemen sonrasında müvekkilinin arabulucuya başvurduğunu, hak düşürücü süre hesabı yapılırken işbu itirazın iptali davasının açıldığı tarih olan 02/07/2021 tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, davalının ihbar olunan sıfatı ile rücuya dayanak kesinleşmiş mahkeme ilamına konu yargılamada yer aldığının dikkate alınmadığını, bu kapsamda davalının ihbara ilişkin cevap dilekçesini dosyaya sunduklarını, rücu sorumlusunun davalı olduğunun kesinleşmiş kararla sabit hale geldiğini, davalının hasar ve hasara bağlı tazmin miktarından da haberdar olmakla mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, TTK m.1188/3 hükmünün lafzından hareketle hükmün şeklen yorumlanmasına dayalı kararın yerinde olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, deniz yolu ile taşıma sözleşmesi uyarınca yük sahibinin sigortacısına tazminat ödemesi yapan davacının, TTK 1188/3 maddesi uyarınca rücuen tahsili için davalı borçlu fiili taşıyıcı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıya karşı yük sahibinin sigortacısı tarafından rücu alacağı için girişilen icra takibindeki itirazın iptali davasının aleyhine kesinleşmesi sonucunda, tazminatı sigortacıya 01/03/2019 tarihinde ödediği, o tarihten itibaren 90 gün içinde dava açma hakkının kullanılması gerekirken, davanın 02/07/2021’de açıldığı gerekçesiyle, TTK 1188/3 uyarınca hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, davanın TTK’nın 1188. maddesindeki hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.TTK'nın deniz yolu taşımasında taşıyanın sorumluluğunu ve hakları kapsamında tazminat istemi hakkındaki \"Hak düşürücü süre\" başlıklı, 1188. Maddesinin ilk 3 fıkrası \"(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer.\" hükmünü içermektedir.Somut olayda, ekspertiz raporuna göre malın hasarlı olarak 22/07/2013’te teslim edildiği, yük sahibine dava dışı sigortacısının ödeme yapması üzerine rücu alacağı için işbu davanın davacı ... A.Ş.’ye karşı 20/06/2014’te İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, takibe vaki itirazın iptali için 17/09/2014’te İstanbul 17. ATM’nin 2014/1317 Esas ve 2018/231 Karar sayılı dosyası ile ... A.Ş.’ye karşı dava açıldığı, o davada 05/06/2018’de davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bunun sonucu olarak davacının dava dışı sigorta şirketine icra takip dosyasında 01/03/2019’da 12.720,22 TL ödeme yaptığı, söz konusu ödemenin rücuen tahsili için işbu davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine 12.720,22 TL talepli icra takibine giriştiği, davacının dava dışı sigorta şirketine 01/03/2019’da ödemeyi yaptığı, 20/08/2019’da davalıya karşı icra takibine başladığı ve davanın ise 02/07/2021’de açıldığı göz önüne alındığında, ödeme tarihinden itibaren 90 gün içinde takip talebinde bulunulmadığı veya dava açılmadığı, mahkemece hak düşürücü süre hesabında davacının başlattığı icra takip tarihinin esas alınması gerekirken işbu dava tarihi dikkate alınmışsa da, takip tarihi itibariyle de doksan günlük hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması sonuç olarak doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/04/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"abf35213a714a463","SID":"c51f996102a972f3"}}