{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/988 <br>KARAR NO: 2023/854<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2023<br>NUMARASI: 2023/28 D.İş 2023/28 Karar <br>TALEP: İhtiyati Haciz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/05/2023 <br>İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın talep eden vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TALEP: Talep eden vekili; müvekkilinin ... IMO numaralı geminin %50 mülkiyetinin kendisine satışı için ... ile anlaştığını, bu anlaşma uyarınca müvekkilinin ...'e banka aracılığıyla toplamda 1.516.962,12-USD gönderdiğini, müvekkilinin bedelini ödemesine rağmen gemiyi işletmeye devam eden ...'in geminin mülkiyetini müvekkiline devretmeyerek anlaşmaya aykırı hareket ettiğini, adı geçen ihtiyati hacze uğramaması için ... tarafından, yabancı sicile kayıtlı geminin muvazaalı olarak başka bir şirkete satılmış gibi gösterildiğini, ... ile alıcı şirket arasındaki satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, bu sözleşmenin tarafları arasında organik bağ bulunduğunu, tüzel kişiliğin perdesinin kaldırılması ve bu nedenle sözleşmenin taraflarının tek kişi olarak kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alacağının TTK m.1352 hükmünde yer verilen deniz alacaklarından olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini belirterek 1.516.962,12-USD deniz alacağı için ... IMO numaralı geminin ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>D. İŞ KARAR: Mahkemece, gemiler üzerindeki mülkiyet ve ayni haklar bakımından TTK'da düzenlenen hükümlerin TTK'nun 996.maddesine göre yalnızca Türk Gemi Siciline kayıtlı bulunan gemiler hakkında uygulanabildiği, talebe konu geminin Comoros Bayraklı olduğu, bu durumda iddia edilen alım satım ilişkisi, muvazaa iddiası ve tüzel kişilik perdesinin aralanması bakımından uygulanacak hukukun geminin sicilde kayıtlı olduğu ülke hukuku olacağı, geminin alım satımı ile ilgili talep eden tarafından ileri sürülen tüm iddiaların yargılamayı gerektirdiği, iddia edilen alacağın TTK 1352/1 (t) ve (y) bendlerine göre deniz alacağı niteliğinde sayılsa dahi mevcut delillere göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Talep eden vekili; geminin mülkiyetine dair bir talepte bulunulmadığından TTK'nın 996. madde hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığını, taleplerinin TTK'nın 996. maddesinin atıf yaptığı düzenlemeler içerisinde yer almayan TTK m.1350 hükmüne dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olduğunu, TTK m.1350 hükmü uyarınca geminin ihtiyaten haczinin geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabi olduğunu, TTK'nın 1355. maddesinin yabancı bayraklı gemiler için de TTK'da yer alan haciz düzenlemelerini uygulamak üzere Türk mahkemelerini yetkili kıldığını, muvazaa ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ilişkin iddia ve taleplerinin lex fori ilkesi uyarınca Türk mahkemelerinde ve Türk hukukuna göre incelenmesi gerektiğini, ayrıca mahkemece geminin sicil hukukuna göre yargılama yapılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen sicil devleti hukukuna göre bir yargılama yapılmadığını, MÖHUK m.2 uyarınca mahkemenin re'sen hareket etmesi gerektiğini, kabule göre de mahkemece Comoros devleti hukukunun araştırılmadığını,  bazı ada ülkelerinde bulunmadan online olarak şirket kurulabildiğini,  satıcının yabancı ülkede kurduğu şirkete saniyeler içerisinde gemiyi devredebileceğini ve böylelikle ihtiyati haciz tehlikesinden gemiyi kurtarabileceğini, böyle bir durumun önlenebilmesi için muvazaalı satış ve tüzel kişilik perdesinin aralanmasına dair taleplerin dikkate alınması gerektiğini, somut olayda da ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep, TTK'nın 1352 vd. maddeleri maddesi uyarınca geminin ihtiyaten haczi istemine ilişkindir.TTK'nın 1352. maddesi uyarınca, bir geminin ihtiyati haczi, sadece Kanun'da sınırlı olarak sayılmış olan deniz alacakları için istenebilir. Aynı maddenin 1. fıkrasının (y)bendi uyarınca, \"geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık\" deniz alacağıdır. Bu nedenle, talebe konu alacak için geminin ihtiyati haczinin talep edilmesi mümkündür. TTK'nın 1353/4. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talebe konu alacağın deniz alacağı olması yeterlidir. Ancak bu durum, alacaklının alacağını yaklaşık olarak ispatlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; alacaklı ayrıca, alacağın deniz alacaklarından olduğunu ve parasal değerini yaklaşık olarak ispat etmelidir (TTK m.1362).\tSomut olayda; talep eden vekili, Comoros Bayraklı ... IMO nolu ... isimli geminin davalı ... tarafından satılan %50 hissesi karşılığında 1.516.962,12-USD ödeme yapıldığı halde, mülkiyet devrinin gerçekleştirilmediği, anlaşmaya aykırı hareket edildiği, sonrasında da ihtiyati haciz tehdidinden kurtulmak için geminin başkasına satılmış gibi gösterildiği,  bu satışın ise talep edenin imzasının taklit edilmesi suretiyle ...'e yetki devri yapılması ve bu yetki ile alınan bir şirket kararı sonucunda gerçekleştirildiği ileri sürülerek, söz konusu muvazaalı işlemin yanı sıra tüzel kişilik perdesinin aralanarak yaklaşık ispat kurallarına göre ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Ancak taraflar arasında varlığı iddia edilen alım satım ilişkisinin varlığı, muvazaa iddiası ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, yargılamayı gerektirmekte olup davacı tarafından sunulan deliller yaklaşık ispatı oluşturacak nitelikte olmadığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/05/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67ac818307722f61","SID":"74b36e0d5957ba1d"}}