{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/193 <br>KARAR NO: 2024/989<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/11/2021<br>NUMARASI: 2020/190 Esas - 2021/891 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 04/06/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.09.2015 tarihinde plakası belirlenemeyen  bir aracın müvekkiline çarparak trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın karşılanması amacıyla doğrudan doğruya Güvence Hesabı'na 27.08.2019 tarihinde başvurulduğunu, ödeme yapılması için gerekli tüm evrakların kuruma teslim edildiğini, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan daimi sakatlık tazminatını ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle, kaza tarihi 16/09/2015 olduğundan, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, davacının 16/09/2015 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen bir araç nedeniyle maluliyetinin oluştuğuna dair somut bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"davanın reddine \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında aldırılan  kusur raporunun hatalı olduğunu, hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, müvekkilinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 13.01.2021 tarihli kusur raporunda seçenekli kusur tespiti yapıldığını, bu raporun 1.seçeneğinde müvekkile asli kusur atfedilirken ikinci seçenekte müvekkili kusursuz bulunduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve hiçbir şekilde gerekçesi belirtilmeyen 02.08.2021 tarihli kusur raporunun hükme esas alınması ile müvekkilinin hak kaybına uğradığını, uygulamada  kusur durumunun tespit edilememesi halinde dahi kusurun yarı yarıya paylaştırıldığını, hiçbir kusuru bulunmayan müvekkile %100 kusur izafe yapılmasının hatalı bir değerlendirme olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 16.09.2015 günü saat 23.30 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Bulvarı üzerinde ... Caddesi istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, idaresindeki motosikletin hakimiyetini kaybedip devrilmesi sonucu yaralandığı anlaşılmıştır.Trafik kazası tespit tutanağında; \"...   plakalı motosiklet üzerinde yapılan incelemede arka plaka kısmının sola doğru eğik olduğu görüldü. Başka bir aracın çarparak motosikletin direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olabileceği...\" olarak belirtildiği görülmüştür.Davacı sürücü ... 25.09.2015 tarihli ifadesinde;\"... yoluna geldiğim esnada yolun ortasında bulunan taşı gece karanlığından göremediğim için taşa motosikletin ön tekeri çarptı. Ben çarpmanın etkisiyle yere düştüm bir kaç takla attım...\" ve 07.08.2019 tarihli ifadesinde;\"... 16.09.2015 günü 23.00 sıralarında hava karanlıktı. Bir aracın bana çarptığını ve bu esnada kaybedip kaldırıma çarptığımı hatırlıyorum...\" şeklinde beyanda bulunmuştur.  Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nün 28/09/2015 tarihli fezlekeli tahkikat evrakında; \"...16/09/2015 günü, saat 23:00 sıralarında, yaralanmalı trafik kazası olduğunun anons edilmesi üzerine, olay yerine ekipler intikal ettiğinde, ... plaka sayılı, ... marka motosikletin, yol ortasında hasarlı vaziyette yatmış halde görüldüğü, No:... önünde, kaldırım kenarında,  ... adlı şahsın, yüzükoyun şekilde yattığı, baş bölgesindeki kanamadan dolayı bir miktar kanın asfalt üzerinde olduğu, ... motosikleti kendisinin kullandığını ve yalnız olduğunu belirttiği, kalabalıktan alınan sözlü bilgiye göre, kaza anında ve sonrasında, kaza etrafında bir araç ve şahıs görmediklerini, bilgi sahibi olarak ifade vermek istemediklerini beyan ettiklerinden, ifadelerinin alınamadığı, çevrede olayı görüntüleyecek kamera sistemi bulunmadığı...\" ifade edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince  davacının tam kusurlu olduğu gerekçesi davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğuna dair somut delil bulunmadığı ve doğrultuda davacının  ispat külfetini yerine getiremediğinin anlaşılmasına göre sonuç itibari ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır.  Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"584062ec33b3ae14","SID":"bdde46be3cc8c957"}}