{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/263 <br>KARAR NO: 2023/71<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/12/2019<br>NUMARASI: 2018/364 E. - 2019/489 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, 04.10.2018 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından, Amerika Birleşik Devletlerinde yerleşik ... firmasından davalılardan ... A.Ş İstanbul Şubesi aracılığı ile 24.500 kg ağırlığında ( 1 koyternır) “Refined Glycerin USP 99,5” isimli emtia satın alındığını, davalı tarafından konişmento düzenlenerek muhataba gönderildiğini, satıcı firma tarafından 26.09.2018 tarihli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, davalı ... Şirketin yalnızca konişmento düzenlemeyip gemi limana varana kadar da müvekkiline geminin limana zamanında varacağı ve teslimin yapılacağı konusunda sürekli güven telkin ettiğini, malın içinde bulunduğu dava dışı ... Acentasına ait geminin 31.08.2018 tarihinde Brezilya’dan çıkış yaptığını, 02.10.2018 tarihinde Evyap Limanına ulaştığını, müvekkilinin eşyanın ithalı için ordinosunu teslim almak üzere davalı nakliyeci firmanın İstanbul Şubesine müracaat edilmişse de söz konusu emtianın ... isimli diğer davalıya satışının yapıldığı ve ordinonun yurt dışından gelen talimata istinaden adı geçen firmaya teslim edileceğe gerekçesiyle reddedildiğini, varış tarihine kadar müvekkilinin konişmentosunun  iptal edildiğine ya da değiştirildiğine dair davalı nakliyeci tarafından müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, geminin vardığı günden yalnızca bir kaç gün önce emtia geminin üstünde iken birden bire nakliyeci firma tarafından konişmentoda alıcı isminin değiştirildiği ve malın müvekkiline teslim edilemeyeceğinin bildirildiğini, davalı ... A.Ş İstanbul Şubesi tarafından emtianın diğer davalı ... adına satıldığını belirterek sorumluluk almayacağını müvekkiline bildirdiğini, böylece müvekkilinin dolandırılma eşiğine geldiğini, öte yandan müvekkiline ait emtianın davalı ... isimli broker tarafından ...’ya satılmaya çalışıldığı, konişmentodaki bilgilerin bu nedenle değiştirildiği duyumu alındığını, müvekkili tarafından malın teslim edilmemesi nedeni ile başvuruda bulunulduğunu iddia ederek,söz konusu emtianın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile malın gümrükten teslimi için ordine belgesi ile diğer belgelerin müvekkiline verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde, müvekkilinin ödediği 17.500 USD bedel ile ileride artırılmak üzere şimdilik 1.000 USD zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Paz.San.Tic.Ltd.Şti vekili savunmasında özetle; müvekkilinin dava dışı bir pozisyonda bulunmasına rağmen mağduriyet yaşadığını, müvekkilinin, ... isimli yabancı menşeli firma ile yıllardır ürün alımı gerçekleştirdiğini, iş bu alımda müvekkilinin yabancı şirketle doğrudan muhatap olmadığını, sadece ödeme noktasında ödemeyi firmanın banka hesabına gönderdiğini, müvekkili şirketin mal alımında ... -... isimli aracı firmanın malın sunumu ve diğer aracılık faaliyetini yaptığını, ürünü pazarladığını, müvekkilinin uygun bulması halinde ödemelerin asıl firmaya gerçekleştirildiğini ve ürünlerin deniz aşımı yoluyla teslim alındığını, mallara dair daha önceki defalarca yapılan sistem içerisinde ...-... tarafından müvekkiline bilgi verildiğini, fiyatlar uygun bulunarak sözleşme imzalandığını, ödemenin doğrudan satıcı firmaya banka transfer yoluyla gerçekleştirildiğini, ancak ürün teslim alınmaya gidildiğinde müvekkili elinde ıslak imzalı ve evrak asılları olmasına rağmen davacı tarafın sadece lojistik firmaya ödediği ödemeye ilişkin fotokopi evrakla durdurulduğunu, müvekkili tarafından yapılan sözleşmeler ve malın satıcısına banka yoluyla gönderilen ödeme asıllarının sunulduğunu, evraklar incelendiğinde müvekkilinin kendi ticaretinin gereğini yapan basiretli bir tacir gibi görüleceğini, davacı tarafından malın asıl satıcısı firmaya ödemeye ilişkin dekontların sunulmasını talep ettiklerini, var olan durumda, davacının kendisine aracılık yapan firma tarafından ödemesi asıl satıcıya ulaştırılmadan dolandırılmış olmakla iş bu durumda hiçbir kusuru bulunmayan müvekkili yönünden davanın reddine ve ilgili malın gümrükten alınmasına ilişkin evrağın taraflarına verilmesini istemiştir.Davalı ... vekili savunmasında özetle; ... İrtibat Bürosunun, Fransa menşeili, alıcılar ve satıcılar arasında brokerlik faaliyeti yürüten ... şirketinin Türkiye ‘deki irtibat bürosu olduğunu, müvekkili ...’in ise büronun müdürü olarak şirketin çalışanı sıfatında olduğunu, dava konusu olayla müvekkilinin hiçbir bağlantısı olmadığını, brokerlik faaliyetini yürüten şirketin ... şirketi olduğunu, Türkiye ‘de Şubesi olmadığını, bütün işlemlerin faaliyetlerinin Fransa’da bulunan ana şirket tarafından gerçekleştirildiğini, irtibat bürosunun taraf olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin ana şirketin kararı ile irtibat bürosunun yönetiminde yetkili temsilci olarak görevlendirildiğini, davacının, var olduğunu iddia ettiği zarardan sorumlu olup olmadığına bakmadan olayda adı geçen ve Türkiye’de yerleşik bütün kişilere dava açma yoluna gittiğini, mailden davacı tarafça müvekkilinin satışta sadece aracı olduğunun bilindiğinin açıkça ikrar edildiğini, huzurdaki olayda, dava konusu emtianın tedarikçisi Brezilya ‘da mukim ... şirketinin, ...‘a mail göndererek dava konusu emtia ile ilgili sorun yaşadıklarını belirttiklerini ve alıcı yani müşteri bulunmasını istediğini, irtibat bürosu yetkilisi müvekkilinin emtia için alıcı olup olmadığının araştırıldığını ve ... Şirketi tarafından tüm bunlardan habersiz olarak emtianın alınmak istendiğini, satıcı ile alıcı ... Şirketinin anlaşması üzerine satış sözleşmesi imzalandığı gibi sadece aracılık edildiği için ... ile ... arasında Brokerlik anlaşması imzalandığını, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın usülden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili savunmasında özetle; husumetin taşıma işleri komisyoncusu müvekkili şirkete yöneltilmesinin tümüyle hatalı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin TTK m.917 vd maddelerinde düzenlenen “taşıma işleri komisyoncusu/freight forwardır/NVOCC Carrier/ gemisi ya da acenteliği olmadığı halde, taşıyan hatlarla müvekkili hesabına yaptığı anlaşmalarla bir yerden bir başka yere yük taşıtılmasını üstlenen / organize eden bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, komisyon mukabili, kendi adına ve müvekkili hesabına eşya taşıtmayı taahhüt eden, eşyanın bir yerden başka bir yere taşınması için bir taşıyıcı bularak, onunla kendi adına ve müvekkili hesabına taşıma sözleşmesi yapmayı ve yükü taşıtmayı, dokümantasyonu yürütmeyi üstlenen taşıma işleri komisyoncusu / freight forwarder /NVOCC olarak, dünya kapsamında bir network olan ... grubunun Türkiye’de ki ortaklığı olduğunu, müvekkili şirketin Brezilya ‘dan Evyap Limanına gelen ithalat yükünün sadece varma limanı işlemlerini yürütecek ve malın ilgili evraklarının teslimi için gerekli organizasyonu yapacak edim üstlendiğini, bu taşıma yönünden navlun faturası dahi kesmediğini, navlun faturasını, ... tahakkuk ettirdiğini, müvekkili ... Lojistik Türkiye’nin konişmento bilgileri ve ayrıca ...'dan gelen talimatlarla hareket etmekle yükümlü olduğunu, yükleyici / üretici firmanın ...‘nın müşterisi olduğunu, yükleyici / üretici ... tarafından taşımaya konu mal bedelinin kendilerine ödenmediği ve bu nedenle de başka bir şirkete ...’ya malın satılmış olduğu beyanı ile konişmento talimatı değiştirilerek malın teslim evraklarının (ordino) ...’ya teslim edilmesinin talimatlandırıldığını, davacı firmanın ödendiği belirtilen ve swiftini de dosyaya sunmuş oldukları tutarın trader/aracı firma ... firması adına göründüğünü, ancak yüklenici / üretici firma ... tarafından mal bedelinin kendilerine ödenmediği bilgisi verilerek malın ...’e değil, ...’e teslim edilmesi talimatı verildiğini müvekkili şirketin, ödeme yapıldığı şeklindeki bilgilendirmelerini sorgulayacak / denetleyecek bir imkanı ve görevi bulunmadığını, davanın müvekkili şirkete yönlendirilmesinin haksız ve hatalı olduğunu, hiçbir şekilde, bu ticari ilişkinin bir tarafı olmayan görevi sadece varış limanı teslim işlerini organize etmek olan müvekkili şirket aleyhine dava ikame edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Yukarıda açıklanan hususlardan anlaşıldığı üzere, dava konusu eşya birden fazla kişiye satılmıştır. Satım ilişkilerinden birisi ... tarafından kurulmuş; ...’den tedarik ettiği malı davacıya satmıştır. Diğer satım sözleşmesi ise ... aracılığıyla ... ile ... arasında kurulmuştur. Ayrıca dosyaya dava konusu yükün teslimine ilişkin iki ayrı ordino sunulmuştur. Dava dışı ... tarafından düzenlenen ordinoda 1 nolu davalı ...’e yükü teslim yetkisi tanınmıştr. 1 nolu davalı ... tarafından düzenlenen ordinoda ...’e yükü teslim yetkisi tanınmıştır. Ordinolardan dava konusu taşımanın ifası için birden fazla navlun sözleşmesi kurulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu yükün teslimi yetkisi ise ...’e tanınmıştır. Buna göre bu aşamada davalıların, emtianın davacıya teslim edilememesinde sorumlulukların bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmekle birlikte esasen davacının emtiaların teslimini talep hakkına sahip olup olmadığı da değerlendirilmelidir. Taşıyan yükletenin beyanı ile konişmento düzenlemektedir. Eldeki dosyada ise uyuşmazlık yükleten dava dışı ... tarafından konişmentoda kayıtlı gönderilenin değiştirilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu değişikliğin sebebi dosyaya sunulan belgelerden anlaşılamamaktadır. Ancak dosyaya sunulan ordinolara göre emtiaların davalı ...'e tesliminde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Buna göre de davacının doğrudan ilişki içerisinde olmadığı davalı ..., hamili olarak kayıtlı olduğu konişmentoya göre ve bedelini ödediği emtiaları teslim almıştır. Bu davalının davacının zararına neden olan eylemi ortaya konulamamakla birlikte bu davalı bakımından davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Diğer davalı ... bakımından ise, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen yazıda ...’in ...’in Türkiye İrtibat Bürosu olarak faaliyet göstermesine izin verildiği belirtilmektedir. Dosyada bu davalının sıfatına ilişkin başka bir delil bulunmadığından davalının gerçek kişi (...) adına ve hesabına irtibat bürosu faaliyeti yürüttüğü, ... ifadesinin işletme adını belirtmek üzere kullanıldığı değerlendirilmiş ve davanın gerçek kişi ...'e yöneltildiği kabul edilmiştir. Davalının yalnızca dava dışı ... ile dava dışı ... arasında bir satış sözleşmesine aracılık ettiği tespit edildiğinden ve davacı aleyhine sorumluluk doğuracak bir eylemi tespit edilemediğinden, davacının uğradığı zarardan adı geçen davalıyı sorumlu tutacak hukuki bir dayanak bulunamamış ve bu davalı bakımından da davanın reddi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.\"  gerekçesiyle, davalılardan ... A.Ş'ye izafeten ... İstanbul şubesi bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, diğer davalılar yönünden davanın esastan  reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin emtianın haklı hamili olduğunu, mahkemenin ... sorumlu olmayacağı şeklindeki kararının hakkaniyete aykırı olduğunu, söz konusu şirketin malın teslimi konusunda müvekkili şirkete sürekli güven verdiğini, TTK gereğince taşıyanın eşyayı varma limanında konişmentonun haklı hamiline teslim etme taahhüdünü ihlali halinde sorumluluğunun söz konusu olduğunu, eşyanın varma  limanında kısmen veya tamamen teslim edilemezse hamilin zarara uğrayacağının açık olduğunu, taşıyanın sorumluluğunun taraflar arasındaki navlun sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sözleşmenin açık veya zimmi olarak düzenlenebileceğini, müvekkili şirketin 1 konteyner emtiayı bedelini ödemek suretiyle satın aldığını ve konşimentoda belirtilen malların meşru hamili olduğunu, taşıyanın sorumluluğuna ilişkin TTK’nın 1178 ve 1179. maddelerinin emredici hüküm olduğunu her türlü şartın hükümsüz olduğunu, TTK 105. kapsamında acentenin aktif ve pasif olarak müvekkilini temsil etme yetkisi olduğunu, davalı ... A.Ş’nin yalnızca konişmento düzenlemekle kalmadığını gemi limana varana kadar da müvekkili şirketle iletişimde kalarak sürekli güven telkin ettiğini, malların teslim edilmemesi sonucu davalının dürüstlük kurallarına aykırı davranarak müvekkili şirketin güvenini kötüye kullandığınında aşikar olduğunu, 1 nolu davalının husumet sıfatının olmadığından bahisle dava konusu zarardan sorumlu tutulamayacağının belirtilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, diğer davalıların dava konusu malın başkasına ait olduğunu bilerek satın alma işlemi yapmış olduğundan açıkça kötü niyetli olduğunu, olayda dürüstlük kuralı çerçevesinde bir araştırma yapılmadığını, TTK'nın 18. maddesi gereğince basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, davalı Baykim’in basiretli tacir gibi davranmadığını, müvekkili şirketin bedelini ödediği ve konşimentosu elinde bulunan emtiayı satın alarak zarara uğrattığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,  kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Dava, taşıma konusu emtianın davacıya ait olduğunun tespiti ile iadesi, aksi halde mal bedeli ile zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın  pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden ve bir kısım davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu konşimento muhteviyatı 24.500 kg ağırlığındaki 17.150 USD kıymetindeki “Refined Giycerin USP 99,5 %” ticari isimli emtianın davacı şirkete mi yoksa davalılardan ...Ltd.Şti şubesine mi tesliminin gerektiği, davalıların taşıyıcı, aracı olarak sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ve kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Dosya kapsamından, 31.08.2018 tarihli konişmentoda, gönderenin ... olduğu, alıcının ... San.Tic.A.Ş, yükleme Limanının Santos/Brezilya, indirme limanının Evyap/Türkiye, kuru konteyner içeriğinin, rafine gliserin USP, net ağırlığın 24,584 kg olduğu, navlunun peşin olarak alındığı, hasarsız olarak 31 Ağustos 2018 tarihinde Santos Brezilya ‘da yüklendiği, taşıyıcının ... adına ... olduğu, 26 Temmuz 2016 tarihli proforma faturanın ve ticari faturanın, satıcı dava dışı ... tarafından, alıcı ... Tic.A.Ş adına, Rafine Gliserin USP 99,5 % 24,500 ürün için, toplam 17.150,00 ABD Doları olarak düzenlendiği, 17,500,00 USD tutarlı ithalat peşin transfer işleminin 01.08.2018 tarihinde davacı hesabının olduğu banka şubesi tarafından gerçekleştirildiği, alıcının dava dışı ... olduğu, ... Tekstil Mad.San.ve Tic.Ltd.Şti tarafından 03.09.2018 tarihli mailde malın tahmini olarak 30.09.2018 tarihinde Evyap/ Gebze limanına geleceğine dair çıkış ihbarnamesi düzenlendiği, davacı şirket tarafından Derince Gümrük Müdürlüğüne hitaben 02.10.2018 tarihli dilekçe ile firma tarafından Amerika Birleşik Devletlerinde yerleşik ... firmasından ödemesi yapılarak satın alınan ve Brezilya ‘dan konteyner yüklemesi yapılan 24.500 kg ağırlığındaki eşyanın konişmentoda gereğince firma adına gönderildiğini, ancak söz konusu eşyanın ordinosunu teslim almak üzere nakliyeci firmaya yaptıkları müracaat üzerine aynı eşyanın ... adında başka bir firmaya satışının yapılmış olduğu ve ordinonun yurt dışından gelen talimata istinaden adı geçen firmaya teslim edileceği konusunda bilgi verildiği ile ilgili hukuki süreç başlatılacağından eşyanın bu süreç sonuçlanıncaya kadar gümrük denetiminde alıkonarak ... veya başkasına teslim edilmemesini talep ettiği ve iki gün sonra iş bu davanın açıldığı, Derince Gümrük Müdürlüğünün 18.10.2018 tarihli yazılarında sürecin tekrar edilerek, eşyanın ...Ltd.Ştinin işlemlerini tamamladığı, ilgili vergilerin ödendiğinin belirtildiği, 21.03.2018 tarihli Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü yazısında, merkezi Fransa’da bulunan ... şirketinin İstanbul ‘da irtibat bürosu açmasının uygun görüldüğü, büronun faaliyetlerinin ... tarafından yürütüleceğinin genel müdürlük kayıtlarına alındığının belirtildiği, dava dışı şirket tarafından 15 Mart 2018 tarihli yetki belgesinin düzenlenmiş olduğu, yetki belgesinde, şirketi ve Türkiye'deki irtibat bürosunu temsile ve yürürlükteki kanunların verdiği hertürlü işi yapmaya, müşteriler, tedarikçileri aramaya ve görüşmeleri yürütmeye, irtibat bürosunun yönetimin üstlenmesi gibi hususlara yer verildiği, dava dışı ... ile davalı ...Ltd.Şti arasında 26 Temmuz 2018 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiği, satıcının dava dışı ..., alıcının ... Ltd.Şti, Brokerın dava dışı ... olduğu, 01.08.2018 tarihli sipariş emrinde, tedarikçinin ..., alıcının ..., miktarın 24 ton, toplam fiyatın 16.632,00 USD, yükleme limanın Brezilya olduğu anlaşılmıştır. 30.10.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının talebinin dava dışı ...'nun ...'den tedarik ettiği ve davacı ...'e sattığı eşyanın taşıyan tarafından davacıya teslim edilmemiş olması olduğu, taşıyan yükletenin beyanına göre konişmente düzenlemekte olduğu, konişmento düzenlenmesi halinde gönderilen eşyanın teslimini talep hakkına sahip olmakla birlikte, konişmentonun düzenlenmesiyle  yükletenin de yük üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğu, bu hakkı kapsamında yükletenin gönderileni tayin edeceği ve değiştirebileceği, dava konusu uyuşmazlıkta gerçekleşen durumda konişmentoda kayıtlı gönderilenin değiştirilmesi gerekli olduğu, yükletene bu hakkın tanınmasının sebebinin çoğunlukla yükletenin taşıma sözleşmesinin kurulmasını gerektiren satım sözleşmesinin satıcı tarafı olması ve satım bedelinin ödenmemesi halinde eşyayı alıcıya göndermemeyi tercih edebilecek olması olduğu, dosya kapsamından değişikliğin sebebi anlaşılamamakla birlikte, gönderilenin değiştirilmesinin sebebinin ... tarafında satış bedelinin dava dişi tedarikçisi ...'e ödenmemiş olması olabileceği, dosyaya sunulan konişmentoyu dava dışı taşıyan adına imzalayan şirketin dava dışı ... Olduğu, bu şirketin 1 nolu davalı ile ilgisinin dosyaya sunulan belgelerden anlaşılamamakla birlikte ayrı tüzel kişilikler olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, 1 nolu davalı dilekçesinde taşıma işinin varma limanında teslimi ile ilgili organizasyonları yürüttüğünü beyan ettiği, dosyaya sunulan ördinoyu 1 nolu davalının düzenlediği dikkate alınırsa dava dışı taşıyanın varma limanı acentesi olarak faaliyet gösterdiğinin kabul edilebileceği, buna göre 1 nolu davalının taşıyan sıfatının söz konusu olmadığı sonucuna ulaşıldığı, zira davalının herhangi bir taşıma taahhüdünde bulunduğunun tespit edilemediği, davalının taşıyan sıfatına sahip olmadığı anlaşıldığından dava konusu zarar sebebiyle sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığı, 2 nolu davalı ... Tekstil'in davacı ile herhangi bir hukuki ilişki içinde olmadığı, haklı hamil olduğu, bir konşimentoya dayalı olarak yükün teslimini talep hakkını ileri sürdüğünden davacının uğradığını iddia ettiği zarardan herhangi bir sebeple sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, 3 nolu davalı olarak ...- ... belirtilerek davanın bir tüzel kişiye mi yoksa bir gerçek kişiye mi yöneltildiğinin anlaşılamadığı, bununla birlikte Ekonomi Bakanlığı teşvik uygulama ve ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen yazıda ...'in ...'in Türkiye İrtibat Bürosu olarak faaliyet göstermesine izin verildiğinin belirtildiği, dosyada bu davalının sıfatına ilişkin başka bir delil bulunmadığından davalının gerçek kişi (...) adına ve hesabına irtibat bürosu faaliyeti yürüttüğü, ... ifadesinin işletme adını belirtmek üzere kullanıldığı değerlendirildiği, 3 nolu davalının sıfatı ne olursa olsun ... tarafından düzenlenen satım sözleşmesine göre ... ile dava dışı ... ile dava dışı ... arasında bir satış sözleşmesine aracılık ettiği tespit edildiğinden davacının uğradığı zarardan 3 nolu davalıyı sorumlu tutacak hukuki bir dayanak bulunmadığı, dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davacının eşyayı teslim alamamasının konişmentoda gönderilenin değiştirilmiş olmasından kaynaklandığı, yükletenin veya taşıyanın söz konusu olmaması halinde taşıtanın yük üzerinde tasarruf hakkı kapsamında konşimentoda kayıtlı gönderileni değiştirebilcceği, taşıyanın yükletenin/taşıtanın talimatlarına uygun konişmento düzenlemekle yükümlü olduğu; 1 nolu davalının acente sıfatıyla hareket ettiğinin kabul edilebileceği, taşıyan sıfatının bulunmadığı ve dava konusu zarardan sorumlu tutulamayacağı, 2 nolu davalının haklı hamil olduğu bir konşimentoya dayalı olarak yükün teslimini talep ettiğinden ve eşyanın alıcısı olduğundan dava konusu zararın meydana gelmesinde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,3 nolu davalıyı dava konusu zarardan sorumlu tutacak hukuki bir dayanağın bulunmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının eşyayı teslim alamamasının konişmentoda gönderilenin değiştirilmiş olmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taşıyan yükletenin beyanına göre konişmento da düzenlemektedir. TTK'nın 1228. maddede konişmento düzenlenmiştir. İçeriği başlığı ile 1229. maddede konişmentonun hangi kayıtları içereceği belirtilmiştir.TTK'nın 1229/1-g bendinde, yükleten tarafından bildirilmişse, gönderilenin adı soyadını veya ticaret ünvanına yer verilmiştir.TTK'nın 1230/1. fıkrasında, konişmentonun meşru hamilinin eşyayı teslim almaya yetkili olduğu belirtilmiştir.Yükleten, gönderileni tayin ve tesbit etmektedir. Yükletene bu hakkın tanınmasının sebebinin çoğunlukla yükletenin taşıma sözleşmesinin kurulmasını gerektiren satım sözleşmesinin satıcı tarafı olması satım bedelinin ödenmemesi halinde eşyayı alıcıya göndermemeyi tercih edebilecek olmasıdır. Somut olayda yükleten davalılardan herhangi biri olmadığı gibi davacının aksine iddiası da yoktur. Yine söz konusu konişmentolarda davalı ..., taşıyan değildir. Davalı ... A.Ş ‘nin taşıyan yahut acente olarak değil taşıma işleri komisyoncusu olarak yer aldığı, varış limanında teslimle ilgili organizasyon işini üstlendiği görülmektedir. Bu durumda adı geçen davalının sorumluluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır. Davalı ...’in ise dava dışı ve merkezi Fransa’da bulunan ...'nin irtibat bürosunun işlerini yürüttüğü ve TTK'nın 102 vd maddelerde düzenlenen acente olmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda yüklenici tarafından malın alıcısı olarak konşimentoda ünvanına yer verilen davalı ...Ltd. Şti.'nin de olayda sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Davacıya karşı her üç davalının da kanundan, sözleşmeden, sebepsiz zenginleşmeden ve  haksız fiil hükümlerinden dolayı sorumlu olduklarının kabulü mümkün olmadığından ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 125,50 TL  istinaf karar harcının davacıdan tahsiline Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.01.2023<br>KANUN YOLU:  HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4e7f0381e521e2e2","SID":"066d33d1f3d5f3c8"}}