{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM   <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO 2021/631 <br>KARAR NO: 2024/1035<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2017/738 Esas -  2020/598 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br> K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/03/2015 tarihinde vekil edenlerinin oğlu ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen gri renkli ... marka bir aracın sürtmesi nedeniyle direksiyon hakimiyetinin yitirilmesiyle meydana gelen trafik kazasında, motosiklet sürücüsü ...'ın hayatını kaybettiğini ve dava açılmadan önce davalı kuruma yapılan başvurunun 12/07/2017 tarihinde  ulaşmasına rağmen 17/07/2017 tarihli cevabi yazı ile kusur durumunun net olarak tespit edilememesi gerekçe gösterilmek suretiyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu suretle de dava açılmak zorunda kalındığını beyanla, fazlaya ilişen haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) her bir davacı için ayrı ayrı 1.750,00-TL olmak üzere toplam 3.500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ndan tahsiline karar verilmesini istemiş, 19/08/2020 günlü bedel arttırım dilekçesi ile de davacı baba ... için olan maddi tazminat miktarını 24.445,75-TL'ye, davacı anne ... için olan istek miktarını da 36.397,13-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar eldeki dava açılmadan önce davacı tarafça kuruma başvurulmuş ve hasar dosyası oluşturulmuş ise de ...'nın sorumluluğuna gidilebilmesi için gerekli net bir kusur raporu ibraz edilmediğinden talebin haklı olarak karşılanmadığını, dolayısıyla yeterli belge olmaksızın yapılan başvurunun geçerli bir başvuru niteliği taşımadığı için görülmekte olan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kaldı ki kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğinin ve bu aracın kusurlu olduğunun ve dahi ölenin davacılara desteklik sağladığının davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini ve ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini beyanla, davanın esas yönüyle de reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları, tanık beyanları, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan soruşturma dosyası ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; \"...Davacı Tanığı ... beyanında:  22/03/2015 tarihinde saat 19:30 sularında Kaynarcadan Sabiha Gökçen Havaalanı istikametinde seyir halinde idim, hava karanlıktı, bir ses duydum, lastik sesi gibiydi, daha sonra aracımın sol aynasından baktığımda aracımın arka tarafına denk düşen yerde motosiklet gördüm, motosiklet yatık vaziyetteydi, üzerinde insan yoktu, aracımın sol tarafından ... hacback araç hızlı bir şekilde geçti, araç gri renkteydi, plakasını göremedim, sürücüyü tam göremedim, erkek mi hanım mı bilemiyorum, demiştir. Mahkememizce dinlenen tanığın yeterli görgüye sahip bulunmadığı  anlaşılmış ise de, oluş, kaza tarihinde olayın sıcaklığı ile dinlenen  Tanık  ... ait \" sürücüsü ve plakası belirlenemeyen araç sürücüsünün çok yüksek bir hızla seyir halinde olduğuna ve aracının sağ arka kısmıyla, müteveffanın kullandığı motosikletin sol tarafına sürttüğüne \"  ilişkin beyanlar  dikkate alınarak ve hayatın olağan akışı ile yaşanmış hayat tecrübeleri değerlendirilerek maktul sürücü ... herhangi bir çarpma ya da sürtme olmaksızın, hiç bir etkiye maruz kalmadan direksiyon hakimiyetini kaybetmiş olması mümkün görülmediğinden Adli Tıp Kurumu kusur raporunda belirtilen 1. duruma göre kusur değerlendirmesi yapılarak rapor düzenlenmesi için dosyamız aktüeryal bilirkişi ... tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ve dosya kapsamına uygun olup hükme esas alınan ek raporda özetle; Davacı Anne ...’nin  talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 36.397,13 TL, Davacı ... ’in talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 24.445,75 TL olduğu beyan edilmiştir. 22.03.2015 tarihinde meydana gelen ve davacıların oğlunun ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında sürücüsü ve plakası belirlenemeyen ... marka araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün kusuru  nispetinde  davalı ...'nın sorumluluğu bulunduğu, davalının KTK m. 93 hükmü gereği kaza tarihinde cari 290.000,00 TL limit ile gerçek zarardan sorumlu olduğu...\" şeklindeki gerekçeyle;-Dava ve ıslah dilekçelerine göre davanın kabulü ile, -Davacı ...  için 36.397,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/07/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... verilmesine,-Davacı ...  için 24.445,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının 17/07/2017 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı  ... verilmesine, karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; usulüne uygun yeterli bilgi ve belgeyle yapılmış başvuru olmadığından, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca  kazaya plakası  tespit edilemeyen bir aracın karıştığının somut delillerle ispatlanamadığı gibi, kusur durum ve oranına ilişkin ATK'dan kusur raporu alınmadan sonuca ulaşılmış olmasının da hatalı olduğu, tüm bunlardan ayrı davacıların anne-baba olduğu ve müteveffanın evli olduğu gözetildiğinde, ölenin çocukları olup olmadığı araştırılmaksızın müteveffanın anne ve babasına destek olduğu varsayımıyla yapılan aktüer hesaplamanın hükme esas alınmasının doğru bulunmadığı, destek tazminatına ilişkin hesaplamasının da TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerektiğinin de göz ardı edildiği ve dahi faiz başlangıcının da hatalı belirlendiğine yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma tazminatı isteğine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle;davacı tarafça dava açılmadan önce davalı kuruma 2918 sayılı KTK'nın 97.madde hükmü uyarınca yazılı biçimde başvurulmuş olması nedeniyle, dava şartının gerçeklemiş bulunmasına, kaza tespit tutanağı, savcılık dosyası, soruşturma aşamasında dinlenen tanık beyanları, daimi arama kararı ve hastane evrakları (adli vaka-trafik kazası) nazara alındığında talep konusu kazaya  sürücüsü ve plakası belirlenemeyen bir aracın karıştığının  anlaşılmasına ve kazaya plakası belirlenemeyen bir aracın karıştığının kabul edilmesi halinde, kazanın oluşumunda maktul sürücünün kusursuz, plakası belirlenemeyen BMW marka araç sürücüsünün ise tam ve asli kusurlu olduğunu tespit eden ve  İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce Cumhuriyet Savcılığı'nca yapılan soruşturma esnasında düzenlendiği anlaşılan 02/06/2015 günlü kusur raporundaki konuya ilişkin değerlendirmelerin somut olayın özeliklerine ve kazanın meydana geliş biçimine uygun  ve  denetime elverişli olması  karşısında  ilk derece mahkemesince hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına ve  böyle bir rapor mevcut iken, eldeki davanın yargılaması sırasında yeniden ATK'dan rapor alınmasının usul ekonomisi de gözetildiğinde gereksiz olmasına; ayrıca PMF Yaşam Tablosu, prograsif rant uygulaması ve müteveffa gelirinin de resmi kayıtlardan da  anlaşılacağı üzere asgari ücretin 2,58 katı olduğu kabul edilerek, ölenin eşi ve çocuklarına da pay ayrılmak ve garameten paylaşıp yapılmak suretiyle düzenlendiği anlaşılan 22/06/2020 günlü aktüer bilirkişi raporundaki hesap yönteminin (-PMF Yaşam Tablosunun uygulanması hariç) yerleşmiş yargısal uygulamalara uygun ve denetlenebilir gerekçeler içermesi ve dahi söz konusu bu raporun, TRH 2010 Yaşam Tablosu, esasen daha fazla yaşam süresi belirlediğinden PMF Yaşam Tablosu baz alınarak düzenlenmiş olmasının istinaf eden davalı aleyhine bir durum teşkil etmemesine (-Bkz.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2022 günlü 2021/27402 Esas-2022/9115 Karar sayılı ilamı), tüm bunlardan ayrı görülmekte olan dava açılmadan önce davacılar tarafından hükme esas alınan ATK raporu eklenmek suretiyle yapılan başvurunun davalı kuruma 12/07/2020 tarihinde ulaştığı, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, mahkemece davalı kurumun temerrüt tarihinin dava tarihinden önce oluştuğu kabul edilerek, kurumun başvuruya verdiği cevap tarihi olan 17/07/2017 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olmasında da bir yanılgı bulunmadığına göre; davalı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili  tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 4.156,17-TL harçtan peşin yatırılan 1.039,04-TL harcın düşümü ile bakiye 3.117,13-TL istinaf karar ve ilam harcının  davalı ...ndan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy çokluğu karar verildi.13/06/2024<br>-MUHALEFET ŞERHİ-  Bilindiği üzere güncel Yargıtay içtihatları ile trafik kazalarından kaynaklanan tazminat hesaplamalarında TRH 2010 bakiye yaşam tablosu ve progresif rant ( %10 artırım-indirim) yönteminin kullanılması benimsenmiştir.Dosya kapsamında alınan  ve hükme dayanak yapılan aktüer kök ve ek bilirkişi raporlarıda, PMF 1931 bakiye yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant ( %10 artırım-indirim) yöntemine göre hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemine itiraz edilmekle, TRH bakiye yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemine göre  hesaplama  yapılması gerekmekte olup,  hesaplamada kullanılan diğer parametrelerle birlikte  TRH bakiye yaşam tablosu kullanılması halinde ortaya çıkacak sonuç rakam ile PMF yaşam tablosu kullanılması  halinde ortaya çıkacak sonuç rakam farklı olabilceğinden, peşinen  TRH yöntemi kullanılması halinde bakiye yaşam süresinin daha uzun olacağından bahisle ortaya çıkacak sonuç rakamın her zaman davalı taraf lehine olacağını söylemek doğru olmayacaktır.Bu itibarla,  TRH yaşam tablosuna göre  yapılan tüm hesaplamalarda ortaya çıkacak sonuç rakamın PMF yaşam tablosuna  göre yapılacak hesaplamalara nazaran her zaman  davalı taraf lehine sonuç doğuracağı görüşünde olmamam nedeniyle, aktüer bilirkişiden, diğer veriler aynı kalmak kaydıyla, TRH yaşam tablosu ve progresif rant  (%10 artırım-indirim) kullanılarak  davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması için ek rapor alınması ve  kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla, sonucuna göre bir karar verilmesi için  yerel mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılması gerektiği görüşünde olmam nedeniyle, sayın çoğunluğun, aksi yöndeki  görüşüne katılmıyorum.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1ce2ebb7b0f0403","SID":"8a76ee919a30c1ce"}}