{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/660 <br>KARAR NO: 2023/347<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>(Denizcilik İhtisas Mahkemeleri Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 27.06.2019<br>NUMARASI: 2018/326 Esas - 2019/300 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, 19/06/2014 tarihinde dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. ile arasında başlangıç yeri Tayvan ve bitiş yeri Konya olan ve ... numaralı \"Nakliyat Emtia Poliçesi\" akdedildiğini, 25/07/2014 tarihinde Haydarpaşa Limanı'nda müvekkilinin sigortalısının emtiasında hasar tespit edildiğini, oluşan hasar sonucunda ... numaralı ve 20/11/2014 tarihli Nakliyat Sigortası Ekspertiz raporunda makinenin ezik ve hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve oluşan hasarın rücu muhatabının, sigortalı firmaya ekli navlun faturasını kesen ... Acenteliği A.Ş'nin olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalısının ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ne Nakliyat Sigortası Ekspertiz Raporu ile tespit edilen 30.921,46 TL tutarındaki zararın ödendiğini, müvekkili şirketin, hasarın oluşmasına sebebiyet veren davalı-borçluya gönderdiği 10/12/2014 tarihli ihtarname ile 30.921,46 TL'nin en geç 7 gün içerisinde kedisine ödenmesini talep ettiğini, davalı /borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile takibin başlatılmış olduğunu, davalının takibe itiraz edip icra takibini durduğunu, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, itirazın iptalini ve takibe konu alınacak miktarın likit bir alacak olduğunu ve bu sebeple davalının itiraz ettiği alacak miktarının % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın deniz taşımasından kaynaklanan bir ihtilafa ilişkin olduğunu, uyuşmazlığın çözümünde denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatı ile İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu ve bu kapsamda davada görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçmiş olması nedeniyle reddini, hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini, dava konusu olayda konteynerin limana tahliyesi anında taşıyanın sorumluluğu sona erdiğini, limanda oluşan hasarlardan taşıyan sorumlu tutalamadığını, acente sıfatındaki müvekkili şirkete karşı doğrudan dava açılmasını yasa ve yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, davanın husumet reddini, müvekkili şirketin olayda herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücreti ve sair tüm masrafların davacı tarafın üzerine yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigortacının sigortalısının haklarına TTK m. 1472 hükmü uyarınca kanunen halef olduğu ve bu sebeple aktif husumet ehliyetine sahip bulunduğu, davalının pasif husumet ehliyeti açısından yapılan değerlendirmede, 23.07.2014 tarih ve ... no.lu faturada konişmento numarası ...; yükleme limanı Tayvan/Kaohsiung; boşaltma limanı Haydarpaşa; konteyner bilgisi “1 adet 20’ Open Top konteyner”; açıklama “tahliye ücreti, konteyner tahliye nezaret ücreti, dokümantasyon ücreti, ISPS yükleme limanı güvenlik bedeli, ISPS tahliye limanı güvenlik bedeli, ekipman denetim ve kontol ücreti ve yük bildirim ücreti; toplam bedel 454,46 USD olarak gösterildiği, 10.06.2014 tarihli, ... numaralı ciro edilemez konişmentodan yükletenin Tayvan’da mukim ... Ltd.; gönderilenin Türkiye'de mukim ...; taşıma konusu emtianın “... ııolu 1 adet 20’ Open Top konteyner muhteviyatı 8.400.00 kg ağırlığında 1 adet ..., yükleme tarihinin 10.06.2014; boşaltma limanının Haydarpaşa olduğu, Davalı ... tarafından, dava konusu taşımaya ilişkin olarak yukarıda ayrıntısı ifade edilen dava dışı ...adına 23.07.2014 tarih ve ... no.lu. 3.700.00 USD bedelli navlun faturası düzenlenmişse de faturada \"iş bu fatura taşıyıcı ... adına acentesi sıfatıyla tanzim edilmiştir' kaydı yer aldığı,   davalı ...’nun acente sıfatıyla hareket ettiği; TTK m. 921 uyarınca taşıyan sıfatıyla sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı; kendisine karşı ancak acente sıfatıyla izafeten husumet yöneltilebileceği...\"  gerekçesiyle, davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan yargılamada dava dilekçesinde ve 13.11.2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davalının acente sıfatı ile hareket ettiği ve acentelik yaptığı firma ise ... olduğunun belirtildiğini, davalı tarafından ise 09.10.2017 tarihli cevap dilekçesi ve 04.12.2017 tarihli 2. Cevap dilekçesinde davalının yabancı bir şirketin acenteliğini yaptığının açıkça ikrar edildiğini, Davaya konu olayda davalının acente olarak işlem yaptığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, davacı ve davalı tarafça da açıkça belirtildiği üzere davalının dava dışı yabancı şirket ... adına acente olarak  işlem yaptığının sabit olduğunu, bu hususun taraflarca yargılama esnasında açıklandığını ve kabul edildiğini, mahkeme tarafından işin esasına girip sonucu göre karar vermesi gerekirken davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin hukuka, kanuna ve usule aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-103 E. - 2018/250 K. 21.2.2018 tarihli kararı ile, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/17336 E. - 2014/6591 K.- 3.4.2014 tarihli kararları uyarınca görülmekte olan davada husumetin asıl taşıyıcı firmaya izafeten davalı şirkete yöneltilmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına ödeme yapan davacı ... şirketinin zarardan davalının sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın pasif husumet yokluğundan reddine  karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni  yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ... şirketi, dava dışı sigortalısına ait olan emtiada meydana gelen hasar nedeniyle  dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeden,  davalı taşıyıcının  sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemeye ilişkin dekont, eksper raporu,  navlun faturası, konşimento   ve diğer deliller ile  belgeler  sunulmuştur. Davacı ... şirketinin sigortalısına yaptığı bu ödeme nedeniyle TTK'nın 1472. maddesi uyarınca hasardan sorumlu olanlara karşı rücu hakkı bulunmaktadır. Ancak dava konusu taşıma davalı şirketin acenteliğini yaptığı ... tarafından tanzim edilmiş olan 10.06.2014 tarih ve ... nolu koşimento kapsamında yapıldığı, dava dilekçesinde doğrudan davalı gösterilen şirketin yurt dışı şirketin acentesi olup acente sıfatıyla hareket ettiği anlaşılmaktadır. Taşımaya ilişkin navlun faturası da taşıyıcının acentesi sıfatıyla düzenlenmiştir.  Kaldı ki bu hususlar davacının da kabulündedir. TTK'nın 105/2. maddesi gereğince acente aleyhine ancak müvekkile izafeten dava açılabilir. Doğrudan hasım gösterilerek acente aleyhine dava açılamaz. Bu durumda davalının acente sıfatıyla hareket ettiği ve acente aleyhine doğrudan hasım gösterilerek dava açılamayacağı  gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 125,50 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince davacı vekiline tebliğine, 5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02.03.2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, karar miktar itibariyle kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bc0585daf5fadc8","SID":"3b1660534a557c14"}}