{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2015 <br>KARAR NO: 2023/70<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2022<br>NUMARASI: 2021/375 E. -  2022/55 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili 22.07.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Nakliyat Abonman/Emtia Sigorta Poliçesi İle sigortalı ... Ticaret AŞ ‘nin ilgili bulunduğu polyester iplik emtiasının davalının sorumluluğuna tam ve hasarsız olarak teslim edilmiş olmasına karşın emtianın Türkiye’den Kanada’ya sevki sırasında davalının sorumluluğunu gerektirecek şekilde alıcısına hasarlı teslim edildiğini, hasar ihbarına müteakip yapılan inceleme sonucu hasarın nevi ve miktarının kesin olarak belirlendiğini ve müvekkili şirketçe sigortalısına sigorta tazminatının ödendiğini, hasar nedeniyle davalının Nakliyat/ Taşıma Hukuku gereğince objektif/ kusursuz sorumluluğu bulunmakla söz konusu emtianın hasar ve zarara uğramasından BK ve TTK’nın amir hükümleri gereğince emtiayı teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar meydana gelecek tüm zarar ve ziyadan sorumlu olduğunu, davadan önce İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini, arabulucuk yoluna başvurulduğunu ve arabuluculuk son tutanağı ile anlaşamama üzerine alacak davasının açılması zarureti hasıl olduğunu iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4.843,47 USD hasar bedelinin, ödeme tarihi olan 08.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; dava konusu taşımanın konşimentodan anlaşılacağı üzere deniz yoluyla gerçekleştirildiğini,  ... adlı  gemi ile gerçekleştirildiğini, uyuşmazlıklara bakmaya Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevli olduğunu,  bilindiği üzere CIF teslim şeklinde malların gemi küpeştesini aştığı andan itibaren yükün hasar ve yararının alıcıya geçeceğini, yani emtianın taşınması esnasında herhangi bir zarar gelmesi halinde buna alıcının katlanması gerektiğini, hasarın varlığı kabul anlamına gelmemekle beraber taşıma esnasında hasar meydana gelmesi hâlinde bu hasara katlanma yükümlülüğünün dava dışı alıcıda olduğunu, TTK'nın 1188. maddesinde,  eşyanın ziya ve hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat isteme hakkının bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğine dair hükmü karşısında davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, taşıma konusu emtianın alıcısına tesliminden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin davacının huzurdaki dava için arabulucuya başvurduğu tarihten itibaren dolduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın usülden reddine karar verilmesini talep ettiklerini,  taşıma konusu emtianın konteyner içerisine sigortalı tarafından yüklendiğini, bu durumun ihtarname ile ikrar edildiğini, yasal ihbar süresine uyulmadığını, müşterek katılımlı rapor tanzim edilmediğini, davanın TTK'nın 1246. maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın usul ve esas yönlerinden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/468 ESAS, 2021/608 KARAR ve 25.06.2021 tarihli kararı ile: Görevli mahkemenin, deniz ticareti ile ilgili davalara bakmakla görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usülden reddine karar verilmiştir. Karar, istinaf edilmeksizin kesinleşmiş, istinaf incelemesine konu karar ise görevli mahkemece verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp acımadığının öncelikle incelenmesi gerekmekle ; TTK 1188. maddesine göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak dava eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden  itibaren  işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın  18/12/2018 tarihinde hasarlı olarak tesliminin gerçekleştiği, ödemenin 08/08/2019 tarihinde yapıldığı,  12/12/2019 tarihinde icra takibinin başlatıldığı, davacı tarafça 05/02/2020 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılmış olup, sürecin bitiş tarihinin 12//2/2020 olduğu, davanın ise 22/07/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf 12/12/2019 tarihinde icra takibi başlatmış ise de,  hak düşürücü sürelerde zamanaşımındaki gibi sürelerin durması ya da kesilmesinin söz konusu olmadığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, ancak eldeki davanın alacak davası olduğu, davacının itirazın iptali davası açmayıp alacak davası açma yolunu seçtiği, bu nedenle takibin hak düşürücü süreye etkisinin bulunmadığı, arabuluculuk sürecinin de 05/02/2020 tarihinde süresinden sonra başlatıldığı görülmekle davanın TTK 1188. Maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle  reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararında alacak davası açılmış olduğu belirtilmiş ise de dava dilekçesinde icra takip dosyasına da dayanıldığını, taraflarına davanın alacak ve/ veya itirazın iptali davası olup olmadığı hususunda açıklama yapmak üzere süre verilmediğini, davanın itirazın iptali davası olarak ikame edildiğini, dolayısıyla hasar tarihi olan 18.12.2018 tarihinden itibaren bir yıl içinde 12.12.2019 tarihinde davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı tebliğ edilmediğinden itirazın öğrenilmesi ile 21.01.2020 tarihinde arabulucuk kanun yoluna başvurulduğunu, başvuru ile itiraz öğrenilmiş olmakla öğrenme tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açıldığını, Yargıtay HGK'nun 18.06.2019 tarih, 2017/1651 Esas- 2019/707 Karar sayılı ilamında ödeme emrine itirazın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresinin başlayanacağının belirtildiğini, icra dosyası incelendiğinde davalı tarafın itiraz dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğinin açık olduğunun,  itirazın iptali davasının takibin devamı niteliğinde olduğundan davalı hakkında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığının açık olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kaldığı yerden devamını ve neticede davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin, emtiayı deniz yoluyla taşıyan davalı taşıyandan rücuen tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Dış Tic.A.Ş arasında, sigorta poliçesi düzenlendiği, 09.07.2019 tarihli ekspertiz raporunda, taşıyan şirketin ... A.Ş olduğu,  mal fatura tarihinin 18.12.2018, teslim şeklinin CIF Toronto Port,  emtia miktarının 2.056,46 kg, birim fiyatının 2,700 USD, tutarının 5.552,46 USD olduğu, emtianın polyester iplik, kullanım amacının tekstil, ambalajın karton kutu olduğu, sigortalı tarafından toplam 16 karton Polyester iplik cinsi emtianın Kanada’ daki ... isimli şirkete CIF teslim şartı ile satıldığı, ... isimli gemiye yüklenerek Toronto Limanına sevk edildiği, emtianın konteynerden yapılan tahliyesi esnasında hasar tespit edildiği ve Kanada içi taşıma evrakı üzerine hasar notu yazıldığı, alıcı firma tarafından yapılan kontroller sonrasında firmanın hasarlı ürünleri kabul etmeyerek fatura muhteviyatı emtianın tamamını satıcı firma adresine, Türkiye ‘ye geri gönderdiği, iade edilenin 2.056,46 kg ‘lık iplik olduğu, hasarın 18.12.2018 tarihinde fark edildiği, 28.12.2018 tarihinde nakliyeci firma tarafından Türkiye- Kanada sevkiyatı için sigortalıya faturalar kesildiği, emtianın 01.04.2019 tarihinde gemiye yüklenerek Türkiye ‘ye sevk edildiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından davalı şirkete 14.02.2019 tarihli noter ihtarnamesi ile aracın Kanada’ya varması üzerine ürünlerin hasarlı teslim edildiğinin tespit edildiği,  hasar nedeniyle 6.107,70 USD zararın oluştuğu belirtilerek ödenmesinin talep edildiği, 13.02.2019 tarihinde ekspertiz talep edildiği, 09.07.2019 tarihinde ekspertiz raporunun düzenlendiği, 08.08.2019 tarihinde davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete 4.843,47 USD tutarında ödeme gerçekleştirildiği, 13.12.2019 tarihinde,  4.843,47 USD asıl alacak ve 315,06 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.158,53 USD alacağın tahsili amacı ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı,  22.07.2020 tarihinde iş bu rücuen alacak davasının açılmış olduğu ve davadan önce 21.01.2020 tarihinde arabulucuğa başvurulduğu, sürecin 12.02.2020 tarihinde bitmiş olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde, mahkemenin alacak davası açıldığını belirtmiş olmasına rağmen  dava dilekçesinde takip dosyasına da dayanıldığını ve taraflarına davanın alacak ve/ veya İtirazın iptali davası olup olmadığı hususunda açıklama için süre verilmediğini iddia etmiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinden, gerek dilekçenin konu kısmında alacağın tahsilinin talep edildiği, gerekse de sonuç ve istem kısmında,  hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği gibi, dilekçe içerisinde açıkça ve koyu puntolarla alacak davası açma zarureti hasıl olduğu ifadesine yer verildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde itirazın iptaline dair bir talebe yer verilmemiştir. Bu durumda  davacı vekiline davanın ne olduğu konusunda açıklatma gereği duyulması düşünülemeyecektir. Çünkü talep açıktır. Dava, alacak davasıdır. İlamsız icra takibine itiraz halinde alacaklı İİK'nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası açabileceği gibi, bu yolu tercih etmeyip doğrudan alacak davası açmasına da engel bir düzenleme yoktur.Dava, alacak davası olup uyuşmazlık, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, takip talebi ve arabulucuk başvurusun somut davada hak düşürücü süreye etkisinin ne olduğu ve sonuç itibariyle ilk derece mahkemesinin kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabidir. Anılan yasal düzenleme uyarınca;\"(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer.(4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir.\" Somut olayda taşıma konusu emtia hasarlı şekilde 18.12.2018 tarihinde alıcıya teslim edilmiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından sigorta hasar bedeli 08.08.2019 tarihinde ödenmiştir. Davacı tarafça işbu alacak davacısından önce, 13.12.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. İcra takip tarihi ile eşyanın teslim  tarihi olan 18.12.2018 tarihi arasında bir yıllık hak düşürücü süre henüz geçmemiştir. Yukarıda belirtilen ve somut olaya uygulanması gereken TTK'nın 1188. maddesinin gerekçesinde, \"6762 sayılı Kanunun 1067 nci maddesinden, 1968 tarihli Brüksel-Visby Sözleşmesinin 3 üncü maddesinin altıncı ilâ altı-bis fıkraları ile getirilen yenilikler işlenerek alınmıştır. İkinci fıkrada, sürenin başlangıcı bakımından “eşyanın bir kısmının teslimi”nin de belirtilmiş olması, 1978 tarihli Hamburg Kurallarının 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanmaktadır; 1968 tarihli Brüksel-Visby Sözleşmesindeki hükmün bu açıdan tamamlanması mümkün ve gerekli görülmüştür. 6762 sayılı Kanunun 1067 nci maddesinin uygulanmasında 'mahkemeye müracaat' terimi tereddütlere sebep olmuşsa da, Yargıtay’ın istikrarlı içtihatlarıyla, 1924 Sözleşmesindeki hükme uygun olarak bu terimin, mahkemede dava açılması, karşı dava, icra takibi, tahkime müracaat, ceza davasına müdahale gibi Türk hukukunda zamanaşamının kesilmesi için kabul edilmiş bütün yargı yollarını birlikte ifade etmekte olduğu açıklığa kavuşturulmuştu. Kaynak hükmün bu anlamını, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda vurgulamak üzere Tasarıda 'yargı yoluna başvuru' terimi kullanılmıştır.\" ifadelerine yer verilmiştir. Bu durumda madde gerekçesinde de  belirtildiği üzere, icra takibine başvurunun yargı yoluna başvuru olduğu açık olup, yasada belirtilen hak düşürücü süre içerisinde davacının tazminat talebiyle yargıya başvurduğunun ve sonuçta hak düşürücü süre içinde hakkın kullanıldığının kabulü gerekir.Zamanaşımı süresinden farklı olarak, hak düşürücü süre kesilmez, durmaz ve uzamaz. Hak düşürücü süre içinde hak kullanılmazsa, alacak hakkı da düşer. Hak düşürücü süre içinde hak kullanılırsa, hakkın düşmesi önlenmiş olur; bundan sonra yeni bir hak düşürücü süre işlemez. Somut olayda da davacı, yasal hak düşürücü içerisinde hakkın düşmesini önlemek üzere icra takibine girişmiş ve hakkın mevcudiyetini korumuştur. Bundan sonra ancak zamanaşımından söz edilebilir. Davanın 20.07.2020 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalının hak düşürücü süre itirazının ve zamanaşımı definin reddine karar verilerek işin esası incelenip karara bağlanması gerekirken, esasa ilişkin deliller toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmadan hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan bu gerekçeyle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 26.01.2023<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"083ec57bc98b211c","SID":"c7fe942473f8daad"}}