{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2315 <br>KARAR NO: 2023/29<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ\t: 19/07/2022<br>NUMARASI: 2021/433 E. - 2022/481 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle mahkemenin görevsizliğine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  müttevefa eşi ...'ın kardeşi olan davalı ...  ile balık ticareti yapmak üzere 1994 yılında inşa ettirdikleri \"...\" isimli balık avlama cinsi gemiye her biri 1/2 oranında hisse sahibi olarak paylı mülkiyet esasıyla malik olduklarını, davacı müvekkilinin eşinin vefatının ardından  çocuklarıyla ilgilenmek durumunda kaldığından balıkçı gemisinin davalı ... tarafından işletildiğini, taraflar balık avlama gemisi üzerinde paylı mülkiyete sahip olduğundan, davacının geminin deniz ticaretinde çalıştırılmasından elde edilecek net karın %50'si üzerinde hak sahibi olduğunu, davalı tarafından geminin çalıştırılmasından elde edilen kardan alması gereken meblağ kendisine verilmediğinden davacı müvekkil davalıyı 04.08.2011 tarihi itibarıyla intifadan men ettiğini ve 18.10.2016 tarihinde açmış olduğu dava ile ecrimisil talebinde bulunduğunu, bu talebin  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2021 tarih, 2016/412 esas, 2021/230 karar sayılı kararı ile kabul edildiğini, 72.539,97 TL amortisman giderleri düşülmek suretiyle beher sene için 40.710 ,00 TL olmak üzere 5 yıl için hesaplanan 203.550,00 TL kar payından davalının davacıya yaptığı ödemelerin mahsubu ile dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıllık hesaplanan 199.005,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verildiğini mezkur  davanın açıldığı tarihten bu yana, davalının gemiyi işletmeye devam ettiğini, ancak davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı gibi mahkeme kararı ile hüküm altına alınan miktarı da ödemediğini, icra takibinin de  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, davacının  emboliye bağlı olarak geçirdiği beyin kanaması sonucu oluşan felç nedeniyle konuşma yeteneğini kaybettiğini,  ellerini kullanamaz hale geldiğini, davalı tarafından geminin çalıştırılmasından elde edilen gelir hakkında davacıya hiç bilgi ve hesap verilmediğinden vesayet altında olan davacının davaya konu son beş yılın karını kesin olarak belirleyebilecek durumda olmadığını ileri sürerek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek diğer davanın tarihi olan 18.10.2016 tarihinden itibaren ileriye dönük olarak son 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dosyaya celp edilen belgelerden tarafların  1/2 pay ile dava konusu teknenin maliki oldukları, davacı vekilinin beyanları ve  Mahkememizin  2016/412 esas, 2021/230 karar sayılı dosyasına sunulan ihtarnameler dikkate alındığında taraflar arasında dava konusu teknenin davalı tarafından  işletilmesi ve  davacıya kar payı verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığı,  davacı tarafın  Mahkememizin  2016/412 esas, 2021/230 sayılı dosyasında dava tarihine kadar olan kar payı  talebinde bulunduğu, eldeki davada ise  18/06/2016 tarihinden sonraki döneme ilişkin kar payı talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğünün 31/03/2022 tarihli  yazı cevabında davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 12/04/2022 tarihli yaz cevabında ise tarafların %50 hisse ile adi ortaklıkta 01/01/1994 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiklerinin ve halen devam ettiğinin, zirai kazanç usulüne göre defter tutulduğunun belirtildiği görülmüştür. Buna göre taraflar arasında  adi ortaklık ilişkisi bulunmakta  olup, teknenin işletilmesi nedeniyle kar  payı isteğine isteğine ilişkinin davanın adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.  6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; \"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.\" hükmüne yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde \"Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.\" hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın  620 ve devam eden  maddelerinde  düzenlenmiştir. Tarafların  tacir olmadığı dosya kapsamı ve   gelen yazı cevapları ile sabit olup,  adi ortaklık da TTK'da düzenlenmediğinden, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. TTK 1352/1-u maddesinde geminin işletilmesine ilişkin alacaklar deniz alacağı olarak belirtilmiş  ise de  bu husus \"cebri icraya ilişkin özel hükümler\" başlığı altında düzenlenmiş olup, ihtiyati haciz istemlerinde önem arzetmektedir. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup,  Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir.  Görev tayininde taraflar arasındaki temel hukuki ilişki esas alınacağından adi ortaklıktan kaynaklanan  eldeki davada mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmıştır. Benzer nitelikteki,  teknenin kiraya verilmesi nedeniyle kar payı isteğine  ilişkin davada Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin  2015/3599 E.2015/8470K. Sayılı ilamında  taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili, adi ortaklığın feshi ve kayyım atanması  istemlerine ilişkin davanın Türk Ticaret Kanununun 4. Kitabında yer alan uyuşmazlıklarla ilgisinin  bulunmadığı,  6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği belirtilmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/1204 E. 2019/982 K. Sayılı ilamına konu uyuşmazlığın da genel mahkemelerde sonuçlandırıldığı görülmüştür. Bu açıklamalara  göre davanın  Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği ...\" gerekçesiyle, mahkemenin  görevsizliğine, istanbul asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunun tespitine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece,  6762 sayılı eski Kanun'un 4.maddesine 20.04.2004 tarih ve 5136 sayılı Kanun ile eklenen fıkraya dayalı olarak 2011 senesinde cereyan eden olayla ilgili Yargıtay 20. Dairesi'nin kararının etkisi altında kalarak karar verildiğini, davanın, ortaklığın giderilmesi davası olmadığını,  6102 sayıl Kanununa tabi bir dava olduğunu, 4/1 maddesine göre ticaret mahkemelerinin mutlak görevli olduğunu, TTK md. 5 hükmü ile de bir yerde ticari davalara bakan birden çok asliye  ticaret mahkemesi varsa HSK tarafından bir veya birkaçının münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevlendirileceğinin kararlaştırıldığını, geminin işletilmesinden doğan alacağın TTK md.1352/1-u hükmü ile deniz alacağı olarak belirlendiğini, dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bir alacağa ilişkin  dava olmakla Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatı ile görev mahkemenin işbu  davaya bakmakla görevli olduğunu, TTK 1352/1-u maddesinde geminin işletilmesine ilişkin alacaklar deniz alacağı olarak belirtilmiş ise de; bu hususun, cebri icraya ilişkin özel hükümler başlığı altında düzenlendiğinden ihtiyati haciz istemlerinde önem arz ettiği\" şeklindeki bir gerekçenin kabulü halinde, adi ortaklardan birisi geminin işletilmesinden doğan alacağı için yasal yola müracaat ettiğinde, ihtiyati haciz kararının denizcilik ihtisas davalarına bakan asliye ticaret mahkemesinden talep edeceğini, esas davasını ise asliye hukuk mahkemesinde açması gerekeceğini, böyle bir uygulamanın TTK md. 4/1 ve md. 5/2 hükümlerine aykırı olacağını  bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve mahkemenin  görevli olduğuna, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, teknenin işletilmesinden doğan ecri misil alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, \"...\" isimli balık avlama cinsi gemiye davalıyla birlikte 1/2 oranında hisse sahibi olarak paylı mülkiyet esasıyla malik olduklarını, balıkçı gemisinin davalı  tarafından işletildiğini, geminin deniz ticaretinde çalıştırılmasından elde edilecek net karın yarısının davacıya verilmesi gerekirken verilmediğini belirterek bu miktarın davalıdan tahsiline karar  verilmesini talep etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; İstanbul Liman Başkanlığı'ndan gelen 31.03.2022 tarihli yazıda, Milli Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı ''...'' isimli  geminin cinsinin balık avlama olarak belirtildiği, bağlama limanının Silivri olduğu,  147 gros tonilato olduğu, bu gemiye tarafların 1/2'şer oranda malik oldukları görülmektedir. Denizcilik İhtisas Mahkemeleri 28.04.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5136 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanunla kurulmuştur. 5136 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine son fıkra olarak \"İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir\" hükmü eklenmiştir. Bu maddeye göre Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin görev alanı 6762 sayılı TTK'nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıklarla sınırlıdır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır (m.1533). 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 5(2) maddesinde \"Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir\" hükmü getirilmiştir. Yeni Ticaret Kanunun'da \"Dördüncü Kitap\" yerine \"bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan\" denilerek söz konusu mahkemenin bakacağı işlerin alanı, amaca uygun olarak genişletilmiş, münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarıyla ilgili olarak Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun görevlendirme yapabileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda ticaret mahkemelerinden hangisinin münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortası ile ilgili hukuk davalarına bakacağı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görevlendirme kararına göre belirlenecektir.Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; tarafların yarı yarıya malik oldukları, Milli Gemi Sicilinin ... sırasında kayıtlı   ''...''  isimli geminin işletilmesinden elde edilen karın davacının payına düşen kısmının davalıdan tahsili istemine  ilişkin eldeki davada, uyuşmazlığın TTK'nın beşinci kitabında yer alan 1001 ve 1352. maddesinin (u) bendi uyarınca deniz alacağı niteliğinde olduğu, alacağın deniz alacağı niteliğinde olması tek başına mahkemenin görevini belirlememekle birlikte, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın gemi üzerindeki müşterek mülkiyet ilişkisinden kaynaklandığı, gemi mülkiyetinin TTK'nın Beşinci Kitap 998 vd. maddelerinde  düzenlendiği, geminin müşterek maliklerinin birbirlerine karşı talep haklarının anılan hükümler uyarınca belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, davaya konu uyuşmazlığın 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında kaldığı anlaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyasının kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde davacıya iadesine,4-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 19.01.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95dba78a4a70e8dd","SID":"a0306988f0c1bbba"}}