{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2318 <br>KARAR NO: 2023/26<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 07/06/2022<br>NUMARASI: 2021/526 E.   2022/347 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece makemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara  karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemizce gönderilmiş olup dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 05/05/2020 tarihinde akdedilen uluslararası nakliye anlaşması uyarınca ticari ilişki bulunduğunu, davalının anlaşma uyarınca door to door şeklinde teslim şartını kabul ettiğini, 28 gün içerisinde nakliyeyi gerçekleştirme ve müşteriye teslim etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalının anlaşmaya aykırı şekilde müvekkilinden anlaşmaya dahil olan hususlar için ayrıca ödeme talep ettiğini, müvekkilinin anlaşmadan beklediği faydayı sağlayamadığı gibi daha fazla zarara uğradığını, 12/05/2020 tarihinde sözleşme konusu malların müvekkilince özenli ve dikkatli bir şekilde paketlenmiş halde davalı yana teslim edildiğini, davalının malları anlaşılan süreden oldukça geç bir sürede 01/07/2020 tarihinde hasarlı ve zarar görmüş halde müşteriye teslim ettiğini, davalının paketlenmiş malları sandıklarından çıkararak malların zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalının taşımanın tamamından sorumlu olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranmayarak kusurlu olduğunu, davalının kusuru ve ihmali nedeniyle müvekkilinin toplamda 2.625,00 USD maddi zarara uğradığını, Kadıköy ... Noterliği'nin 16/04/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilinin maddi zararının ödenmesinin talep edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 2.625,00 USD maddi tazminatın fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;  taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesi mevcut olmayıp, müvekkil şirket  tarafından yapılan taşıma parsiyel taşıma işi olduğunu, parsiyel taşıma işi, aynı yöne giden birden fazla ürünün aynı konteynerde taşınması olup, ucuz ve riskli bir taşıma şekli olduğunu, yapılacak en ucuz taşıma, parsiyel taşıma olup,  karşı tarafa bu taşımanın riskleri de bildirildiğini, bildirilen risklere rağmen, karşı taraf taşıma işinin  yapılmasında mutabık olduğunu,  aynı maillerde görüleceği üzere, ürünlerin boyutu nedeniyle gönderileceği yer olan Amerika'da taşımasının yapılamadığı da bildirildiğini, Amerika'da yerleşim yerlerine büyük ebatlı paketlerin gönderimi yapılamadığını, davacı tarafa bu durumun belirtilmiş olmasına rağmen gönderimin yapılmasını istediğini,  davacıya bu durumun riskli olduğu bildirilmesine rağmen, ürünlerin taşınmasını kabul ettiğini, teslimatın özenli bir şekilde yapılmaya çalışıldığını,  taşıması yapılan iş ve işlemlerde müvekkili şirketin bir kusuru ve hatası bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...  Dava;taşınan emtianın  geç ve hasarlı teslimi nedeniyle meydana gelen zararın tazmini isteğiyle açılan alacak davasıdır. Davacı tarafça satışı yapılan sürgülü cam balkon  emtiasının  ...   sayılı hat konişmentosu  tahtında   İstanbul Limanından New York  Limanına sevkedildiği,  davacı tarafça emtianın 01/07/2020 tarihinde, geç ve hasarlı olarak teslim edildiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı  görülmüştür.Dosyaya taşımaya ilişkin olarak sunulan  ... sayılı konişmentonun davalı tarafından düzenlenmiş olduğu, yükletenin davacı olduğu, ... sayılı  konişmentonun ... Limited tarafından düzenlendiği, yükleteninin davalı ... Acenteliği olduğu, yine  ... sayılı konişmentonun ... tarafından düzenlendiği, ...'ın bu konişmentoya göre  yükleten olduğu görülmüştür. Buna göre davacı ile davalı  arasında taşıma konusunda anlaşmaya varıldığı, davalının taşıma işini ... şirketine devrettiği, bu şirketin de taşımayı fiilen ...'a   yaptırdığı, davalının  akdi taşıyan konumunda olduğu ve pasif husumet ehliyetinin  bulunduğu anlaşılmıştır.TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde ve 12/04/2022 tarihli beyan dilekçesinde emtianın 12/05/2020 tarihinde davalı tarafa teslim edildiği, anlaşmaya göre 28 gün içerisinde alıcıya teslim edilmesi gerektiğini, ancak 01/07/2020 tarihinde teslim edildiğini belirtmiştir. Buna göre gerek davacı beyanına teslim edilmesi gereken tarih, gerekse de emtianın hasarlı olarak teslim edildiği 01/07/2020 tarihinden, arabuluculuk sürecinin başlatıldığı 02/11/2021 tarihine kadar TTK 1188. Maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği  ...\" gerekçesiyle, davanın hak düşürücü sürede açılmaması sebebiyle reddine karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>LERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalıdan  zararının giderilmesinin birden fazla kez talep edildiğini, davalının da her defasında en kısa süre içerisinde davacının yaşadığı mağduriyetini ve zararlarını gidereceğini taahhüt ettiğini,  malların hasarlı ve gecikmeli olarak teslim edildiğine ilişkin davacı ile davalı şirket yetkilisi arasındaki mail ve whatsapp yazışmalarının sunulduğunu, sunulan yazışmalardan da, hasarlı teslimata ilişkin durumun ve sürecin davacı müvekkil tarafından davalı kuruma iletildiği, malların hasarlı bir biçimde teslim edilmesi sebebiyle davalı kurumun  davacı müvekkilin zararını karşılayacağını beyan ettiğinin anlaşıldığını, davalının açık kabul beyanlarının bulunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından bu husus dikkate alınmaksızın dosyanın karara çıkarılmış olmasının hukuka açıkça aykırı olduğunu, davacının söz konusu yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, mağduriyetinin giderileceği umuduyla davalının ödeme yapmasını beklediğini, ancak davalının zararları taahhüt ettiği gibi gidermediğini,  müvekkilinin  davalının dava konusu zararları karşılayacağına ilişkin verdiği taahhüdün akıbetini sormak amacıyla iletişime geçmek istese de davalıya ulaşılamadığını, bunun neticesinde,16.04.2021 tarihinde ihtarname ile  maddi zararların tazmininin talep edildiğini, akabinde davalının gerçek dışı ödeme taahhütleri ile müvekkilini oyaladığını ve daha da zarara uğrattığını, bu nedenle dava açıldığını,  her ne kadar TTK'nın 1188.maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmişse de, mahkemenin re'sen araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, TTK'nın 1189.maddesi uyarınca davacının, davalı davalı tarafından oyalandığını, bu sebeple hak düşürücü süreden faydalanamayacağını,  bunu fark eden müvekkili şirketin davalıya yönelik ihtarname keşide ettiğini, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte, gelinen noktada hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin Yasa uyarınca 16.04.2021 tarihi olduğunu, 1 yıllık hak düşürücü sürenin de 16.04.2022 tarihinde sona erdiğini, dava hukuka ve usule uygun olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz taşıması sırasında emtiada meydana gelen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı konişmentonun davalı tarafından düzenlendiği, yükletenin davacı olduğu, ... sayılı  konişmentonun ... adı ile ... Limited tarafından düzenlendiği, yükleteninin davalı ... Ltd. Şti.olduğu,   bu bilgilere göre davacı ile davalı  arasında taşıma konusunda anlaşma  bulunduğu, davalının taşıma işini ... şirketi aracılığı ile yaptığı, bu şirketin de taşımayı ... sayılı konişmentoya göre fiilen ... AŞ'ye  yaptırdığı, davalının  akdi taşıyan konumunda olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 1188/1-2 maddesinde; \"Eşyanın ziyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer.Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.\" düzenlemesi yer almaktadır.Dosya kapsamından taşınan emtianın 12.05.2020 tarihinde davalı tarafa taşınması için teslim edildiği, anlaşmaya göre 28 gün içerisinde alıcıya teslim edilmesi gerektiği, ancak 01.07.2020 tarihinde teslim edildiği, gerek  teslim edilmesi gereken tarih, gerekse de emtianın hasarlı olarak teslim edildiği 01.07.2020 tarihinden, arabuluculuğa başvurulan  02.11.2021 tarihine kadar  maddede belirtilen  hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından mahkemece  davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davacı vekili, TTK'nın 1189.maddesi uyarınca davalının müvekkilini zararın tazmin edileceği konusunda oyaladığını, bunun sunulan e mail ve whatsapp yazışmalarından anlaşıldığını,  bu şekilde  hak düşürücü sürenin geçmesine sebep olduğunu, bu nedenle hak düşürücü süreden yararlanamayacağını ileri sürmüş ise de,  davacı vekilinin bu hususa ilişkin yeterli delil ve belge sunamadığı, e mail ve whatsapp yazışmaları incelendiğinde  davalının bu sürenin geçirilmesi için davacıyı oyaladığı sonucunun çıkarılamadığı anlaşıldığından bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiş ve davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, HMK'nın 353.1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 19.01.2023 tarihinde,  oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dceb5c2285c0a9b7","SID":"b83f5620c110c472"}}