{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2201 <br>KARAR NO: 2023/315<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/10/2022 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2022/471 Esas<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/03/2023<br>03/10/2022 tarihli ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili;tarafların, müvekkilinin müşterilerinin ürünlerinin Çin'den Türkiye'ye getirilmesi hususunda anlaştığını, davalının, Çin'de çalışmalarını yürüten ... firmasına ödeme yapmaması nedeniyle ürünleri getiren firmanın ürünleri gümrükte bekleterek teslim etmediğini, bu nedenle davalının müvekkiline teslim etmeyi taahhüt ettiği ürünleri zamanında müvekkiline teslim etmediğini, bu yüzden işin başında müvekkili tarafından davalıya hizmet bedelinin teminatı olarak verilmiş olan çekin bedelsiz kaldığını, davalının edimlerini zamanında ifa etmemesi nedeniyle müvekkilinin kendi müşterilerine gecikme cezası ödeyerek maddi zarara uğradığını, davalının, müvekkilinin vermiş olduğu teminat çekini bankadan yazdırarak icra takibine koyma niyetinde olduğunu belirterek, davaya konu 15.07.2022 keşide tarihli ve 250.000-USD bedelli çek nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çek ile ilgili olarak tedbiren ödemeden men yasağı verilmesini ve çekin icra takibine konulmasının tedbiren önlenmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI: Mahkemece; somut olayda davacının, dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini istediği, dava dilekçesi ve talep dilekçesi eklerinde yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında taşıma işine ilişkin yazılı olmayan bir sözleşme bulunduğu, davacının, taşıma işine ilişkin edimin davalı tarafından yerine getirilmediğini ve çekin bedelsiz kaldığını ileri sürdüğü, İİK'nın 72/2. maddesi gereğince icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilebileceği, somut olay bakımından İİK'nın 72/2 maddesinde aranan koşulların oluştuğu,dava sonucunu temin eder şekilde tedbir kararı verilemeyeceği, bu nedenle ödemeden men yasağı talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava değerinin takdiren %25'i oranında teminat sunulması halinde dava konusu 15.07.2022 tarihli 250.000-USD tutarlı çeke dayalı icra takibinin durdurulmasına, ödemeden men yasağı isteminin reddine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: İtiraz eden davalı vekili; mahkemece verilen14.07.2022 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddi karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmamasına rağmen davacıların ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide müvekkili tarafından verilen hizmete karşılık faturalar kesildiğini, davacıların bu faturalara yasal süresinde itiraz etmediklerini, aksine müvekkiline çek keşide ederek verilen hizmeti ve borcu kabul ettiklerini, çekin taraflar arasındaki taşıma işinin yerine getirilmesi neticesinde oluşan borçlar için keşide edildiğini, çeklerin zamanında ödenmemesi üzerine iyi niyet kapsamında yeniden çek alındığını, çek haricinde ise çekte avalist olan diğer davacıların garanti sözleşmesini imzalayarak ödeme taahhüdünü garanti altına aldıklarını, davacıların hiç bir zaman borcu inkar etmeyerek keşide ettikleri çeklerle borcu kabul ettiklerini, ancak müvekkilinin yasal yollara başvurması üzerine borcu ödememek için çeşitli yollara başvurduklarını belirterek, ihtiyati tedbire ilişkin ara kararından dönülmesini talep etmiştir.<br>İTİRAZA İLİŞKİN ARA KARAR: Mahkemece; davacının, davalı tarafça yapılması gereken taşıma işine ilişkin edimin yerine getirilmediğinden bahisle dava konusu çekin bedelsiz kaldığı iddiasıyla, eldeki menfi tespit davasını açıldığı, dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar  ve dilekçe ekindeki belgeler, bilhassa taraflar arasındaki iş ilişkisine bağlı mail dökümleri birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çekin ihtilaf konusu olduğu ve somut olayda talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispatladığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı/karşı yan vekili; görevsiz mahkemece yapılan usul işlemlerinin kural olarak geçersiz olduğunu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle ihtiyati tedbir kararının da geçersiz olduğunu,yaklaşık ispata yönelik delil bulunmadığını, davacının sunduğu e-posta yazışmalarının davacıların haklılığını ortaya koyacak nitelikte olmadığını,ödemelerini erteleyen davacılara bu yönde ikinci bir şans veren müvekkiline karşı ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin yaptığı işlerin karşılığı olarak davacı şirkete faturalar düzenlediğini, davacının faturalara itiraz etmediğini, davacının önceki çekleri ödememesi üzerine müvekkili tarafından borcu yapılandırılarak farklı vadeli çekler alındığını, bu çeklerden 15.07.2022 tarihli 250.000-USD bedelli olanın bu davanın konusu olduğunu, ancak çeklerin karşılıksız çıktığını, ... dışındaki diğer davacıların garanti sözleşmesini imzaladıklarını, bu sözleşmenin de çekin teminat amacıyla verilmediğini açıkça ortaya koyduğunu, çekin teminat amacıyla verildiğine dair bir sözleşme veya delil bulunmadığını, sunulan e-posta yazışmalarının borcun kabul edildiğini gösterdiğini, davacıların iddialarının tamamının müspet zararın varlığına ilişkin olduğunu, bu nedenle çeke dayalı ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını belirterek, görevsiz mahkemece verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının geçersiz olduğunun kabulüne, aksi halde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında, İİK'nın 72/2 maddesi gereği verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına yönelik itiraza ilişkindir. İİK'nın 72/2. maddesi gereğince, \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" İhtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken göz önünde bulundurulması gereken 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Aynı yasanın 390/3 maddesi \"tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında, dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece de iddianın yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı gerekçesiyle istemin kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça; davacının müşterilerine satmak üzere Çin'den getirttiği ürünlerin deniz yoluyla taşınması işinin davalı tarafça üstlenildiği, ancak ürünler getirilmiş olmasına rağmen davacıya teslim edilmediği, taşıma işi bedelinin teminatı olarak verildiği iddia edilen çekin aynı zamanda bu nedenle bedelsiz kaldığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafça ise; davacının, müvekkilinin yaptığı işlerin karşılığı olarak düzenlediği faturalara itiraz etmediği, davacının önceki çekleri ödememesi üzerine müvekkilince borcun yapılandırılarak farklı vadeli çekler alındığı, dava konusu çekin de bu çeklerden birisi olduğu, ancak çeklerin karşılıksız çıktığı, ... Lojistik dışındaki davacıların borcun ödenmesini garanti etmek üzere garanti sözleşmesi imzaladıkları, bu sözleşmenin de çekin teminat amacıyla verilmediğini ortaya koyduğu ileri sürülmüştür. Dosyaya sunulan 24.05.2022 tarihli garanti sözleşmelerine göre, davacı ...'in davalıya olan 2.196.097,30-USD cari hesap borcunun 15.06.2022 tarihinde ödenmesi taahhüdünün garanti altına alınması amacıyla davalı şirket ile garantörler ..., davacı ... Dış Ticaret, ... İnşaat ve davacı şirket yetkilisi ... arasında ayrı ayrı garanti sözleşmeleri imzalanmıştır. Yine delil olarak dayanılan taraflar arasındaki e-posta yazışmalarına göre, taraflarca davacı şirketin davalıya olan borcunun yapılandırılması konusunda müzakereler yürütüldüğü, bu kapsamda davacı şirket yetkilisi tarafından davalıya ödeme alternatif ödeme planları sunulduğu, davacı şirket yetkilisince davalıya gönderilen 07.06.2022 ve 23.06.2022 tarihli e-postalarda da \"... Lojistik'in mevcut borçları kapsamında verilmiş ve ödenmemiş çeklerin yerine yeni bir ödeme planı çıkarıp yeni çekler verdikleri, borcu ödemek istedikleri, borçlarını ödeyebilmek için 12-24 aylık bir plana ihtiyaçları olduğu\" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Söz konusu deliller ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacıların haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karara verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak, itiraz eden vekilinin  itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/471 Esas sayılı 03/10/2022 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"İhtiyati tedbire itirazın kabulüne, ihtiyati tedbire ilişkin mahkemenin 2022/471 esas sayılı, 18/07/2022 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına,Tedbirin kaldırıldığına ilişkin bildirimlerin yapılması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,\"İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 02/03/2023 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8783d9623ec01027","SID":"bd16cbfd5734ea04"}}