{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/971 <br>KARAR NO\t: 2024/1105<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                               \t K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/11/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/190 E.  -  2020/420 K.<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>\t...<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/11/2020 Tarih ve 2019/190 Esas - 2020/420 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davaya konu olan “...” ibareli marka ile müvekkilinin markasının benzer olduğunu, tüketici tarafından ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğunu “...” ibaresinin müvekkilinin markası  gibi üç kelimeden oluştuğunu, ilk ve son kelimelerinin tamamen aynı olduğunu, logolar arasında da ise kopyalama derecesinde benzerlik bulunduğunu, söz konusu markanın müvekkilinin markasından türetildiğini, markaların hem görsel hem de işitsel olarak benzer olduğunu, logoların çevresindeki desenlerin de birebir aynı bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız faydalanmasına yol açacağını, “...” markasının Türkiye’nin hemen hemen her ilinde 500’den fazla mağazası olan “...” mağazalarında satıldığını, ... markasının Türkiye’deki tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında “...” ibareli logosu ile birlikte tüketici nezdinde “...”  olduğu algısının yaratarak haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek YİDK’nın 2019-M-1612 sayılı kararının iptaline 2018/13144 sayılı “...” ibareli markanın 35. sınıftaki “tüm hizmetler” için reddine  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.   <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"...+ ŞEKİL\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... +ŞEKİL\" ibareli önceki başvurusu - tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel  ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtia benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, ancak davalının başvuru markasındaki tasarımsal şekle bakıldığında davacıya ait tasarımsal şekil ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlik oluştuğu, davalının bunca seçenek özgürlüğü varken davacı markasının görsel tasarımını aynen alıp kullanması hedef tüketici kitlesi nazarında haksız rekabet oluşturacağı, davacı taraf yayına itiraz aşamasında da haksız rekabete vurgu yaptığı, tüm bu gerekçelerle TTK 54. maddesinde belirtilen ve yukarıda izah edilen şekilde davalının başvuru markasının tasarımı ile davacı markasının görsel tasarımı birebir aynı olduğundan ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası  arasında görsel  benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği, bu nedenle davalı başvurusu açısından TTK 54. madde kapsamında haksız rekabette bulunulduğu, davacı taraf tanınmışlık ve kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de, bu hususların kanıtlanmadığı, davacı tarafın dava dilekçesinde ve sonraki HMK 31. maddesine göre izahat dilekçesinde \"marka başvurusunun reddi\" yönünde talepte bulunduğu, SMK kapsamında tescilli markaların iptali veya hükümsüzlüğünün söz konusu olabileceği, marka başvurusunun reddi kararının mümkün görülmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2019-M-1612 sayılı YİDK kararının iptaline, dava dilekçesinde ve sonraki izahat dilekçesinde \"marka başvurusunun reddi\" talep edilmekle SMK kapsamında tescilli markaların iptali veya hükümsüzlüğü söz konusu olabileceğinden bu konudaki istemin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararda, davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtia benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı ve davacı taraf tanınmışlık ve kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de bu hususların kanıtlanmadığı tespitlerine yer verildiğini, bu tespitlerin YİDK kararının yerinde olduğunu gösterdiğini, markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı tespit edilmiş olmasına karşın, TTK 54. madde kapsamında haksız rekabette bulunulduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı ve çelişkili olduğunu, iş bu davada haksız rekabetin şartlarının oluşmadığını, kanundan doğan bu tescil hakkının kullanılmasının haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceğini, ilgisiz ve karıştırılmayacak bir emtiada haksız rekabet de oluşmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalının “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayınlanmasından sonra davacının  \"... +ŞEKİL\" ibareli markalarını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle reddedildiği, davacının YİDK iptali istemi ile iş bu davayı açtığı, mahkemece davalının \"...+ ŞEKİL\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... +ŞEKİL\" ibareli önceki başvurusu - tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel  ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtia benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, davacı taraf tanınmışlık ve kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de bu hususların da kanıtlanmadığı, ancak haksız rekabet olduğu yönünde karar verildiği, bu karara yönelik olarak davalı ... istinaf yoluna başvurulduğu, bu kapsamda dosyadaki uyuşmazlığın somut uyuşmazlık açısından haksız rekabet hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. <br>\t6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde mahkemece davalının \"... + ŞEKİL\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... +ŞEKİL\" ibareli önceki başvurusu - tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtia benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı ve davacı tarafın tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının kanıtlanmadığı belirlenmiş olup, mahkemece belirlenen bu hususlar istinafın konusu yapılmamıştır. <br>\tAz önce de belirtildiği üzere Dairemiz önündeki uyuşmazlık, davalının marka başvurusunun davacı markası karşısında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır. <br>\tMahkemece, davalının başvuru markasındaki tasarımsal şekil ile davacıya ait tasarımsal şekil arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olması haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ve dava kabul edilmiş ise de, bu değerlendirme doğru olmamıştır. Zira, davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtianın benzemediği yani somut olayda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, ayrıca davacı tarafın tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının kanıtlanamadığı sabit bulunmaktadır. Diğer bir ifade tarzı ile davalının marka başvurusunun tescil edilmesinin önünde hukuken bir engel bulunmamaktadır. Haksız rekabetin ana unsuru hukuka aykırı bir fiil bulunması olup, hukuka uygun olarak yapılan bir marka başvurusunun davacı açısından haksız rekabet yarattığından da bahsedilemeyecektir. O halde mahkemece davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince, dava dilekçesinde ve sonraki izahat dilekçesinde \"marka başvurusunun reddi\" talep edilmekle SMK kapsamında tescilli markaların iptali veya hükümsüzlüğü söz konusu olabileceğinden bu konudaki istemin reddine karar verilmiş olup, bu karara yönelik olarak davanın ilgili taraflarınca kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, bu karara yönelik olarak Dairemizce bir inceleme yapılmamış, aşağıda gösterildiği şekilde önceki hüküm aynen korunmuştur. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/11/2020 gün ve 2019/190 Esas - 2020/420 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t\t\t\t\t\t\t\t3-Dava dilekçesinde ve sonraki izahat dilekçesinde \"marka başvurusunun reddi\" talep edilmekle SMK kapsamında tescilli markaların iptali veya hükümsüzlüğü söz konusu olabileceğinden bu konudaki istemin REDDİNE, <br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 383,2‬0.TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 50,00 TL posta ve tebligat gideri, 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 270,7‬0 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t8-Davalı şahıs tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70.TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2024<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c974c61c85ba8192","SID":"0c0d8da0594f0d76"}}