{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/316 Esas<br>KARAR NO: 2023/199 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK VE İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2020/116 Esas - 2020/284 Karar<br>TARİH: 09/11/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/02/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket nezdinde ... nolu Nakliyat Tekne İnşaat Poliçesi ile sigortalı bulunan, ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından ... Ltd. Firması adına inşa edilen ... (nihai ismi ...) isimli sigortalı teknenin, denize indirilmek üzere 16.07.2018 tarihinde inşa hangarında tır aracına yüklenerek karayolu ile ...'ya aktarıldığını ve aynı gün lift yardımı ile teknenin denize indirilmesi sırasında, lift sapanları ile tekne gövdesine direkt temas eden sapanın sürtünmesi sonucunda, teknecin sancak baş omuzluk bölgesindeki küpeşte dış kaplaması ve boyasının hasara uğradığını, hasara ilişkin mahallinde inceleme yapan bağımsız ve alanında uzman eksperin düzenlemiş olduğu 01.11.2018 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalı teknenin inşa hangarından tıra yüklenerek 16.07.2013 tarihinde marinaya sorunsuz bir şekilde vardığını ve teknenin travel lift marifeti ile denize indirilme operasyonu sırasında, teknenin sancak baş omuzluk bölgesindeki küpeşte dış kaplamasında ve karma zehirli boyasında lokal hasar olduğunun tespit edildiğini, yapılan incelemede, teknenin sancak tarafta baştan 4 metre geride güverte borda bükümünde 6x2 cm.lik alanda derin boya hasarının mevcut olduğunu, tekne gövdesinde kullanılan boyanın metalik alaşımlı özel boya olduğunu, bu nedenle lokal boya uygulamasının (rötuş) iyi sonuç veremeyeceği tespitinde bulunulduğunu, söz konusu hasarın onarımı için sigortalı teknenin inşa hangarına geri götürülerek, öncelikle lokal onarım/boya yapılarak hasarın giderilmesinin planlandığını, ancak yapılan işlemler sonucu boya yapılan/yamalanan alan ile hasarsız alan arasında ton farkının bulunduğunun tespit edildiğini, bu aşamada dahi tüm gövdenin boyamasına geçilmediğini, lokal onarım/boya işleminin bir kez daha gerçekleştirildiğini, ancak yine de netice alınamadığını, boyanın metalik boya olması ve yapısı gereği diğer boyalardan ayrılan özel durumu sebebiyle komple boyanması gerektiğinden, tüm gövdenin yeniden boyanması şeklinde onarımının sağlandığını, eksper tarafından ... çekek sahasında bulunan ve hasara sebebiyet veren lift üzerinde yapılan incelemede, 16.07.2018 tarihinde meydana gelen hasar ile ilgili hazırlanan rapor içinde bulunan fotoğraflar incelendiğinde, lift sapanları üzerinde herhangi bir koruyucu malzeme bulunmadığını ancak 02.08.2018 tarihinde yapılan ekspertiz çalışmasında, lift sapanları üstüne koruyucu kılıf giydirildiğinin görüldüğünün raporlandığını, söz konusu hasarın teknenin travel liften denize indirilmesi esnasında lift sapanları ile tekne arasında herhangi bir koruyucu olmaması ile tekne gövdesine direkt temas eden sapanın sert bir şekilde sürtünmesi sonucu meydana geldiğinin ... tarafından tespit edildiğini, buna göre davalı ...nın üzerine düşen sorumlululuğu olay tarihinde yerine getirmediğinin açık ve net olarak subuta erdiğini, Eksper Raporunda hasarın ...'ya rücu edilebileceğinin belirtildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya, poliçe şartları gereği 6.351,52 USD ve 10.000 TL hasar tazminatı ödendiğini ve TBK'nun 183. maddesi hükmü gereği temlik alınan ve TTK'nun 1472. maddesi hükmü uyarınca halef olunduğunu, davalıya yapılan müracaatlardan sonuç alınamaması üzerine, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürluğü'nün ... Esas nolu dosyast ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, Arabuluculuk başvurusundan da olumlu bir sonuç elde edilemediğini belirterek, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talp etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, Davacı tarafından ikame edilen davanın İstanbul Mahkemelerinin değil İstanbul Anadolu Mahkemelerinin bu dava hasmından yekili olduklarını, müvekkilinin adresinin Tuzla'da olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin Anadolu icra Müdurlüğü'nde başlatıldığını, usul ekonomisi gereği işbu davanın da Anadolu Mahkemelerinde ikamesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK'nın sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetkili mahkemenin rizikonun geçekleştiği yer mahkemesi olduğunun açık şekilde belirtildiğini, iddia edilen  dava konusu olayın ...'da gerçekleştiğini, yetki bakımından İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zararın meydana gelişinde davacı sigortalısının kusurunun bulunduğunu, tekne denize indirildikten sonra kontrol için sapanlar bağlı şekilde lift üzerinde bekletilirken, tekne makinelerinin çalıştırılıp ileri yol verilmesi ve bu sebeple teknenin sapanlarından kurtulmaya çalışması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, söz konusu sapanların kılf olmadan da kullanılabilir nitelikleri bulunduğunu, koruyucu kılıfların taşınan tekneyi değil, sapanları korumak için geliştirildiğini, bahse konu koruyucu kılıfların, taşınan şeyin keskin kenarlarının ve köşelerinin sapana zarar vermemesi amacıyla kullanıldığını, taşınanm sapandan zarar görme ihtimalinin bulunmadığını, dilekçe ekrnde sundukları sapan ve koruyucu kılıflar hakkında üretici firmaların bilgilendirme ve katalog görsellerinde bu hususların yazılı olduğunu, müvekkili şirket tarafından aynı teknik şartlar içerisinde ve sapanlar aynı şekilde kutlanılarak denize tekne indirimlerinin gerçekleştirildiğini, nitekim davacı sigortalısı olan firmanın da dava konusu olay tarihinden sonra bir çok kez müvekkili şirket ile çalıştığını ve tekne indirmeleri gerçekleştirdiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu belirterek, aleyhlerine ikame olunan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/11/2020 tarih 2020/116 Esas 2020/284 Karar sayılı kararında;.......Tüm dosya kapsamı itibariyle, dava davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminatın halefiyete binaen rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ... Ltd. Firması adına ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından inşa edilen, ... inşa numaralı ... adlı (gövdesi üstünde ... ismi yazan) teknenin, davacı sigorta şirketi tarafından 04.05.2017-31.08.2018 dönemi için 780.745,00 USD sigorta bedeli ile sigortalandığı, davacı tarafından düzenlenmiş 04/05/2017 başlangıç ve 31/08/2018 bitiş tarihli sigorta sözleşmesi, 04/05/2017-30/11/2018 dönemini kapsayan Nakliyat Tekne İnşaat Zeyilnamesi ile 06/11/2018 tarihli ödeme belgesinin incelenmesinde, davacı sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ve bu sözleşme çerçevesinde ödemesi gereken sigorta tazminatını ödediği ve böylece TTK m. 1472 hükmü gereğince sigortalısının haklarına kanunen halef olduğu, dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, dava konusu  teknenin, suya indirilmek üzere 16/07/2018 tarihinde, inşa hangarından alınıp tıra yüklenerek ...'ya getirildiği, burada marinaya ait travel lift yardımıyla denize indirme operasyonu sırasında veya sonrasında davaya konu edilen hasara maruz kaldığı, teknenin marinaya ait travel lift yardımıyla denize indirme operasyonunu takiben hasar gördüğü hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından indirme operasyonu sırasında, lift sapanları ile tekne gövdesine direkt temas eden sapanın sürtünmesi sonucunda hasarın meydana geldiği iddia edilirken davalı ... tarafından tekne denize indirildikten sonra kontrol için sapanlar bağlı şekilde lift üzerinde bekletilirken, tekne makinelerinin çalıştırılıp ileri yol verilmesi ve bu sebeple teknenin sapanlarından kurtulmaya çalışması nedeniyle hasarın meydana geldiğinin savunulduğu, davalının 16/07/2018 tarihinde teknenin sancak baş omuzluk bölgesindeki küpeşte dış kaplamasında ve karina zehirli boyasında oluşan lokal hasar ile ilgili sorumluluğu kabul etmediği, olaydan sonra davalı tarafından hazırlanan ve taraflarca müştereken imzalanan 16/07/2018 tarihli Tutanakta, 16/07/2018 tarihinde dava konusu teknenin travel liftten denize indirme operasyonu akabinde sancak baş omuzluk bölgesindeki boyada sıyrılma olduğunun tespit edildiği ve tutanağın tekne sahibinin talebi üzerine düzenlendiğinin belirtildiği, hasarın davacıya ihbarı üzerine  01/11/2018 tarihli Tekne İnşaat Hasarı Ekspertiz Raporu düzenlendiği, 6.631,52 USD hasar tazminatı hesaplandığı, dava konusu teknenin ... sahasında, tırın üzerinden alınıp denize indirilmesi için, davalının \"Travel Lifti\" ve \"Askı Sapanları\" kullandığı, iki adet askı sapan kullanılarak teknenin dengeye alınıp kaldırılmasının amaçlandığı, ancak dosyada mevcut fotoğraflardan teknenin sancak tarafına doğru bir miktar yaslanmış olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan imalatçı şirket katalog bilgilerinden kullanılan sapanların ''polyester\" malzemeden imal edilmiş ve yassı tipte oldukları, sapan imalatçı şirketin verdiği teknik bilgilerden, bu tip polyester sapanların keskin yüzeylerde kullanılmasından kaçınılmasının gerektiği, bu durumun çalışma güvenliği ve sapanın ömrü için önemli olduğunun belirtildiği, dolayısıyla söz konusu sapanların kılıf olmadan da kullanılabilir niteliklerinin bulunduğu, koruyucu kılıfların taşınan tekneyi değil, sapanları korumak için geliştirildiği, dosyada mevcut fotoğraflardan teknenin kaldırılması için kullanılan askı sapanlarının üzerinde koruma kılıfı bulunmadığı anlaşılmış ise de, koruyucu kılıfların taşınan tekneyi değil, sapanları korumak için imal edildiği, taşınan yükün keskin kenarlarının ve yüzeylerinin sapana zarar vermemesi amacıyla kullanıldığı, dava konusu teknenin güverte-borda birleşiminin \"yuvarlak hatlı\" olması nedeniyle kullanılan sapanların koruma kılıflı olmasının davalı adına risk teşkil etmediği, teknede keskin yüzey/kenar olmadığı için, kullanılan sapanların bu kaldırma operasyonu için uygun olduğu, teknede hasarın, sapan yüzeyi ile tekne yüzeyi arasında meydana geldiği ve tekne boyasının hasarlandığı, bu hususun 16/07/2018 tarihli Tutanakta da belirtildiği, her ne kadar davalı tarafından tekne denize indirildikten sonra kontrol için sapanlar bağlı şekilde lift üzerinde bekletilirken, tekne makinelerinin çalıştırılıp ileri yol verilmesi ve bu sebeple teknenin sapanlarından kurtulmaya çalışması nedeniyle hasarın meydana geldiğini öne sürülmekte ise de, teknenin gövdesine en az 8 noktadan temas eden sapanların, teknenin ileriye doğru hareketi ile sadece bir temas noktasında hasara yol açmış olabileceği düşüncesinin imkansızlığı ve teknenin ileriye hamle yaptığı durumda, katedeceği mesafenin 6 cm. den çok daha fazla olacağı ve hasarın sadece 6x2 cm. lik bir alanda meydana geldiği düşünüldüğünde, hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, teknenin kaldırılmasında kullanılan askı sapanlarından sadece bir tanesinin yata zarar vermesinin sebebinin, teknenin makinelerinin çalıştırılıp ileri yol verilmesi olamayacağı düşünülerek, hasarın askı sapanının tekne gövdesi ile temas ettiği yüzeyde  meydana geldiği dikkate alındığında 300 mm genişliğindeki sapan yüzeyinde, boyadan daha yüksek yoğunlukta yabancı maddelerin bulunması (taş, kum, toprak vb.), yani sapan yüzeyinin temiz olmaması sonucu söz konusu hasarın meydana geldiği, dolayısıyla davalının sorumlu olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tekne sigorta poliçesindeki muafiyet şartları gereği, tenzili muafiyet sonrası hesaplanan 6.631,52 USD bedele davacı sigorta şirketince sigortalısı şirkete ödeme tarihi olan 06/11/2018 tarihinden takip tarihine kadar ticari faiz uygulanmış, davacı tarafından sigortalısına yapılan 10.000 TL. ödemenin sigorta teminatı kapsamında bulunmaması, bu çerçevede yapılan ödemenin hatır ödemesi olması nedeniyle bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmiş, alacak miktarının bilirkişi raporu sonucunda tespit edilmesi ve likit olmaması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....\"gerekçesi ile, 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile davalının İstanbul ...İca Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 6.631,52 USD asıl alacak ve 379 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.010,52 USD  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak olan 6.631,52 USD ye  takip tarihinden  itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a md. Ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına, 2-Koşulları oluşmadığından davacının  icra inkar tazminatı talebinin  reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: DAVACI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, kararda aleyhe olan kısımların kaldırılması gerektiğini, Davalı ...'nın üzerine düşen sorumluluğu olay tarihinde yerine getirmediğini,  davacı müvekkili sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına yapmış olduğu 10.000 TL tutarındaki ödemenin hatır ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın işbu tutar üzerinden kısmen reddedildiğini ancak dava dosyasına sunulmuş bulunan 30.11.2018 tarihli tazminat makbuzu, ibraname ve feragatname isimli belgenin incelenmesi ile de görüleceği üzere her ne kadar 10.000 TL tutarında yapılan ödemenin ex-gratia ödemesi olduğu belirtilmiş olunsa da üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarının ödenen işbu tazminat miktarı kadar davacı sigorta şirketine devir ve temlik edildiği dava dışı sigortalı tarafından beyan ve taahhüt edildiğini, Dava dışı sigortalı, hasar ile ilgili olarak uğranılan zarar nedeniyle davalı taraftan talep edebileceği alacağını TBK m. 183 (eski BK m.162) ve devamı maddeleri uyarınca davacı müvekkili şirkete temlik ettiğini, Bu durum karşısında davacı müvekkilinin sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkı bulunduğunu, Davacı müvekkilinin temlik alan sıfatı ile sigortalı emtiada gerçekleşen gerçek zararı isteme hakkı bulunduğunu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.10.2006 Tarih, 2005/9076 E., 2006/9945 K.) İşbu hüküm ve içtihatlar kapsamında davacı müvekkilinin TTK m.1472 gereği dava dışı sigortalısının halefi konumunda yer almasının yanında ayrıca söz konusu temlik beyanına istinaden de TBK m.183 hükmü gereği ödenmiş bulunan 10.000 TL tazminat tutarı için de talep hakkı bulunduğunu, işbu tazminat tutarı, hesaplanan 8.564,22 USD hasar tazminat tutarı üzerinden yapılan poliçede yazılı muafiyet tenzili neticesinde 30.11.2018 tarihindeki kura karşılık gelen 1.932,70 USD'ye tekabül ettiğini, söz konusu tazminat tutarı davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hatır ödemesi olarak ödenmiş olunsa da işbu tutarın, TBK m.183 gereği hasardan sorumlu bulunan davalı taraftan talep edilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığını, kanunda yazılı temlik hükümlerine göre davacı müvekkili şirketin 10.000 TL tutarındaki hasar tazminatını talep etme hakkının bulunduğunu, Talep edilen icra inkar tazminatı, yerel mahkeme tarafından alacak miktarının bilirkişi raporu sonucunda tespit edilmesi ve likit olmaması nedeniyle reddedildiğini ancak ekspertiz raporu uyarınca karşı taraftan talep edilen ve icra dosyasına konu edilen alacağın miktarı hususundaki haklılığın bilirkişi raporu ile de sübuta erdiğini talep edilen hasar miktarının belli olduğu, borçlunun itirazının haksız olduğunun sübuta erdiği nazara alındığında icra inkar tazminatına ilişkin talebin kabulünün gerektiğini, İleri sürerek yerel mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasını, tüm taleplerin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Davaya konu zararın davacının belirtildiği şekilde meydana gelmediğini, zarar ile müvekkili şirketin eylemi/eylemsizliği arasında nedensellik bağı bulunmadığını, Davacı, olayın vukuunda teknenin denize indirilmesi sırasında lift sapanları ile tekne arasında herhangi bir koruyucu olmaması nedeniyle zararın meydana geldiğini belirttiğini, ancak hasarın meydana gelişinde davacı sigortalısının kendi kusurunun mevcut olduğunu, bahse konu zararın, tekne denize indirildikten sonra kontrol için sapanlar bağlı şekilde lift üzerinde bekletilirken tekne makinelerinin çalıştırılıp ileri yol verilmesi ve bu sebeple teknenin sapanlardan kurtulmaya çalışması nedeniyle sürtünmeden dolayı gerçekleştiğini, olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurlu eyleminin sebep olmadığını,Yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve varsayımlara dayandığını, somut gerçeklerden uzak olduğunu, Yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, tek bir rapor ile 7 ay içeresinde 3 celse ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporuna itirazların olmasına karşın mahkeme tarafından bu itirazların dikkate alınmadığını ve itirazların değerlendirilmek üzere ek rapor da alınmadığını, (Yargıtay 22. HD 2019/5678 Esas, 2019/20807 Karar sayılı ve 11.11.2019 tarihli kararı) Somut uyuşmazlıkta hasarın neden kaynaklandığının değil davacının iddia ettiği gerekçeden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, İleri sürülerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, nakliyat tekne inşaat sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen tazminatın  rücuen tazmin talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı sigorta şirketi nezdinde ... nolu Nakliyat Tekne İnşaat Poliçesi ile sigortalı bulunan, ... Ltd. Firması adına ... Tic. Ltd. Şti. firması tarafından inşa edilen, ... inşa numaralı ... adlı (gövdesi üstünde ... ismi yazan) teknenin, suya indirilmek üzere 16/07/2018 tarihinde inşa hangarından alınıp tıra yüklenerek ...'ya getirildiği, burada marinaya ait travel lift yardımıyla denize indirme operasyonu sırasında veya sonrasında davaya konu edilen hasara maruz kaldığı, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya poliçe şartları gereği 6.351,52 USD hasar tazminatı ile 10.000 TL  iyi niyet ödemesi yapıldığı ve TBK'nun 183. maddesi hükmü gereği temlik alınan ve TTK'nun 1472. maddesi hükmü uyarınca halef olunan alacağın tahsili talebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürluğü'nün ... Esas nolu dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı ve takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF SEBEPLERİ İNCELENDİĞİNDE; Sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra zarar sorumlularına rücu edebilir. Bunun dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigorta şirketinin poliçe ilişkisine dayanılarak rücu davası açması mümkün değildir. Sigortacı tarafından sigortalısına, poliçe hükümlerine uygun olmayan bir ödeme yapılması durumu ise öğreti ve uygulamada “ex gratia ödeme” yani “hatır ödemesi” olarak adlandırılmaktadır. Poliçe hükümlerine aykırı bir ödeme yapıldığında sigortacı, TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hakkını kazanamaz.  Sigortacının açtığı rücu davasında halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da sigortacı, ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını alacağın temliki yoluyla devralmışsa, bu takdirde davacı davacılık sıfatını TTK'nın 1472. maddesinden değil, TBK’nın 183 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan alacağın devri hükümlerinden almış olacak ve sigortaca rücu davası şeklinde açılan dava genel hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır. Somut olaya döndüğümüzde, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 6.631,52 USD. Ödeme yaparak 05/11/2018 tarihli ibraname ile alacağın sigorta şirketine devir ve temlik edildiğinin belirtildiği, 30/11/2018 tarihli  tazminat makbuzu, ibraname ve feragatname başlıklı ibraname ile de 10.000,00 TL. Lik iyi niyet (ex gratia ) ödemesi yapıldığı ve üçüncü şahıslara karşı olan dava ve talep hakkının yazılı miktar kadar sigorta şirketine devir ve temlik edildiği belirtilmiş olup davacı sigorta şirketi dava dilekçesinde icra takibini ve eldeki davayı TBK 183 hükmü gereği alacağın temliki ve TTK. 1472 Maddesi  hükmü gereği açtığını belirtmiş olup bu durumda Mahkemece  davacı tarafından sigortalısına yapılan 10.000 TL. Ödemenin TBK’nın 183 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan alacağın devri (temliki) hükümlerine göre değerlendirip bu miktar yönünden de talebin kabul edilmesi  gerekirken yukarıdaki gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1965 Esas- 2021/3211 Karar sayılı kararı ve \tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2010/4324 Esas- 2011/16485 Karar sayılı kararları da benzer mahiyettedir.) Alacağın varlığı ve miktarının tesbiti yargılamayı gerektirip likit olmadığından mahkemece davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>DAVALI VEKİLİNİN İSTİNAF SEBEPLERİ İNCELENDİĞİNDE; Olaydan sonra ... tarafından 16/07/2018 tarihli tutanak düzenlendiği, tutanağın tekne sahibi ve çekek yetkilisi tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin experi tarafından düzenlenen 01/11/2018 tarihli exper raporunda; '' ... çekek sahasında bulunan ve hasara sebebiyet veren lift üzerinde yapılan incelemede, 16.07.2018 tarihinde meydana gelen hasar ile ilgili hazırlanan rapor içeriğinde bulunan fotoğraflar incelendiğinde, lift sapanları üzerinde herhangi bir koruyucu malzeme bulunmadığı ancak 02.08.2018 tarihinde yapılan ekspertiz çalışmasında, lift sapanları üstüne koruyucu plastik kılıf giydirildiğinin görüldüğü, söz konusu hasarın teknenin travel liften denize indirilmesi esnasında lift sapanları ile tekne arasında herhangi bir koruyucu olmaması nedeni ile tekne gövdesine direkt temas eden sapanın sert bir şekilde sürtünmesi sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği,'' belirtilmiştir. Mahkemece gemi inşa ve makina mühendisi bilirkişi ile sigorta bilirkişisinden oluşan heyetten alınan bilirkişi raporunda;'' dava konusu teknenin ... sahasında, tırın üzerinden alınıp denize indirilmesi için, davalının \"Travel Lifti\" ve \"Askı Sapanları\" kullanıldığı, iki adet askı sapan kullanılarak teknenin dengeye alınıp kaldırılmasının amaçlandığı, ancak dosyada mevcut fotoğraflardan teknenin sancak tarafına doğru bir miktar yaslanmış olduğunun görüldüğü, davalı tarafından dosyaya sunulan imalatçı şirket katalog bilgilerinden kullanılan sapanların ''polyester\" malzemeden imal edilmiş ve yassı tipte oldukları, sapan imalatçı şirketin verdiği teknik bilgilerden, bu tip polyester sapanların keskin yüzeylerde kullanılmasından kaçınılmasının gerektiği, bu durumun çalışma güvenliği ve sapanın ömrü için önemli olduğunun belirtildiği, dolayısıyla söz konusu sapanların kılıf olmadan da kullanılabilir niteliklerinin bulunduğu, koruyucu kılıfların taşınan tekneyi değil, sapanları korumak için geliştirildiği, dosyada mevcut fotoğraflardan teknenin kaldırılması için kullanılan askı sapanlarının üzerinde koruma kılıfı bulunmadığı anlaşılmış ise de, koruyucu kılıfların taşınan tekneyi değil, sapanları korumak için imal edildiği, askı sapanının tekne gövdesi ile temas ettiği yüzeyde hasar meydana geldiğine göre, experin yaptığı tesbit olan, ''teknenin indirilmesi esnasında, teknenin sancak tarafa doğru lift sapanına yaslamış durumda olduğu, sapan ile tekne arasında herhangi bir koruyucu malzeme olmadığı ve sapandaki herhangi bir yabancı maddenin hasarı artırmış olabileceği, benzer hasarın  zehirli kısımda da oluştuğu, zehirli kısımda oluşan hasar ile güverte bordo kısmında oluşan  hasarın aynı hizada ve genişliğinin yaklaşık 300 mm olduğu, bu genişliğin lift sapanı ile örtüştüğü görüşünün hasarı izah eden makul ve kabul edilebilir görüş olduğunu, teknenin başlangıçta dengeli olarak kaldırılamaması ve sancak tarafına doğru yatmış olması nedeniyle, borda yüzeyinin sancak taraftaki sapana daha fazla yasladığının görüldüğünü, sapanın yetersizliği ve/veya kusuru olarak nitelendirilebilecek hususun üzerinde koruyucu kılıfın bulunmaması olmadığını, 300 mm. Genişliğindeki sapan yüzeyinde, boyadan daha yüksek yoğunlukta (sertlikte) yabancı maddelerin bulunması ( taş, kum, toprak v.s. ) bir başka ifadeyle sapan yüzeyinin temiz olmamasının hasara yol açabileceğini, bu tesbitlere göre davalı ... idaresinin kusurlu olduğunu, davalı yanın sorumluluğa yol açan bir ihmal/hata/kazadan kaynaklanmamış olması nedeniyle, ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece 09/11/2020 tarihli duruşmanın ara kararı ile, bilirkişi raporunun yeterli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davaya konu zararın meydana gelmesinde exper  ve bilirkişi raporuna göre  davalının kusurlu ve sorumlu olduğu, davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, exper  ve bilirkişi raporundaki tespitlerin zararın oluş biçimine uygun olduğu, tespitlerin aksinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından,   dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin  mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 Maddesine göre esastan reddine, davacı  ... SİGORTA A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A- Davalı ... A.Ş' nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B-Davacı ... SİGORTA A.Ş.' nin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik ve İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 09/11/2020 tarih 2020/116 Esas 2020/284 Karar sayılı kararının HMK 353/1-b2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dairemizce yeniden esas hakkında hüküm kurularak; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul ...İca Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 6.631,52 USD asıl alacak ve 379 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.010,52 USD, 10.000,00 TL. Asıl alacak ve 1.696,85 TL. İşlemiş faiz  olmak üzere toplam 11.696,85 TL.  üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen asıl alacak olan 6.631,52 USD' ye  takip tarihinden  itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a md. ve fıkrası gereğince faiz uygulanmasına,  kabul edilen asıl alacak olan 10.000,00 TL.'ye ise takip tarihinden itibaren %19,50 oran üzerinden avans faizi uygulanmasına, 2-Koşulları oluşmadığından davacının  icra inkar tazminatı talebinin  reddine, <br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihine göre alınması gereken 3.812,31.TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 728,42.TL harcın mahsubu ile bakiye 3.083,71.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 790,62.TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 65,90.TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.000,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam: 2.065,90.TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren (%95 kabul )1.962,60.TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesap ve taktir edilen 3.076,25.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansının talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, <br>İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 11-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 12-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.812,31.TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 708,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 3.104,31.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Dosyanın istinafa gidiş-dönüş ücreti davalı gider avansından karşılandığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,15-Bakiye gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 17-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/02/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a7c9c2183cbf56e","SID":"90b48374f91fa324"}}