{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/724 <br>KARAR NO\t: 2024/1189<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/03/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/122 E.  -  2019/97 K.<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tDairemizden verilen 29/01/2021 tarih ve 2019/980 Esas 2021/82 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2022 tarih ve 2021/3286  Esas 2022/7862 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili; müvekkili şirketin 1961 yılında kurulmuş olup bisküvi, kraker, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerinin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini ve \"...\" esas ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2017/01253-1-223   sayılı \"Ambalaj Deseni\" tasarım tescil başvurusunun yayınına görsel anlatımda müvekkili adına tescilli ... markasının birebir aynısını kullanmış olması ve tasarımların yeni ve ayırt edici vasfına haiz olmaması   sebebiyle itiraz ettiğini, YİDK’nın  dava konusu tasarım başvurusu ile  itiraz gerekçe olarak gösterdikleri markalarının  genel izlenim itibariyle farklı olduğu gerekçesiyle bu itirazı reddettiğini, oysa müvekkilinin tanınmış ... ibaresini ilk 2000 yılında tescil ettirildiğini, markaya yatırımlar yapıldığını, dava konusu tasarımda yer alan \"...\" ibaresinin müvekkiline ait \"...\" ibareli  markaları ile birebir  aynı/ ayırt edilemeyecek derecede benzer olup, markaları uzun yılladır kamuya arz edildiğinden davaya konu tasarımın 6769  sayılı SMK'nın 4. ve 5. maddelerine göre yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığını, herhangi bir ürünün \"...\" ibaresini taşınmasının müvekkiline ait ürünleri ve markaları akla getireceğini, müvekkiline ait \"...\" ibareli markaların bir benzerinin tasarım olarak tescil ettirilemeyeceğine dair emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini,  müvekkilinin markası ile iltibas oluşturan marklarının bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu, davalı ...'nın daha önce verdiği kararları ile çeliştiğini,ileri sürerek 24/01/2018 tarihli, 2018-T-56 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirket adına tescil edilen \"Ambalaj Deseni\" isimli tasarımlardan \"...\" ibaresinin çıkarılmasına ve dava konusu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı ... vekili, dava konusu tasarım ile davacının itirazına mesnet marklarının genel izlenim itibariyle birbirlerinden farklı olduğunu, söz konusu farklılıkların 6769 sayılı Kanun'un 56. maddesinde belirtilen küçük ayrıntılardan çok daha fazla olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı şirket vekili; davacının, müvekkili adına tescil edilen dava konusu tasarımından çıkarılmasını talep ettiği \"...\" ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olduğunu, müvekkilinin kendi tescilli markasını da kullanmak suretiyle oluşturduğu tasarımının tümden korunması gerektiğini, davaya konu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu,  müvekkilinin Türk Gıda Kodeksi Kilo Verme Amaçlı Enerjisi Kısıtlanmış Gıdalar Tebliğine uygun olarak üretimini ve satışını üstlendiği kilo verme amaçlı enerjisi kısıtlanmış gıda olan \"...\" ürününü gerek internet gerekse eczanelere vasıtasıyla tüketiciye sunduğunu, dava konusu tasarımların da müvekkiline ait \"...\" markalı ürünün satışa sunulduğu ambalaj görsellerinden oluştuğunu , tasarımlarında yer alan \"...\" ibaresinin İngilizcede zindelik anlamına gelip bilhassa gıda sektöründe ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, \"...\" ibaresinde \"... \" ibaresinin bulunmasının ürünün benzer olduğu sonucunu doğurmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.    <br><br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şirketin  23/02/2017 başvuru tarihli  2017/01253/1,2,3 sıra sayılı tasarımlarının davacı tarafa ait YİDK kararında geçen tescilli ... ibareli markaları karşısında benzerlik olduğu, başvuru tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığı ileri sürülmüş ise de,  benimsenen bilirkişi heyet raporunda ifade edilen bilgilenmiş kullanıcı nezdinde\" dava konusu tasarımlar  ile  davacının  kelime markaları arasında benzerlik bulunmadığı,  dava konusu 2017/01253 sayılı ve 1,2,3 sıra numaralı tasarımların yeni olduğu; ayırt edici nitelik koşulunu sağladığı\"  şeklindeki görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalıya ait 22017/01253/1,2,3 sıra sayılı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde  yenilik ve ayırt edicilik koşulu sağladığı, dolayısıyla  davaya konu olan YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, müvekkilinin itiraz gerekçesi kelime markalarının dava konusu tasarımlarla karşılaştırılmasının mümkün olmadığı, tasarımlarda eğer bir kelime varsa kelimenin kendisi değil konum ve şeklinin etkisinin dikkate alınacağı, dolayısıyla bir harfin özel bir tasarımından oluşan bir tasarımın da kelime markasıyla karşılaştırılmasının söz konusu olamayacağı yönündeki görüşünün Yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, ambalaj tasarımı olarak tescil ettirilmek istenen bir tasarımda bir başkası adına tescilli bir markanın iltibas yaratacak düzeyde benzerinin kullanılması ve  kullanımın markasal kullanım amacını taşıması halinde tasarımın tescilinin mümkün olamayacağının Yargıtay'ın yerleşik görüşü olduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, müvekkili adına tescilli ... ibaresinin esas unsur olarak ambalaj tasarımında yer aldığını ve gıda ürünlerine işaret eden bir kompozisyonda kullanıldığını, bu yönüyle müvekkiline ait gıda emtialarında kullanılan ve tanınmış olan ... markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanıldığınım anlaşılacağını, davalı şirket adına tescili \"...\" ibareli markanın 03,31,32,35 ve 44. Sınıflarda tescilli olduğunu, dava konusu tasarım ise Locarno sınıflandırılmasının 32. sınıfında yer almakta olup, tasarımlar üzerinde \"Gıda yerine Geçen Öğün \"ibaresi ile söz konusu tasarımın gıda ürünleri bakımından da kullanılacağını açık hale getirdiğini, ayrıca davalının  dava konusu tasarımında kullandığı görselin, tescilli markasında kullandığı görselden farklı olduğunu, bu itibarla dava konusu tasarımda yer alan işaretin davalının önceki tescilli markasından uzaklaşarak, işaret olarak kullanım önceliği olan ve zaman içerisinde yüksek tanınmışlık elde eden müvekkilinin markları ile ilişkilendirilebilecek bir biçim taşıdığını, davalı şirketin tasarım başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri, sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 29/01/2021 tarih ve 2019/980 Esas 2021/82 sayılı kararıyla,  ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunduğunun belirlenmiş olmasına rağmen, dava konusu tasarımda yer alan ve bir bütün olarak  anlamı olmayan  \"...\" ibaresinin  tüketiciler nezdinde \"... ...\" şeklinde algılanacak olması, ayrıca Türkçe'de geri anlamına gelen \"...\" kelimesinin \"...\" ibaresine vurgu yaptığı gibi ağızdan ilk ... ibaresinin çıkması ve bu durumda davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun da aynı kelimeden oluşması karşısında  davalının tasarımının davacıya ait  markaların asıl ibaresini içerdiği anlaşılmakta olup, bu durum iltibasa ve haksız rekabete yol açacağından, davacının marka hakkına ve haksız rekabet hükümlerine dayanarak tasarım tesciline engel olma hakkı bulunduğu (Yargıtay 11. HD, 2013/14673 Esas, 2014/4074 Karar ve 04.03.2014 Tarih), her ne kadar davalı  tarafça \"...\" ibaresinin tescilli markası olduğu savunulmuşsa da  davalının anılan markasının 25/01/2018 tarihinde tescil edilmesi ve ayrıca dava konusu tasarımda kullanılan  \"...\" ibaresinin marka tescilinden farklı olması karşısında davalının  \"...\" ibareli daha önceki marka tescilinin davalı lehine  müktesep teşkil etmeyeceği, davalıya ait tasarım tescilinin, davacının markasından haksız yararlanmaya yönelik olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN  07/11/2022 TARİH VE 2021/3286  ESAS 2022/7862 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar vekillerince temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, 6769 sayılı SMK’nın 77/1-a maddesi hükmü uyarınca bir tasarım başvurusunun kötü niyetle yapılması açık bir hükümsüzlük sebebi olarak öngörülmüş olup, Dairenin uygulamalarında bir başkasına ait markaya konu ibarenin tasarım içerisinde yer almasının kötü niyet emaresi olarak kabul edildiği, davacının itiraza gerekçe markalarının “...” ibaresini taşıdığı, buna mukabil başvuru konusu ambalaj tasarım görseli içerisinde yer alan ibarenin ise “...” olduğu,  davalının 2016/30012 sayılı ve “... … ...+zayıf bir insan figürü” unsurlu marka başvurusunun TPMK tarafından kabul ve tescil olunduğu, markanın hükümsüzlüğü ve TPMK YİDK kararının iptali istemiyle açılan davada İlk derece Mahkemesince davanın reddi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu karar kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiği, ancak bu kararın Dairenin 26.09.2022 tarih ve 2021/1685 E. – 2022/6319 K. sayılı ilamı ile davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, anılan kararın davalı lehine kesinleşmesi halinde, davalının kendisi adına tescilli markaya konu ibarenin tasarım başvurusunda yer almasının kötü niyetli bir başvuru olarak kabulü doğru olmayacağından,  bu kararın sonucu beklenerek karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve  endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  <br>Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamında bahsi geçen  dava dosyasının Dairemizin 2022/2169 sayılı esasına kaydolunduğu,  21/03/2023 tarihinde davanın reddine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla Dairemizin 2022/2169 Esas 2023/210 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir.<br>Dairemizin  2022/2169 Esas 2023/210 Karar sayılı dosyasında, işbu dava dosyasında da davalı Şirkete ait dava konusu başvurunun “...” ibaresinden oluştuğu, Türkçe’de bu ibarenin bilinen bir anlamının bulunmadığı, davacının itirazına gerekçe markalardaki “...” ibaresinin, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, dolayısıyla koruma düzeyinin de düşük tutulması gerektiği, buna göre dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının iptali ve davalı Şirket markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,  Dairemizin anılan kararının davacı vekilinin temyizi üzerine  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/02/2024 tarih ve 2023/3128 Esas 2024/966 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamı, Dairemizin  2022/2169 Esas 2023/210 Karar sayılı kesinleşen ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 6769 sayılı SMK’nın 77/1-a maddesi hükmü uyarınca bir tasarım başvurusunun kötü niyetle yapılması açık bir hükümsüzlük sebebi olarak öngörülmüş olup, Yüksek Dairenin uygulamalarında da bir başkasına ait markaya konu ibarenin tasarım içerisinde yer almasının kötü niyet emaresi olarak kabul edildiği, somut olayda dava konusu tasarımda yer alan \"...\" ibaresinin davacının itirazına mesnet markaları ile benzer olmadığının Dairemizin yukarıda bahsi geçen dava dosyasında verilen, kesinleşen ilamı ile sabit olduğu, bu hale göre davalı Şirketin dava konusu tasarımında davacının itirazına mesnet markaları ile benzerlik taşımayan ve kendi adına tescilli bulunan markasına yer vermesinin kötü niyet olarak kabul edilmeyeceği, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali ve dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>                        1-Davanın REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 391,70-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br><br>\t3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 35,30-TL tebligat ve posta masrafı, 292,10-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 327,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,  <br>6-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf aşamasında yapılan 50,00-TL tebligat ve posta masrafı, 292,10-TL temyiz yoluna başvurma oluşan toplam 342,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,  <br>7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>8-Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 44,40-TL istinaf karar ve ilam harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>9-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına, <br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı şirket vekilinin yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 26/06/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/06/2024\t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/07/2024  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25839cefce96febd","SID":"c34d0fabef5b9814"}}