{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/245 <br>KARAR NO\t: 2024/643<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/01/2020<br>NUMARASI\t: 2014/376 Esas -  2020/71 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın , İnegöl Şubesi ile ... Ltd Şti. arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, firmaya krediler kullandırıldığını, diğer borçlular ..., ..., ...'in sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcu ödenmediğinden borçlulara Ankara ... Noterliği'nin 19.12.2008 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname keşide edilerek, borcun fer'ileri ile birlikte ödenmesi, ödenmediği takdirde kanuni takibe başlanacağının ihbar ve ihtar edildiğini, ancak borcun ihtarname tebliğ tarihinden itibaren verilen süre içersinde ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında İnegöl 2.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, dosya borçlularının yetkiye itiraz etmeleri sonucunda İnegöl l.Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/419 Esas, 2011/506 K sayılı kararı ile İnegöl İcra Müdürlüğü'nün yetkisizliği ile İstanbul İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu kararının verildiğini, kararın kesinleşmesi ile icra dosyasının yetkili Şişli-İstanbul icra dairelerine gönderildiğini ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına kayıtlı dosya borçluları ..., ... ve ...'e ödeme emirlerinin çıkartıldığını ve davalı borçluların avukatları vasıtasıyla icra dosyasına itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiklerini, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalıların takip konusu borcun %40' ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dosyada alacaklı olarak görünen ... Bankasına herhangi bir borçları olmadığını, davacının davasına dayanak olan genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu olarak görünen ... Ltd.Şti.'nin hesabına aktarılmış bir para olmadığını, kredinin aktarıldığı bir hesap olsa bile müvekkilinin bu hesaptan haberi olmadığını, şayet para yatmış ise parayı kimin çektiğinin belli olmadığını, şirket yetkilisi ...'in kredi sözleşmesinden haberi olmadığını, bu nedenle genel kredi sözleşmesinde veya diğer banka kayıtlarında ...'in imzasının bulunmadığını, kredi başvurusunun ...'in kardeşi, diğer müvekkillerinin amcaları olan ...  tarafından yapıldığını, ...  tarafından imzaların sahte olarak atıldığını, Yargıtay kararlarına göre geçerli bir imza olmadığından geçerli bir borç ilişkisi olmayacağını, bu nedenle kefil sıfatıyla sözleşmede imzası bulunanların da sorumluluklarının bulunmayacağını, asıl borcun ferisi olamayacağından müvekkillerinin de sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddine, İİK gereğince %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...İddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın takibinde itirazın iptaline ilişkin olduğu, davacı tarafından davalılar aleyhine 200.000 TL asıl alacak, 28.333,33 TL işlemiş faiz, 502,79 TL İhtar masrafı, 1.416,67 %5 gider vergisi olmak üzere toplam 230.252,79 TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla  ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından yasal 7 günlük süre içinde borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğu, yasal 1 yıllık süresi içinde İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesi, ihtarname,  icra dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalıların imzaladığı kredi sözleşmesi ve ihtarnameye göre davacının davalılardan imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle geçerli kefalet sözleşmelerinden kaynaklanan;  davalı ... yönünden 216.800TL., davalı ... yönünden 215.399,96TL, davalı ... yönünden 223.074,62TL talep edebileceği, davalılar ... ve ... yönünden anapara olan 200.000TL’ye, davalı ... yönünden anapara olan 197.498,56TL’ye takip tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV’sinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ve alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve davacının davasının kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya hakkında yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, özellikle savunmalarının dikkate alınmadığını, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğunu, bu nedenle kararın bozularak yerel mahkemeye iadesinin gerektiğini, dosyada yer alan bilirkişi raporunun temel dayanak noktasını oluşturan ... Isı Mühendislik Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından imzalanmış olduğu iddia edilen yazılı talimatın var olduğunun ispat yükünün davacı bankada olmasına rağmen bu durumun ispat edilemediğini, başka kişilerin hesabına paranın aktarılmasına sebep olan ve aslı bulunmayan yazılı talimatların hiçbirinin müvekkili şirket tarafından düzenlenmediğini, sözde yazılı talep ve talimatın fotokopisinin davacı banka tarafından dosyaya sunulmamış olduğunu, aslı var olmayan böyle bir yazılı talimatın var olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, kaldı ki miktar itibariyle oldukça yüksek olan bir takım paraların sırf nereden geldiğinin belirsiz fotokopi ve faks kağıtlarına dayanarak başka hesaplara havale edilmesinin Kanuna, bankacılık mevzuatına ve davacı bankanın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenle yazılı talimatlarla ilgili araştırma yapılması için kararın bozularak dosyanın yerel mahkemeye iadesinin gerektiğini, dava dışı ve davacının davasına dayanak kredi sözleşmesinde asıl borçlu sıfatıyla yer alan ....  Ltd. Şti.'nin hesabına aktarılmış herhangi bir paranın bulunmadığını, kredi borcu hesabından ipotekli taşınmazın satışından gelen para düşürülmeden karar verildiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, tehir-i icra kararı verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul 12.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yaptıkları itirazın; davalı ... yönünden 216.800,00 TL., davalı ... yönünden 215.399,96 TL, davalı ... yönünden 223.074,62 TL için iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davalılar ... ve ... yönünden anapara olan 200.000TL’ye, davalı ... yönünden anapara olan 197.498,56TL’ye takip tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV’sinin uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş olup karara karşı davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı banka ile Dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 22/12/2006 tarihli 200.000,00 TL limitli ve 03/10/2007 tarihli 12.500 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedilmiştir.<br>Davalılar vekili aşamalardaki beyanlarında önce davacı bankanın dayanak gösterdiği kredi sözleşmesinden asıl borçlu olarak görünen dava dışı .... Ltd. Şti.nin yetkilisi ...'in haberi olmadığını ve atılan imzaların davalı ...'e ait olmadığını savunmuş ve dava dışı asıl borçlu şirket yetkili temsilcisi ...'in imza incelemesi yapılmasını talep etmiştir.  Bunun üzerine alınan ATK'nın 07/02/2014 tarihli raporda; ...Bank İnegöl Şubesine ait, 081602 seri nolu 200.000,00 YTL miktarlı ve 22/02/2006 düzenlenme tarihli, Kredi Genel Sözleşmesi ile, ...'e ait yazı ve imzaların bulunduğu, 18/03/2005 ve 17/04/2006 tarihli imza sirküleri fotokopisi, 08/03/1996 tarihli tescil talepnamesi fotokopisi, 24/05/2006 tarihli vekaletname fotokopisi, istiktab tutanakları ve diğer belgeleri içerir iç içe iki adet adli dosyanın incelenmesinde, İnceleme konusu Kredi Genel Sözleşmesinde ... adına atılı imzalar ile adı geçene ait karşılaştırma imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından (...'in mukayese isim yazıları ile birlikte değerlendirildiğinde) uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Davalı vekilinin bu defa 06/05/2014 tarihli beyan dilekçesinde kredi sözleşmesi müvekkili tarafından imzalanmış ise de şirket hesabına para girişi olmadığını, şirket yetkilisinin sahte imzaları ile düzenlene talimatlar ile işlem yapıldığını iddia etmiş ve talimat asıllarının dosyaya kazandırılarak bu belgeler üzerinde imza incelemesi yapılması talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince ATK Fizik İhtisas Dairesinden 14/02/2019 tarihli müzekkere ile kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'e ait olup olmadığı noktasında rapor tanzimi istenmiş olup yazılı müzekkere davalılar vekilinin talebini karşılamamıştır.  Adli Belge İnceleme Şubesinin 09/09/2019 tarihli raporunda; inceleme konusu her iki sözleşmede de ..., ... Ltd. Şti.'ne atfen atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'in eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.Davalı vekilince alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olup talimat evraklarındaki imza yönünden rapor alınması talebi yinelenmiştir. İlk derece mahkemesince buna ilişkin verilen ara karardan dönülerek yargılama sonlandırılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davalıların müşterek ve müteselsil kefil olarak gösterildiği dava dışı , ... Ltd. Şti ile davacı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşme tarihleri gözönüne alındığında bu tarihlerde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 483 ve devamı maddeleri uygulanacaktır.  818 Sayılı BK'nın 484. maddesine göre kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır. Davaya konu kefalet sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması ve davalı kefillerin sorumlu olduğu miktarın belirtilmesi sebebiyle kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak yapılmıştır.Ancak Mahkemece itiraza konu talimat evraklardaki imzanın davalı şirket yetkilisi ... eli ürünü olup olmadığı incelenerek, imzaların davalı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı, fax talimatı ile işlem yapılıp yapılmadığı, davalı şirket yetkilisi ...'in davacı bankadaki hesaplarına ait benzer şekilde talimat bulunup bulunmadığı, bu işlemlerde davalı şirket yetkilisi ... adına atılı imza olup olmadığı, imzaların davalıya ait olup olmadığı, davalının hesaplarında dava konusu edilen işlemlerden önce ve sonra bizzat davalı tarafından yapılan ya da itiraza uğramayan benzer işlem bulunup bulunmadığı, bunun yapılan işlemlere davalının icazet verdiği ya da işlemleri benimsediği anlamına gelip gelmediği, davacı banka ile davalı arasında oluşmuş bir teamülün bulunup bulunmadığı hususları ile davalı tarafça savcılığa suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığı varsa ilgili soruşturma dosyası da incelenerek ve yine dava dışı şirket ticari defter ve dayanaklarında buna ilişkin kayıtlarla MK'nin 2. maddesi de nazara alınarak değerlendirme yapılıp hasıl olacak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken söz konusu hususlar değerlendirilmeden,  eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olmuştur.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalılar vekilinin sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmeksizin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalılar tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.02/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c83229dade2d1a21","SID":"28672ce7ab302a4a"}}