{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/2044 <br>KARAR NO: 2023/59 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN DOSYANIN <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI:  2021/187 Esas - 2022/16 Karar<br>TARİHİ:  13/01/2022<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) <br>KARAR TARİHİ: 19/01/2023 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin Ege Vergi Dairesi’nin ... nolu mükellefi olup, Dilovası/ Kocaeli IMES OSB'de üretimi ile demir çelik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalılardan ... Liman İşletmesi ise, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü'nden taahhütname karşılığında ... Kod No.lu gümrük geçici depolama yerinin işletme ruhsatını almış olup, burayı gümrük idaresi adına işlettiğini ve gümrük mevzuatı ile bağlı olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu ticari işler kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti’nden bedelini ödeyerek satın aldığı ürünlerin, satıcı ... Ltd. tarafından alıcı müvekkili şirket adına ... numaralı konşimento  tahtında taşınılıp, 19.12.2020 tarihinde Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü'ne teslim edildiğini ve malların ... Liman İşletmesi’nin Gümrük İdaresi adına işlettiği ... Kod No.lu gümrük ambarına geçici olarak konulduğunu, müvekkilinin mallarını teslim alabilmek için Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü'ne 23.12.2020 tarihinde orijinal konşimentoyu da ekleyerek gümrük beyannamesi verip ... sayı ile tescil ettirdiğini ve işlemleri tamamlayıp vergilerini ödediğini, böylece malların serbest dolaşım hakkını elde ettiğini, malların gümrükten çekilmesinin muaccel hale geldiğini, müvekkili şirketin teslimi muaccel hale gelmiş olan yüküne ilişkin navlun sözleşmesinin tarafı nakliyeci ... A.Ş /İstanbul firmasına  navlun dahil tüm ödemeleri eksiksiz yaptığını, yükün taşıyanla da herhangi bir ilişiğinin  kalmadığını, davalılardan ... Liman İşletmesi tarafından yüklerin teslim edilebilmesi için yük teslim talimat formu (Ordino) ibraz edilmesi gerektiğinin sözlü olarak beyan edildiğini ve malların teslim talebinin reddedildiğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü ve ... Liman İşletmesi’ne yükün tesliminin sağlanması, aksi takdirde yargı yoluna gidileceğinin ihtar edildiğini, müvekkili şirketin teslime ilişkin haklı taleplerinin karşılıksız kalması üzerine, tüm yükümlülüklerini mevzuata uygun ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen eşyayı temsil eden gümrük beyannamesi ve ekindeki konşimentoya rağmen teslim alamamış olması sebebiyle, Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü’nün 23.12.2020 tarih ... no.lu beyanname ve ... Sıra No. T.C. Çıkış Kontrol Fişi muhtevası ile teslimi muaccel hale gelmiş malların teslimi için Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü veya Liman İşletmesine müzekkere yazılması talebi ile 30.12.2020 tarihinde mahkemeye müracaatla tedbiren teslim talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin, belirtilen tarihte mallarını teslim almak için ne davalı ... Hzm. A.Ş.’nin iddia ettiği gibi konşimento aslını ibraz ederek yük teslim belgesi alması, ne de diğer davalı ... Liman İşletmesi’ne acenta onaylı konşimento sunmasının hukuken gerekmediğini, mümkün de olmadığını,  İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  2020/129 D.İş 2021/8 K. sayılı 26.01.2021 tarihli kararı ile de, müvekkilinin böyle bir yasal yükümlülüğü olmadığı ortaya konulmuş olup, davalı ... Liman Hzm. A.Ş.’nin  alacaklı olduğunu bildirdiği 166,95 USD (1.238,76-TL) çekişmeli alacak tutarındaki teminatın yatırılması halinde malın müvekkili şirkete teslim edilmesi gerektiği yönünde karar verildiğini, müvekkili şirketin de sadece borcu olmayan iş bu teminat tutarını mahkeme veznesine yatırarak ama başkaca hiçbir ekstra işlem yapmadan yasal düzenlemeler uyarınca sadece gümrük belgeleri ve orijinal konşimento karşılığında Haydarpaşa Gümrük Müdürlüğü’nün 23.12.2020 tarih ... no.lu beyanname ve ... Sıra No. T.C. Çıkış Kontrol Fişi muhtevası mallarını mahkeme kararı doğrultusunda 04.02.2021 tarihinde 42 gün gecikmeli olarak teslim aldığını, davalıların, müvekkili şirket adına ithal edilip her türlü vergi resim ve harçları, navlun ve liman masrafları ödenmiş olan Haydarpaşa Gümrüğüne tescilli 23.12.2020 tarih ve ... sayılı gümrük beyannamesi muhteviyatı müvekkiline ait yükün tesellümüne yasal düzenlemelere aykırı biçimde haksız olarak engel olmaları ve mahkeme kararıyla geç teslim alınmasına sebebiyet vermeleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını beyanla ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalınıp faturası iade edilen ardiye ücreti tutarı 4.462 TL'nin ihtaratın yapıldığı 04.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan ... Liman İşletmesi'nden tahsiline, müşteri siparişlerinin zamanında teslim edilememesi sonucu iç piyasadan temin edilmesi nedeniyle meydana gelmiş olan maddi zarardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin teslimin muaccel olduğu 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, malın müşterilere geç teslim edilmesinden kaynaklanan itibar kaybı ve düzenli şekilde maruz bırakılan psikolojik baskı nedeniyle ise 50.000 TL manevi tazminatın 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü cevap dilekçesi ile; davacı şirketin dava dilekçesinde, davalı yanın \"... Liman İşletmesi\" olduğunu belirttiğini ancak ... Liman İşletmesi'nin ayrı bir kamu tüzel kişiliği olmayıp müvekkilinin \"TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir kuruluş olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili idarenin hizmet kusurunun olduğunun asla kabul edilmemesi kaydıyla, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararın tazmini nedeniyle açılan işbu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmasına görev yönünden itiraz  ettiklerini,  davada görevsizlik kararı verilerek, davanın tam yargı davası olarak idare mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu tazminat talepleri için müvekkili kuruma idari başvuruda bulunmadığını, davacı şirketin  İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 13'de belirtildiği şekilde, tam yargı davası açmadan önce usulüne uygun olarak idari başvuruda bulunması gerektiğini, müvekkilinin Liman İşletmesine gelen eşyaların alıcısına teslimi ilgili mevzuatın TCDD Liman Hizmetleri Tarifesi hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini, bu doğrultuda, eşyaların alıcısına teslimi aşamasında acenta onaylı konşimentonun limanlarına ibrazının zorunluluk arz ettiğini, davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatabın ancak taşıyan olabileceğini, taşıyanın talimatı olmadan liman idaresinin yükü teslim edemeyeceğini, buna göre, liman idaresinin, taşıyıcının ifa yardımcısı konumunda olduğu ve taşıyıcının yükün gönderilene teslim edildiği ana kadar liman idaresinin taşıcıyı sıfatıyla sorumlu olduğunu, yükü taşıyıcının rızası dışında teslim ederse hukuki ve cezai sorumluluğunun doğacağını, davacının yükün teslimi için tedbir talebinde bulunduğunu, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/129 D. İş. 2021/8 K. sayılı ve 26.01.2021 tarihli kararı ile acente onaylı konşimento sunulmasının hukuken gerekmediğinin ortaya konulmadığını, Mahkeme kararında bu konuda değerlendirme yapılmadığını, söz konusu dava ihtiyati tedbir talebi ile ilgili olup hukuken kesin hüküm teşkil etmediğini,  davacının dava konusu ettiği tazminat taleplerinin oluşmasında müvekkili kurumun kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin mevzuat, mahkeme kararları ve uygulama çerçevesinde davacıdan yük teslimi için acente onaylı konşimento istediğini, davacının bu işlemi gerçekleştirmemesi nedeniyle yük tesliminin geciktiğini, bu halde, dava konusu edilen zararların oluşmasında davacının kendi kusurunun olduğunu beyanla davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesinin 13/01/2022  tarih   2021/187  Esas  2022/16   Karar sayılı kararında;<br>\"...Uyuşmazlığa konu hadise, davacının alıcısı olduğu emtiaların teslimi konusunda davalılardan ... Liman İşletmesi'ne başvurusu sonrası, davalının yük teslim belgesi talep etmesi nedeni ile, emtiaların geç teslim alınmasına ilişkin olup, davalı idarenin yük teslim belgesi talep etmesinin hukuka uygun olup olmadığı hususu uyuşmazlığın özünü oluşturmaktadır. Davalı ... İşletmesi TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir kuruluş olup, kamu tüzel kişiliğini haiz ve kamu hizmeti ifa etmektedir. Davalının tacir sıfatı bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlık ise açıklandığı üzere idarenin hizmet kusuru iddiasına dayanmaktadır. Davacı vekili de 11/11/2021 tarihli dilekçesi ile esasen davalının Gümrük Müdürlüğü'nden aldığı yetki kapsamında gümrüklü eşyanın tesliminde yetkili olduğunu belirtmekle, esasen davalının, gümrüklü eşyanın Gümrük İdaresi adına geçici muhafaza, istif ve ilgilisine teslimle görevli olduğunu beyan ederek verilen hizmetin bir kamu hizmeti olduğunu da kabul etmektedir. Davacı vekilince dosyaya ibraz edilen İdare Mahkemesi kararları incelendiğinde de davacının benzer uyuşmazlık ve taliplere ilişkin olarak davalı aleyhine  İdari Yargıda dava açtığı da anlaşılmaktadır. Hizmet kusuru nedeni ile idare kural olarak, verdiği kamu hizmeti ile nedensellik bağı bulunan zararları tazminle yükümlü olup bu taleplere konu davalar,  2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu 2. maddesinde sayılan tam yargı davalarındandır. İdari eylem ise; kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuk kural ve gereklerine göre yaptığı fiil ve davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalının emtiaların teslimi için yük teslim belgesi talep etmesi mahkemece idari bir eylem olarak değerlendirilmiş ve davacının talepleri ise  davalının idari eylemlerine ilişkin tazminat talebi olarak değerlendirilmiş olup,  2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu 2 ve 12 maddeleri gereğince mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesi ile yargı yolu yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; ihtilafın konusunun gümrüklü eşyanın teslimi olduğunu, eşya gümrüklü olduğu için teslimi hususunda tek bir yasal düzenleme bulunduğunu, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu dışında bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığını, dosya kapsamına göre, gümrüklü eşyanın teslimine engel olunduğunu, bunun üzerine  mahkeme kararıyla 42 gün sonra müvekkili şirketin eşyasının teslim alındığını, bu kadar gecikmenin müvekkiline zarar verdiğini, davada zarara kimin sebep olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, mahkemece istinafa konu işbu karar ile ... Liman İşletmesi'nin dava dışı bırakıldığını, ...'nin aleyhindeki davanın bölündüğünü, taşımanın tamamlandığını, eşyanın gümrük makamına teslim edildiğini ve ... Liman İşletmesi'nin Haydarpaşa Gümrük İdaresi adına işlettiği ... kodlu  gümrük ambarına geçici olarak konulduğunu, bu aşamada ...'nin TTK'nın 1178. maddesinin  2 ve 3 (c)  fıkraları hükmü gereğince, bu eşya ile herhangi bir ilişiği, bu eşya üzerinde hakimiyeti ve eşyayı teslim etme sorumluluğunun kalmadığını, taşımaya ilişkin hak ve yükümlülüklerin yerine getirildiğini, taşıma ve ücretler hususunda ihtilaf olmadığını, yük alıcısı olan müvekkili şirket tarafından konşimentonun gümrüğe verildiğini, teslimin gümrükten beyanname ile talep edildiğini, eşyanın serbest dolaşıma girdiğini, resmi teslim belgesi olan TC. Ambar Çıkış Fişi düzenlendiğini, tüm işlemlerin tamamlandığını, yapılacak başkaca bir işlem ve eşyanın teslimine yasal bir engel kalmadığını, buna rağmen müvekkilinin eşyasını teslimin muaccel olduğu 23.12.2020 tarihinde teslim alamadığını, müvekkili şirketin gümrüklü malını teslim alamamasının nedeninin, ... Liman İşletmesi'nin \"eşyanın zilyedinin taşıyan olduğu\" iddiasıyla acentesinden onaylı konşimento yani ordino ya da yük teslim talimat formu alınıp kendisine ibrazını dayatması olduğunu, ...'nin müvekkili ile hiçbir ilişkisi, yazışması ticari münasebetinin olmadığını, ...'nin ne taşıyan ne de taşıyanın acentesi olmadığını, ...'nin ordino dayatmaları ve ... Liman İşletmesi ile eşya teslimine engel olunduğunu, bu nedenle tazminat davasının her iki davalı aleyhine müteselsilen sorumlulukları olduğu için açıldığını, davalı ...'nin \"konşimentonun kendisine verilmediği cihetle eşyanın teslimine muvafakat vermediğini\" bildirdiğini, dava dışı bırakılan ... Liman İşletmesi'nin kendi kendine ordino ibrazını talep etmediğini, yasal düzenlemeleri, Danıştay kararlarını, Bakanlık duyurularını işlevsiz hale getirmek için davalı MCL ile birlikte hareket ettiğini, teslime her iki davalının birlikte engel olduklarının açık olduğunu, YTTF düzenlemesiyle müvekkilinin Danıştay'da açtığı dava sonunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2016/2991 Esas, 2018/5551 Karar sayılı 17.12.2018 tarihli kararı ile gümrüklü sahalarda yük tesliminde istenen yük teslim talimat formu uygulamasının hukuka aykırı düştüğü gerekçesiyle iptal edildiğini, idari yargı yüksek mahkeme kararlarının gerekçelerinde, hizmet kusuru işleyenin Gümrük İdaresi olduğunun belirtildiğini, işbu kararlarda tarafın ... Liman İşletmesi değil, Gümrük İdaresi ile Ulaştırma Bakanlığı olduğunu, ... Liman İşletmesi'nin kamu iktisadi kuruluşu (KİT) olarak gümrük ambarını işlettiğini, gümrük ambarlarının işletilmesinin özel hukuk kişileri ile ... gibi kamu tüzel kişilerine, ayrım yapılmaksızın hepsine aynı şekil şartlarına uyularak liman işletme izin belgesi, aynı taahhütname karşılığında verilmiş olup bu kapsamda görev yaptıklarını, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/2. maddesinde, kamu iktisadi teşebbüslerinin (iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları), bu kanun hükmünde kararname ile saklı tutulan hususlar dışında \"özel hukuk\" hükümlerine tabi olacağının açıkça belirtildiğini, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname incelendiğinde, burada kamu iktisadi teşebbüslerinin özellikle üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde (sözleşme veya sözleşme dışı) özel hukuk hükümlerine tabi olmayacakları konusunda, başka bir deyişle idare hukuku kurallarına tabi olacakları yolunda açık (veya kapalı) bir hüküm bulunmadığını, aksine bu kamu teşebbüslerinin özellikle sadece kendi iç ilişkilerinde idare hukuku kurallarına tabi olacaklarının açıkça anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle mahkemenin, kamu iktisadi teşebbüslerinin özel nitelikteki hükümlerini ve gelişimini gözetmeden, uyuşmazlığın çözümünü idari yargı yerine ait olduğunu kabul ederek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermesinin usule aykırı olduğunu beyanla İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 13/01/2022 tarih ve 2021/187 Esas 2022/16  Karar Sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafından yurtdışından ithal edilen ve Haydarpaşa Liman İşletmesi gümrük ambarına konulan davacıya ait malların, gümrük işlemlerinin tamamlanmış olmasına rağmen süresi içerisinde teslim edilmemesi/geç teslim edilmesi nedeniyle zarara uğranıldığından bahisle maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Dava, ... Liman İşletmesi ile ... Liman Hizmetleri A.Ş.'ye karşı açılmış, Mahkemece ... Liman İşletmesi yönünden dosyanın tefriki ile davanın yargı yolu yönünden görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davada, davalı taraf olarak gösterilen ... Liman İşletmesi, ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'ne bağlı bir kuruluş olduğundan uyuşmazlığın çözümü için TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün hukuki statüsünün irdelenmesi gerekmektedir. 14.12.1984 gün ve 18435 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan ve ceza hükümleri hariç yayınlandığı tarihte yürürlüğe giren Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 Sayılı KHK'nın 2/1. maddesi uyarınca \"Kamu İktisadi Teşebbüsleri\" terimi, \"İktisadi Devlet Teşekkülü\" ile \"Kamu İktisadi Kuruluşları\"nı ifade etmektedir. Bu yasal düzenlemeye göre \"İktisadi Devlet Teşekkülü\", sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan kamu iktisadi teşebbüsleridir. Kamu iktisadi kuruluşu ise, sermayesinin tamamı devlete ait olup, tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu hizmet dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüssüdür. Kamu iktisadi kuruluşları, tekel mahiyetinde hizmet üretmek ve pazarlamak amacıyla kuruldukları için, üretim ve pazarlama faaliyetleri sırasında kar elde edecekleri açıktır. TTK'nın tüzel kişi tacirleri tanımlayan 16/1. maddesi hükmü uyarınca; ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar. Buna göre TTK uyarınca, kamu iktisadi teşebbüsünün tacir sıfatını kazanması için, kuruluş kanunları uyarınca özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere kurulması gerekmektedir. 233 sayılı KHK'nın 4/2. maddesi uyarınca; teşebbüsler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidirler. 4/3. maddesi uyarınca; Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve Sayıştay'ın denetimine tabi değildirler. 233 sayılı KHK ekinde yer alan kamu iktisadi kuruluşlarından birisi de TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'dür. 233 sayılı KHK ve 6461 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve amaçlarından biri ... İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün hukuki statüsünü ortaya koymak olan ... Genel Müdürlüğü Ana Statüsü'nün 4. maddesinde TCDD; tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sermayesi ile sınırlı bir iktisadi devlet teşekkülü olarak tanımlanmıştır. 4/2. maddesi uyarınca Kanun, KHK ve bu ana statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabidir. Ana Statünün 5/1. maddesinde TCDD'nin faaliyet alanını düzenlenmiş, 5/2 maddesinde birinci fıkradaki faaliyetlerini gerçekleştirmek için yapabileceği iş ve işlemler sayılmış, buna göre tam bir ticari işletme olarak faaliyet gösterebileceği, örneğin 5/2-k maddesi ile; demiryolu ve feribot taşımacılığı, liman işletmeciliği ile bunların tamamlayıcı nitelikteki diğer taşıma türleri ile yapılacak taşımalar için gerekli olan yük ve yolcu merkezleri, açık sahalar, ambar, antrepo, depo, sundurma, silo gibi elleçleme ve depolama tesisleri... vb yerleri kurabileceği, kiralayabileceği, işletebileceği veya kiraya verebileceği kabul edilmiştir. Sonuç olarak hizmet ve faaliyetleri sırasında ticari şirketlerin amacı olan verimlilik ilkesi doğrultusunda çalışan, amacına varmak için ticari bir işletme işleten ve kendi kuruluş statüsü gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilen TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün, 3. şahıslarla yaptığı depolama, taşıma vs sözleşmesel ilişkilerde tacir sayılması ve bu sözleşmeler nedeniyle meydana gelen uyuşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekmektedir. (Bkz. emsal ilk derece mahkemesi kararının incelendiği ve onandığı Yargıtay 11. HD. 2013/15891 Esas, 2014/16751 Karar sayılı, 04.11.2014 Tarihli kararı) Somut davada uyuşmazlık, davalı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün işletmekte olduğu, Haydarpaşa Liman İşletmesi'nde depolanan malın teslimi ile ilgili olduğundan Mahkemece adli yargıda görülüp sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)  13/01/2022 tarih ve 2021/187 Esas - 2022/16 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/01/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85706a85dadfb84a","SID":"cb3b8005aab63ad6"}}