{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1040 - 2024/1176<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1040 <br>KARAR NO\t: 2024/1176<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/588 E.  -  2021/882 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  \t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince Verilen 24/12/2021 tarih ve 2019/588 E. - 2021/882 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili firmaya ait olan ... model ve ürün kimliği 00325-95980-25619-AAOEM olan ikinci el bir dizüstü bilgisayarın 17.500,00 TL karşılığında ... isimli şahsa satıldığını, satıcı konumundaki müvekkili firmanın söz konusu bilgisayarı ... isimli şahsa gönderilmek üzere 13.05.2019 günü davalıya teslim ettiğini, ilgili kargonun 200886908587 gönderi numarasını aldığını, ancak söz konusu kargonun \"...\" adresinde mukim telefon numarası davalıya verilmiş ...’a teslim edilmesi gerekirken ilgisiz başka bir şahsa teslim edildiğini, davalı firma tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, yaşanan olaydan da anlaşılacağı üzere müvekkili firmanın 15.000,00 TL’ye satın aldığı ve 17.500,00 TL'ye ... isimli şahsa sattığı bilgisayarın davalı firma tarafından kaybedildiğini, davalının ağır kusuru neticesinde müvekkilinin zarara uğratıldığını, buna ilişkin olarak davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10550 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı firma tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı hakkında asıl alacağın %20’si oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline teslim edilen kargonun MA908587 seri numaralı taşıma faturasına kayıt edilen kargonun alıcısına teslim edilmek üzere dağıtım aracına yüklenirken kendisinin alıcı olduğunu beyan eden, kargo bilgilerini bilen ve alıcı ... isminde kimlik ibraz eden kişiye teslim edildiğini, dolayısı ile müvekkilinin bu durumda herhangi bir olumsuzluktan şüphelenmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki kargo teslimatını gerçekleştiren personelin de kimlik kontrolü yaparak ve kimliğin ...’a ait olduğunu gördükten sonra teslim ederek üzerine düşen görevi eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirket çalışanının olay hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, kargoyu teslim alan kişinin alıcı adına kargo geleceğini bildiğini oysa kargo bilgilerinin yalnızca gönderen ve alıcı ile paylaşıldığını, husumetin haksız fiil failine yöneltilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın kargo içeriği ürünün aidiyetini ve ürün bedelini ispat etmesi gerektiğini, bir an için müvekkilinin tazminattan sorumlu tutulması hâlinde dahi sorumluluğun T.T.K. 882.madde uyarınca sınırlı sorumluluk olacağı, taşımadan kaynaklı tazminat davalarında icra-inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafından bir adet dizüstü bilgisayarın ... adlı kişiye teslim edilmek üzere davalı şirketin şubesine teslim edildiği, taşımanın davalı tarafından gerçekleştirildiği, teslim anında, bir kişi tarafından ibraz edilen kimlikle gönderinin teslim alındığı, emtianın gerçek alıcısına teslim edilmediği, esasen davalı çalışanların da, emtiayı gerçek alıcısına teslim etmediklerini kabul ederek, sahte kimlikle emtiayı teslim alan kişi hakkında suç duyurusunda bulundukları, bu durumda davalının, 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabileceği, davalı taşıyıcının, bu hallerden birisinin bulunduğunu kanıtlayamadığından, sorumluluğunun esas olduğu, genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğu ise de TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin düzenlendiği, davalının TTK'nın 850/2.maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste teslim etmeyi taahhüt ettiği, buna karşın davalının, taşınan kargoyu varma yerinde alıcı adresinde değil,  söz konusu kargonun alıcısına teslim edilmek üzere dağıtım aracına yüklenirken kendisinin alıcı olduğunu beyan eden, kargo bilgilerini bilen ve alıcı ... isminde kimlik ibraz eden kişiye kargonun teslim edildiği, bu durumda kendi adresine yükün gitmesi gereken alıcıdan ziyade, gönderen davacıya haber verilerek şubede teslime muvafakat istenmesi gerektiği, bu durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı (Yargıtay 11.HD, 11.04.2018 T,2016/10553 E, 2018/2587 K sayılı emsal ilamı), davacının TTK'nın 880/1.maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceği,  hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu ile, dava konusu dizüstü bilgisayarın teslim edildiği tarih itibariyle değerinin belirlendiği ve 15.000,00 TL maddi zarar alacağı(davacının da kabulünde olan) ve 496,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.496,85 TL zarar oluştuğunun hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10550 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın 15.000,00 TL asıl alacak, 496,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.496,85 TL alacak yönünden iptaline, takibin 15.496,85 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olarak kabul edilemeyeceğinden, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,   müvekkilinin dava konusu kargonun taşımasını usul ve yasaya uygun olarak yerine getirdiğini ve kargoyu hasarsız olarak  kendisi şubeye gelen, kargonun gönderici-alıcı ismi, kargo gönderi kodu, tarihi gibi yalnızca gönderici ve alıcının bilmesi gereken tüm bilgileri veren alıcı ...'a kimliğini görerek imzası karşılığı  hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin teslim edildiğini, müvekkilinin taşıma görevini eksiksiz  yerine getirmiş olduğunu, davacı tarafın kendi kusurunu müvekkili şirkete yüklemesine izin veren ve davacının kendi kusurundan faydalanma hakkı olmaması nedeni ile tüm dosya kapsamına aykırı olarak verilmiş olan yerel mahkeme kararını kabul etmediklerini,  müvekkil şirkete yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, mahkemece aksi kanaatte olsa dahi sorumluluklarının sınırlı olduğunu, taşıma hukukundan kaynaklanan dava ve taleplerin bir yılık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafın bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açmış olduğu davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t:  Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafından taşınan eşyanın ikinci el bilgisayar olduğunun ve ticari satış olmadığının teslim tutanağı ve ambar tesellüm fişinden açıkça anlaşıldığı,  buna karşılık davalının anılan emtiayı gönderilene teslim etmediği, kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste teslim etmeyi taahhüt eden davalının, alıcı adresinde değil,  kendisinin alıcı olduğunu beyan eden şahsa dağıtım aracına yüklenirken teslim ettiğine dair savunmasının, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarmayacağı, eşyanın haklı bir sebep olmaksızın alıcısına teslim edilmemiş olması halinin sınırlı sorumluluk ilkesinin istisnasını ve TTK'nın 886. maddesine göre pervasızca davranış kusurunu oluşturduğu, davalının sorumlu olacağı taşımaya konu ikinci el bilgisayarın değerinin 15810,52 TL olduğunun  mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti incelemesi ile tespit edildiği, ancak davacının dava konusu bilgisayarı 15000,00 TL'ye aldığını beyan ettiği, bu doğrultuda mahkemece bu miktara, davalının ihtarname tebliği ile temerrüde düşürüldüğü tarihten takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil edilmek suretiyle belirlenen  15.496,85'ye hükmedilmesinin yerinde olduğu, alacağın 6102 sayılı TTK'nın 855/5. maddesinde öngörülen üç yıllık zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.058,59-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 264,65-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 793,94-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"39eaf5155907710b","SID":"4b02f722b7b1387f"}}