{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/75 Esas <br>KARAR NO: 2023/83 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/424 Esas (Derdest Dosyası)<br>TARİHİ: 21/11/2022<br>TALEP: İhtiyati tedbir <br>KARAR TARİHİ: 26/01/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle,  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin HMK md. 389'da açıkça düzenleme altına alındığını,  somut dosya kapsamına sunulan deliller ile müvekkili şirketlerin davalılardan alacaklı olduklarını, davalıların söz konusu borcu ikrar ile ödeme planı oluşturduklarının sabit kılındığını, bu hali ile dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin açık olduğunu, ayrıca dosya kapsamında mevcut deliller ile bu aşamada dahi davalıların müvekkilleri oyalayarak tamamen kötü niyetli bir tavır ile şirketin içini boşattıklarını, müvekkillerinin alacaklarına kavuşmasının önüne geçebilmek için muvazaalı işlemler gerçekleştirdiklerini, ihtiyati tedbir kararı verilmesi sureti ile davalıların müvekkilin alacağını karşılamaya yeter miktarda bir mal varlıklarına tedbir konulmaması halinde müvekkilinin haklarına ulaşması yönünde ciddi bir zararın doğacağının sabit olduğunu,  dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli tüm şartların açıkça gerçekleştiğini,  dava konusu ... gemisi üzerinde ihtiyati haciz uygulanması yönünde karar verildiğini,  söz konusu geminin limanda seferden men edildiğini ancak kiracısı tarafından teminat sunulması sonunda sefere devam edebildiğini beyanla; Davalılar ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, ... İHRACAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ ve ... SHIPPING AND TRADING CORP hakkında yukarıda izah edilen sebepler ışığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ayrıca 69.875,30 USD lik borçtan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/11/2022 tarih 2022/424 Esas (Derdest Dosyası) sayılı kararında; \"Davacılar vekili tarafından HMK'nun 389 maddesi çerçevesinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu anlaşılmakta olup, HMK'nun 389.maddesi 1.fıkrasında \"(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmünün düzenlendiği, anılan maddenin 2.fıkrasında da \"(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.\"  hükmü kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle, davacılar vekilinin 09/11/2022 tarihli dilekçesindeki açıklamalarından dava konusu gemilere verilen tamir hizmeti ve yedek parça satışından doğan fatura alacağının teminat altına alınması için HMK 389 vd maddelerine göre davalıların mal varlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiği anlaşılmakta olup, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve HMK 389 vd. maddelerinde ihtiyati tedbir koşullarının oluşmaması sebebiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, -İhtiyati tedbir  talebinin REDDİNE, -Ara kararın taraflara tebliğine -Talep esas dava içinde karara bağlandığından harç tayinine yer olmadığına, karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir taleplerinin reddi yönündeki kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu, Somut dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesinini mümkün kılar tüm şartların gerçekleşmiş olduğunu; HMK md. 389'da mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin düzenlendiğini; huzurdaki dosya kapsamında; davalıların usul ve hukuka aykırı iş ve işlemleri sebebiyle müvekkillerin alacaklarına kavuşamadıklarını; kaldı ki davalıların hileli hareketleri ve mal kaçırmaya yönelik işlemleri sonucunda müvekkillerin alacaklarına kavuşma ihtimallerinin tamamen ortadan kalkması ihtimalinin mevcut olduğunu; dosya kapsamında mevcut deliller ile bu aşamada dahi davalıların müvekkilleri oyalayarak tamamen kötü niyetli bir tavır ile şirketin içini boşattıklarının, müvekkillerin alacaklarına kavuşmasının önüne geçebilmek için muvazaalı işlemler gerçekleştirdiklerinin sabit olduğunu; bu hali ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi sureti ile davalıların müvekkilin alacağını karşılamaya yeter miktarda bir mal varlıklarına tedbir konulmaması halinde müvekkilin haklarına ulaşması yönünde ciddi bir zararın doğacağını izaha lüzum olmadığını; dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekir tüm şartların açıkça gerçekleştiğini, Dosya kapsamına sunulan deliller ile müvekkil şirketlerin davalılardan alacaklı olduklarının, davalıların söz konusu borcu ikrar ile ödeme planı oluşturduklarının sabit kılındığını;   dava dilekçelerinde İtalyanca olarak yer verdikleri ve yargılama süreci içinde Türkçe çevirilerini bilahare sunacakları İtalya Birindisi Mahkemesi'nce dava konusu ... gemisi üzerinde ihtiyati haciz uygulanması yönünde karar evrildiğini, söz konusu geminin limanda seferden men edildiğini ve ancak kiracısı tarafından teminat sunulması sonunda sefere devam edebildiğini; Birindisi Mahkemesi'nde söz konusu yargılama devam etmekte olup teminatın akıbetine ilişkin salt bu durumun dahi davalıların müvekillere borçlu olduğu hususunun uluslararası deniz hukuku ve deniz hukuku teamülleri gereğince tedbire imkan sağlar ölçüde sabit kılındığını somutlaştırdığını; bu hali ile dosya kapsamında hukuk sistemimizde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinin açık olduğunu,  Ayrıca dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkillerin alacaklarına ulaşma imkanlarının tamamen ortadan kalkması ve müvekkillerin menfaatlerinin geri dönüşü olmayan bir şekilde zedelenmesi ihtimalinin söz konusu olduğunu; dosyada mübrez tüm beyanlarıyla izah ettikleri ve yargılama süresince de izah edip gerek tüm beyanlarıyla gerek de sundukları/sunacakları tüm deliller ile sabit olduğu üzere somut olayda müvekkillerin davalılardan alacaklı olduğu sabit olmasına rağmen  davalı ... yetkililerinin müvekkilin alacağına ulaşmasının önüne geçebilmek adına yurt dışında ... isimli şirketi kurduğunu, ...'in tüm mal varlığını satış gibi göstererek ...'a devrederek şirketin içini boşaltma yoluna gittiğini; borcun ödenmesi için gerçekleştirilen görüşmeler sürecinde de davalılar tarafından müvekkillerin çeşitli bahanelerle oyalandığını; davalıların müvekkili şirketlere borçlu oldukları açık olduğu gibi somut olayda kötü niyetli olduklarının izaha lüzum olmadığını; bu sebeple davalılar arasındaki organik bağın tespiti süresince davalıların tümünün borcu karşılamaya yeter miktarda mal varlığına teminat konulmasının, müvekkilin alacağına ulaşmasını güvence altına alacak olup menfaatlerinin korunmasına hizmet edeceğini; dosya kapsamında yer alan talepleri içinde borcun davalılardan tahsili taleplerinin de mevcut olduğunu; bu hali ile davalıların yargılama boyunca mal kaçırma yönündeki iş ve işlemlerinin açıkça müvekkilinin alacağına ulaşmasını imkansız hale getirmeye yönelik olacağını;  yerel mahkemenin ihtiyati tedbir taleplerinin reddi yönündeki kararının açıkça usul, hukuk ve hakkaniyete aykırı bir karar olup kaldırılması gerektiğini, Somut dosya kapsamında ihtiyati tedbir için kanunda aranan tüm şartların açıkça gerçekleştiğini; bu sebeple, müvekkilinin haklarını güvence altına alabilmek ve haklarının zayi olmasının önüne geçebilmek adına davalıların borcu karşılamaya yeter miktarda mal varlıklarına ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluklarının hasıl olduğunu;  müvekkillerin menfaatlerinin daha fazla zedelenmesinin önüne geçilebilmesi için bahse konu 21.11.2022 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda izah edilen ve dairemizce re'sen göz önünde bulundurulacak sebepler ışığında; ilk derece mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ihtiyati tedbir taleplerinin reddi yönündeki kararın kaldırılarak davalılar ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, ... TURİZM İTHALAT İHRACAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ ve ... SHIPPING AND TRADING CORP hakkında yukarıda da izah etmiş oldukları sebepler ışığında ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; davacı ile davalılardan ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi  arasında varlığı iddia olunan gemi yedek parça satışına ilişkin ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalara dayalı bakiye 69.875,30-USD  alacağın, hem bu davalıdan hem de tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle diğer davalılardan tahsili, davalıların bu alacağa yeter miktardaki malvarlıkları üzerine HMK'nun 389 maddesine dayalı tedbir konulması istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, davacılar vekilince karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \" hükmü düzenlenmiştir. Buna göre şartların mevcut olması durumunda ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.  Yine 6100 Sayılı HMK'nun 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda dava satış ilişkisinden doğan bir miktar para alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalıların üzerine tedbir konulması istenen malvarlıkları uyuşmazlığın konusunu teşkil etmediği gibi, davacının bir kısım davalılar yönünden ileri sürdüğü tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin talebi bakımından yaklaşık ispat koşulunun da, dosyaya mübrez deliller çerçevesinde bu aşamada oluşmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin, 6100 Sayılı HMK'nun 389 ve 390/3 fıkrasında aranan koşulların bu aşamada gerçekleşmediğine dair  gerekçesi ve talebin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,2.TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/01/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5486927c74a06dcf","SID":"0e64d4955c805047"}}