{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/866 <br>KARAR NO: 2024/870<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/01/2021<br>NUMARASI: 2020/405 Esas -  2021/15 Karar<br>DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından 06/11/2017 tarihinde davalıya ait firmadan 2014 Model ... marka aracın 101.000,00 TL karşılığında satın alındığını, aracın teslim alındıktan sonra kontrol ve muayene için ekspertize götürüldüğünü, yapılan ekspertiz raporunda belirtilen hususlarla aracın fiili furumunun uyuşmadığını, durumun Elazığ .... Noterliği aracılığıyla davalıya bildirildiğini, aracın satın alınma değeri üzerinden 15.000,00 TL bedel indirimi talep ettiklerini, davalının bu bedeli ödemeye yanaşmadığını, bu nedenden dolayı ayıplı araç konusunda bedel indirimi seçimlik haklarını kullanmış olduklarını belirterek 15.000 TL indirim bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev yönünden itiraz ettiklerini, davacının he ne kadar taraflarından araçlarını almaya geldiklerinde asker olarak görev yaptığını ve bütçesinin araç için en fazla 101.000 TL ödemeye müsait olduğunu belirtmiş ise de ve kendilerine de bu hususta yardımcı olup, fiyatta indirim yapılmış ise de öğrendikleri bilgilere göre davalının kötü niyetli olduğunu, bahse konu aracın sahibinden.com adlı internet sitesinde ilan yapıldığı, aracın ağır hasarlı olduğunun bildirildiğini, davacının bu durumu bilmesine rağmen aracı almayı kabul ettiğini 03.11.2017 tarihli ekspertiz raporunda bu hususların büyük kısmının tespit edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dava konusu olayda; ... Plakalı araç üzerinde yetkisizlik kararı veren mahkemece yapılan detaylı incelemeler neticesinde; İstanbul'da yapılmış ekspertiz raporundan farklı ve önemli olarak ön kaputun ve ön sol çamurluğun değişmiş olduğu hava yastıklarını işlem görmüş olduğu, daha detaylı tablonun yukarıda gösterildiği aracın SBM(Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) kayıtlarında yapılan sorgulamasında 22/11/2016 tarihli ve hasar tutarı 81.007,00 TL olan bir kazasının mevcut olduğu, yukarıda belritilen kazasından dolayı ... plakalı aracın ağır hasarlı olarak  kayıtlara geçmiş olduğu, piyasa tabiriyle aracın genel durumuna bakıldığı zaman toplama (parçalarının büyük bir kısmı değişmiş) bir araç olduğu, ... plakalı aracın 2017 yılı Kasım ayı itibariyle piyasa değerinin aracın geçmiş kazaları mevcut durumu, rengi, kilometresi vs dikkate alınarak internet galericiler sigorta şirketi ve yetkili bayiden alınan fiyatlar ışığında 88.000,00 TL olacağı her ne kadar satış sözleşmesinde arac fiyatı 117.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de gerek davacı gerekse davalının beyanlarından aracın 101.000,00 TL karşılığında alış-satış olması dikkaete alınarak aradaki farkın 13.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda araçta ayıbın varlığından bahsedilebilir. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Davalının aracı 06/11/2017  tarihli araç satım sözleşmesi ile davacıya sattığı  uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, ikinci el araç satışlarında satıcının satış öncesi alıcıyı, aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirmesinin gerekip gerekmediği, buradan varılacak sonuca göre satıcının ayıptan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İspat yükü üzerinde olan davalı–satıcı, satış öncesi aracın ayıplı olduğu konusunda alıcıyı bilgilendirdiğini veya alıcının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Kaldı ki lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumlu olur. Alıcının ayıpları bildiğini ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir. Somut olayda davacının ayıbı  bildiği ya da bilmesi gerektiği  ispatlanamamıştır. Mahkememizce denetime elverişli olduğundan itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere aracın bu haliyle satılması nedeniyle davacının uğradığı zararın 13.000,00 TL olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, davaya konu 13.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın İstanbul Sultanbeyli .... Noterliği'nin 06/11/2017 tarihli, ... yevmiye numarası ile araç satış satım sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı mal iddiası ile haksız olarak açılan bedel indirimi davası olduğunu, dava konusu aracın ağır hasar tramer kaydı olduğunun davacı tarafça bilinerek alındığını, trafik kaydından tescilli olan ağır hasar kaydının davacı tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını, aracın satışından önce 03/11/2017 tarihinde davacı tarafın talebi üzerine ve eksper ücretinin de davacı tarafça ödenmesi ile birlikte aracın, davacının yönlendirdiği ekspertiz olan ... Şube 3 Sultanbeyli/ İstanbul'da ... nolu Araç ekpertiz raporunun alındığını, davacı ...'ın Whatsapp üzerinden fotoğrafı gönderildiğini, raporda tüm boya, değişen, lokal ve orjinal parçaların gösterildiğini, aracın araç içi, genel kontrol ve sıvı seviyelerine ilişkin de bilgilere de yer verildiğini, bu eksper raporuna istinaden davacı 06/11/2017 tarihinde Sultanbeyli/ İstanbul'a gelerek aracı 101.000,00 TL bedel ile satın alındığını, davacı tarafın aracı aldıktan sonra ertesi gün müvekkilini arayarak, aracın cam suyunun ve antifrizinin olmadığını, müvekkilinin eksik beyanda bulunduğunu, aracı yetkili ... servisine götürdüğünü cam suyu koydurduğunu ve 500,00 TL fatura kesildiğini, bu bedeli ödemesini talep ettiğini, müvekkilinin ise davacı tarafa aracın cam suyu olduğunu, bunun alınan ekspertiz raporunda da yazdığını, cam suyunun yetkili servisten 500,00 TL'ye alınmasının hakkaniyete uygun olmadığını, memnun değil ise aracı derhal sattığı fiyattan geri almaya hazır olduğunu bildirdiğini, daha sonra davalı tarafın 07/11/2017 tarihinde ... Elazığ Şubesinde tekrar rapor aldığını, alınan raporda aracın motor kaputu, sağ far sacı ve kılıç sacı değişmiş boyalı olduğunun yazılı olduğunu, bu rapora dayanarak davacı tarafın önce müvekkiline 10/11/2017 tarihinde ihtar çekerek 15.000,00 TL ödeme istediğini, bunun üzerine müvekkilinin davacıyı arayarak aracı sattığı fiyata geri alabileceğini, iade getirmesini söylediğini, ancak davacı tarafın kendisinin araç alım, yeddi emin işi yaptığını, bu işleri iyi bildiğini, aracı iade getirmeyeceğini, 15.000,00 TL ödeme istediğini belirttiğini,  davacı tarafın her aşamada müvekkilinden ne kadar para daha alabilirim derdine düştüğünü, aracın 03/11/2017 eksper raporuna uygun şekilde tesliminin davacı tarafa yapıldığını, aracın ağır hasar kayıtlı araç olduğunu, davacı tarafın aracı gördüğü haliyle almayı kabul ettiğini, aracın evvelce sağ ön çamurluk, sağ ön kapı, sağ arka kapı, sağ arka çamurluk, sağ ön panel, motor kaputu, bagaj kapağı, sağ ön direk, sağ far ve kılıç sacı, sağ ön hava yastığında işlem yapıldığının davacı tarafa her konuşmada bildirildiğini, davacı tarafın bu hali ile aracı almayı kabul ettiğini, davacı tarafın daha sonra araç üzerinden nasıl daha fazla para kazanabilirim yoluna gittiğini ve kötü niyetli olarak yaklaşımlarda bulunduğunu, önce can suyu için 500,00 TL para istediğini, müvekkili şirket kabul etmeyince de başka yollar denemeye başladığını, aracın aynı ekspertiz şirketinin farklı şubelerine götürüldüğünü ve farklı raporlar verildiğini, müvekkili şirketin 03/11/2017 tarihli ekspertiz raporuna istinaden aracın satışını davacıya yaptığını, 07/11/2017 tarihinde aynı eksper şirketinin farklı şubelerinin farklı rapor vermesinde ya 03/11/2017 tarihli raporu veren şubenin yanlış rapor verdiğini, öyle bir durumda da sorumluluğun ona ait olması gerektiğini, ya da davacı tarafın aracı aldıktan sonra araç parçaları üzerinde değişiklik yaptığını,  iki hususta da sorumluluğun kendilerine ait olmadığını, hukuki dinlenilme haklarının elinden alınarak adil yargılama hakkının ihlal edildiğinin dosyada alınan raporun istinaf sonrası işbu dosyada denetime elverişli olduğu gerekçesi ile itibar edilmesinin bir kez daha adil yargılama hakkını ihlal ettiğini,  24/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda aracın mevcut durumu dikkate alınarak, internet, galericiler, sigorta şirketleri ve yetkili bayiden alınan fiyatlar ışında aracın 88.000,00 TL olduğuna kanaat getirdiğini belirttiğini, ancak raporda dayanak gösterilen hiçbir internet çıktısının veya galeri, sigorta şirketi, yetkili bayi görüşü ve fiyat teklifinin dosyaya sunulmadığını, neye göre bu fiyatın belirlendiğinin belli olmadığını, soyut olarak söylemden ibaret olduğunu, müvekkilinin sattığı dava konusu aracın emsallerine bakıldığında ağır hasar kaydı olan araçların 119.000,00 TL civarında satış fiyatının bulunduğunu, ayrıca hükme esas alınan istinaf öncesi alınan bilirkişi raporunda; aracın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yapılan sorgulamasında 81.007,00 TL kazasının mevcut olduğunu, ağır hasarlı olduğunu ve piyasa tabiriyle aracın genel durumuna bakıldığında toplama bir araç olduğunun anlaşıldığının belirtildiğini, davacı tarafın sağ ön çamurluk, sağ ön kapı, sağ arka kapı, sağ arka çamurluk, sağ ön panel, motor kaputu, bagaj kapağı, sağ ön direk, sağ far ve kılıç sacı, sağ ön hava yastığında işlem yapıldığı hususlarını, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin 5664 sayılı numarasına mesaj atarak araçta hasar kaydının ve değişen parçaların cevap olarak geldiğinin de gözönüne alındığında davacı bilerek aracı almasına rağmen, işbu davayı açmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin aracı reel bedelinin çok altında 101.000,00 TL'ye sattığını, bilirkişinin tespiti gibi 88.000,00 TL'ye araç satışının bulunmadığını, bilirkişi raporunu somut delillere dayandırmadığını, davacı tarafın ise aracı aldıktan sonra aynı aracı reel değerinde 115.555,00 TL'ye aracı satışa çıkardığını,  buradan da anlaşılacağı üzere davacı tarafın müvekkilinden istediği bedelin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sadece kötü niyetli olduğunu, kaldı ki bir önceki istinaf dilekçelerinde de ek beyan dilekçelerinde de belirttikleri ve satış sözleşmesini sundukları üzere, davacı tarafın Elazığ .... Noterliği' nin ... yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi ile dava konusu araç olan; '...'  motor nolu, '...' şasi nolu aracı 100.000,00 TL bedelle ...' e sattığını, kötü niyetli hareket eden davacı tarafın bir zararı oluşmadığının göstergesi olduğunu, dosyanın eksik inceleme neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin davacı tarafın zararının olmadığı göz önüne alındığında davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, istinaf taleplerinin tam kabulüne karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan otomobilin satış bedelinden ayıp oranında indirim istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı, davalıdan 06/11/2017 tarihinde ... marka 2014 model otomobili 101.000,00 TL ye satın almıştır. Bu husus taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.Araç satın alınmadan önce İstanbul Sultanbeylide bulunan ... firmasının düzenlemiş olduğu 03/11/2017 tarihli ekspertiz raporu alınmış, 07/11/2017 tarihinde ise davacı tarafça Elazığ ilinde ekspertiz raporu alınmış ve raporların uyuşmaması üzerinde davacı tarafça davalıya Elazığ.... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 10/11/2017 tarihli ihtarnamesi ile 15.000 TL lik maddi zarar talebinde bulunulmuş olup davacının talebinin olumlu karşılanmaması üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalı davacı tarafın iddialarını kabul etmemiş olup davacının almış olduğu aracın ilanında aracın ''ağır hasar kayıtlı'' olduğunun bildirildiğini ayrıca 03/11/2017 tarihli ekspertiz raporunda da kendilerince davacıya bildirilen ayıpların büyük kısmının tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunmuştur. Elazığ 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)  2018/93 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi rapor içeriğine göre; ''... Plakalı araç üzerinde yapılan detaylı incelemeler neticesinde; İstanbul'da yapılmış ekspertiz raporundan farklı ve önemli olarak ön kaputun ve ön sol çamurluğun değişmiş olduğu hava yastıklarını işlem görmüş olduğu, daha detaylı tablonun yukarıda gösterildiği aracın SBM(Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) kayıtlarında yapılan sorgulamasında 22/11/2016 tarihli ve hasar tutarı 81.007,00 TL olan bir kazasının mevcut olduğu, yukarıda belritilen kazasından dolayı ...  plakalı aracın ağır hasarlı olarak  kayıtlara geçmiş olduğu, piyasa tabiriyle aracın genel durumuna bakıldığı zaman toplama (parçalarının büyük bir kısmı değişmiş) bir araç olduğu, ... plakalı aracın 2017 yılı Kasım ayı itibariyle piyasa değerinin aracın geçmiş kazaları mevcut durumu, rengi, kilometresi vs dikkate alınarak internet galericiler sigorta şirketi ve yetkili bayiden alınan fiyatlar ışığında 88.000,00 TL olacağı her ne kadar satış sözleşmesinde arac fiyatı 117.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de gerek davacı gerekse davalının beyanlarından aracın 101.000,00 TL karşılığında alış-satış olması dikkaete alınarak aradaki farkın 101.000,00 den 88.000,00'ni çıkarıldığında aradaki farkın 13.000,00 TL olacağı'' şeklinde rapor tanzim edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın, ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesi uyarınca, Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.Aynı kanunun 222. maddesinde, satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur, düzenlemesi bulunmaktadır.  TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; \"Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.\" şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.Somut olayda;  davaya konu araca ilişkin ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda da ayrıntılarıyla tespit edildiği üzere 03/11/2017 tarihli ekspertiz raporunda özellikle boyalı denilen motor kaputunun değişmiş olduğu, orijinal olduğu belirtilen bagaj kapağının boyalı olduğu, orijinal olduğu belirtilen sağ arka tampon üzerinin boyalı olduğu ve yine kaput içinde yapılan incelemede de kaynak izleri bulunduğu dolayısıyla 03/11/2017 tarihli ekspertiz raporundaki tespitler ile uyuşmadığı görülmüştür. Her ne kadar davalı taraf davaya konu aracın ''...com'' isimli internet sitesinde ve ağır hasar kayıtlı olduğu belirtilerek ilan verildiği savunulmuş ise de dosya kapsamında davalı taraf iddialarını destekler delillerini istinaf aşamasına kadar sunmamıştır. Bu durumda davacının aracı satın almadan önce alınan ekspertiz raporunda belirtilen ayıpları bildiği kabul edilebilir. Ancak davacının davaya konu ettiği 07/11/2017 tarihli ekspertiz raporu ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerdeki gizli ayıpların aracın satış anında davacı tarafça bilindiğinin davalı satıcı tarafından usulünce ispatlaması gerekmektedir.  Aracın satışına ilişkin ilanda ağır hasarlı kaydı olması davacının davaya konu ettiği ayıpları bildiği anlamına gelmez. Yine davacının aracı satış esnasında muayene ettirmesinin de gizli ayıplı olarak bilerek satın aldığı sonucunu doğurmayacağı ve davalı tarafın, satış öncesinde davacıyı araçtaki gizli ayıpların tamamı yönünden bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini yansız delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Her ne kadar davalı vekilince yetkisiz mahkemede keşif kararı olmaksızın ön inceleme duruşmasından önce dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınarak hüküm kurulduğuna dair istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de davacı tarafça davaya konu aracın dava dışı kişiye satılması nedeniyle ivedi incelenmesi talep edilmiş ve mahkemece bunun üzerine keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b)/1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 888,03‬ TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 222,01 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 666,02 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d75923ad59c52d79","SID":"93e0034445b93f37"}}