{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/852 <br>KARAR NO: 2024/743<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/02/2021<br>NUMARASI: 2019/297 Esas -  2021/173 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin  Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Güneşli Şubesinde bulunan ... no'lu işletme kart hesabından 05/05/2018 tarihinde 7 ayrı 450 TL'lik toplam 3.150 TL paranın müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında ... nezdindeki  ... hesabına gönderildiğini, bankaca oto robottan hesap sahibinin dışında olup olmadığını teyit amaçlı hesap sahibi aranmış, hesap sahibi bilgisi dışında olduğunu beyan eden tuşlamayı yaptığını, sonrasında müşteri temsilcisinin müvekkilini aradığını, itiraz formu düzenlendiği, düzenlenen formun maille kendisine ulaştığını, formun bankaya fakslandığını bankaca yapılan incelemenin yapıldığı ve kendilerine savcılığa şikayet etmesi gerektiğinin bildirildiği, bankanın herhangi bir sorumluluk kabul etmediğini, bankanın müvekkil kartının güvenliğini sağlamadığını beyan ve gerekçelerle 1.500 TL maddi tazminat ile 2.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça başlatılan ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, müvekkilinin gerekli özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini,  davacı tarafın internet şifresi ve kişisel bilgilerini korumakla yükümlü olduğunu, davacının tek kullanımlık şifresini kendisi kullanarak mobil bankacılık uygulamasına giriş yaptığını, müvekkilinin internet şubesinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için gerekli tüm teknolojik donanıma sahip olduğunu, bilişim sistemleri aracı kullanılarak yapılmakta olan dolandırıcılık suçunda bankaya kusur yüklenemeyeceğini, müvekkilinin kişisel bilgisayarlar ve telefonlar üzerinde güvenlik kurmasının mümkün olmadığını bundan dolayı oluşan zarara katlanmasının gerektiğinin kabul edilemeyeceğini beyan ve gerekçelerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Ayrıca somut olayda davacının maddi tazminat isteminin yanında manevi tazmint isteminde bulunduğu anlaşılmakla; Ancak, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Manevi zarar, bir kişinin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet, ticari itibar gibi değerler, kişilik değerlerini oluşturur. Bu değerlere saldırı, objektif eksilmeyi ifade eder. Manevi zararın tazmin edilebilmesi için objektif unsur yanında bir de sübjektif unsurun gerçekleşmesi gerekir. Sübjektif unsur ise, zarar görenin söz konusu ihlal sonucu kişiliğinde, manevi varlığında objektif olarak meydana gelen bu eksilmeyi yaşaması, duyması, onu hissetmesi, bunun sonunda da acı, elem, ızdırap duymasıdır. Sübjektif unsur yoksa manevi zarar da yoktur. Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacıya ait  ticari kartından bilgisi ve rızası dışında para çekilmesi iddiasına dayalı olduğu bu halde davacının hayat, vücut bütünlüğü, sağlık, özgürlük, isim, resim, şeref, haysiyet gibi değerlerinde bir ihlale yol açmadığı, davacının kişilik haklarına herhangi bir saldırının söz konusu olmadığı, malvarlığı hakkına yönelik bir haksız fiil gerçekleştiği anlaşıldığından ve bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi için gereken koşulların oluşmadığı anlaşılmakla manevi tazminata yönelik istemin reddine karar vermek gerekmiştir. HUAK 18/A-11. fıkrası ;\"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. (...)\" ve (14). Fıkrası: \" Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 10/07/2019 tarihli 15 sıra nolu sıra nolu sıra nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek ve iki tarafında arabuluculuk oturumuna katılarak anlaşamadıkları görülmekle ve mahkememizce verilen kısmen kabul kısmen red kararı dikkate alınarak taraflar aleyhine red ve kabul oranına göre arabuluculuk giderinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve davanın kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... kredi kart bilgileri çalınarak kişisel verilerinin ihlal edildiğini, hesabından 3.150,00 TL'nin rızası dışında başka hesaba yapılan havale ile maddi açıdan da mağdur edildiğini, bankaların güven kurumu olduğunu, müvekkilinin kişisel verilerinin güvenliğini sağlayamayarak kişisel haklarına yapılan saldırıyı önleyemediğini, bankanın müvekkilinin kişisel verilerinin güvenliğini sağlayamadığı gibi kredili mevduat hesabında yapılan 3.150,00 TL havaleyi de müvekkili ... haksız tahsil ettiğini, yerel mahkemeden maddi tazminatla orantılı olarak talep ettikleri manevi tazminat olarak 2.000,00 TL talep edilmişse de gerekçe göstermeden, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir şekilde taleplerini reddederek karşı vekalet ücreti takdir ettiğini, tüm dünyada uygulanan Kişisel Verileri Koruma Hukuku ve Uygulamasının ülkemizde henüz yeni girmekle birlikte kişilerin özel verilerinin ve özel hayatının önemini vurgulamakta olduğunu ve buna ilişkin gerek kişilere gerek devlet tarafından para cezası isteme hakkını verdiğini, bu kanunla kişisel haklarına yapılan saldırıyı önleme amacı güdüldüğünü, dolayısıyla müvekkilinin kişisel verileri korunmayarak kişisel bilgilerine el atılarak saldırı olduğunu, müvekkilinin bankalara olan inancının kırıldığını, yürürlük tarihi itibariyle uyuşmazlıkta uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 99. maddesi ve daha sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 115. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında bankaların, faaliyetlerinin ruhsata tabi olduğunu, uzmanlık gerektirdiğinden sundukları hizmetlerdeki en hafif kusurlarından dahi sorumlu olabileceklerini, yerel mahkemenin manevi tazminat taleplerini ... A.Ş'nin müvekkili  ... kişisel verileri koruma kapsamında verileri ihlal ettiğini, kişisel bilgilerine erişilerek kişisel haklarına saldırı olduğunu, bankalara olan güven duygusunun sarsıldığını ve kendisini güvende saymayarak psikolojik olarak mağdur olduğunu, manevi açıdan zarar gördüğü değerlendirilmeden manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkemenin vermiş olduğu manevi tazminat taleplerinin reddi, yargılama gideri ve karşı vekalet ücreti açısından kararın bozulmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; davacının rızası dışında bireysel mevduat hesabından yapılan havale işlemine ilişkin oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince maddi tazminat davasının kabulüne ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, davacı vekilince manevi tazminat talebi yönünden hükmün kaldırılması için istinaf başvurusunda bulunulmuştur.6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58. maddesi gereğince, kişisel hakları zarara uğrayan kimselerin manevi tazminat isteyebileceği düzenlenmiş olup, bu durumdaki bir kimseye belli miktardaki paranın ödenmesi ilgilinin ruhsal olarak yaşadığı acılarını kısmen de olsa giderme amacına yöneliktir. Bu noktadan hareket edildiğinde, mal varlığına yönelik bir eylem TBK'nın 58. maddesi anlamında doğrudan kişisel hakları ihlal eden bir eylem niteliğinde değildir. TBK'nın 58. maddesi hükmünce manevi tazminata hükmedilebilmesi ve kişisel yararların hâleldar olması ön şart olarak aranmakta, bu hüküm mal varlığına ilişkin zarar halini kapsamamaktadır.  Somut olayda taraflar arasındaki temel ilişki müşteri konumundaki davacı ile davalı banka arasındaki bankacılık ilişkisinden kaynaklandığından manevi tazminata konu edilen eylem malvarlığına yönelen nitelikte olup, davacı yararına manevi tazminat tayini için gerekli yasal koşullar oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece  manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur.Maddi ve manevi tazminat davası yönünden vekalet ücretinin hükümde ayrı ayrı hesaplanması gerekmekte olup ayrıca bilirkişi incelemesinin de sadece maddi tazminata yönelik yapıldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiş ve hükümde davacının maddi- manevi tazminat talepleri yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmak suretiyle gerekli düzeltme yapılmıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davacının maddi tazminat istemi yönünden DAVANIN KABULÜ İle; 3.150,00 TL'nin 1.500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 1.650,00 TL'sine ıslah tarihi olan 20/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 215,17-TL Karar ve İlam Harcının peşin alınan ve tamamlama harcının toplamı olan 109,78-TL harçtan mahsubu ile eksik yatırılan 105,39 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Manevi tazminat yönünden harçlar kanunu ve dairemiz karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 59,78 TL peşin harç ile 50,00 TL ıslah harcı toplamı 109,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Maddi ve manevi tazminat talepli davanın kabul/ret oranına göre (dava %61 kabul) davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 44,40 TL başvurma harcı ve 187,90 TL tebligat/posta giderinin olmak üzere toplam 232,30 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre hesaplanan 141,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Maddi tazminat talepli davanın davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 1.350,00 TL bilirkişi ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 3.150,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine. 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat talebi yönünden AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 807,31 TL'sinn davalıdan, 512,69 TL'sinin davacıdantahsili ile hazineye irat kaydına,12-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,  13-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 75,00 TL olmak üzere toplam 237,1‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"36da765b72245f3c","SID":"1e216c5bd098ade9"}}