{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2021/804 <br>KARAR NO: 2024/1042<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/10/2020<br>NUMARASI: 2018/849 Esas -  2020/416 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/07/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili asıl dava yönünden dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile 2.562.300,95-USD üzerinden icra takibi yaptıklarını, davalı tarafın haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini, davalı tarafın haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili birleşen dava yönünden Bakırköy 4.ATM'ye sunmuş olduğu 05/10/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında ticari ilişki kapsamında tahakkuk eden 270.000-USD alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalıların haklı bir neden olmaksızın takibe itiraz ettiğini, davalıların haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Bakırköy 4.ATM 2018/942 - 1111 EK sayılı ilamıyla birleştirme kararı verilerek 2018/849 esas sayılı dava dosyası üzerinden yargılama yürütülmüştür. Davalılar vekili asıl ve birleşen dava yönünden dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; öncelikle davacı tarafın itirazın iptali davasını açmakta aktif husumetinin bulunmadığını, nitekim davacı şirket ile ihbar olunan ... Tic. A.Ş. arasında düzenlenen 30/07/2018 tarihli sözleşme ile dava konusu yapılan icra dosyalarındaki alacaktan feragat edildiğini ve söz konusu takip alacaklarının ihbar olunan şirkete temlik edildiğini, alacağı temellük eden ihbar olunan şirket tarafından alacağın kendilerine ödenmesi yönünde ihtarname çekildiğini, söz konusu alacağın ihbar olunan şirkete ödenmeye devam ettiğini, bu bağlamda davacı tarafından açılan asıl ve birleşen davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; itirazın iptaline konu olan icra takip dosyalarındaki alacağın, icra dosya numaraları da açıkça belirtilmek suretiyle davacı şirket tarafından 30/07/2018 tarihli yazılı temlik sözleşmesi ile alacaklardan feragat edilerek ihbar olunan ... Tic. AŞ'ye temlik edildiği, yazılı temlik sözleşmesinin halen geçerli olduğu, sözleşmenin iptaliyle ilgili herhangi bir dava da açılmadığı, davacı şirketin dava açılmadan önce icra dosyasındaki alacakları temlik ettiği dikkate alınarak itirazın iptali davasını açmakta aktif davacı sıfatı bulunmadığı (Yargıtay 15.HD  2015/1583 - 2100 EK sayılı ilamında da belirtildiği üzere) değerlendirilerek asıl ve birleşen dava yönünden davacının açmış olduğu her iki davanın da aktif davacı sıfatı bulunmadığından reddine, davalıların kötü niyet tazminat isteminin de koşulları oluşmadığından asıl ve birleşen davaların reddine,...\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve davalı (katılma yoluyla) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ve birleşen davanın aktif husumet bulunmaması sebebiyle reddine kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket ile ihbar edilen şirket arasında tanzim edilen 30/07/2018 tarihli sözleşmenin davacı şirket ile ihbar edilen şirket arasında sübut etmediğini, bahsi geçen sözleşmenin ilk haliyle geçersiz olup sözleşmenin farklı bir şekle bürünmüş olduğunu, sözleşmenin ilk halinin kabul edilmesinin doğru olmadığını, bahsi geçen sözleşme şartlarının ihbar olunan tarafından yerine getirilmediğini, tapu devrinin sözleşme gereği 7 gün içinde yapılması gerekirken 29 gün sonra yapıldığını, tapu harçlarının tamamının sözleşmeye aykırı olarak müvekkilince ödemeler yapıldığını, ihbar olunan tarafından faturaların düzenlendiğini, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra tarafların örtülü anlaşmaları sonucunda sözleşmenin yeni bir şekle büründüğünü, aktif davacı sıfatının bulunmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını, ihbar edilenin davalıya gönderdiği ihtarın huzurdaki dava ile bağlantısının bulunmadığını, 30/07/2018 tarihindeki sözleşmelerin ihbar edilen tarafından yerine getirilmediğinden alacağın devri ve temlikinden bahsedilmesinin hukuken mesnetsiz ve geçersiz olduğunu, bahsi geçen sözleşmenin davalının gerekçe gösterdiği şekilde müvekkili şirket ile ihbar edilen arasında sübut etmediğini, sözleşmenin geçersiz hale geldiğini, ihbar edilen şirketin icra dosyalarının temliki yönündeki taleplerinin hukuken haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, 30/07/2018 tarihli temlik sözleşmesi ile icra dosyası numaraları da belirtilmek suretiyle alacaktan feragat edilerek dava dışı ... A.Ş.'ye temlik edildiği, davacının davacı sıfatının kalmadığını, dava açma hakkının ... A.Ş.'ye ait olduğunu, davacının sözleşmenin geçersizliğine ilişkin iddialarının ispatlanmadığından ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunu, davacının fazla ödemeye ilişkin iddialarının dava dışı ...'a yöneltmesi gerektiğini, yazılı bir cari hesap sözleşmesi sunulmadığını, alacağın varlığının ispat edilmediğini, bilirkişi raporuyla çeklerin kambiyo niteliğinde olmadığının belirlenmesi nedeniyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun yerel mahkeme karanının onanmasını, ancak yerel mahkeme tarafından hükmedilen maktu vekalet ücretinin yerinde olmadığından düzeltilerek nispi vekalet ücreti hükmedilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanmasını beyanla, talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Asıl ve birleşen davalar; açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.ilk derece mahkemesince davaların aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinafa konu uyuşmazlık temelde davacının takip konusu alacaklar yönünden aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı tarafça davalı hakkında  Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile \" cari hesap ekstresinden kaynaklı alacak\" borcun sebebi gösterilerek ve takip talebine cari hesap özeti eklenerek   2.562.300,95-USD  asıl alacağın tahsili amacıyla 11/08/2017 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı ile takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin asıl davanın açıldığı görülmektedir. Davacı tarafça Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyası ile \"100.000 USD asıl alacak (tarih 25/06/2017) , 170.000 USD asıl alacak (tarih 01/07/2017)\" borcun sebebi gösterilerek 270.000 USD asıl alacak ve 1.464,46 USD faiz olmak üzere 271.464,46 USD alacağın tahsili amacıyla 16/08/2017 tarihinde  ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı ile takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin birleşen  davanın açıldığı görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince davacı ile dava dışı  ... A.Ş. ve dava dışı ... Ltd. Şti. arasında yapılan 30/07/2018 tarihli sözleşme ile takip sonrası alacağın temlik edilmesi sebebiyle davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesi ile davaların reddine karar verilmiştir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır. Haliyle eldeki davada davacının dava ehliyeti bulunmaktadır. Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.6098 Sayılı TBK 12. Maddesi; Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz., 17. Maddesi \" Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz, 184. Maddesi \"Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir.\" düzenlemelerini içermektedir. Davalıların taraf olmadığı, davacı ile dava dışı ...  A.Ş. Ve dava dışı ... Ltd. Şti. Arasında yapılan 30/07/2018 tarihli sözleşmenin 3.4. Maddesi \"Satış bedelinin 3.3 maddede belirtilen kısmı dışında kalan 4.935.000 USD ise, ... ’ın alacaklı olduğu icra takip dosyalarının ... temliki veya işbu dosyalardan ...‘ın feragat etmesi yoluyla ödenecek olup, ..., İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı 271.302 USD takip çıkış bedelli, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı 817.093,47 USD takip çıkış bedelli, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı 207.376,68 USD takip çıkış bedelli, İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı 158,498 USD takip çıkış bedelli, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı 2.869.320,08 USD takip çıkış bedelli dosyalardan kaynaklanan alacaklarını işbu sözleşmenin 3.1 maddesindeki devrin yapılması ve 3.3 maddesindeki faturanın kesilmesinden sonra noterde yapılacak temlik sözleşmesi ile ...’ a 15.04.2019 tarihinde temlik etmeyi veya alacaklarından feragat etmeyi kabul beyan ve taahhüt etmektedir. ..., dosyaları kontrol etmiş ve olduğu haliyle kabul ederek, dosyalarda itiraz olduğunu bilerek temlik almıştır. Dosyalarda yapılması gereken işlemlerin tamamından temlik sözleşmesi itibariyle sorumluluk tamamen kendisine ait olup, ...’ dan hiçbir talepte bulunmamayı kabul ve taahhüt eder. Ayrıca, işbu sözleşmenin imzalanması ile ...’ın dosyalarda hiçbir işlem yapmayacağını, bu nedenle itirazın iptali davası açılması, satış talep edilmesi vs. için gereken sürelerin dolması dahil olmak üzere hiçbir usulü eksiklik nedeniyle ...’ı sorumlu tutmayacağını, işlem yapılmamasını kendisinin talep ettiğini kabul beyan ve taahhüt eder.”Sözleşmenin 3.5. maddesi \"işbu sözleşmenin 3.4. maddesinden belirtilen temlik sözleşmesi nedeniyle doğacak harç ve masraflar taraflarca eşit olarak ödenecektir . 3.6. maddesi \"... temlik edilen alacak için tahsilat garantisi vermemekte olup, temlik sözleşmelerinin yapıldığı andan itibaren ..., temlik aldığı alacaklar nedeniyle hiçbir şekilde ...'dan talepte bulunmayacağını, takip ve tahsilattan tamamen kendisinin sorumlu olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. \" şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır. Bahsi geçen sözleşmenin incelenmesinde; itirazın iptali davasına konu icra takip dosyalarındaki alacağın temlik edildiğine ilişkin bir beyan bulunmayıp sözleşme şartlarının yerine gelmesi halinde temlikinin vaat edildiği görülmektedir. Yine sözleşmede temlik sözleşmesinin bilahare noter huzurunda yapılacağı kayıt altına alınmıştır. Sözleşmelerin şekline ilişkin TBK 12 ve 17. Maddeleri ile alacağın temliki sözleşmelerinin yazılı olması şartını getiren TBK 184 maddelerindeki şekil şartları yasalarda aksi kararlaştırılmayan durumlarda geçerlilik şartıdır ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. Sözleşmenin 3.4. maddesinde \"Ayrıca, işbu sözleşmenin imzalanması ile ...’ın dosyalarda hiçbir işlem yapmayacağını, bu nedenle itirazın iptali davası açılması, satış talep edilmesi vs. için gereken sürelerin dolması dahil olmak üzere hiçbir usulü eksiklik nedeniyle ...’ ı sorumlu tutmayacağını, işlem yapılmamasını kendisinin talep ettiğini kabul beyan ve taahhüt eder.” düzenlemesi davacıya takibe ilişkin işlem yapma yasağı getirmemekte, davacıyı takibe ilişkin işlem yapmaması durumunda doğacak sorumluluklardan kurtarmaya yönelik bir düzenlemedir. Bu durumda bahsi geçen sözleşmenin işbu davanın tarafları yönünden alacağın temliki hükümlerini doğurur mahiyette bir sözleşme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir an için alacağın temliki sözleşmesi olarak kabul edilmesi halinde ise; sözleşmenin şarta bağlı olduğu, şartların işbu davanın tarafı olmayan dava dışı ... ile davacı arasında yargılamalara konu olacak, sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediğine yönelik iddialar içerdiği, eldeki uyuşmazlıkta taraf olmayan 3. kişinin hukuki durumunu etkiler şekilde alacağın temliki sözleşmesinin şartlarının gerçekleştiği veya gerçekleşmediği yönünde bir tartışma yürütülemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının eldeki uyuşmazlıkta aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmakla; davanın esasına yönelik inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Kaldırma kararının niteliğine göre davalı vekilinin istinaf talepleri bu aşamada inceleme konusu yapılmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-Davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/07/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"160193eb2606bc62","SID":"b1860496ab9e1e3f"}}