{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/9 <br>KARAR NO: 2023/596<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/09/2022<br>NUMARASI: 2020/406 Esas - 2022/512  Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal etlen Türkiye'nin önde gelen sigorta şirketlerinden birisi olduğunu, dava dışı sigortalısı ... Ticaret Ltd. Şti.'ye ait kırmızı mercimek emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile davacı tarafından teminat altına alındığını, dava konusu kırmızı mercimek emtiası,   taşıma senedi tahtında Türkiye'den Mısır'a taşınmak üzere  gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiğini, Tahliye işlemlerinin ardından emtianın bulunduğu  konteyner, alıcı şirketin deposuna getirildiğini, alıcının deposunda konteyner kapakları açıldığında 600 çuval emtianın ıslanarak hasar gördüğünün tespit edildiğini, naylon çuvalların içerisinde yer alan emtiaların ıslanma sebebiyle topaklandığı ve küllendiğini hasarın fark edilmesi akabinde, sigortalı şirket tarafından 1 numaralı davalıya dava konusu hasara ilişkin olarak hasar ihbarı yaptığının belirtildiğini, 2 no'lu davalı. tarafından ise navlun faturası düzenlenerek navlun üereıi bizzat tahsil edildiği. Bu sebeple 1 no'lu davalı 'İTK ınd. 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada \"akdi taşıyan\" olarak hareket etmiş okluğundan sorumluluğu söz konusu olduğunu, davalılar/borçlular aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe Davalılar/Borçlular tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek   itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... İzafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini,  yükteki ıslanmanın deniz suyundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ancak gümüş nitrat testi yapılarak belirlenebilir olacağını, konteynerler ve emtia üzerinde yapılan gümüş-nitrat testi sonucu ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı ispatlanmadıkça, hasarın deniz yolu ile taşıma sırasında meydana gelmediğinin kabulü gerekeceğini, zira. hasarın deniz taşıması esnasında gerçekleşmiş olması için yükün deniz suyuna rastlanmış olması gerektiğini,  mercimek yükünün yüksek nem içeren bir ürün olduğunu,   emtiadaki nemin buharlaşması ve akabinde yoğuşması sonucu, yani yükün kendi   mahiyetinden kaynaklanan sebeplerle hasarlanınası söz konusu olduğunu, dava konusu yük hasarının ne zaman ve ne sebeple meydana geldiği belli olmadığını yükler gemiye yüklenmeden önce veya gemiden tahliyeden sonra iç nakliye sırasında meydana gelen hasarlardan dolayı, deniz, yolu  taşıyanının herhangi bir sorumluğu bulunmadığını meydana geldiği iddia edilen hasarın deniz, yolu ile taşıma dışında diğer taşıma araçları ile taşındığı sırada meydana gelmiş olması da mümkün olduğunu, deniz yolu taşıyanı, yükleme öncesinde veya tahliyeden sonra meydana gelen hasarlardan dolayı sorumlu olmayacağı belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mal faturasına göre sigortalının mal bedelini tam ve eksiksiz tahsil ettiğinin anlaşıldığını, iddia edilen ıslaklığın nev'i tespit edilemediğini,  emtia nakliyat sigortaları genel şartları madde -l/a uyarınca tatlı sudan meydana gelen hasarların sigorta kapsamı dışında olduğunu, hasar ihbarının yapılmadığını,  iddia olunan hasarın ne zaman ne şekilde ve nasıl meydana geldiği ile bu yöndeki hasarın yükün taşıyanın hakimiyetindeyken meydana geldiği belli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Taşımaya konu emtianın CFR satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu görülmektedir. CFR satışa konu poliçede sigortalı, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır. Dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi ile aldırılan bilirkişi raporunda  dava dışı sigortalı firmanın 2019 yılı Muavin defter kayıtlarında. ... firmasından 140.120 USD karşılığı 703.891.29 TL alacaklı olduğu ve alacak tutarının 04.02.2019 tarihinde 70.000,00 USD karşılığı 363.615.00 TL, 06.02.2019 tarihinde 70.000.00 USD karşılığı 363.853.00 TL tahsil ettiği, kalan bakiyenin ise 31.12.2019 tarihinde banka komisyonu olarak kayıtlara geçilerek hesabın sıfırlandığının ve mal bedelinin tamamen tahsil edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Buna göre sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığından, davacının alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatını kazanamayacağından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısının haklarına TTK. md. 1472 gereği  kanunen halef olduğunu, davalılara rücu şartlarının oluşmuş olduğunu, aktif husumet ehliyetine sahip olunduğunu, virman faturasından da görüleceği üzere müvekkilinin sigortalısının mal bedelinin tamamını tahsil edememiş olduğunu, mal üzerindeki menfaatinin halen devam ettiğini, davacı müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin hatır ödemesi olmadığını ve müvekkilinin davalılara rücu edebileceğini kanıtlamakta olduğunu, yerel mahkeme kararınını verirken hükme esas aldığı bilirkişi raporlarında sigortalı satıcının ve alıcının  cari hesaplarının eksik  incelendiğini, bu konuda yapılmış itirazların dikkate alınmadan defter incelemesi yapıldığını, eksik ve hatalı hazırlanmış bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ... izafeten ... A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısının mal bedelini tahsil edemediğinden bahisle aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu iddia etmişse de, davacının bu iddiasının doğru olmadığını, bilirkişi tarafından davacı tarafın sigortalısının ticari defterlerinde inceleme yapılmak sureti ile hazırlanan raporda yer alan tespitler ile ispatlandığını, davacının virman yapılması sebebi ile alacağının tamamını tahsil edemediğine ilişkin iddiasının da mahkeme tarafının atanan muhasip bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile çürütüldüğünü, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf iddialarının reddine karar verilmesini ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini dava dışı  sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği  bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemli alacak davasıdır. Bu aşamada istinafa gelen uyuşmazlık temelde; dava dışı satıcı sigortalının alıcıdan sigorta konusu ürün bedelini tamamen tahsil edip etmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti.'nin Mısır ülkesinde bulunan alıcı ... firmasına kırmızı mercimek ürünü sattığını, ürünlerin akdi taşıyıcı davalı ... A.Ş.'nin aracılığıyla fiili taşıyıcı ...'ya izafeten ... A.Ş. tarafından deniz yolu ile taşındığı, taşıma esnasında ürünlerin bir kısmının konteynırın delik olması sebebiyle ıslanarak zarar gördüğünün iddia edildiği, dosyada bulunan \"ciro edilemez taşıma senedi ile ... adlı gemiye yüklendiği, sigortalı ... tarafından alıcı adına düzenlenen 26/11/2018 tarihli faturada teslim şartının CFR olarak belirtildigi görülmüştür. Dava konusu satış CFR (Cost and Freight)  satış şeklinde kararlaştırılmış olup, bu durumda, malların yükleme limanında gemi küpeştesini aştığı andan itibaren risk, nev'i, yarar ve hasar alıcıya intikal edeceğinden taşıma sırasında, malların hasara uğraması halinde, satıcı mallara ilişkin hasara katlanmakla yükümlü değildir. Başka bir ifadeyle, davacının sigortalısı yükleme limanında bu yükleri gemiye yüklediği anda yükü alıcısına teslim etmiş sayılır ve yük üzerindeki hak ve menfaati sona erer.  Yerleşik Yargıtay uygulamalarıyla CFR satışlarda satıcının ürün bedelini alamaması durumunda sigortacının ürünün küpeşteye yüklemesinden sonraki dönemde meydana gelen hasarın da tazmin edilmesi gerektiği yönündeki uygulamaları bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda; davacı sigortacının satıcının Mısır ülkesine gönderdiği ürünleri satıcının sorumlu olmadığı ve deniz yolculuğu dönemi için sigortaladığı, Yargıtay uygulamaları gereği alıcının bedeli ödememesi durumunda poliçe bedelinin ödenmesi gerektiği kabullerinden hareketle dava dışı sigortalının ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda tüm ürün bedelinin alıcı tarafından dava dışı satıcıya ödendiği, dosyaya alınan 04/08/2022 tarihli bilirkişi raporu ile ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda belirlenmiştir. Raporun 7. sayfasında davacı vekilince istinaf dilekçesine dayanak teşkil eden ve bilirkişi raporuna da itirazlarını konu ettiği 31/12/2019 tarihli yıl sonu virman açıklamalı 23.576,71 TL ve 120 USD bedelli virman işleminin banka komisyonu olarak kayıtlara geçirildiği ve dava dışı satıcının bu şekliyle alıcıdan hiçbir alacağı kalmadığı anlaşımaktadır. Davacı tarafın istinaf dilekçesinde bu aşamadan sonra hasarlı mal bedelini iade alarak, cari hesap ilişkisinde hasarla bedel kadar mahsup yaparak veya sigortalı firma tarafından alıcıya virman yapılarak mahsuplaşabileceği gerekçesi ile dava dışı sigortalı alacağının tam olarak tahsil edilmediğini iddia etmiş ise de dosyadaki deliller ile dava dışı alıcının dava dışı satıcıya sigorta konusu ürün bedellerini tam olarak ödediğinin ispatlanmış olduğu, davacı tarafça az yukarıda açıklanan yöntemlerle alıcıya iade yapıldığına yönelik  ispat külfetinin davacıda olduğu, bu hususta  dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 179,90 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 99,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.01/06/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"664cdb8c97ec4c74","SID":"2a2c166b2bd75e5c"}}