{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/671 <br>KARAR NO: 2023/726<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/11/2022<br>NUMARASI: 2021/190 Esas - 2022/671  Karar<br>DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı tarafından ... firmasına satılan ve Türkiye'den Mısır'daki ... firmasına nakliyesi yapılan 4.785.000 adet/44 palet/1.320 koli/8.497 kg net/10.587 kg brüt ağırlığa sahip plastik kapakların 03.04.2020 tarihinde Ambarlı Gümrük'ten çıkışı yapılarak ... isimli gemiye yüklendiğini, deniz yolu ile nakliyesine başlandığını, teslim sırasında yapılan kontrellerde ... numaralı konteynerdeki paletlerde ıslanma ve nem sonucunda küflenme, mantar ve bakteri oluştuğunun tespit edildiğini, kullanılmaz hale gelen ticari emtialar için sigorta poliçesi kapsamında 47.810,00 TL ödeme yapıldığını, emtiaların taşımacılığını yapan nakliye şirketinin davalı ... A.Ş. olduğunu, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... büro numaralı ve ... arabuluculuk numaralı dosyasında arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi kapsamında yapılan 47.810,00 TL hasar bedeli ödemesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücu tazminatı olarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kara taşıması ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, ... numaralı konşimento kayıtları içeriğinden bu durumun açık olduğunu, konteynerlerin İskenderiye Limanı'na 13.04.2020 tarihinde ulaştığını, İskenderiye Limanı'ndan Kahire'ye kara yolu ile taşınmasının yük ilgililerinin tasarrufunda olduğunu, müvekkilinin sadece deniz taşımasını organize ettiğini, deniz taşımasının 13.04.2020 tarihinde tamamlandığını, dava tarihi 12.05.2021 olduğundan davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, mal bedeli ile ilgili ödeme belgesinin dava dosyasına sunulmadığını, müvekkilinin iştigal konusu gereğince taşımayı sadece organize ettiğini, TTK md. 926 anlamında taşıma işini üzerine almadığını, eşyanın taşınmasını üstlenmediğini, taşıyan olmadığını, davanın ...'ya izafeten ... A.Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, ekspertiz raporunda 12.05.2020 tarihinde konteynerlerin alıcıya teslim edildiğinin yazdığını, konteynerlerin boşaltma limanına 13.04.2020 tarihinde ulaştığını, gönderilen tarafından gerekli belgelerin ibrazına müteakip yükün gümrükten çekilmesinin kara taşımasının yapılması vs. gönderilenin tasarrufunda olduğundan ve deniz taşımasının da 13.04.2020 tarihinde tamamlandığından yükün teslim tarihinin 12.05.2020 olmayıp her halükarda, satıcı/sigortalı olan “... Anonim Şirketi” tarafından gönderilen Bakırköy ... Noterliği'nin 11.06.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesinin  usulüne uygun, süresinde ve geçerli bir hasar ihbarı olmadığını,  konteyner içi yükleme, sabitleme, istif yükün ilgilileri tarafından yapıldığını, bu işlemlerin gereği gibi yapılmamasından doğan sorumluluğun yük ilgililerine ait olduğunu, küflü/mantarlı olduğu ifade edilen paletleri yükletenin tedarik etmiş olup kusurun her halükarda yük ilgililerinde olduğunu, konteynerlerın hasarsız ve sağlam olup konteyner içi yüklemeden önce yükleten tarafındarı olumsuz bir ihbarda bulunulmadığını, somut olayda, hem deniz yoluyla (Türkiye-Mısır) hem de kara yoluyla (İskenderiye Limanı- Kahire) iç taşıma söz konusu olduğunu,  müvekkilinin kara yoluyla gerçekleştirilen iç taşıma ile hiçbir ilgisinin olmadığını, İddia edilen ıslaklığın mahiyetinin ne olduğunun (tuzlu/tatlı su) belirli olmadığını, İddia edilen ıslaklığın mahiyeti ile ilgili herhangi bir testin yapılmadığını,  hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğinin  iddia edilemeyeceğini, Ekspertiz Raporu ile dayanak olarak sadece ve sadece ...-Mısır Fabrikası'nda ve şoför ile tutulan tutanağa atıfta bulunulduğunu, eşya üzerinde hiç bir inceleme yapılmadığını, somut olayda, iki  adet konteynerin aynı gemi ile aynı şartlar altında taşınmış olup iddia edilen hasar ile ilgili olarak yükleme, aktarma, boşaltma limanlarında tutulmuş hiçbir bir tutanağında olmadığını, konteynerlerin 13.04.2020 tarihinden 12.05.2020 tarihine kadar gönderilen tarafından her ne sebeple olursa olsun açık liman sahasında bekletilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, bu sebeple meydana gelebilecek hasarlardan da yük ilgilerinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ...'ya izafeten ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı sigorta şirketinin doğru halefiyet hakkını elde etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı şirketin her ne kadar işbu davanın açılması hususunda halefiyet hakkını elde ettiği iddiasında bulunsa da dava dosyasına henüz bu hususu kanıtlayacak nitelikteki bilgi ve belgeleri sunmadıklarını, halefiyet hakkının dayanaklarının neler olduğunun taraflarınca tespit edilebilmesinin de mümkün olmadığını,  davacı tarafından hazırlanan dava dilekçesinde;  taşıma konusu emteanın 2 farklı taşıma yoluyla gerçekleştirildiğini ve davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşınmış olup tahliye edilerek dava dışı yükün sahibine teslim edildiğini, bu kapsamda yüklerin gemiden tahliye edildikten sonra yapılan karayolu nakliyesini takiben alıcının teslimi safhasında hasar tespiti yapıldığının anlaşıldığını, yüklerin gemiden sağlam olarak alındığını ve teslim alındığı tarihte yükteki iddia konusu hasar için usulüne uygun herhangi bir hasar tutanağı tanzim edilmediğini, bu sebeple müvekkiline talep yöneltilme hakkının hukuken bulunmadığını,  deniz taşıması süresinde yükün gemiden hasarsız ve vaktinde olarak indiği ve buradan kara yolu taşımasını gerçekleştirecek tarafa teslim olunduğunun sabit olduğunu, deniz taşımasının tamamlanması sonrasında ve emteanın kara taşıması için teslim alınması sırasında hiçbir hasar tutanağı bulunmamasının da hasarın deniz taşıması dışında kara taşıması sırasında hasarlandığını kanıtladığını, meydana geldiği iddia olunan olayda, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak TTK. m. 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını ve tarafların da katıldığı bir tespit bulunmadığını beyanla müvekkilinin iddia konusu zararda bir dahilinin bulunmaması sebebiyle haksız davanın aktif, pasif husumet yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dosyada bulunan ve davacı ... Sigorta tarafından düzenlenmiş bulunan ... no’lu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi’nin incelenmesinden, davacının dava konusu yükü, dava konusu deniz taşıması bakımından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına aldığı ve sigortalı olarak dava dışı satıcı ... San. Tic. AŞ. Nin gösterildiği anlaşılmakla, dosyaya sunulan ... Bankasına ait 03.09.2020 işlem tarihli dekonttan, davacının dava dışı sigortalısına 53.122,69 TL sigorta tazminatı ödediği  anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen 4.785.000 adet kapak emtiasını,  dava dışı sigortalı satıcı ... San. Tic. A. Ş.  tarafından Mısır’da faaliyet gösteren dava dışı alıcı  “...” adına düzenlenmiş olan 03/04/2020 tarih, ... numaralı fatura ile, 22.914,21 Euro bedel üzerinden “CIF Alexandria Port Egypt “ tipi teslim şekli ile sattığı anlaşılmaktadır.  Satım faturasına göre \" Ödeme Şekli Fatura Tarihinden 90 Gün Sonra\" olarak kararlaştırılmış olup, muhasip bilirkişi marifeti ile dava dışı sigortalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, dava dışı sigortalı ... Tic. A Ş.  tarafından müşterisine satışı yapılan ve davaya konu olan 03/04/2020 tarih, ... no.lu ve 22.914,21 satış faturası bedelinin tamamının 02/07/2020 tarihinde alıcıdan tahsil edildiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte satıcı dava dışı sigortalının  satmış olduğu mal bedelinin tamamını müşteriden tahsil ettiği, ayrıca sigorta şirketinden de 53.122,69 TL hasar bedeli tahsil ettiği, tahsil edilen hasar bedeli nezdinde fazladan bir gelir elde ettiği,  dava dışı alıcı ... nezdinde, mal bedelinin tamamını ödemesine rağmen meydana gelen hasar nedeniyle,  hasar bedeli olarak tespit edilen tutar kadar maldan yoksun kaldığı ve en az bu tutar kadar zararının oluştuğu, oluşan bu zararın, satıcı tarafından tahsil edilen hasar bedelinin müşteriye iadesi, müşteriye ikame mal gönderilmesi veya yeni sipariş bedelinden eksik tahsilat yapılması ile giderilebileceği ancak, mevcut durumda bahsedilen bu durumlarının hiçbirinin ticari defter kayıtları ile tespit edilemediği belirtilmiştir. Dosyada alınan bilirkşi raporunda açıklandığı hali ili, CIF (Cost, Insurance and Freight – mal bedeli, navlun ve sigorta) tipi satım, bir malın belirli bir yere taşınması için gemiye yükletilmesi şartıyla, mal bedelinden ve satıcı tarafından ödenecek sigorta ücreti ile navlundan ibaret bir bedel karşılığında yapılan satıma denmektedir. . CIF satımda satıcı, belirlenen varma limanına malı gönderebilmek için gerekli navlunu ödemekle ve nakliye sırasındaki rizikolara karşı sigorta himayesi temin etmekle yükümlüdür. CIF tipi satımda mallar gemiye yüklendiği andan itibaren hasar alıcıya intikal eder. Satıcının malı teslim borcu da yine bu anda ifa edilmiş olur.  Bu açıklamalar ışığında,  dava konusu yükün mülkiyetinin ve yüke ilişkin yarar ve hasarın dava dışı alıcıya geçmiş olduğu ve muhasip bilirkişi tespitleri doğrultusunda satım bedelinin tamamını tahsil ettiği anlaşılan  dava dışı satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu hususunun ispatlanamamış olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı hususu dava şartlarından olup, öncelikle bu hususunun incelenmesi gerekmiş, davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazı bakımından bir ara karar kurulması yoluna gidilmemiştir. Ancak davaya konu deniz taşımasının 13/04/2020 tarihinde tamamlandığı ve TTK 1188 maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihte işlemeye başlayacağı, ancak  26/03/2020 tarih ve 31080 mükerrer sy. Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sy. Kanunun geçici 1.maddesiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla sürelerin durması ile davacı vekilinin arabuluculuk sürecine 26/04/2021 tarihinde başlaması, davanın ise 12/05/2021 tarihinde açılması hususları bir arada değerlendirildiğinde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı da mahkemece tespit olunmuştur. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak Aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ... Tic. A.Ş. arasında Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup Sigortalı firma tarafından ... firmasına satılan ve Türkiye'den Mısır'daki ... firmasına nakliyesi yapılan net/10.587 kg brüt ağırlığa sahip plastik kapakların 03.04.2020 tarihinde Ambarlı Gümrük'ten çıkışı yapılmış ve ... isimli gemiye yüklendiğini, deniz yolu ile nakliyesi yapıldıktan sonra teslim sırasında yapılan kontrellerde ... numaralı konteynerdeki paletlerde ıslanma ve nem sonucunda küflenme, mantar ve bakteri oluştuğunun tespit edildiğini, nihayetinde kullanılmaz hale gelen ticari emtialar için sigorta poliçesi kapsamında 47.810,00-TL ödeme yapıldığını, sigortalı tarafa ödenen bu hasar bedelinin rücuen tazmini maksadıyla dava ikame edilmiş, ilk derece mahkemesinin verdiği karar sonucunda davacının aktif dava ehliyeti olmadığı bildirilerek davanın reddedildiğini, davacının aktif husumet ehliyetini haiz olduğunu bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının değerlendirmeye alınmaksızın, dosyanın karara çıkarıldığını, yapılan sigorta sözleşmesi incelendiğinde, dava konusu satış için bir sigorta poliçesi tanzim edildiğinin açıkça görülmekte olup her ne kadar sigorta poliçesinde \"... Tic. A.Ş.\" yazmakta ise de, TTK 1454/1 hükmünde sigorta ettirenin, üçüncü kişinin adını belirtme zorunluluğu olmadığını dolayısıyla geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığından söz edilebileceğini, eğer sigortalı talep ve dava hususunda tek başına yetkili kılınmamışsa, bu durumda hem sigorta ettirenin hem de sigortalının dava ve talep hakkı bulunacağını, sigorta ettiren dava dışı ... Tic. A.Ş. Tarafından yöneltilen talep hakkı da bu anlamda yerinde olup, davacının ödeme yapması sonucunda alacağa halef olması ve aktif dava ehliyetinin bulunmasının izahtan vareste olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin varlığının kabulü gerekirken dava konusunun mahiyeti itibariyle oluşturulacak bilirkişi heyetinde \"tıbbi mikrobiyolog  / bakteriyolog\" öğretim üyesinin olması gerekirken, bu niteliği haiz bilirkişinin heyette bulunmamasının usuli bir eksiklik olarak nitelendirileceğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, satıcı, tahsil ettiği hasar bedeli kadar fazladan gelir elde etmiş olup dolayısıyla, hiçbir şekilde dava konusu bedel talep edilemeyeceğini, diğer yandan, cıf teslim söz konusu olup hasar ve yararın alıcıya geçtiğini, satıcı/sigortalı, zarar gören olmayıp satıcının, mal bedelini tahsil ettiğini, halefiyet söz konusu olamayacağını, bu bağlamda, davacı tarafından TTK md. 1454 ileri sürülmeye çalışılsa dahi, hasar bedelinin alıcıya/zarar görene ödenmediğini, bu sebeple de, aktif husumet olmadığını, davacının aktif husumeti mevcut olmadığı için davanın esasına girilmesine lüzum olmadığından bilirkişi heyetinde \"tıbbi mikrobiyolog / bakteriyolog\" olmadığından bahisle ileri sürülmeye çalışılan istinaf sebebi de usul ekonomisi yönünden akla, mantığa ve yargılamanın doğasına aykırı olup, somut olayda hasar ihbarının da süresinde olmadığını, bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir ki; iddia edilen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığının kabulünün zorunlu olup istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, deniz taşıması sırasında oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemli alacak davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı Konşimento,  07/04/2020 tarihinde, davacının sigortalısı ... A.Ş.'nin ... firmasına ihraç ettiği 4.148 ve 6439 Kg. ağırlığında 660'ar paket plastik kapak ürününün ... ve ... no.lu konteynerler içerisinde ... isimli gemiyle Ambarlı/İstanbul limanından İskenderiye/Mısır limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla Link Logistics tarafından düzenlenmiştir. Taşımaya konu ihracata ilişkin satıcı tarafından, alıcıya 03/04/2020 tarihli ... nolu 32.914,21 € bedelli fatura kesilmiş ve teslim şekli CIF olarak belirtilmiştir. Gümrük beyannamesinde de teslim şekli CIF, ödeme şekli ise mal mukabili olarak gösterilmiştir.Davacı sigorta şirketi tarafından davaya konu deniz taşıması \"nakliyat emtea sigorta poliçesi\" ile ziya ve hasarlara karşı sigortalanmış bulunmaktadır. Bu sigorta poliçesinin sigortalısı satıcı/gönderen şirkettir. Davacının sigortalısı tarafından tazminat talep edilmesi üzerine yapılan ekpertiz çalışması sonucunda 03/09/2020 tarihinde 53.122,69 TL ödenmiştir.Davacı tarafından, sigortalı emtiada meydana gelen hasar neticesinde sigortalısına ödediği bedelin davalıdan rücuen tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Taşımaya konu malların teslim şekli satıcı faturasında ve gümrük beyannamesinde CIF olarak belirtilmiştir. CIF teslim şeklinde, mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip ücreti ödendikten sonra aynı satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından ilke olarak taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkı bulunmamaktadır. Davacının sigortalısının incelenen ticari defterlerinde mal bedelinin kendisine ödendiği ve ayrıca sigorta tarafından ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının dava dışı sigortalısı satıcının, satış bedelini tahsil ettiği davaya konu emtia bakımından mallar üzerinde satıcının bir menfaati kalmayacağından ve bir talep hakkı da bulunmadığından sigortalanabilir bir menfaati de bulunmamaktadır. Yükün gemiye yüklenmesi ile birlikte hasar ve yarar alıcıya geçtiğinden davacının sigortalısının ve dolayısıyla halefiyet de söz konusu olamayacağından davacının bir talep hakkı bulunmamaktadır. Bu kapsamda mahkemece davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fe72d6dee3762b6","SID":"a36b534527750ac4"}}