{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/217 Esas<br>KARAR NO: 2024/636<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/09/2020<br>NUMARASI: 2018/1190 Esas, 2020/481 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 23/05/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi ile 16.09.2016 – 16.09.2017 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... Tic.A.Ş.’nin maliki bulunduğu ... (...) Mah. .... Sokak No:... Halkalı, Küçükçekmece - İstanbul adresindeki işyerinde, 18.08.2017 tarihinde ... ait elektrik direğinde meydana gelen şerarelenme sonucu düşen kıvılcımların direk altında bulunan rulo kağıtlarını tutuşturması ile çıkan yangının rüzgarın etkisi ile hızla etrafına yayılması sonucunda meydana gelen yangın hasarı nedeniyle ödenen 822.811,77 TL' nin davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: talep edilen tazminat alacağının zamanaşımına uğradığını, davada yetkili Mahkemenin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yangının gerçekleştiği mahalde uzun zamandır enerjinin yeraltından sağlandığı, havai hat bulunmadığını, keşif yapıldığında bu hususun görüleceğini, meydana gelen yangında müvekkili şirketin herhangi bir ilgisi ve kusuru bulunmadığını, itfaiye tarafından düzenlenen Yangın Raporunda müvekkili şirkete ait elektrik direğinde şerarelerime olduğundan bahsedildiğini, bu hususta davacı yanca yaptırılan Riziko Teftiş Raporunda da söz konusu elektrik direğinin Google Maps üzerinden görselinin dosyaya eklenmiş bulunduğunu, ancak yangının söz konusu elektrik direğinden kaynaklanmasının mümkün olmadığını,olay mahallinde bahsi geçen direğin, enerjisiz şekilde boşta bulunduğunu, ilgili bölgenin yer altı şebeke olması nedeniyle bölgeye enerji temininin yer altından verildiğini, bahsi geçen direğin havai hat elektrik kablosu barındırmadığından yangına sebebiyet vermesinin de mümkün olmadığını, söz konusu bölgede bulunan kabloların elektrik direğinden değil, yanında bulunan hafif yatık vaziyetteki ahşap direkten geçtiğini, ahşap direğin müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını, direkten sarkıtılan kablonun müvekkili şirket tarafından monte edilmediğini, bölgenin enerjisinin yer altından beslendiğini, ancak bu kablo ile davadışı iş yerine harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanılmakta olduğunu, yangının meydana gelmesinde de sorumlu olan tarafın davadışı elektrik hattını çeken iş yeri olduğunu, olay tarihinde müvekkili şirketin sağlamış olduğu hizmete yönelik herhangi bir arıza ihbarının bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunan kablolar neticesinde yangın meydana gelmiş olsaydı bölgeyi besleyen enerjinin kesilmesi nedeniyle arıza kaydı oluşmasına sebebiyet vereceğini, söz konusu iş yerinde depo olarak kullanılmakta olan alan davadışı iş yeri tarafından gerekli koruma tedbirleri alınmaksızın kullanıldığını, söz konusu kağıt ruloların üst üste herhangi bir koruyucu materyal kullanılmaksızın istiflenmiş bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahalden geçen gerek telekoma ait kablolar gerekse iş yeri tarafından çekilen kablolara neredeyse temas edecek kadar yüksekliğe istiflenen kağıt ruloların kazaya adeta davetiye çıkartmış bulunduğunu, öncelikle zamanaşımı, husumet ve yetki nedeniyle davanın reddine, aksi kanaat oluşması halinde haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen yangında müvekkili şirket sigortalısı ...' a ait kusur bulunmadığını, sigorta şirketinin almış olduğu raporun bilimsel gerçekleri yansıtmadığını, bu hususa ilişkin olarak ayrıca ... Ekspertiz tarafından hazırlanan raporda; şerarelenmenin gerçekleştiği elektrik hattının ...' a değil dava dışı ... şirketine ait olduğunun belirtildiğini, netice olarak davacı şirket sigortalısının yangının meydana gelmesinde ve büyümesinde asli kusurlu olduğunu savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Keşfen yapılan inceleme ve alınan bilirkişi kurulu raporunda yer verildiği üzere fabrikadan çıkıp yolun karşısındaki direğe çekilen kablonun işletme ve bakımının ... yükümlülüğünde olmadığı, yangının meydana gelmesinde davalı elektrik dağıtıcısı ve onun sigortacısına atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekil tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel mahkeme huzurunda yargılama devam ederken alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında yapılan hatalı değerlendirmeler esas alınarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu yangın olayına ilişkin dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin yanı sıra Yangın Raporu, yangın uzmanı ... tarafından düzenlenen 12.12.2017 tarihli Teknik Rapor ile sigortalı işyerinde zarara sebebiyet veren yangının, 1 No.lu davalı şirketin sorumlu bulunduğu elektrik direğinden çıktığını, yerel mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporlarında belirtilenin aksine dava konusu yangının çıkışına sebep olan elektrik direğinin davalı ...'ın sorumluluğunda olduğunu,  müvekkili şirket sigortalısı tarafından bu direğe “elektrik” götürüldüğü şeklinde yapılan gerçeklikten uzak değerlendirmelerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde davanın reddine dair karara esas alınan bilirkişi raporunda belirlenenin aksine dava konusu yangının çıkışına sebebiyet veren elektrik direğinin müvekkil şirket sigortalısına ait olduğunu gösterir bir bilgi ve belge bulunmadığını,  söz konusu elektrik direğine, elektriğin sigortalı firma tarafından götürüldüğü şeklinde belirtilen görüşün tamamen soyut olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının elektrik enerjisi olmayan bir elektrik direğine elektrik bağlamasının mümkün olmadığını, davalıların \"Google Earth\" görüntülerinden yola çıkarak sigortalı firma tarafından elektrik direğine enerji sağlandığı şeklindeki iddiaları da dikkate alınamayacak nitelikte iken bu beyanlar da dikkate alınarak davanın reddine ilişkin kararda gerekçe olarak gösterildiğini, bu görüntülerin ne zaman kaydedildiğinin belli olmadığı gibi yine bu görüntüler sigortalının elektrik direğine elektrik çektiğini gösterir nitelikte de olmadığını, bu soyut iddiaların esas alındığı ve davalı ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde görüşün bildirildiği bilirkişi raporunun hükme esas alınması müvekkili şirketin haklarını ihlal eder nitelikte olup hukuka aykırı olduğunu, davalı bedaşın yangına sebebiyet veren elektrik direğinin bakım ve onarımından sorumlu olduğunu, davalı bedaş elektrik direklerinin imal olunan şey olması sebebiyle bina ve eser malikinin sorumluluğu kapsamında kusursuz sorumlu olduğunu, 07.12.2019 tarihli değişiklikle birlikte Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. Maddesinin 4. Fıkrası uyarınca maddi tazminat davalarında davanın tamamının reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Tic. AŞ arasında 16/09/2016 başlangıç 16/09/2017 bitiş tarihli Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi düzenlenerek sigortalanan işyerinde 18/08/2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 822.811,17-TL ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin, rücuen tahsili amacıyla da işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu poliçe, koasüranslı olarak tanzim edilmiş olup davacı sigorta şirketinin sorumluluk oranının %20 olarak belirlendiği görülmüştür. Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğünce düzenlenen 22/08/2017 tarihli yangın raporunda, sokağın kuzeyindeki depolama alanı önünde bulunan işletmeye ait elektrik direğinde şerarelenmelerin olduğu, altında bulunan rulo kağıtların tutuştuğu, yangının, rüzgarın etkisiyle hızla etrafa sirayet ettiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 26/10/2017 tarihli Hasar Ekspertiz raporunda, ekspertiz çalışması sırasında yangının, fabrika binasının karşısındaki depo binasının sokağa bakan dış köşesinde bulunan elektrik direğinden başladığına yönelik kanaat ve öngörüsü olduğunun sigortalı tarafından, ekspertiz çalışması sırasında beyan edildiği, depo kısmında başlayan yangının, fabrika binasına uzanan kablolar (telefon vb) üzerinden, rüzgarın da etkisi çerçevesinde sirayet ederek fabrika binasında da zarara neden olduğu, komşu firma olan ... Gıda firmasına ait CCTV video kamera kayıtlarının incelendiği ve yangının başladığı anın,14:12 olarak tespit edildiği, teknik aksaklıklar dolayısıyla temin edilemeyen kayıtların, kısmen kendi kameraları ile monitörden kaydedildiği, yangının elektrik direğinin bulunduğu ifade edilen yerin altında bulunan bobinden başladığının, video kaydında görüldüğü, itfaiye raporunda, işletmeye ait elektrik direği dense de, sigortalının, şehir şebekesine ait bir direk olduğundan bahsetmediği, enkaz yoğunluğu nedeniyle anılan direğin görülemediği, bölgeye elektrik dağıtımı yapan firma olan ... AŞ'nin (...) 28/05/2013 tarihi itibari ile özelleştirilerek ... ve ... bünyesinde hizmet verdiği, fotoğrafta yeşil koruma ile kaplı olan ve komşu firmaya ait olan (2015 yılından bu yana sokakta duran, ancak komşuya göre sağlam olan) makine vb. için sigortalıya, olası rücu talebi gelebileceği öngörüsü ile Mahkeme bilirkişi çalışması yaptırmasının önerildiği, bina, makine ve emtea zararının toplam 4.328.000,94 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.Davacı sigorta şirketince, yangının çıkış sebebi ve kusur durumuna ilişkin aldırılan 12/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda, yangının, ... Sokak kuzeyinde bulunan tek katlı depoda başlayarak açık alana da sirayetiyle geliştiği, sokağın güneyinde bulunan işyerine ait binanın zemin katına sirayet ettiği, bilahare kağıt rulolarının da hasar gördüğü, daha sonra da komşu işyerlerine sirayet ettiği, itfaiye raporu ve görgü tanıklarına göre, deponun kuzeyinde bulunan elektrik idaresine ait olduğu zannedilen elektrik direğinde ark/şerare oluşması nedeniyle alt tarafında bulunan ambalaj kağıt rulolarının tutuşmasıyla yangının meydana geldiği ve rüzgârında etkisiyle işyerine ait diğer binaya ve çevre işyerlerine sıçradığı, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 9. maddesinde, tesis edilen sayaçların mülkiyetinin dağıtım şirketine ait olduğunun açıkça belirtildiği, Elektrik Piyasası Dağıtım Yönetmeliğinde, dağıtım şirketinin, lisansı kapsamındaki dağıtım bölgesinde elektriğin, dağıtım sistemine girişinden tüketim noktalarına iletilmesine kadar olan tüm aşamalarda koruyucu bakım onarım hizmetlerinin planlanması ile uygulanması konularında gerekli iletişim alt yapısını kurmakla yükümlü olduğunun açıkça belirtildiği, bu tespitler doğrultusunda, yangının başlangıç yerinin, işletmeye ait elektrik sayacından önce olduğu, yangına sebebiyet veren kabloya ait elektrik kontrolünün, dağıtım şirketi yükümlülüğünde bulunduğu, ancak bu kablonun enerjisinin, dağıtım şirketine ait trafo çıkışından kesilebileceği, ... A Ş'nin bu kablodaki enerjiyi kesme imkânının bulunmadığı, bu nedenle de işletme sahibine (... Ambalaj) kablo için bakım - onarım periyodik kontrol sorumluluğunun yüklenemeyeceği, kablodaki periyodik bakım ve kontrollerden ilgili dağıtım şirketinin sorumlu olduğu, yangının meydana gelmesinde, lisanslı elektrik dağıtım şirketi olan ... Şirketi (...) kusurlu bulunmuş olup sigortalı mahalde meydana gelen maddi zarardan sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, ... AŞ'ne ait kağıt deposunda meydana gelen yangının, elektrik idaresine (...) ait olan direkte bulunan havai hat elektrik kablolarında oluşan şerareden/ark'dan meydana gelmesi nedeniyle, sigortalı kıymetlere verilen zarardan elektrik idaresinin sorumlu olduğu, sigortanın, sigortalısına poliçe teminatı dahilinde bulunan zararını ödediğinde, sigortalının halefi durumuna geçerek ödeme tarihi itibariyle rücu hakkını kullanabileceği bildirilmiştir.Davalı  ... AŞ tarafından sunulan .... Ltd. Şti.'nin düzenlediği 29/08/2018 tarihli eksper raporunda, Google Earth üzerinden yangın lokasyonunun Eylül 2015 tarihindeki görüntülerinin bulunarak incelendiği, buna göre ... kağıt depolama alanı yakınında kaldırımda bir ahşap ve bir metal kafes direğin fark edildiği, ahşap direğin, telefon hatlarını taşıdığı, ...'a ait olduğu iddia edilen kafes direğin ise, elektrik hattı taşımadığı ve terkedilmiş boş bir direk olduğunun görüldüğü, sokak boyunca yapılan taramada, sokak üzerinde başka hiçbir elektrik direğinin (terk edilmiş veya donanımlı) bulunmadığının görüldüğü, söz konusu metal kafes direkte iletken veya elektrik hatlarını taşıyan t-platformunun bulunmadığı, açık gri renkteki elektrik hattının (fotoğrafta sarı renkle işaretlenen) ... ofis binasının yanında zeminden çıktığı, duvar boyunca uzandığı, sokağın karşısına çekildiği ve kafes direğin içinden geçirilip kağıt depolama alanına doğru uzatıldığının görüldüğü, sonuç olarak bölge fotoğraflarından yapılan incelemeye göre, ...'ın, mahalleye elektrik servisini, yangın raporunda belirtilen elektrik direğinden değil, yer altındaki elektrik hatlarından sağladığı, yangının çıktığı kağıt depolama alanına elektriğin, sokağın karşısında bulunan ...'ın binasından yapılan kablo uzantısıyla sağlandığı ve bu bağlantının .. tarafından yapıldığı, itfaiye raporunda yangının nasıl çıktığına dair yapılan tespitler doğru olmakla birlikte şerarelenmenin oluştuğu elektrik hattının ...'a değil ...'a ait olduğu, eğer yangın ... hattından çıkmış olsaydı, bölgede elektrik kesintisine sebebiyet vererek ...'ın elektrik dağıtım ağına bağlı sisteminde otomatik elektrik kesintisi arıza kaydı oluşturacağı, ...'ın, kağıtlarını kendi elektrik hattına yakın şekilde depolayarak yüksek oranda yangın riski taşıdığı, ...'ın standart kullanımındaki yer üstü elektrik dağıtım hatlarını taşıyan direklerin, A-tipi elektrik direği olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 19.02.2020 tarihli raporda; yangının meydana geldiği ...Tic. A.Ş ye ait kağıt depolama alanının bir bölümünün depo içi veya dışı (dahili veya harici) kaynaklı sebepler ile meydana gelebilecek yangınlara karşı korunaklı, güvenli ve yeterli önlemlere sahip olmadığı, depolama alanında kullanılan elektrik enerjisinin ... Şirketi ile yapılan bir sözleşme (yasal dayanaklı ve standartlara uygun onaylanmış bir projesinin olmadığı) ile kullanılmadığı, itfaiye raporunda yangının başlamasına sebep olarak gösterilen metal elektrik direğinin davalı elektrik dağıtım şirketine ait bir direk olmadığı, söz konusu direğe elektrik enerjisi taşıyan kablo tesisatının fabrikaya ait olduğu ancak elektrik dağıtım şirketinin onayladığı projede görünmediği, sonradan yapıldığı ve söz konusu metal direğe ve depoya elektrik enerjisi taşıyan hattının çıkış noktasının ... Tic. A.Ş ye ait fabrikanın ana binası bodrum katında bulunan ... (Yapı Bağlantı Kutusu veya Ana Buat) ve Elektrik Panosu olduğu, dava konusu yangının gündüz mesai saatlerinde ( saat14.15) rulo türü zor ve yavaş yanıcı kağıt balyaları yakınında başlamasına ve insanların kısa sürede yangını fark etmesine ve hızlı bir şekilde eldeki imkanlar ( KKT, Su vb söndürücüler) ile yangına müdahale edilmesine rağmen yangının süratli bir şekilde büyüdüğü, önce depo dâhiline, sonrasında da fabrika ana binasına ve kağıt deposunun yakınında ki, çevresinde ki iş yerlerine sirayet ettiği, dosya muhteviyatında ki bilgi, belge, foto ve yerinde yapılan keşif sırasında elde edilen somut verilerin inceleme ve değerlendirilmesinden anlaşıldığı, yukarıda detaylı olarak açıklanan nedenlerden dolayı, dava konusu yangının başlaması ve yangın sonucunda oluşan maddi zararda dava dışı ... Tic. A.Ş'nin asli ve tam kusurlu olduğu, yukarıda açıklandığı şekilde dava konusu olan elektrik kaynaklı yangının başlaması, gelişmesi ve yangın sonucunda kağıt deposunda, fabrika ana binasında ve çevrede ki bina ve işyerlerinde meydana gelen hasarın oluşmasında davalı ... A Ş.nin herhangi bir dahlinin kastının veya kusurunun söz konusu olmadığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 29.06.2020 tarihli raporda; somut deliller ile detaylı şekilde açıklandığı üzere heyetlerinin 19.02.2020 tarihli kök raporunda net olarak ortaya koyduğu görüş ve kanaatinde herhangi bir değişiklik söz konusu olmadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Somut olayda, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 22/17 fıkrasında, eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu düzenlenmiş ise de, 26/10/2017 tarihli hasar ekspertiz raporu, meydana gelen olayın sebepleri ve rücu imkanı bakımından yeterli bir tespit içermemektedir. Öte yandan davacı sigorta şirketince, yangının çıkış sebebi ve kusur durumuna ilişkin aldırılan 12/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda yer alan, yangının, bahsi geçen elektrik direğinde ark/şerare oluşması nedeniyle direğin alt tarafında bulunan ambalaj kağıt rulolarının tutuşmasıyla meydana geldiğine yönelik tespit, itfaiye raporu ve görgü tanıklarının ifadelerine dayanmakta olup aynı yönde kanaat, itfaiye raporunda da yer almaktadır. Davacı taraf da, bu tespitler doğrultusunda, davalıya ait olan elektrik direğinde ark/şerare oluşması nedeniyle yangının meydana geldiğinden bahisle davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Ancak açıklandığı üzere, söz konusu raporlarda, davalıya rücu imkanı olduğuna yönelik teknik yönden yapılan net ve kesin bir tespit bulunmadığı gibi ayrıca, işbu davanın açılıp davalı tarafından cevap dilekçesi sunulması ile birlikte, ilgili bölgenin elektrik temininin, dava konusu yangın tarihinden önce yapılan yeraltı şebekesinden sağlanması sebebiyle bahsi geçen direğin, enerji yüklü olmadan boş bir vaziyette durduğu, olay tarihi itibariyle bir arıza kaydı veya şikayet olmadığından, yangının elektrik direğinden kaynaklı başlamasının da mümkün olmadığı, kendilerinin onayı ve bilgisi olmadan davacı tarafından kaçak hat çekildiği yönünde ortaya atılan iddialar bakımından da bir tespit ve değerlendirme bulunmamaktadır. Bu sebeple davacının, ispata muhtaç olan iddiasının, davalının, ileri sürülen savunmaları ile birlikte değerlendirilerek olayın açıklığa kavuşturulması önem arzetmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 199. maddesine göre, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Bu doğrultuda belgenin sahip olması gereken ilk unsur, taraflar arasında uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişlilik olup diğer unsur ise niteliği itibariyle ispata yarar bilgiyi ihtiva etmesidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2019/11-328 Esas 2022/154 Karar sayılı ilamı). Bu anlamda Google Earth uydu görüntülerinin belge delili niteliğinde olduğuna şüphe yoktur. Yargılama aşamasında keşfen yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda, ilgili bölgenin elektrik temininin, ... firmasına ait fabrika binası da dahil olmak üzere bölgedeki iş yerlerinde ve binalarda kullanılan elektrik enerjisine ait iletim hatlarının yer/toprak altında olduğu, sarmaşık sokakta ve yakınındaki sokaklarda dağıtım şirketine ait toprak üstü elektrik iletim hattı veya direği olmadığının anlaşıldığı, elektrik iletim hatlarının (kabloların)son kullanıcı kişi, işletme ve kurumların bulunduğu, faaliyet gösterdiği binalara yer altından girdiği ve tüketicilere (abonelere) binalarda bulunan kofre ve panolardan dağıtımının yapıldığının tespit edildiği, dava konusu yangının başladığı noktada (tamamı sıkı sarımlı) bobin şeklinde sıkı sarılmış ve de bilimsel olarak da (kolay-hızlı-alevli bir yanma ile) çabuk tutuşması mümkün olmayan kağıt ruloların bulunduğu dikkate alındığında, sadece direkteki elektrik tesisatında oluşan bir kısa devre ark sonucunda açığa çıkan ısı veya alevin kısa sürede ve hızlı bir yanmayla söz ve dava konusu alevli yangına sebep olması ihtimalinin çok zayıf bir olasılık olduğu, söz konusu yangın olayının insan ihmali, dikkatsizliği ve hatası kaynaklı bir yangın olma olasılığının yüksek olduğu değerlendirilmiştir.  Ayrıca raporda, itfaiye raporunda yangının başlamasına sebep olarak gösterilen metal elektrik direğinin davalı elektrik dağıtım şirketine ait bir direk olmadığı, söz konusu direğe elektrik enerjisi taşıyan kablo tesisatının fabrikaya ait olduğu ancak elektrik dağıtım şirketinin onayladığı projede görünmediği, sonradan yapıldığı ve söz konusu metal direğe ve depoya elk. enerjisi taşıyan hattının çıkış noktasının .... Tic. A.Ş ye ait fabrikanın ana binası bodrum katında bulunan Kofre (Yapı Bağlantı Kutusu veya Ana Buat) ve Elektrik Panosu olduğu da belirtilmiştir. Bunun dışında raporda, yangının meydana gelmesi bakımından davalıya atfı kabil bir kusur tespiti de yapılabilmiş değildir. Tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna göre, ispat yükü üzerine düşen davacı taraf, davalının kusurlu ve hukuka aykırı fiili ile zararın meydana geldiğini, bir başka deyişle dava konusu yangının davalının eyleminden dolayı çıktığını ispatlayamamıştır. Bu nedenle Mahkemece verilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.Davacı vekili bir diğer istinaf nedeni olarak, maktu vekalet ücreti yerine nipi vekalet ücretine hükmedildiğinden bahisle kararı istinaf etmiştir. karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesinde, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı belirtilmiş olup Mahkemece bu doğrultuda vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarı açıklanan nedenle vekalet ücreti yönünden kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına ve AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince davacı aleyhine maktu vekalet ücretine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,  İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1190 Esas, 2020/481 Karar sayılı ve 24/09/2020 tarihli kararının HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 14.051,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.623,97 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,  c)Davacı tarafından yatırılan harçlar ve yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,e)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak avalıya verilmesine,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan  203,00 TL istinaf harçları ve yapılan 27,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 230,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının  yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 362/1-a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.23/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"211fdc8b1d6ec3e4","SID":"36121bf8494ce1b7"}}