{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/264 <br>KARAR NO: 2023/422<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2021/300 Esas - 2021/446  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/04/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigortalısı ... San. Ve Tic. A.Ş.ye ait levha emtiasının davalı taşıyıcının taşıma taahhüdü altında Türkiye den Romanya'ya taşındığını, taşınan emtiada hasar meydana geldiğini, ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalısına 05/07/2019 tarihinde 709,37EURO hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, ancak borçlunun takibe itiraz ettiğini, bu nedenle yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili Mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, haksız fille dayalı taleplerin iki yıllık zamanaşamı süresine tabi olduğunu, emtiaların müvekkili şirketin kontrolündeyken hasar gördüğü iddiasının kanıtlanamadığını, müvekkilinin taşımaya konu yükleri zamanında ve hasarsız olarak Liman'a teslim ettiğini, yasal süreler içinde müvekkiline hasar ihbarında bulunulmadığını beyanla davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dava sigortalıya ödenen hasar tazminatının  rücuen davalıdan tahsili talebine ilişkin olmakla;  TTK 1188/1 maddesi uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. TTK 1185/2 gereği bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği tarihten itibaren işlemye başlar.  Ancak aynı maddenin 3, fıkrasında rücu davasının, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabileceği, bu durumda rücu davası açma hakkına sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği tarihten itibaren doksan gün içinde dava açması gerektiği belirtilmektedir.  Bu kapsamda dosya muhteviyatından, ... numaralı ... tahtında Evyap Limanı'ndan \"...\" isimli gemi ile Constanta Limanı'na taşınan uyuşmazlığa konu MDF Levha emtiasının alıcısına teslim tarihi net olarak tespit edilememekle birlikte, davacı delilleri arasında bulunan Eksper raporuna göre hasar tespit tarihinin 23/05/2019 ve 27/05/2019 olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Davacı sigorta Şirketi tarafından ise dava dışı sigortalısına hasar tazminatının 05/07/2019 tarihinde ödendiği dosyaya davacı vekilince sunulan ödeme belgesinden tespit edilmiştir. Bu tespitlere karşılık icra takip tarihinin ise Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası tahtında 24/08/2020 tarihinde başlatıldığı anlaşılmaktadır.  Davanın TTK 1188 maddesi gereğince yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı sabit olmakla birlikte; Corona virüs pandemisi kapsamında alınan tedbirlere ilişkin 25/03/2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanuna eklenen Geçici 1. Madde ile dava açma, icra takibi başlatma, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu ve sona ermesine ilişkin tüm sürelerin durdurulmasına karar verilmiştir.  Cumhurbaşkanlığı kararı doğrultusunda icra takip işlemlerine ilişkin süreler 22/03/2020 tarihi ile 15/06/2020 tarihleri arasında durmuştur.  Davacının TTK 1188 maddesi kapsamında 1 yıllık hak düşürücü süresi esasen 27/05/2020 tarihi itibarı ile sona ermişken, anılan Cumhurbaşkanlığı karar gereğince 22/03/2020 tarihi itibarı  ile duran süre, 15/06/2020 tarihi itibarı ile işlemeye başlamış olup; 22/03/2020 tarihi ile 27/05/2020 tarihi arası duran 66 günlük sürenin 15/06/2020 tarihinden itibaren 66 gün uzayacağı ve davacının yasal süresinin 20/08/2020 tarihi itibarı ile sona erdiği  mahkemece hesaplanmıştır.. Buna göre davacının icra takibine başladığı 24/08/2020 tarihi itibarı ile TTK 1188 maddesi kapsamında 1 yıllık hak düşürücü sürenin sona erdiği mahkemece kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın Hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine, \" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğunu,  hak düşümü süresinin dolmamakla davaya konu hasarlı yükün ... nolu konteynerde taşınan CMR Taşıma Belgesine göre 27.05.2019 Tarihinde alıcıya teslim edilen ve hasar kaydı CMR Taşıma Belgesine düşülen yük olup; 23.05.2019 da teslim edilen folklift darbesi almış yük için dava açılmadığını, dava konusu hasarlı yükün 27.05.2021 tarihinde alıcıya ıslak/hasarlı teslim edilmiş yük olduğunu, icra takibinin UYAP sistemi üzerinden 23.07.2020  tarihinde Pazar günü açıldığını, icra dosyasına 24.07.2021 tarihinde İcra Müdür yardımcısı tarafından havale kaşesi basıldığını, zamanaşımı ve hak düşümü sürelerinin 25/03/2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Degisiklik Yapılmasına Dair Kanuna eklenen Geçici 1. Madde ile \"... dava açma, icra takibi baslatma, sikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanasımı süreleri, hak düsürücü süreler de dahil olmak üzere bir hakkın dogumu ve sona ermesine iliskin tüm sürelerin 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, durdurulmasına karar verildiğini, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile sürelerin 15.06.2021 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durdurulduğunu, 25/03/2020 tarihli 7226 sayılı geçici madde 1- (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; hükmünü içerdiğini, kanunda açıkça bir hakkın doğumuna ilişkin dava açma, icra takibi başlatma, zamanaşımı süresi, hak düşümü süresi 13.03.2021 tarihi itibariyle durduğunu, İDM'nin İcra İflas Kanununa ilişkin olan  (haciz talep etme, ödeme-icra emrine vd. itirazlar, şikayet,  ihtiyati haciz kararının icrası, ihale, kıymet taktiri vb işlemler için) İcra İflas Kanununda düzenlenen süreler yönünden icra müdürlüklerinde başlamış ve devam eden takiplerdeki işlemler için getirilen düzenlemeyi icra takibi açılmasına da teşmil edilmesi hatalı ve yanlış, açık kanun hükmüne aykırı olduğunu, gerek icra takibine geçilmesi gerek dava açılması ayrımı yapılmaksızın 13.03.2021 tarihi itibariyle durdurulmuş, gerek zamanaşımı gerekse hak düşümü süreleri de 13.03.2021 tarihinden ( bu tarih dahil ) 15.06.2021 (bu tarih dâhil) tarihine kadar 95 gün durdurulduğunu, somut olayda yasal düzenleme uyarınca müvekkil şirket 13.03.2021 tarihi itibariyle ne icra takibine geçebilmekte ne de dava açabilmekte olup, hak düşümü süresinin ise durduğunu, yasal düzenleme uyarınca 13.03.2021 tarihinden 27.05.2021 arasında duran sürenin 76 gün olup 76 günün 16.06.2021 tarihinden itibaren işlemeye başlayan hak düşümü süresinin bitimi süresinin ise 31.08.2021 tarihi olduğunu, icra takibi UYAP sistemi üzerinden 23.07.2020  tarihinde Pazar günü açıldığını, icra takibinin hak düşümü süresi dolmadan ikame edilmiş olup aksi değerlendirme kanunun hatalı ve yanlış tatbiki olduğunu, davacı yönünden geçici Maddenin 2. Fıkrasının uygulanmasını  gerektiren başlamış bir icra takibi bulunmamaktadır. Takip 1 yıllık hak düşümü süresi dolmadan ikame edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, deniz taşımasına konu emtiada oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemi ile başlattığı icra takibine itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasındadır. Dava konusu ... nolu konteynerde taşınan emtiaya ilişkin olarak 1 paletin ıslak olduğuna ilişkin şerh CMR belgesine 27/05/2019 tarihinde şerh edilmiştir. Davaya konu taşıma davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen toplam hasar bedeli 709,37 Euro olarak 05/07/2019 tarihinde sigortalıya ödenmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"... nolu konteynerde taşınan 1 palet 30 plaka emtianın ıslanması sebebiyle ödenen 679,20 Euro'nun rücuen tahsili\" sebebine dayalı olarak 679,20 Euro'nun tahsili istemiyle 23/08/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun hak düşürücü süre başlıklı 1188/1. Maddesine göre, eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hak düşürücü süre mevzuatımızda genel bir düzenlemeye konu olmamakla ve kendisine dair bir tanıma yer verilmemekle birlikte çeşitli haklar için öngörülmüştür. Hak düşürücü süre ifadesinden anlaşılacağı üzere bu kurum; ilgili hakkın düşmesi, sona ermesi, ortadan kalkması sonucunu doğurmaktadır. Kanun koyucu, zamanaşımını kesen ve durduran sebepleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 153’üncü ve 154’üncü maddelerinde hüküm altına almasına karşın hak düşürücü süreye ilişkin bu şekilde bir düzenleme getirmemiştir. Zaman aşımının durması ve kesilmesine ilişkin bu düzenlemelerin kıyas yoluyla hak düşürücü sürelere uygulanması da mümkün değildir. Bu doğrultuda zaman aşımından farklı olarak hak düşürücü sürelerin durması ve kesilmesi söz konusu olmamaktadır. Ancak bu genel kurala ilişkin hak düşürücü sürelerin durmaması, kesilmemesi hususunda istisnai durumların da söz konusu olabilmektedir. 7226 sayılı Kanunun Geçici 1-a. maddesinde, dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; ... 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki sürelerin 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden geçerli olmak üzere 30/04/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar duracağı düzenlenmiştir. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Salgının devam etmesi nedeniyle bu durma süresi, 29/04/2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 15/06/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatılmıştır. Somut olayda, takibe konu edilen taşımada emtia 27/05/2019 tarihinde teslim edilmiştir. Bu halde, esasen 1 yıllık hak düşürücü süre 27/05/2020 tarihinde dolmaktadır. Ancak, dava açılmasına ve icra takibi başlatılmasına ilişkin hak düşürücü süre işlemeye başladıktan sonra 7226 sayılı kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca 13/03/2020 - 15/06/2020 tarihleri arasında hak düşürücü süre durmuş olup, durma tarihine kadar işlememiş 2 ay 16 gün hak düşürücü süre bulunmaktadır. Bu süre, hak düşürücü sürenin tekrar işlemeye başladığı 16/06/2020 tarihine eklendiğinde hak düşürücü süre 30/08/2020 tarihinde sona ermektedir. Davaya konu icra takibi ise 23/08/2020 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde başlatılmıştır. Her ne kadar, mahkemece  7226 sayılı Kanunun Geçici 1-b. maddesi uygulanarak durma süresi 22/03/2020 tarihinden başlatılmış ise de, anılan bent 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler ile bir kısım icra işlemlerinin durmasına ilişkin olup, TTK'nın 1188. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin takip hukukuna ve duran bir icra işlemine ilişkin olmadığından mahkemenin kabulü yerinde değildir. Zira, dava açmaya ve icra takibi başlatmaya ilişkin süreler açıkça 7226 sayılı Kanunun Geçici 1-a. maddesinde düzenlenmiş olup, 7226 sayılı Kanunun Geçici 1-b. maddesinin somut olayda uygulanma yeri yoktur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/04/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b634e583b11ac18e","SID":"391b554b3e9d95c1"}}