{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -<br><br>DAVALI\t: ... - T.C Kimlik No: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 05/06/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 06/06/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 08/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul'da kesici takımlar ve aletler sattığını,  davalının ise hırdavat malzemeleri satışı işiyle uğraştığını, davalı ile 31/01/2023 tarihinde 985.735,14 TL bedelli fatura kesildiğini, davalının kendisine teslim edilen malzemelerin bedeline mahsuben 21/02/2023 tarihinde davacının banka hesabına 839.400,00 TL tutarında havale yaptığını, fatura bedelinden kalan 146.335,14 TL'yi  ödememesi üzerine Konya.. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasında ihtilafa konu alacaktan başka bir ticari/hukuki ilişki bulunmadığını, davalının takibe itiraz ederken herhangi bir hukuki gerekçe göstermediğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, buna karar verilmediği takdirde davacının davalıdan 146.335,14 alacaklı olduğunun tespiti ile bu bedelin fatura tarihi olan 31/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari/reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 21.02.2023 tarihinde 839.400, 00TL'lik ödeme yaptığını, davacının sunduğu cari hesapta 13.03.2023 tarihli İade 1 ... numaralı (.... yevmiye ve fiş nolu) faturada 118.000,00 TL gösterilmiş olduğunu, 13.03.2023 tarihli İade 2..... numaralı  (... yevmiye ve fiş nolu) fatura olan 147.302,35 TL tutarlı iadenin davalı şirketçe gösterilmediğini, davalının da ilgili tutarı e faturalandırdığını, davacının itirazın iptali yolunu  kullandığını, gönderilen dava dilekçesi ve tensip tutanağının davalıya ulaşmadığını, tebligatı alan kişi mazbatata da Muhammed Bereket olarak gözüktüğünü, bu kişinin davalının çalışanı olmadığını, davalının dükkanında olmadığı zaman tebligatı aldığını iddia edilen kişi olduğunu, bu sebeple davalının gelen evrakları uyap ekranından 22-23 Ekim tarihinde görerek  haberdar olduğunu,  tebligatı alan kişinin tanınmaması  sebebiyle, mazbata da her ne kadar daimi çalışan olarak gözükse de tebligatın usulsüzlüğünün tespitinin değerlendirilmesini,  147.302,35 TL tutarlı iade 2....numaralı  (.... yevmiye ve fiş nolu) fatura davalı şirketin ihmali sebebiyle cari hesaplarına yansımadığını, bu durumun da kötü niyetli olarak icra takibine ve huzurdaki davaya konu ettikleri gibi nedenlerle davanın reddine, davacının kötü niyetle hareket ederek davalının ticari hayat zarar vermesine binaen  %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....Eldeki davanın satış sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle mutlak ticari davaya vücut vermediği, her ne kadar davacı tüzel kişi tacir ise de davalının gerçek kişi olduğu, yapılan araştırma neticesinde herhangi bir tacir ya da oda kaydı bulunmadığı ve işletme hesabına göre defter tutmakla mükellef olduğu dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya da vücut vermediği, 6102 Sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince eldeki davanın ticari dava niteliğinde olmadığı....\" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsizlik kararında esasen Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nin müzekkere cevabını ve Konya Ticaret ve Sanayi Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün müzekkere cevabını esas aldığını ve ...'in oda kaydı olmamasına dayandığını, tüzel kişilerin tacir sıfatı ticaret siciline kayıt ile başlarken gerçek kişilerde tacir sıfatının kazanılması için ticaret siciline tescil yapılmasının şart olmadığını, gerçek kişilerin ticaret sicili kaydının olmamasının tacir sıfatının bulunmadığını göstermeyeceğini,  nitekim gerçek kişilerin ticaret siciline tescilinin açıklayıcı nitelikte olduğunu, mahkeme, davalının işletme hesabına göre defter tutuyor olmasını görevsizlik kararına dayanak yapmışsa da işletme hesabına göre defter tutanlardan VUK 177'deki sınırları aşanların tacir, aşmayanların esnaf sayılacağı hususunu göz önünde bulundurulmadığını, kaldı ki davalının iş yerinde her biri en az 20-30.000 Euro rayiç değerinde CNC tezgahlarının kurulu olduğunu, davalının işletmesi büyük bir imalathane şeklinde olup yapılan faaliyetin esnaf faaliyeti sınırlarında kalan bir faaliyet olmadığını, davalının  TTK anlamında tacir olduğunu beyanla yerel mahkemenin görevsizliğe ilişkin kararın kaldırılarak görevli olduğuna karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :  <br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde; \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur.\" hükmü ile anılan Kanun'un 11. maddesinde; \"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK’nın 15. maddesinde de;\"İster  gezici  olsun  ister  bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>5362 sayılı Esnaf  ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 3’üncü maddesinde ise; esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ek onomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir.<br>Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulunca 18/06/2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21/07/2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararında esnaf - tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre;<br>1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve sanatkar kollarına dahil olup da ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr,<br>2- Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.<br> 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde, ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden, Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle  yapılması gerekecektir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; dava tarihi itibariyle davalının  Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutan vergi mükellefi olduğu, 2007//12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararında belirtilen esnaf-tacir ayrımına göre Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanların tacir sayılacağı bu sebeple her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlığın çözümünde Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan  davanın esasının incelenmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2024 tarih ... Esas .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/06/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8f9f987658cf77f5","SID":"a2f9451c4184e2b1"}}