{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2074 Esas<br>KARAR NO: 2024/1173 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET   MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/05/2022<br>NUMARASI: 2019/473 E. - 2022/432 K.<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;  2018 yılının başlarında kendisini dava dışı ... Tic.Ltd.Şti. yetkilisi olarak tanıtan ... isimli bir şahsın, müvekkili şirketin işyerine gelerek bir takım malzeme aldığını, karşılığında ... T.A.Ş. Bigadiç Şubesinin ... çek no.lu, 10.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan çekle ve bir takım başka çeklerle ödeme yaptığını, müvekkilinin öncelikle aldığı çekin sahteliğini kontrol ettiğini, sonrasında ilgili bankadan çek keşidecisinin dönen çekleri olup olmadığını araştırdığını, gelen olumlu cevap üzerinde de bahse konu çeklerle ödemeyi kabul ettiğini, çekin vadesi gelmeden evvel, dava dışı şahıs ... tekrar davacıya geldiğini ve ... Bankası A.Ş.'ye ait 35.000,00 TL bedelli bir çekin fotokopisini verdiğini, bununla yeni ürün almak istediğini, bu son çekten şüphelenen müvekkilinin, çekteki cirantalardan birini tanıması sebebiyle kendisine ulaştığını, çekin 2015 yılında davalılardan ... Bankasına ibraz edilerek ödenmiş bir çek olduğunu öğrendiğini ve dolandırıldığını anladığını, müvekkilin dolandırılmasında davalı bankaların ihmal ve kusurunun büyük payı bulunduğunu, dava konusu çekin davalılardan  ... Bankasına ibraz edildiğine ve keşide günü ödeme yapıldığına dair arkasında ödendi kaşesinin vurulması gerektiğini, çekin ödemesi yapıldıktan sonra her iki davalının da 5411 sayılı yasa uyarınca en az on yıl müddetle çeki saklamak yükümlülüğü bulunduğunu, ayrıca hem çekin ibraz edildiği bankanın, hem de çek yaprağının verildiği bankanın çek yaprağını korumak ve bu tür dolandırıcılıklara karşı yeterli önlemleri almaları gerektiğini, dava konusu çeklerin sahte çek yaprağı olmadığını, kambiyo vasfında da olmadıklarını, çekin evvelki yıllarda bankaya ibraz edildikleri ve çekteki keşideci dahil cirantaların ödeme yükümlülüklerini yerine getirmiş olduklarını, dolandırıcılık sebebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/152353 no.lu ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/190010 no.lu soruşturmaları devam etse de, davalılara Kartal ... Noterliği'nin 09.03.2018 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderildiğini, akabinde hem davalılar aleyhinde, hem de dava dışı ... aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptaline ve İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibin devamına, haksız ve kötüniyetli olan borçluların % 20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAPLAR:Davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davaya konu çekin diğer davalı ... Bankası A.Ş.'ye takas suretiyle tahsil edilmek amacıyla ibraz edildiğini, 5941 sayılı Kanun uyarınca ...'ın çek takas ve mutabakat faaliyetlerinin yürütüleceği kurum olarak kabul edildiğini, takas süreci ele alındığında, müvekkili bankanın kusur ve sorumluluğunun olmadığının görüleceğini, ... sisteminde muhatap bankalarca havuza aktarılan ödemelerin, ...'ın müvekkili bankaya ilettiği çekin elektronik bilgileri ışığında gerçekleştirildiğini ve çek aslının müvekkili banka nezdinde bulunmadığını, takas süreci sonucunda müvekkili banka tarafından ... aracılığı ile ödenen işbu davaya konu çekin, ... Bankası A.Ş.'nin zilyetliğinde iken çalındığını, müvekkili bankanın kusur sorumluluğu ve illiyet bağının bulunmadığını, çekin ödenmiş olduğuna ilişkin konulması gereken şerhin, çekin ibraz edildiği banka olan ... Bankası A.Ş. tarafından konulması ve çekin saklanması gerektiğini, çekin 30.09.2014 tarihinde ... Bankası A.Ş. takas merkezi aracılığı ile ibraz edilmiş olduğunu, çek bedelinin 30.09.2014 tarihinde takas sistemi içinde ödendiğini, bankalarca imzalanan Takas Protokolü gereğince, çek aslının ibraz edildiği ... Bankası'nda saklandığını savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Tuzla ilçesi sınırları içerisinde bulunan arşiv merkezinde, muhtelif yıllara ait müvekkili bankanın takasında işlem gördüğünü, tahsil olmuş ve işlemleri tamamlanmış çeklerin muhafaza edildiğini, arşiv merkezinde bazı çeklerin yerinde olmadığının anlaşılması üzerine, konu ile ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu nezdinde 2017/190010 numaralı dosya kapsamında (Güncel Soruşturma Numarası 2018/86012) yürütülen soruşturmanın halen devam ettiğini,  soruşturma dosyasından, müvekkili bankanın arşiv merkezinden çalınan çeklerin bilgilerinin döküm halinde, savcılığın 06.02.2018 tarihli müzekkere yazısı ekinde CD içerisinde, tüm banka ve finans kuruluşlarına ulaştırıldığını, davaya konu olan ve davacının ...'ye sattığı mallar karşılığında kabul ettiği çekin keşide tarihinin 30.03.2018 olarak göründüğünü, yani savcılık tarafından bildirim yapılmasından çok sonra çekin ödeme gününün geldiğini, bu itibarla, davacının, bahse konu çekleri araştırma gereği duymadığını ve kendi çalıştığı bankasından dahi çeklerin sorgulamasını yapmadığını, davacının iddia ettiği zararın, kendi kusurundan kaynaklandığını, davanın görülebilmesi için davacı tarafından öncelikle dava dışı ...  Ltd.Şti. veya ...'ye karşı yasal yollara başvurması, icra takibi veya davanın semeresiz kalması, yani borç ödenmeden aciz vesikası alınması gerektiğini, davacının ürünlerini sattığı firmaya karşı takip yapmadan ve tüm hukuki yolları tüketmeden müvekkil banka aleyhine herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın ... ihbar edilmesini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatılması nedeniyle davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 8.Asliye Ticaret  Mahkemesi 31/05/2022 tarihli 2019/473 E. - 2022/432 K. sayılı kararıyla; \"...hal böyle olunca davacının ilk defa ticari ilişki kurulmuş şirketten sadece çek almasının kusura sebebiyet verdiği görüşüne iştirak edilmediği, çekin eski tarihli olup barkod sistemi bulunmamakta, internet üzerinden kolayca sorgulama imkanı olmadığı, bunun yanında çekte yapılan tahrifatların senet üzerinden anlaşılabilmesinin mümkün görünmediği, çekte bir çok ciro bulunması ve en önemlisi \"takas kapsamında ödenmiştir\" şerhinin bulunmaması sebebiyle davacının çekten şüphelenmeyerek bankaya çeki ayrıca sormamasının kusuruna sebebiyet vermeyeceği kanaatine varıldığı, zira davalı ... Bankasının çeki saklamak için yeterli önlemleri alarak çekin çalınmasına sebebiyet vermese idi çekin yeniden tedavüle konularak davacı eline geçmeyeceği anlaşıldığından davalı ... Bankası'nın tam kusurlu olduğu kanaatine varılmış ve davanın bu davalı yönünden asıl alacak miktarı olan 10.000,00 TL'nin kabulüne, söz konusu çek çalıntı bir çek olmamış olsaydı, davacı tarafından 30.03.2018 tarihinde tahsil edilebileceği, bu durumda, davacı tarafından davalılara 09.03.2018 tarihinde ihtarname keşide edilmiş olmakla birlikte, söz konusu çek için talep edilebilecek faizin hesaplanmasında, faiz başlangıç tarihi olarak 30.03.2018 keşide tarihinin esas alınması gerektiği, davacı tarafından, T.C. Merkez Bankası tarafından yayımlanan Reeskont Faiz Oranı üzerinden faiz talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak faiz hesaplaması yapılacağı, bilirkişi tarafından raporda bu şekilde yapılan hesapta faizin 199,31 TL olarak hesaplandığı, bu nedenle işlemiş faiz miktarının 199,31 TL olması nedeniyle bu bedel üzerinden takibe yönelik itirazın iptalinin, bakiye talebin reddinin gerektiği (Benzer nitelikte Yargıtay 11.HD 2019/4985 E. 2020/2867 K. Sayılı ilamı), söz konusu alacak likit olsa da davalıların söz konusu zarardan sorumlu olup olmadıkları, tarafların kusur oranı ve kusur durumları yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddine, davacı taraf takip başlatmakta haksız olmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-Davalı ... T.A.Ş açısından açılan davanın reddine,2-Davalı ...Bankası A.Ş yönünden açılan davanın kısmen kabulüne,Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen  iptali ile takibin 10.000,00 TL asıl alacak, 199,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.199,31 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 8,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont faizi işletilmesine, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine,3-Davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; her iki davalı bankanın da olayda kusurlu olduğunu, çekin kıymetli evrak olduğunu ve çeki basan bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca bu kıymetli evrakı 10 yıl saklama yükümlülüğü bulunduğunu, Bankalar ile Bankalararası Takas Odası Merkezi'nin aralarında protokol yaptıklarını, müvekkilinin bu protokole taraf olmadığını, bu nedenle doğan zararlardan şahsi ve nispi sorumluluklarının bulunduğunu, Kanun maddesinin protokolden üstün olduğunu, protokolün sadece o protokolü imzalayan taraflar için bağlayıcı olacağını,Somut olayda davalı ... kendisi tarafından üretilen çek yapraklarını, 6102 sayılı TTK'nun 82. Maddesi, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 42. Maddesi, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sitemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 23. Maddesi uyarınca en az 10 yıl saklaması gerektiğini, bu yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle üçüncü kişi zarara uğrarsa, üçüncü kişinin taraf olmadığı protokole veya sözleşme ile üzerinden atamayacağını, ... şayet bir tazminat ödemek zorunda kalırsa, bunu diğer davalı  ... Bankası'ndan talep etmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin aksine görüş belirten gerekçesini kabul etmediklerini,Davalı Bankanın itimat kurumu olması nedeniyle Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında da belirtildiği gibi, özen yükümlülüğünün basiretli bir tacirden daha fazla olduğunun kabulü gerektiğini,Davalı Bankanın üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirse bile, tehlike sorumluluğunun ağırlığı nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan sorumlu olduğunu, Dava konusu haksız fiilin yaşanmasında asıl kusur ve sorumluluğun diğer davalı ... Bankası ve dolaysıyla ... olduğunu, ... olayda tam kusurlu addedilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/473 Esas, 2022/432 Karar sayılı ilamın davalı ... Türk Anonim Şirketi yönünden bozulmasına karar verilerek, davalı ...  Anonim Şirketi'nin diğer davalı ile birlikte tam kusurlu bir şekilde müvekkiline karşı sorumlu tutulmasını talep etmiştir.Davalı ... Katılım Bankası AŞ. vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin 06/02/2018 tarihli müzekkere yazısı ile tüm bankalara ve finans kurumlarına davaya konu çek de dahil, tüm çeklerle ilgili bildirim yapıldığını, İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2017/1900010 soruşturma numaralı soruşturmasının başlatıldığını,Davacı şirketin mal satarak kabul ettiği çekin keşide tarihinin ise 30/03/2018 olduğunu, çekin kabul edildiği tarihte herhangi bir bankadan sorulsa çalıntı çek olduğunun çok kolay tespit edilebileceğini,Davacının çeki kabul ettiği fatura tarihinin C.Savcılığı  tarafından tüm bankalara bildirim yapılan 06/02/2019 tarihinden sonra olduğunu,Davacının daha önce tanımadığı ... isimli kişiye mal satarak yüklü miktarda çekler aldığını, davacının ağır şekilde kusurlu olduğunu,Meydana geldiği iddia edilen zarar ile müvekkili banka arasında illiyet bağının kesildiğini, müvekkili bankanın hukuki sorumluluğuna gidilemeyeceğini düşündüklerini,Üçüncü kişilerin hırsızlık eylemleri ve yoğun kusurları nedeniyle, davacının uğradığını iddia ettiği zarar ile müvekkili banka arasında illiyet bağının kesilmiş olduğunu,Benzer bir olay nedeniyle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1177 Esas sayılı davasında müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verildiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/518 Esas sayılı davasında bilirkişi ...r tarafından hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile mahkemenin kararının birbiriyle çeliştiğini, Bilirkişi raporlarında davacı şirketin de kusuru olduğu belirtilmesine rağmen, TBK'nun 52. maddesi gereğince davacı şirketin müterafik kusuruna hükmedilmeden ve indirim yapılmadan karar verildiğini, Haksız şekilde tüm kusurun müvekkiline yüklendiğini, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1051 Esas, 200/546 Karar sayılı kararında müvekkili banka hakkında açılan davada, yerel mahkemenin sahte çekleri herhangi bir sorgulama yapmadan, özensiz kabul eden davacı şirket hakkında %5 oranında müterafik kusura hükmettiğini, Davacının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında aciz vesikası alınmadığını ve dosya acze bağlanmadığını,Davacının dava dışı ...  takip yaparak, tahsilat yapabilecek imkanının mevcut olduğunu, Mahkemenin zararın oluştuğuna dair kararına itiraz ettiklerini, Davacının zararının gerçekleşmediğini, davacının dava dışı ... Tic. Ltd. Şirketine haciz ve muhafaza işlemi yapmadığını, alacağını bu kişilerden tahsil etme imkanının mevcut olduğunu, doğrudan müvekkiline başvurmasının ve dava açmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/473 Esas, 2022/432 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalılar ve dava dışı ...  aleyhine 10.000,00 TL asıl alacak, 237,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.237,33 TL alacağın tahsili için 20/06/2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, takip dosyasında ödeme emrinin tebliği ile davalıların süresinde takibe itiraz ederek borçlu olmadıklarını bildirdikleri, itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, itirazın iptali davasının yasal süresinde açıldığı tespit edilmiştir. ... hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, hacze kabil malının bulunmadığı, maaş haciz için yazılan müzekkereye cevap verilmediği görülmüş, dosyaya ödeme yapıldığı tespit edilememiştir.Davaya konu çek örneği incelendiğinde; 30/03/2018 keşide tarihli, lehtarı ... Tic. Ltd. Şirketi, keşidecisi  ... olan, ... Bigadiç Şubesine ait  ... numaralı, 10.000,00 TL bedelli çek olduğu, arkasında sırasıyla .... Tic. Ltd. Şirketi, ...  Ltd. Şirketi,... Tic. Ltd. Şti., ...  Tic. Ltd. Şti.'nin cirolarının mevcut olduğu tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince bilirkişi ... alınan kök raporda; \"...Davalı  ... Bankası A.Ş yönünden, dava konusu çekin davalı ... Bankası A.Ş'nin elinde ve koruması altındayken çalındığı ve üzerinde tahrifat yapılmak suretiyle piyasaya tekrar sürüldüğü konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet ve açılan soruşturmaya ilişkin belgelerden, davalı bankanın arşiv deposundan 35.000 dolayında çekin çalındığı ve üzerinde tahrifat yapılarak piyasaya tekrar sürüldüğünün anlaşıldığı, takas işlemleri sonuçlanan ve kendi uhdesinde kalan çeklerin üzerine davalı banka tarafından tahsil kaydı veya benzer bir şerhin konulmadığı, bir güven kurumu olarak özen yükümlülüğü altında olan davalı bankanın, kendi uhdesinde tutulması ve saklanması gereken bu tür kıymetli evrakın çalınmasında ihmalinin olduğu, birlikte dikkate alındığında, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, oluşan zararın asli sorumlusunun davalı  ... Bankası A.Ş.'nin olduğu, İstanbul Anadolu 6.ATM dosyasında, davalı ... Bankası A.Ş.'nin elinde ve koruması altında bulunan çeklerin çalınması, ayrıca takasa ibraz edilip ödenmiş çek yaprakları üzerine ödendiklerine dair herhangi bir kayıt koymaması nedeniyle adı geçen bankanın sorumluluğunun bulunduğu değerlendirildiği, ancak davalı bankanın çalınan çek bilgilerini savcılık aracılığıyla diğer tüm bankalara ve finans kuruluşlarına göndererek sorumluluğunu yerine getirdiği yönündeki değerlendirmesine ise iştirak etmediğini, ayrıca, faktoring ve ikrazatçıların ya da yoğun çekli işlem yapan büyük firmaların kullandığı Findeks üzerinden davacının çeki sorgulamaması nedeniyle sorumlu tutulmasına da iştirak etmediğini, davalı ... T.A.Ş. Bakımından; davalı ... T.A.Ş. tarafından sadece dava konusu çekin takas siteminden provizyon işlemlerin sonuçlandırıldığı, takas sistemi kapsamında dava konusu çek, diğer davalı ... Bankası A.Ş. tarafından takasa ibraz edildiğinden, davalı ... T.A.Ş.'nin, çek aslını muhafaza etme yükümlülüğü bulunmadığı, bu durumda, adı geçen bankanın oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağı, davacı ... Malz.Tic. ve San.Ltd.Şti. Bakımından; dava konusu çek karşılığında mal satışı yapan davacının, dava dışı çek hamili ile ilk defa ticari ilişkide bulunduğu, bu durumda basiretli bir tacir olarak davacının, riskleri en aza indirmek için, ticari ilişkin diğer tarafı hakkında araştırma yapmak ve ibraz edilen çekin keşidecisi ve cirantalarının ödeme gücü konusunda istihbarat yapmak gibi tedbirler almak zorunda olduğu, davacının beyanlarından, çalıştığı bankadan sadece dava konusu çekin keşidecisi hakkında istihbarat yapıldığı ve olumsuz bir durumun bulunmaması nedeniyle de çekin işleme alındığının anlaşıldığı, söz konusu istihbarat şeklinin, piyasada faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli firmalarda çok yaygın bir uygulama  olduğu, çek keşidecisinin çeklerinin daha önce yazılmamış olmasının, çekin istihbarat için yeterli olduğu, ancak davacı tarafından, ticari ilişkinin diğer tarafı hakkında araştırma yapılmadığı, bu bakımdan oluşan zarardan, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, davacının da hafif bir sorumluluğunun bulunduğu\" belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince taraf vekillerinin itirazları nedeniyle aynı bilirkişiden alınan ek raporda;  \"...davacı ve davalı tarafların beyan ve itirazları değerlendirilerek kök raporda belirtilen görüşlerinde bir değişiklik olmadığı\" belirtildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosuna 2018/86012 Soruşturması nolu dosyasında Mahkemeye yazılan 09.03.2020 tarihli yazıda; \"İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma evrakında Türkiye Genelinde çeşitli bankalara ait takas veya başka yolla ... Bankasına ibraz edilip ödenmiş olan çeklerin, Tuzla sınırlarında bulunan arşivlerden çalınıp keşide tarihlerinin değiştirilip piyasaya sürüldüğünün anlaşılması üzerine ... Bankası tarafından şikayet dilekçesi verildiği, bu şekilde çalınan çek sayısının yaklaşık 35.000 civarında olduğunun anlaşıldığı, çekleri çalan şüpheli şahısların keşide tarihlerini değiştirip Türkiye Genelinde piyasaya sürdükleri, (...) Soruşturma konusu olan bir kısmı daha önceden çeşitli bankalara takas yolu ile ibraz edilmiş çeklerin, ödendikten sonra ... Bankasının Tuzladaki arşivinde durmaktayken usulüne uygun iptal edilmediği, (...) Piyasaya sürülen çeklerin Türkiye genelinde tahsil edilmek için çeşitli bankalara ibraz edildiği ve birçok İcra Müdürlüklerine tahsile konulduğu icra takibi yapıldığı ve çeklerdeki keşideci ve cirantalar aleyhinde ihtiyati hacizler uygulandığı (...)\" belirtilmiştir. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/518 Esas, 2020/958 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; davacının ... Limited Şirketi, davalıların ... Bankası Anonim Şirketi ve ... Anonim Şirketi olduğu, aynı kişiyle yapılan alışveriş nedeniyle davacıya verilen ... A.Ş. Altunizade Ticari Merkez Şubesi'ne ait ... numaralı, 30.000,00 TL çekle ilgili itirazın iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davalı ... A.Ş. Hakkında açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, davalı ... Anonim Şirketi hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan 22.06.2020 tarihli bilirkişi kök raporunda; \"5411 nolu Bankacılık Kanunu'na göre davalı kıymetli evrakın güvenli şekilde saklanması sorumluluğunu yerine getirmemiş olmasına rağmen; davacının davaya konu çeki edinme tarihinden önce (06.02.2018) tüm banka ve finans kuruluşlarına çek hırsızlığı ve çalınan çek dökümlerini göndererek, çeklerin tekrar tahsil edilmeye çalışmasını engelleyici sorumluluğunu yerine getirmiş bulunmaktadır. Davalının bu süreçdeki zarardan dolayı sorumluluğunun kısmi olduğu kanaati edinilmiştir.\", 10.09.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; \"(...) Çekin tahsil edilmesinden sonra ise herhangi bir yasal düzenleme bulunmayıp her kurum tahsil olan ve arşivlediği kıymetli evrakı kendi iç yönetmelikleri uyarınca güvenli bir şekilde 10 yıl saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Uygulamada ödenen çek için kullanılan yöntemler, çekin delinmesi, ödendi kaşesi vurulması ve çek üzerinde bulunan bilgiler bazında ödenen çekler listesi oluşturulmasıdır. ...'ın çeki geri alma ve çekin yeniden tedavüle girmesinde sorumluluğu bulunmamaktadır. (...) Uygulamada tacir olan ... Mlzm.Tic. ve San.Ltd.Şti.'den beklenen; ilk defa ticari ilişkiye gireceği firma hakkında ticaret odası kayıtlarını, ortaklık, kuruluş tarihi, imza yetkilendirmesi kontrolünü yapması, çekin üzerindeki tahsil tarihinin 2018 yılına ait olmasına karşın, çekin basım tarihi olarak 2014 yılı olmasından dolayı çek hakkındaki istihbaratını derinleştirmesini, çekin arkasında ciranta olmasından faydalanarak cirantalarla ticari akışın nasıl sağlandığının teyit edilmesi, çek keşidecisinin istihbaratının piyasadan yapılması, çek keşidecisinin istihbaratının bankadan yazılı olarak yapılması (...).\" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. <br>G E R E K Ç E: Dava, İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Bankası A.Ş. vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin istinaf talebinin incelenmesinde; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından çıkarılan ve 9 Haziran 2018 tarihli 30446 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Çek Takas Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik ve İstanbul Takas ve Saklama Bankası Anonim Şirketi tarafından hazırlanan sistem kuralları uyarınca, ibraz edilen çekin muhafaza edilmesi yükümlülüğünün, çekin ibraz edildiği diğer davalı ...  ait olduğu, davalı ... Bigadiç Şubesi’ne ait olan çekin, ibraz edildiği tarihte diğer davalı ... tarafından ödendi kaşesi vurulmaması ve 10 yıl saklama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile uğranıldığı iddia olunan zarardan dolayı, davalı ... Anonim Şirketi’nin çeki saklama yükümlülüğü bulunmadığından, herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle hakkındaki davanın  reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ... Bankası vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede;  Dairemizce Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davacının malzeme satışı yaptığı ve fatura düzenlediğini beyan ettiği ...Tic. Ltd. Şti. şirketinin sicilde kayıtlı olduğu görülmüştür. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; gerçek borçlu aleyhine takip yapılmadan, borcun ödenip ödenmeyeceğine ilişkin hukuki yollar tüketilmeden davalı bankaya dava açılamayacaktır. (Bknz Y.11HD, 2014/15603, 2014/19271 K sayılı, 08.12.2014 tarihli ilamı, Y.11HD, 2012/17354, 2012/15243K sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiası ve bilirkişi raporuna  göre;  dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. adına fatura düzenlendiği iddia  edilmekte ve aynı zamanda çekte son ciranta olarak yer almakta ise de; dava dışı şirket aleyhine başlatılmış herhangi bir takip yahut davaya rastlanmamıştır. Bu durumda mevcut delil durumuna göre davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde olup, erken açılan davanın reddine karar vermek gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiş, davalının istinafının bu yönden kabulü gerekmiştir.  Açıklanan nedenle davalı ... Bankası A.Ş. vekilinin istinafının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine, davacının yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklanan gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin REDDİNE,2-Davalı  ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ İLE, - 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 31/05/2022 tarihli, 2019/473 Esas, 2022/432 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Erken açılan davanın REDDİNE, Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,4-İlk derece yargılaması yönünden; a-Alınması gereken 427,60 TL karar harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 4,06 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam  174,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 252,76 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine adına irat kaydına,b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davalı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan bir yargılama  gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ç-Davalı ...  Anonim Şirketi tarafından yapılan 17,40 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,d-Davalılar  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 10.237,33  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,e-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan  Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.980,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan  tahsili ile Hazine adına irat kaydına,5-İstinaf yargılaması yönünden;a-Davacı yandan alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması için davalı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma  harcının davacıdan alınarak davalı  ... Bankası A.Ş.ye verilmesine, ç-Davalı ... Bankası A.Ş. Tarafından sehven yatırıldığı anlaşılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talebi halinde ilk derece mahkemesi'nce iadesine, d-Davalı ...  AŞ  avansından kullanıldığı anlaşılan 72,00 TL teb.müz.posta giderinin davacıdan alınarak davalı ...  AŞ' ye verilmesine, e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/06/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb5932adb55810aa","SID":"e48ccfef83e255b6"}}