{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/87 Esas<br>KARAR NO: 2024/1161<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2019/86 Esas, 2021/343 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüzden ve Haksız Rekabetten Kaynaklanan<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamlardaki beyanlarında özetle; müvekkilinin  \"...\" ve  şekil esas unsurlu markalarını ilk olarak 18.3.2009 tarihinde ve ... sayı ile Türk Patent nezdinde tescil ettirdiğini, ciddi düzeyde tanınmışlığa ulaşan müvekkiline ait “...\" markası 19.12.2014 tarihinden beri WIPO nezdinde toplam 35 ülkede tescilli olduğunu, müvekkilinin ilk “...\" üretimiyle faaliyetlerine başlamasının ardından ürün yelpazesini oldukça genişletmiş olup özgün ve kaliteli ürünlerini, tanınmış ... markalarının ve çocuk figürlerinin yer aldığı orijinal tasarımlı ambalajları ile satışa sunduğunu, internet üzerinde de yoğun bir tanınmışlığa erişen müvekkil şirketin Türkiye’deki tanınmışlığını açıkça gösterdiğini, reklam ve tanıtım çalışmalarını büyük önem gösteren ve ciddi harcamalar yapan müvekkilinin 2000 yılından bu yana marka ve ürünlerinin tanıtımı için çeşitli reklam filmleri hazırladığını ve gerek televizyon kanallarında yayınlanan gerekse Youtube vb. internet platformlarında ciddi oranda izlenen söz konusu reklam filmleri tüketicilerce büyük beğeni topladığını, davalı tescilsiz \" ...\" ve \"...  \" markalarını kullanmak suretiyle müvekkilinin tescilli ... markaları aleyhinde tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, işbu davaya dayanak markaları \"...”, ibarelerinden oluştuğunu, markaları olan \"...” ve \"...” ibareleri ile sarı saçlı çocuk figürünün müvekkili tarafından tamamen özgün şekilde bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu, ciddi düzeyde ayırt edici hale geldiğini, ilgili markaların hem düz yazı hem de çeşitli renklerle kombine edilmiş edilmiş şekilde piyasada çok uzun yıllardır kullanıldığını, davaya konu \"... ” ve \" ...\" markaları ise müvekkili markasında yer alan \"...\" ibaresinin aynen kopyalanması ve markanın başına ayırt ediciliği düşük \"...” ve İngilizcede \"...\" anlamına gelen \"...\" ibarelerinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, davalı mezkur markalarını tescilsiz olarak müvekkilin tanınmış ve uzun yıllardır yoğun olarak kullanılan ana ürünü \"oyuncaklı şekerli sakız\" ürünleri üzerinde olarak dizayn etmek suretiyle kullandığını, davalının müvekkilin orijinal yazı fontunu birebir kopyaladığını, bununla da kalmayan davalının müvekkil markasında ver alan renkleri de aynen kopyaladığını,  ... markasında ... kelimesinin yazım fontuna ve kullanılan renklere bakılırsa durumun vahameti anlaşılacağını, markalarının son hecesi olan \"...\" ibaresini içerdiğini ve söz konusu ibarenin tıpkı müvekkil markası gibi davalı markalarının da sonunda yer alması markaları iltibas yaratacak derecede benzer kıldığını, ayrıca müvekkil markaları ile davalı markaları arasındaki ortak \"...” ibaresi; dava konusu ürün ambalajlarında davalı markalarının tescilli olduğu yazım biçimi ile değil, tamamen müvekkile ait özgün ve tescilli markasının yazım biçimi ile birebir aynı biçimde kullandığını, yine taraf markalarını benzer kılan bir diğer husus da söz konusu ortak \"...\" ibaresinin taraf markalarında ve kullanımlarında birebir aynı pembe, yeşil ve mor renkler kullanılarak yazılmasından kaynaklandığını, müvekkiline ait markalı ürün ambalajlarında yer alan çocuk figürü tamamen kötü niyetli olarak kopyalandığını, davalının marka ve ürün ambalajlarında aynı müvekkil markalarında olduğu gibi sarı saçlı olarak dizayn edildiğini, davalının genel konsept olarak müvekkil markalarını ve ambalajlarını kopyalama işleminin bunlarla sınırlı kalmadığını, müvekkiline ait markalar ile birebir aynı yazım biçimi ile yazıldığını ve tıpkı müvekkile ait ürün ambalajlarında olduğu şekilde \"...\", \"...\" ve \"...\" ibareleri ile kombine edildiğini, ilgili ibarelerin ambalaj üzerindeki birebir aynı şekilde konumlandırılışları halk nezdinde iltibasa yol açma ihtimalini arttırdığını, taraf markalarının iltibas yaratacak derecede benzer olduklarına dair çok sayıda emsal karar bulunduğunu, Türk Patent nezdinde müvekkillerimizin itirazına dayanak markaları ile esas unsurları aynı olan benzerlik Türk Patent tarafından kabul edilmiş ve sonraki tarihli başvuruların reddine karar verildiğini,  müvekkilin gerçek hak sahibi olduğu, Türkiye’de ve dünya çapında birçok ülkede tescilli ve tanınmış markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer \"...\"  ve \" ...” markalarını, tescilsiz bir şekilde hemen hemen aynı tarz, konsept, biçim ve renkte müvekkilin ana faaliyet alanında kullanan davalının müvekkil aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığı sabit olduğunu, davalı söz konusu fiilleri neticesinde, müvekkil şirketin dünyaca ünlü “...\" ve \"... + ŞEKİL\" markalı ürünleri ile ayırt edilemeyecek derecede benzer ambalajları taşıyan benzer \" ...\"  ve \"...\" markalı ürünlerini aktif ve yoğun şekilde üretip satışa sunarak müvekkilin uzun yıllara dayanan kullanımları ve ciddi meblağlardaki yatırımları ile tüketiciler nezdinde oluşturduğu tanınmışlıktan haksız kazanç elde ettiğini, davalının; her türlü hakkı müvekkiline ait tescilli ve tanınmış markaları ve bu markayı taşıyan ürün ambalajlarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan \"...\" ve \" ...\" markalarını, müvekkilin ilgili markaları altında satışa sunduğu ... ürünü üzerinde ve ayırt edilemeyecek ölçüde benzer bir ambalaj tasarımı ile piyasaya sürdüğünü, müvekkilinin markaları altında satışa sunulan oyuncaklı sakız ürününe ait ambalajlar müvekkilimizce tamamen özgün şekilde yaratılmış ve markalarını ve \"...\", \"...\" ve \"...\" ibarelerini içerdiğini, müvekkili tarafından kırmızı, mavi, yeşil, sarı ve pembe olmak üzere çeşitli renklerde üretilmekte ve tüketicilerin beğenisine sunulduğunu, davalı tarafından kullanılan müvekkili markaları ile birebir aynı yazım biçimi ile yazılmış \"...\" veya \" ... \" markaları ile tıpkı müvekkile ait ürün ambalajları gibi \"...\", \"...\" ve \"...\" ibarelerini içerdiğini, bu ibarelerin ambalaj görsellerinden aynı yerlerde konumlandırılmasının yanı sıra davalının işbu ürün ambalajları müvekkilimizin ilgili ürünleriyle birebir aynı renklerde olacak şekilde kırmızı, mavi, yeşil, sarı ve pembe renklerinde üretilmiş ve piyasaya sunulduğunu, markalarını birebir aynı ürün üzerinde, aynı renklerle kombine ederek, benzer figürler ve ibareler ile kullandıklarını, markalarını çok benzer ürün ambalajları üzerinde kullanan davalının müvekkil aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığının sabit olduğunu, davaya konu oyuncaklı sakız ürünleri, fiyat bakımından oldukça ucuz ürünler olup genel tüketici kitlesini çocuklar oluşturduğunu, dolayısıyla, müvekkiline ait markalı ürünler ile davalının dava konusu ambalajları taşıyan ürünlerinin hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin dikkat düzeyi oldukça düşük olacak ve bu husus davaya konu ürün ambalajları arasındaki karıştırılma ihtimalini önemli ölçüde arttıracağını, tedbiren kullanımların önlenmesi gerektiğini belirtmiş davalının tescilsiz olarak hukuka aykırı bir şekilde kullandığı \"...\" ve \"...\" markaları ve bu markaları taşıyan taklit ürün ambalajları üzerindeki kullanımının, müvekkil aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığının tespitini, tespit edilen söz konusu hukuka aykırılıkların durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, davalının \"... \"  ve “ ...\" markaları ve bu markaları taşıyan taklit ürün ambalajlarını üretmekten, ürettirmekten, kullanmaktan, satmaktan, sağlamaktan, dağıtmaktan, satışa arz etmekten, ithal ya da ihraç etmekten, elde bulundurmaktan, depolamaktan, internet üzerinde yahut sair mecralarda kullanmaktan ve tanıtmaktan, men edilmelerine, işbu kapsamdaki fiillerinin durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, \"...” ve \" ...” markalarını taşıyan ürün ambalajları, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka ve malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve imhasına, bu markaları ve bu markaları taşıyan ürün ambalajlarını, kendisine ait ... alan adı üzerinden işletilen websitesinde ve online platformlar ve sosyal medya hesaplarına kullanmasının ve tanıtmasının önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve bu cümleden olmak üzere, davalının söz konusu hukuka aykırı kullanımlarını içerir \"...\" Türkiye'den erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davaya konu edilen ürünleri iki farklı ürün grubu altındaki farklı ambalajlara ilişkin olup, işbu ambalajların ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin bağlı olduğu ... Tic. A.Ş. firmasının 20.08.2004 tarihli ve ... no'lu ... markalarının TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin ...'nın grup şirketlerinden olduğunu ve işbu tescilli markalarının da inhisari olarak lisanslı olduğunu, davacı yanın ise ... ibareli ilk markası (...) 11.01.2000 başvuru tarihli olduğunu, müvekkil şirketin markasını 2004 yılından itibaren 15 yıldır kullanılması bir yana, davacının da iş ilişkisi içerisinde olduğu \"...\" zincir marketlerinde 2013 yılından günümüze değin yer aldığını, bu hususu ispat eder nitelikte 2013 tarihli bir mail yazışmasının sunulduğunu, 2013 tarihinden itibaren ... mağazalarında müvekkil şirkete ait ... ibareli işbu ürünlerin satışı yapılmakta ve afişlerde işbu ürünlere yer verildiğini, nitekim davacı taraf, müvekkilinin de katıldığı ve davaya konu işbu \"...\" markalı ürüne ilişkin \"... (... A.Ş.) ihalesi\" nde yer aldığını, fakat ... (...) ile müvekkili şirket anlaştığını ve müvekkilinin \"...\" markalı ürünü ... Marketlerinde yer almaya başladığını salt bu durum dahi, davacı yanın, müvekkiline ait davaya konu ürünlerden haberdar olduğunu açıkça gösterdiğini, davaya konu marka ve ambalajı taşıyan ürününün davacının bilgisi dahilinde, en az 2013 tarihinden bu yana piyasada geniş mağaza zincirlerine sahip ... gibi mağazalarda zaten satışa sunulduğunu, huzurdaki davada davacı ile müvekkil şirketin aynı sektörde faaliyet gösterdiği davaya konu ürünlerin aynı raflarda ve aynı tanıtım evraklarında tüketiciyle buluştuğunu, bu doğrultuda, davacı yanın 2013 yılından itibaren müvekkil şirket tarafından üretilip piyasaya sunulan mezkur ... markalı ürünlere karşı Sessiz kalmış olmasına rağmen 6 yıl sonra hak iddia etmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğu gibi, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğrayan taraf aynı zamanda hakkını ileri süremediği tarafta bir kazanılmış hak sahipliği doğurduğunu, dolayısıyla sessiz kalan bu fiiliyle karşı tarafa bu hakkını ileri süremeyeceğinden hak kaybına uğradığı gibi, fiiline sessiz kalınanda kullanımı neticesinde sessiz kalana karşı bir kazanılmış hakka kavuştuğunu, bu kazanılmış hak nedeniyle, sessiz kalan önceki hak sahibinin \"sessiz kalınan süre\" sonunda bu hakkı ileri sürmeye kalkışması da hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edildiğini, bu nedenle huzurdaki davada davacı şirket 6 yıl sessiz kalarak. hak kaybına uğradığını, \"...\" ibaresi ayıt ediciliği bulunmayan bir ibare olup, davacı yanın tekelinde olmadığını, ... İbaresi İngilizcede ... anlamına gelen bir ibare olup, huzurdaki davaya konu oyuncak ve gıda sektörleri başta olmak üzere pek çok sektördeki markada yer aldığını, TÜRK PATENT nezdinde tescilli ... ibareli çok sayıda marka mevcut olduğunu,  dolayısıyla ayırt ediciliği bulunmayan îsbu ibare üzerinde davacı yanın tekel hakkının bulunduğundan ve müvekkil şirketin markalarının box ibaresi nedeniyle ihlal oluşturduğundan bahsedilemeyeceğini, kaldı ki davacı yanın tek başına ... ibareli markası da bulunmamakta olup ... ibareleri bir bütün olarak tescil edildiğini ve ... ibarelerine ek getirilmek suretiyle yeni markalar oluşturulduğunu, davacıya ait \"...\" ibareli markaları ile müvekkil şirkete ait \"...\" ibareli markasının bir bütün olarak karşılaştırılması halinde işbu markaların benzer olmadıklarının görüldüğünü, esas unsur yazı sitili ve renklerin farklı olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete ait \"... \" markalı ürünlerin ambalajlarının da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu ileri sürülmüşse de işbu hususta yalnızca ürünlere ilişkin görsellere tablo halinde yer verildiği ancak benzerlik gösteren unsurlara işaret edilemediği zira ambalajlarda yer alan unsurlar tek tek incelendiğinde ayrıt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilemeyeceği görüldüğünü, markaların ve kullanımının konumunun farklı olduğunu, şekil unsurlarının farklı olduğunu, davacıya ait ürünlerde ... yazısının hemen altında  çocuk görseli yer aldığını, davacı yana ait tüm ürünlerde yalnızca bu çocuk görseline yer verilmekte iken, müvekkil şirkete ait her üründe farklı bir görsele yer verildiğini, ikincil ibareler farklı olduğunu,  müvekkil şirkete ait üründe \"..\" ibaresinin hemen üstünde \"...\" ibaresi yer almakta olup, davacı yana ait ürünlerde ise ... ibaresinin üstünde \"...\" ibaresi yer aldığını, \"...\" ibaresi ise müvekkil şirkete ait butun ürünlerde sarı renkli ve ingilizce olarak şekil unsurunun hemen altında konumlandırıldığını, davacı yana ait ürünlerde ise her üründe farklı bir renkle yazılmış olup, işbu ibarenin altında \"...\" ibarelerine yer verildiğini, ambalaj boyutlarının farklı olduğunu, ürünlerin içeriği ve hitap ettiği tüketicinin algısı acısından müvekkil şirkete ait ürünlerin ambalajı açıldığında öncelikle etrafı eğitici resimlerle kaplı olan bir kutu çıkmakta ve kutunun içerisinde müvekkil şirkete ait ... markasını havi sakız, uçantay markasını havi dövme ve birden fazla parçanın birleştirilmesi ile meydana getirilen bir oyuncak çıktığını ancak karşı tarafa ait ürünün ambalajı açıldığında kutunun dışında bir adet sakız yer aldığını ve kutunun içerisinde tek parça bir oyuncak yer almakta olduğunun görüldüğünü, ürünlerin içerisinde yer alan işbu oyuncakların farklı olması hitap ettiği tüketicinin tercihlerini ve dikkat düzeyini etkilediğini, davaya konu ürünler daha çok çocuk tüketicilere hitap ettiğini, çocukların özellikle oyuncaklara ilişkin ürünlerde dikkat düzeyinin yüksek olduğunun görüldüğünü,  çocukların ilgi alanına girmeyen tekstil, elektronik gibi sektörlerde dikkat düzeyinin düşük olacağı söylenebilecekse de oyuncaklar açısından tam tersi bir durum söz konusu olacağını, zira oyuncaklar doğrudan çocuğa hitap eden, kendisinin doğrudan deneyimlediği ürünler olduğunu, dolayısıyla çocuklar beğendikleri oyuncaklara sadık kalmakta ve işbu yönde istikrarlı tercihler yaptıklarını, davacı yanın iddiası \"...\" ibareli markaları ile müvekkili şirkete ait \"... \" ibareleri markaların ayırt edilemeyecek benzer olduğu yönündedir fakat \"...\" markaları olduğunun muğlak bırakıldığını, markaların esas unsurları farklı olmakla birlikte rengarenk yazım sitilinin davacıdan evvel sektördeki öncü firmalar tarafından kullanıldığını, dolayısıyla sektörde harcı alem olan bir hususun davacı yanın tekelinde olduğundan bahsedilemeyeceği ve müvekkili şirketçe kullanılmış olmasının davacı haklarının ihlaline neden olmayacağının aşikar olduğunu belirtmiş haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalı tarafından piyasaya sunulan \"...\" markalı ürünlerin davacı adına tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, DURDURULMASINA, ÖNLENMESİNE, ORTADAN KALDIRILMASINA, Bu kapsamda bu ibareyi ve görseli içeren/taşıyan ürün ambalajlarını kullanmasının, üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, dağıtımını yapmasının, satışa arz etmesinin, ithal ya da ihraç etmesinin, elde bulundumasının, depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda tanıtmasının ve bu amaçlarla kullanmasının önlenmesine, bu ibareyi taşıyan ürün ambalajları, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela vs. Her türlü tanıtım malzemesi, basılı evrak, fatura ve benzeri her ürüne el konularak yediemine tevdine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına, bahse konu ürünlerin davalıya ait ... sitesi ve davalıya ait sair internet kullanımlarında kullanılmasının ve  tanıtılmasının önlenmesine, bu kapsamda ilgili siteden bahse konu içeriklerin çıkartılmasına, bu hususta davalıya 10 günlük kesine süre verilmesine aksi takdirde ilgili sitelere erişimin engellenmesine, -Davacının davalıya ait \" ...\"  markalı ürün yönünden açmış olduğu davanın REDDİNE,2-İnfazda 01/12/2020 tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına,3-29/03/2019 tarihli tensibin 14 nolu ara kararı uyarınca verilen ve itiraz üzerine 30/04/2019 tarihli karar ile ters teminat ile devamına hükmolunan tedbir kararının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği kabul olunan \"...\"  yönünden karar kesinleşinceye kadar devamına, davaya konu diğer ürün olan \"...\" yönünden tedbirin devamını gerektirir bir durum bulunmadığından tedbirin kaldırılmasına, bu aşamada iki ürün yönünden verilen ters teminatta indirim yapılmasına yer olmadığına,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Yerel mahkemece hükme esas alınan 10.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin şekil markasında her bir harfin farklı renklerle yazıldığı, davalı şekil markasındaysa kelimeleri oluşturan harflerin tek renk olduğu ve “...” harfinin gözleri-ağzı gülen bir kafa şeklinde kullanıldığı ve bu değerlendirmeler doğrultusunda işaretsel olarak benzer olmadığı değerlendirilmişse de bu  hususun yerinde olmadığını davanın tümden kabulü gerektiğini, iltibas oluştuğunu, bütünsel değerlendirme yapılması gerektiğini, davalının aynı yazı tipi ambalaj rengi ve marka tasarımını seçtiğini, hitap ettiği tüketici kesimi çocuklar olduğunu, kısa sürede satın alınan ürünler olduğunu, ek bilirkişi raporundaki hatalı tespitleri kabul etmediklerini, davanın tümden  kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle;  Gerekçeli kararın usule uygun olmadığını, YGK'nun 02.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676,14.11.2012 gün ve 2012/11-417, 2012/791,12.04.2017 tarihli ve 2017/11-74 E., 2017/728 K., 05.04.2017 tarihli ve 2017/11-75 E.. 2017/637 kararlarında  mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilir ise de hükmün gerekçe kısmında, şekillere yer verilmemesi gerektiği belirtildiğini, hükümde şekil unsurlarına da yer verilmiş olmakla kararın öncelikle usulden kaldırılması gerektiğini, Markaya tecavüz koşulları oluşmadığını, davacının hangi markasına tecavüz oluştuğunu açıklamadığını, kararda da davacının hangi markasına tecavüz oluştuğunun belirtilmediğini, davacı dava dilekçesinde tüm markaları bildirdiğinden tüm markalar ile müvekkili markasının kıyaslanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının 2000 00337 numaralı ... markasına tecavüz olmadığından kısmen red kararı verilmesi gerektiğini, markalar karşılaştırıldığında benzerlik olmadığının görüleceğini,Gerekçeli kararın aksine Müvekkili kullanımda yer alan yazı tipi ile davacı yana ait marka yazı tipi birbirlerinden farklı olduğunu, ...” ve “...” ibarelerinin rengârenk yazılması ise herhangi bir benzerlik yaratmadığını, sektörde pek cok renkli yazıma sahip ürün bulunduğunu, davacı taraf Müvekkili kullanımına yönelik olarak haksız rekabet olduğunu dile getirmişse de hangi tarihli hangi ürürne yönelik olarak haksız rekabetin oluştuğunu dile getirmediğini, mahkemenin kararında da bu yönde bir açıklama olmadığını, davacının bu hususta öncelikli olarak kullanımlarının Müvekkili kullanımlarından daha önce olduğunu kanıtlaması gerektiğini, böyle bir delil olmadığından somut olayda haksız rekabetin oluşmadığını,   davacı sektöre giriş tarihi belli olmayan ve hatta sektörde var olup olmadığı dahi belli olmavan pek çok görselleri dosyaya sunduğunu mahkemenin ise tek görsel üzerinden değerlendirme yaptığını, ispatlanamayan kullanımlar yönünden en azından kısmen red kararı verilmesi gerektiğini, ürünler çocuklara hitap ettiğinden çocuk figürünün kullanılmasının doğal olduğunu, davacının sunduğu görsellerde yazının çocuk figürünün sağında solunda altında olduğunu, rakiplerine farklı seçenek özgürlüğü bırakmadığını, kullanımın esas unsurunun ... olduğunu, çocukların özellikle abur-cubur kategorisine ilişkin ürünlerde dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, sessiz kalma yolu ile hak kaybı oluştuğunu, kullanımın yıllar içinde değiştiğine dair dosyada bir tespit olmadığını, davacının da böyle bir iddiada bulunmadığını, raporun hükme esas alınamayacağı gibi denetlenebilir nitelikte de olmadığını, tüm marka ve haksız rekabet iddiasına konu görsellerin tek tek incelenmesi ve kabul edilmeyenler yönünden kısmen reddedilerek müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın kısmen kaldırılmasını talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti meni refi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili usule ilişkin istinaf isteminde gerekçeli kararda görsellere yer verilmesinin YHGK aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiş olmakla öncelikle usul yönünden inceleme yapılması gereklidir. YHGKnın, 2011/11–567 E-2011/676 K., 2012/11–417 E, 2012/791 K., 2013/11-1316 E, 2015/34 K., 2013/11-1572 E-2015/1133 K., 2017/11-74 E- 2017/728 K.ve 2017/11-8 E-2019/47 K.sayılı ilamlarında da benimsendiği üzere, mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere, kararın ekinde yer verilebilir ise de, hükmün gerekçe kısmında, HMK'nın \"Hükmün Kapsamı\" başlıklı 297. maddesi ve Anayasa'nın 141. maddesi hükümlerine uygun düşmeyecek biçimde şekillere şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüt yaşanmasına yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların ve tasarımların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince tarafların iddia ve savunmaları ile uyuşmazlık özetlendikten sonra delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde ve hükümde bir kısım marka görsellerine yer verilmiş olup, kararın UYAP'ta kayıtlı halinde görsellerin renkli olduğu, fiziki çıktıların siyah beyaz olduğu da dikkate alındığında bu durum infazda karışıklığa yol açacağı, 6100 sayılı HMK’nın 297’inci maddesine de aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan  nedenle tarafların sair istinaf istemleri incelenmeksizin istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, HMK’nın 355, 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekili ve davalı istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İlk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacı ve davalı tarafa iadesine,4-İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 78,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 299,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-İstinaf aşamasında davalı tarafça yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 60,50-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 281,20-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/06/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1177031751d83437","SID":"91181dabc106f8b0"}}