{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1184 <br>KARAR NO: 2023/336<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2019<br>NUMARASI: 2017/107 Esas - 2019/375  Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 03/01/2012<br>İSTANBUL 17.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 26/10/2017 TARİH, 2014/1384 ESAS, 2017/330 KARAR SAYILI DOSYASI  İLE TEVHİTLİDİR.<br>BİRLEŞEN DAVADA:<br>DAVA: Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 21/10/2014<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/03/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı - birleşen davada davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile borçlu müflis ... Taş. Pazarlama ve Tic. Ltd. Şirketi arasında ...'ın portföyündeki müşterilere ÖTV'siz olarak ...'dan tedarik edilecek deniz akaryakıtlarının pazarlanması ile satışı yapılacak akaryakıt bedellerinin tahsil etme yükümlülüğüne ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı ... tarafından davacı lehine İstanbul Limanı Gemi Sicil Müdürlüğünün ... nolu sırasında kayıtlı ... adlı gemi üzerine 1.derecede ve 1.sırada 3.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, asıl borçlu müflis ...ten olan alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulü yönünde Antalya 3.ATM'nin 2011/329 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, söz konusu dava dosyasında alınan 22/12/2011 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin müflis şirketten 1.906.919 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için 03/11/2008 tarihinde Üsküdar ...Noterliğinden davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle ipoteğin paraya çevrilmesi için İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, takibe itirazın haksız olduğunu,  ileri sürerek davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacak belirli ve likit olduğundan %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesi ile mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, iki yıllık sürede satış istenmediğinden ipotek hakkının düştüğünü, davacının ... ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan tüm alacağını tahsil ettiğini, ipotek senedinde müvekkilinin sadece ... Denizciliğin doğrudan ...'a karşı olan doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına aldığını, ipoteğin ... Denizciliğin üçüncü şahıslara kefilliğinden doğan borçları kapsamadığını, kaldı ki ... Denizciliğin müşterilerinden dolayı davacının doğmuş bir alacağının da bulunmadığını, dava dışı firmanın tüm borcunu ödediğini, davacının müvekkiline ihtarname gönderdiği tarihte aynı zamanda Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ... Denizcilik aleyhine de kambiyo takibi başlattığını, yine davacının ... Denizcilik ile aralarında yazılı bir anlaşma olmamasına rağmen ticari teamülde bulunmadığı halde muvazaalı olarak vade farkı faturası kestiğini, müflis borçlu üzerinden alacağını yüksek göstermeye çalıştığını, sonuç olarak davacı firmanın 2007-2008 yıllarından ... Denizcilikte herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, muvazaalı olarak alacak iddiasında bulunduğunu, taraflar arasındaki rehin sözleşmesi uyarınca teminatın bozulmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile müvekkili lehine %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesini istemiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firmanın müflis ... Denizcilikten alacağının olduğu iddiasına dayanarak İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, takip nedeniyle müvekkiline ait ... isimli geminin 23/01/2009 tarihinde fiilen bağlandığını ve müvekkilinin onayı olmadan 10/02/2009 tarihinde davalı ...'e yediemin olarak teslim edildiğini, İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/2214 esas ve 2010/1858 karar sayılı ilamı ile icra emrinin iptaline karar verildiğini, icra emri iptal edilmekle gemi hakkındaki fiili el koyma kararı ile gemi haczinin geçersiz hale geldiğini, davalının daha sonra gönderdiği ödeme emrine müvekkilinin itiraz edip takibi durdurduğunu, gemi yediemine bırakıldıktan sonra kaybedildiğinin ortaya çıktığını, bu konuda müvekkiline bilgi verilmediğini, müvekkilinin kaybolan gemisi ile ilgili olarak Bodrum Savcılığı ile İzmir Milas Savcılıklarına şikayette bulunduğunu, ancak geminin kimde olduğu ve kim tarafından çalındığının anlaşılamadığını, şuana kadar da geminin teslim alınamadığını, müvekkilinin çalındığı ileri sürülen gemisine 06/12/2009 tarihinden bu yana çalıştıramadığı gibi kiraya da veremediğini bu nedenle kar kaybından yoksun kaldığını, geminin çalınmasından davalı dosya alacaklısı ile yedi emin sıfatıyla davalı ...'ün birlikte sorumlu olduklarını, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... isimli petrol tankerinin davalılarca haksız olarak fiilen el konulması ve 06/12/2009 yılında kaybolması nedeniyle geminin iadesi gereken 17/01/2011 tarihinden dava tarihine kadar müvekkili davacının gemiyi kullanamamaktan ve kiraya verememekten dolayı aylık kira ve gelir kaybının tespiti ile şimdilik 10.000 TL zararın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, geminin kaybolması nedeniyle geminin gerçek değerinin tespit edilerek ticari faizi şimdilik gemi değerinden 10.000 TL zararın ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, geminin seferden men'ine karar verildikten sonra İzmir Bölge Müdürlüğü Güllük Liman Başkanlığı tarafından seferden men işleminin gerçekleştirildiğini, bu nedenle geminin denetim ve gözetim yükümlülüğünün Liman Başkanlığında olduğunu, geminin çalınmasından dolayı da Liman Müdürlüğünün sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, geminin kaybolduğuna ilişkin olarak davacıya bildirim yapılmasının söz konusu olamayacağını, zira ödeme emrinin davacı tarafından yapılan şikayet sebebiyle iptal edildiğini, davacı aleyhine İstanbul 9.ATM'nin 2012/1 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkili ...'ın davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini bu nedenle davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, müvekkili ...'ün resmi yediemin sıfatının bulunmadığını, zira geminin karada değil limanda iken kaybolduğunu, müvekkilinin de Milas Cumhuriyet Başsavcılığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına kayıp başvurusunda bulunarak kendisinden beklenen özeni gösterdiğini, müvekkilinin resmi yediemin olarak kabul edilmesi için yetkili olan makamlarca usulüne uygun şekilde resmen bir mal tesliminin yapılmış olması gerektiğini, oysa ki gemi ile ilgili olarak resmi bir makamdan verilmiş bir görevin olmadığını, geminin seferden men edildikten sonra denetim ve gözetiminin Güllük Liman Başkanlığında olduğunu savunarak her iki davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Davacının alacağının varlığı ve miktarının tespiti amacıyla alınan 08/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi olan 16/12/2008 tarihi itibariyle davacının ... Denizcilikten 1.380.044,03 TL alacağının olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ...'ın müflis ... Denizcilik aleyhine Antalya 6. ATM'de açmış olduğu kayıt kabul davasında 24/01/2014 tarihli 2012/90 esas ve 2014/40 karar sayılı karar ile ...'ın 1.912.851,40 TL alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verildiği, söz konusu kararın kayıt kabul davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle Yargıtay 23.Hukuk Dairesi tarafından bozulduğu celp edilen karar örneklerinden anlaşılmıştır. Bu durumda gerek mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporu gerekse Antalya 6.ATM'nin 2012/90 esas sayılı dosyasına ilişkin karar örneklerinden davacı ...'ın dava dışı asıl borçlu ... Denizcilikten ipotek bedeli olan  300.000 TL'yi aşan miktarda alacağının bulunduğu kanaatine varıldığından, davacının alacağının teminatı olan ipotekle ilgili olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmakta haklı olduğu, dolayısıyla ipotek borçlusu ...'in borca ve takibe yönelik itirazın mesnetsiz olduğu kabul edilmiştir. Birleşen dosyası davacısı ... tarafından, ipotekli geminin ...'ın başlattığı takip dosyası üzerinden seferden men edilerek yediemine teslim edildikten sonra  geminin alıkonulmasına ilişkin icra emrinin İstanbul 5.İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/2214 esas 2010/1858 karar sayılı kararı ile iptal edilip, geminin kendisine teslimine karar verildiği, ancak geminin kaybolması nedeniyle teslim edilemediğinden bahisle gemi değerinin ve geminin işletilememesinden dolayı doğan kar kaybının tazmini talep edilmiş ise de, geminin sicil kaydının halen edip, geminin kaybolmasının davacının ipotek hakkını ortadan kaldırmayacağı, ipotek borçlusu ...'in ipotek alacaklısından gemi bedelini talep etmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan, davacı ... ipotek malikine Üsküdar ...Noterliğinden çektiği ihtarname ile ipotek veren ...'i temerrüde düşürdükten sonra icra takibi başlattığı dosya kapsamına göre belirli olup, davacı ipotekli takip başlatmakta haklı olduğundan malik ...'in geminin kaybolmasından dolayı kar kaybı talebinde bulunamayacağı kabul edilmiştir. Öte yandan, icra dosyası üzerinden gönderilen icra emri ile Güllük Liman Başkanlığı tarafından alıkonulan geminin yediemin olarak ... gözetimine bırakıldıktan sonra geminin kaybolmasından dolayı birleşen davada ...'e karşı dava yöneltilmiş ise de, yedieminin yükümlülükleri İİK 'nun 358/1-2 maddesinde düzenlenmiş olup, bu konudaki işlemler yönünden görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle bu davalı hakkında açılan dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır. Neticede, yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle, asıl davanın kabulüne, davalının ipotekli takibe itirazının iptaline, alacak belirli ve likit olduğundan takdiren % 40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, birleşen dosyada davalı ...'a karşı açılan davanın reddi ile diğer davalı ... hakkında açılan dava yönünden ise mahkememizin görevsizliğine\" dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı - birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı - birleşen davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2009-2214 E ve 2010-1858 K sayılı ilamı ile icra emrinin iptal edildiğini, bunun üzerine tekrar ödeme emri tebliğ edilmiş ve davacı tarafından itiraz edilerek takibin 10.01.20011'de durduğunu, 17.01.2011'de geminin davacıya teslimi talep edilmiş ancak Liman Başnkalığı geminin ... tarafından çaldırıldığı gerekçesi ile müvekkile iade edilmediğini, dava konusu geminin halen bulunamadığını, haksız fiilin diğer şeriklerinin ise tespit edilemediğini, bu durumda haksız fiilin halen devam etmekte olduğunu, İlk derece mahkemesinin bu konuda araştırma zahmetinde dahi bulunmadığını, iş bu durumda davalı ...'nin takip alacaklısı olarak, diğer davalı ...'ün ise yedimin sıfatı ile takibe konu geminin kaybolmasından ve geminin çalıntı haline gelmesinde tam kusurlu olduklarını, gemi bedelinden sorumlu olduklarını, zira bu sorumluluk yediemin sorumluluğu değil, geminin çaldırılması (kaybı) sebebiyle doğan bir tazminat sorumluluğu olduğunu, takibe konu ... isimli geminin haksız olarak seferden men edildiğini ve haksız olarak bağlandığı İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2009-2214 E ve 2010-1858 K sayılı ilamı ile sabit olduğunu, ancak geminin alacaklı ... A.Ş.'nin sorumluluğunda kaybolduğunu, yani hem takip alacaklısı hem de yedieminin gemi bedeli ile kira ve gelir kaybından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, işbu sebeple karşı davanın ... A.Ş. yönünden reddi ve ... yönünden ise görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılan gemi ipoteğinin paraya çevrilmesi takibinde alacağın likit olmadığını, zira ipotek sözleşmesinin 300.000,00 TL olarak limit ipoteği olarak tanzim edildiğini, ayrıca dava dışı müflis ... Ltd.Şti.'nin iflas ettiğini, davacıdan ne kadar mal aldığı konusunun belirli ve belirlenebilir olmadığından alacağın likit olmasından bahsedilemeyeceğini, yine diğer teminatlarla birlikte orantılı olarak gemi ipoteğinin paraya çevrilmesi gerektiğini, fazla ve mükerrer tahsilata izin verecek şekilde ve özellikle ipotek limitini aşar şekilde kabulün usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde asıl dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesi kararının da kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı - birleşen davada davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;  davalı ... tarafından davacı müvekkili şirket lehine müvekkil şirket ile dava dışı ... Denizcilik Arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacağa karşılık ipotek tesis edildiğini, davalı ...'in müvekkili şirket dava dışı ... Denizcilikten mevcut olan alacağından ipotek bedeli kadar sorumlu olduğunu, dava dışı ... Denizcilik'in müvekkili şirkete sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği müvekkil şirket alacağının tahsili için ihtarname ile davalıya ve dava dışı ... Denizcilik'e söz konusu alacak bedelinin ödenmesi yönünde ihtarname keşide edildiğini, ihtarname gereği herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, ayrıca seferden men edilmiş bir geminin denetim ve gözetim sorumluluğunun yed-iemin veya gemi ipoteği alacaklısının üzerinde değil, liman müdürlüğünde olduğunu, geminin zayi olmasından hiçbir surette  sorumlu tutulabilecek taraf olmamasına rağmen, davalı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı tarafın istinaf dilekçesinde belirttiği müvekkillerini sorumlu tutmaya yönelik iddialarının kabulünün mümkün olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının karar, usul ve yasaya uygun olduğunu,  davalı/ birleşen dosya davacısının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Asıl dava; Gemi ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe itirazın iptali istemi, birleşen dava ipotekli geminin kaybolması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile asıl davanın kabulüne, birleşen davada ... A.Ş yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dava dışı müflis ... Ltd. Şti. ile davacı arasında, ... Ltd. Şti'nin portföyündeki müşterilere ÖTV'siz olarak deniz akaryakıtı satışına ilişkin 02/05/2005 tarihinde hizmet sözleşmesi  düzenlendiği, davalı ... ile davacı arasında Kadıköy ...Noterliğinin 30 eylül 2005 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gemi ipoteği sözleşmesi ile istanbul gemi sicilinin ... numara ile ... adına kayıtlı ... isimli gemi, ... Ltd. Şti.nin ipotek alanın akaryakıt alımından ve ... A.Ş. nin yaptığı ve yapacağı hizmet ve aracılıklardan doğmuş ve doğacak 300.000,00 TL ye kadar borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1. derece ve 1. sırada ipotek  edildiği ve gemi sicil dairesine tescil edildiği görülmektedir. Davacının dava dışı müflis  ...Ltd. Şti.den olan alacağı için Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/90 Esas - 2014/40 Karar sayılı dosyası ile kayıt kabul davası açtığı, bu karardan anlaşıldığına göre iflas masasınca davacının 200.000,00 TL'lik alacağının iflas masasına kaydedildiği, bakiyesinin reddedildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda iflas masasınca kabul edilen kısım dışında davacının müflis şirketten 1.912.851,40 TL üzerinden sıra cetveline kabul ve kayıt edilmesine karar verildiği, kararın temyiz üzerine Yargıtay 23. Hukuk dairesinin 2016/2524 Esas - 2016/5039 Karar sayılı ilamı ile davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı gerekçesi ile kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.Davacının davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile  Kadıköy ...Noterliğinin 30 Eylül 2005 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gemi ipoteği sözleşmesine dayanılarak ... Ltd. Şti. ve ... hakkında  takip başlatıldığı, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra emri düzenlenerek gönderildiği, ipoteğe konu geminin seferden meni ile elverişlilik belgesi verilmemesi konusunda liman başkanlıklarına müzekkere yazıldığı, Güllük Liman Başkanlığınca 05/02/2019 tarihli yazı ile ipoteğe konu ... isimli geminin ... adlı kişiye yediemin olarak teslim edildiğine dair tutanak düzenlenerek icra müdürlüğüne bilgi verildiği, borçlu tarafından İstanbul 5. İcra Mahkemesine yapılan şikayet üzerine 2009/2214 Esas - 2010/1858 Karar sayılı 07/10/2010 tarihli karar ile icra emrinin iptaline karar verildiği, bunun üzerine alacaklı tarafından borçlu müflis şirketin iflas idaresi ile ...'e aynı dosya üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ödeme emri gönderildiği, davacının itirazı üzerine takibin durduğu, icra müdürlüğünce Güllük Liman Başkanlığına müzekkere yazılarak geminin borçluya tesliminin istenildiği, icra dosyası içerisinde bulunan 23/12/2009 tarihli tutanak içeriğine göre geminin 08/12/2009 tarihinden itibaren kayıp olduğuna dair kolluk kuvvetleri ve yediemin tarafından tutanak düzenlendiği, yediemin ...'ün liman başkanlığına geminin kaçırılmış ve halen bulunmadığına yönelik bir yazılı bilgi verdiği görülmektedir. Mahkemece davacının dava dışı müflisten olan alacağının belirlenmesi için ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, alınan 08/01/2014 tarihli rapor ile 04/07/2016 tarihli ek bilirkişi raporlarında davacının dava dışı müflisten 1.380.044,03 TL alacağı olduğu belirlenmiştir. Dosyaya toplanan deliller ile gerek Antalya 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ve mahkeme kararı içeriği, gerek ise eldeki dosyada alınan bilirkişi raporları ile davacının dava dışı müflisten ipotek miktarı olan 300.000,00 TL'nin çok üzerinde alacağı bulunduğu belirlenmiştir. Bu durumda müflisin ipotek bedelinden daha yüksek miktarda borçlu olduğu, davacının alacağını ödediğine dair herhangi bir iddia da bulunmadığı anlaşılmakla, asıl dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. İpotek konusu geminin icra müdürlüğünün yazısı ile liman başkanlığınca seferden men edildiği, bilahare icra emrinin iptali sebebiyle davalıya tesliminin talep edildiği, geminin bu aşamada kaybolduğu/ çalındığı, davalı şirketin bu işlemlerde herhangi bir kusurunun ve müdahalesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin uyuşmazlığa konu gemi üzerinde ipotek hakkının bulunduğu, asıl borçludan ipotek bedelinin çok üzerinde alacağının bulunduğu, bu haliyle yasal takip hakkını kullanmasının kusur oluşturmadığı, İcra İflas Hukuku hükümlerince borçlu hakkında takip başlatmak isteyen alacaklının takip talebinde bulunması gerektiği, borçluya gönderilecek icra emri ya da ödeme emrini düzenleme görevinin ise icra müdürlüğüne ait olduğu, iptal edilen icra emrini düzenleyen icra müdürlüğü olmakla bu hususta davalı alacaklıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı anlaşılmaktadır. Geminin kaybolmasında veya çalınmasında da davalı alacaklının bir iştiraki olduğu iddia ve ispat edilmediğinden tazminat davasına reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı yediemin ... yönünden yapılan değerlendirmede İcra İflas Kanununun 88/2 maddesi gereği taşınır malların masrafı alacaklıdan alınarak muhafaza altına alınacağı, alacaklı muvafakat ederse istenildiği zaman verilmek şartıyla muvakkaten borçlu yedinde veya üçüncü şahıs nezdinde bırakılabileceğinin düzenlendiği, davalı ...'ün sorumluluğunun aynı Yasanın 358 madde kapsamında kaldığı anlaşıldığından, mahkemece bu konudaki işlemler yönünden görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinde de bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı birleşen davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı - birleşen davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava yönünden alınması gereken 20.493,00 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.123,25 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75‬ TL harcın davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Birleşen dava yönünden alınması gereken 179,90 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 135,50 TL harcın birleşen davada davacı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalı - birleşen davada davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/03/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8226869a3d4d7d9e","SID":"2a664c3a98a110fb"}}