{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2021/770 Esas - 2023/778<br>                                                            TÜRK MİLLETİ ADINA \t<br>                    T.C.<br>\t...<br>\t4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2021/770 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/778<br><br><br><br><br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/07/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 07/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 01/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t:<br>Davacı vekili, Dava dışı Hidayet Uzun tarafından müvekkili Bornova Belediye Başkanlığı' nın Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından yapılan ihaleleri üstlenen yüklenici firmalarda çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirilmesi sebebiyle kıdem tazminat, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğu iddiasıyla bu alacağın faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili için müvekkili ile davalılar aleyhine ... 9.İş Mahkemesi' nin 2009/95 E sayılı dosyası ile dava açtığını kısmi dava sonunda verilen 05.04.2010 tarih 2010/156 K sayılı karar uyarınca müvekkilinin ... 9.İcra Müdürlüğü' nün 2010/3577 sayılı dosyasına ödediği 5.080,43TL alacağın rücuen tahsil edilebilmesi için davalı şirketler aleyhine ... 10.Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2011/409 Esas sayılı dosyası ile açılan rücu davasının devam ettiğini bu arada İş Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporu ile hesaplanan bakiye alacakların da tahsili amacıyla işçi Hidayet Uzun tarafından ... 2.İş Mahkemesi' nin 2010/616 Esayılı dosyası açtığı dava sonunda kesinleşen ilamın  ...İcraMüdürlüğü' nün 2013/166 sayılı dosyası ile icra takibine konulması üzerine müvekkilinin 13.463,33 TL ödeme yaptığını, dava dışı işçinin müvekkili belediyenin  hizmet alımı yaptığı davalı firmaların işçisi olarak çalıştığını, Hizmet Alımları Sözleşmelerinin Yüklenicinin Sorumlulukları başlıklı maddesi gereğince, müvekkili belediyenin, hizmet alımı yaptığı bu firmaların işçisi olan dava dışı işçiye İş Kanunundaki asıl işveren-alt işveren kuralları gereğince ödemek zorunda kaldığı meblağı rücuen tahsil etme hakkı bulunduğunu ileri sürerek 13.464,33 TL' nin ödeme tarihi olan 23.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı şirketlerden rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br><br>CEVAP\t: Davalı Müflis... Gıda Tem Tur.Güv.Hizm.İnş.Bil.Hiz.San ve Tic.Ltd.Şti İflas İdaresi vekili, davacı tarafın alacağının varlığını somut ve inandırıcı delillerle ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE: <br>Dava, İş Mahkemesi kararına dayalı olarak dava dışı işçiye iflas tarihinden sonra ödenen işçilik alacağının kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.<br> ... 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/05/2009 tarih  2008/124 Esas  sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında  iflas kararı verilmiş, karar Yargıtay tarafından onanarak 27/09/2010 tarihinde kesinleşmiştir. İflasın açılma tarihi 28/05/2009 tarihidir. <br><br>...  Esas sayılı dosyasında  ilama bağlı alacağın tahsili için icra takibi yapılmış, borçlu tarafından 23/01/2013 tarihinde ödeme yapılmıştır.<br>İİK nun 235. Maddesine göre kayıt kabul davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Hukuki nitelendirme hakime aittir.  <br>Uyuşmazlık, davacı idarenin üst işveren sıfatıyla davalı müflisin dava dışı işçisine  iflas tarihinden sonra yapmış olduğu ödemeden doğan alacağının masaya kaydı isteminin iflas idaresi tarafından reddi sonrasında  davalı-müflise karşı açmış olduğu bu davada İİK'nın 235. maddesi hükmü uyarınca kayıt kabul davası olarak asliye ticaret mahkemesinin mi yoksa genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin mi görevli olacağı noktasında toplanmaktadır.<br>2004 sayılı İİK'nda masa borçları ve iflastan sonra doğan genel nitelikli alacak için  Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.<br>Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 05.04.2016 tarih ve 2556 E., 2121 K.,21.12.2015 tarih ve 351 E., 8323 K. 23.11.2015 tarih ve 2014/6942 E., 2015/7535 K ve 24.02.2016 tarih  2015/9916  Esas  2016/1042 sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; <br>Alacak, iflastan sonra doğmuş ve masa borcu da değilse, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235.  maddesine  dayalı  kayıt kabul istemine konu  olabilecek  müflis  borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. <br>İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, masa borcu olup olmadığı yönündeki inceleme, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. <br> Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 21.12.2015  tarih  2015/351 Esas ve  2015/8323 Karar sayılı ilamında '' Davalı müflis şirketin 28.05.2009 tarihinde iflasına karar verildiği anlaşılmış olup, dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine İş Mahkemesinde açılan dava sonucu hüküm altına  alınan alacağın yine iflas tarihinden sonra ödeme yapılmak suretiyle dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 168. maddesine dayalı rücu hakkı (iflastan sonra) doğmuştur. Bu durumda alacak, iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz  edilebilecek, İİK'nın 235.  maddesine  dayalı  kayıt kabul istemine konu  olabilecek  müflis  borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan genel nitelikli bir alacak niteliğindedir.<br>6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü ile HUMK'nın 428/2. maddesinin mahkemenin görevli olmamasının mutlak bozma nedeni olduğuna ilişkin hükmü karşısında, görev hususu somut olayda olduğu gibi, açıkça temyize gelmese  dahi temyiz mahkemesince re'sen gözetilmelidir.<br>6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri  arasındaki ilişki işbölümü ilişkisi iken 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların  yanısıra  her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Mezkur Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.<br>Bu durumda mahkemece,  dava konusu alacağın iflas alacağı ve masa borcu değil, iflas tarihinden sonra doğan genel nitelikli alacak olduğu davanın 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığı, buna göre Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görev ilişkisinin bulunduğu, davacının tacir olmadığı, buna göre davanın nispi ticari dava olmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davaya bakmakla görevli olduğu gözetilerek HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. '' gerekçesi ile yerel mahkeme kararını göreve ilişkin dava şartı noksanlığından bozmuştur. <br>Görev uyuşmazlıklarında merci tayini görevini yapan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi de : 26/11/2018  tarih 2018/5540 Esas ve  2018/7530 Karar sayılı ilamında; ...Somut olayda, davalı şirketin 01/04/2013 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı tarafça Manisa 3. İş  Mahkemesinin  kesinleşen kararına  dayalı  olarak 05/03/2015  tarihinde yani iflastan sonra icra dosyasına ödeme yapıldığı anlaşılmış olup, BK'nın 147. maddesine dayalı olarak kullanılan rücu hakkına dayalı alacak iflastan sonra ödenerek doğmuştur. Buna göre uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemeleri görevli '' olduğuna işaret etmiştir. <br>... BAM 23. Hukuk Dairesi  2017/1548  Esas ve  2017/1271 Karar sayılı ilamın da,  rücuen alacak taleplerinde ödeme iflastan sonra yapıldığından genel yetkili mahkemede davanın görülmesi gerektiğini belirtmiş, davanın  nitelendirmesini alacak davası olarak yaparak ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış, yeniden kurulan hükümde Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermiştir. <br>... BAM 23. Hukuk Dairesi 2017/1389 Esas ve  2019/183 Karar sayılı ilamında da oy çokluğu ile verdiği kararda, iflastan sonra ödeme nedeniyle davanın alacak davası olduğu ve tasfiye sonunda para kalırsa alacaklının pay alabileceğini belirterek görevli mahkemenin Asliye  Hukuk Mahkemesi olduğunu belirtmiştir. <br>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/41635 Esas, 2017/7348 Karar sayılı ve 2015/32435 Esas, 2016/1876 Karar sayılı içtihatları da bu yöndedir. <br>Ödeme iflastan sonra yapıldığına göre, davacı-idarenin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesine dayalı rücu hakkı  davalı şirketin iflas tarihinden sonra doğmuştur.  Bu durumda dava konusu alacağın iflas alacağı ve masa borcu olduğu kabul edilemez. İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin  2015/351 Esas sayılı  kararında belirtildiği üzere genel nitelikli alacak davası olarak devam edilmesi  gerekmektedir. <br> Bu durumda da  davacının tacir olmadığı, rücuen  alacak davasının TTK nun 4. ve 5. Maddesindeki dava türlerinden olmayıp , 6098 sayılı TBK nun 167-168 hükümlerine tabi dava olduğu görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu göz önüne alınarak açılan davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiştir.<br>Ayrıca, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının da istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, daha önce ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce de görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından dava dosyasının merci tayini için Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile;<br>1-Davacının açtığı davanın, HMK115/2 md. Gereği görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan dolayı görev nedeniyle usulden reddine,<br>2-Kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ...  Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,<br>3- Mahkememizce verilen görevsizlik kararının da istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, daha önce ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce de görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle mahkemeler arasında olumsuz görev uyuşmazlığı ortaya çıkacağından dava dosyasının merci tayini için Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,<br>4-Yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede nazara alınmasına,<br>Dair; davalı iflas idare vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup  usulen anlatıldı.   07/11/2023<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d7e82659159beff","SID":"9eec4ed06fd32b1e"}}