{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2022/1892 <br>KARAR NO: 2023/1668<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/06/2022<br>NUMARASI: 2015/344 (E) - 2022/443 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını,  davalı şirket tarafından müvekkiline ödenen tazminat miktarının müvekkilinin mağduriyetini gidermediğinden, davalı sigorta şirketinin ödemekle sorumlu olduğu fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'sinin davalı şirkete başvuru tarihinin sekiz iş gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiş; 18/10/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.000 TL talebini 2.192,10 TL artırarak toplam 3.192,10 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçe teminatlarına göre sakatlanma halinde kişi başı 200.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacının sakatlığı dolayısıyla 84.509 TL ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu nedeniyle poliçe sorumlulukları bulunmadığını, vücut fonksiyon kaybı ve sürekli sakatlanmaya ilişkin tespit raporunun Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken teknik faiz hesaplamasının kullanılması gerektiğini, davacıların gelirinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre tespit edilmesi gerektiğini, olay haksız fiilden kaynaklanmakta olup avans faizi talebinin reddi ile yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 115.491 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının 27/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmamış olması nedeniyle davada bedel artırım dilekçesi verilemeyeceğini, müvekkil şirket tarafından 27/10/2014 tarihinde yapılan ödeme ile zararın tamamen karşılandığını ve ibranamenin geçerli hale geldiğini, ödeme tarihindeki veriler için ödeme denetlemesi hesabının PMF 1931 tablosu kullanılmak suretiyle yapılması gerekirken hatalı bilirkişi ek raporu ile TRH 2010 bakiye yaşam tablosu kullanılarak eksik ödeme hesaplandığını, müterafik kusur indirimi uygulanmadığını, 27/10/2014 tarihinde ödeme yapılmasına rağmen davacı tarafından eksik ödeme iddiası ile müvekkili şirkete başvuru yapılmadan dava açıldığını, müvekkil şirketin ödeme tarihi itibariyle temerrüde düşmediğini, bu nedenle müvekkil şirket aleyhine 27/10/2014 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davada, davacı vekili, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmıştır. Davacı vekilince 18/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi, 12/05/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulmuştur. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle davacının HMK'nin 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nin 176 ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. Davaya konu tazminat tutarının belirlenebilmesi, kusur, maluliyet ve hesaba dair bilirkişi incelemesine muhtaçtır. Dolayısıyla belirsiz alacak davası açma şartları mevcuttur. Belirsiz alacak davasının zamanaşımına etkisi ise alacağın tamamı bakımından dava açılmakla kesilmesi şeklinde cereyan eder. Bu durumda zamanaşımı süresi içerisinde açılan davada, ıslah ve bedel artırım istemine konu edilen miktarın zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilirler.Öncelikle ödemenin yapıldığı tarih itibariyle zarar tesbit edilip ondan sonra bu ödemenin, KTK'nin 111/2. maddesi gereği yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bunun için de ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması ve karşılaştırma sonucunda eğer ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet, ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Eldeki davada hükme esas alınan 07/01/2022 tarihli tazminat hesap raporu usulüne uygun olarak tanzim edilmiş olup, davacıya ödeme yapıldığı tarih itibariyle yeterli ödemenin yapılmadığının kabulü doğrudur. Ancak; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı sigorta şirketi arasında KTK'nin 111. maddesi kapsamında kalan anlaşma bulunduğu, mahkemece ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi için 07/01/2022 tarihli alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davacı vekilinin 18/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak 3.192,10 TL üzerinden hüküm kurulması gerekirken 18/10/2021 tarihli sunulan ıslah dilekçesi sonrası 13/05/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi göz önüne alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulü ile 3.192,10 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının 27/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 218,05 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.956 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.765,65‬ TL harcın davacıya iadesine, 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.192,10 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 27,70 TL başvurma harcı, 27,70-TL peşin harç, 1.956 TL tamamlama harcı, 1.500 TL bilirkişi ücreti, 687 TL ATK fatura ücreti ve 251,50 TL tebligat-müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.449,9‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 72 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06114b1b0bf5aa81","SID":"10529866154b5c22"}}