{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/356 <br>KARAR NO: 2023/1336<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI: 2018/546 Esas- 2021/767 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/03/2012 tarihinde davalılardan ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın, müvekili ...'nun kullandığı ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda hem araçta büyük oranda hasar meydana geldiğini, hem de arabada arka koltukta oturan ...'nun ve kucağında oturan 5 yaşındaki çocuğunun yaralandığını, Trafik Kazası Tespit tutanağında davalının zincirleme kazaya sebebiyet vererek tam kusurlu olduğunu, davacıların hastane masraflarını kendilerinin karşıladığını, yaşanan olay sonunda psikolojik olarak olumsuz etkilendiklerini, ..., ... ve ...'nun her biri yönünden talep olunan 10.000 TL tutar manevi tazminat ve maddi tazminat talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu aşamada bu beyan ve savunma haklarının zaruri olarak saklı tutmakta ve olaya ilişkin belgelerin taraflarına tebliğ kararı verilmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava öncesinde davacının müvekkil şirkete başvurusu bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin temerrüde düşmediğinden dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenlerle davaya konu talepler bakımından müvekkil şirketi izah edilen sebebe binaen sorumluluğu olmadığından davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; maddi tazminat yönünden usulüne uygun feragat nedeniyle tüm davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, tedavi giderleri yönünden SGK aleyhine açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... Turizm Ltd. Şti. yönünden manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile ... yönünden 5000 TL, ... yönünden 1000 TL ve ... yönünden 500 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili; dosyada davacı müvekkiller ile davalılardan ... Sigorta arasında gerçekleşen anlaşma doğrultusunda ödeme yapıldığını, manevi tazminat yönünden taleplerinin devam ettiğini, o tarihlerde 5 yaşında olan ... yaş küçüklüğünden ötürü yetişkin birine oranla daha çok zarar görerek olaydan sonra da bu hususla alakalı travma sonrası tepkilerin kendisinde görülmeye devam ettiğini, müvekkillerden ...'nun ise dava konusu kaza sebebiyle 4 tane omurga kemiği kırılmış olup, tamamen iyileşmesi mümkün olmadığından ömür boyu fizik tedavi görmesi gerekeceğini, dosya kapsamında alınan raporlarda da müvekkil ...'nda meslekten kazanma gücü kaybının söz konusu olduğunun tespit edildiğini, ...'nun ailesiyle birlikte yaşamış olduğu azımsanamayacak ciddiyetteki kazadan ötürü duyduğu acı, elem ve keder ile kaza tarihi itibariyle küçük olan ...'nda kaza sonrası meydan gelen travmatik sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda söz konusu meydana gelen zararın işbu dava kapsamında talep edilen manevi tazminat tutarıyla karşılanamayacağını, güncel durumda paranın satın alma gücü göz önünde bulundurulduğunda; 2012 yılında ikame edilen işbu davada kısmi kabulle Mahkeme tarafından müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminata yasal faiz uygulansa dahi söz konusu tutar müvekkillerin zararını denkleştirici nitelikte olmayacağını, KTK kapsamında işleten sıfatına haiz şirketle birlikte işçi- işveren ilişkisi içerisinde her türlü kontrol ve sorumluluğu üstlenen ...'in %100 kusursuz olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili ...'nun iyileşme süresi söz konusu raporda bir hafta değil, bir buçuk ay şeklinde yer aldığını, son olarak; yargılama giderleri yönünden yapılan oranlamaya ve dosya kapsamında alınan sigorta aktüer masrafının davacı yan olarak müvekkil üzerinde bırakılmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına, kusura ve yargılama giderlerine ilişkin istinaf itirazının incelenmesi; \t-Dava konusu kaza nedeniyle İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2012/967 Esas sayılı dosyasındaki 22/08/2014 tarihli kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in olay sırasında aracının frenlerinin tutmamasının neticesinde çok sayıda araca çarpmak zorunda kaldığı bu nedenle olayda kusurunun bulunmadığı, teknik arıza olan fren patlamasının kazanın meydana gelmesinde tamamen etkili olduğu, Savcılık talimatı ile mekanik ustası aracılığıyla hazırlanan 24/03/2012 tarihli bilirkişi rapora göre  de ön ve arka fren balatalarının tamamen aşındığı tespit edilen otobüsün fren balatalarının aşınması sonucu kazanın oluşumu üzerinde % 100 oranında etken olduğu, davalı ...'in fren balataları aşınan aracı o gün ilk kez kullandığı dikkate alındığında kusursuz olduğu, 16/03/2020 tarihli Mahkemece alınan kusur raporunda da fren balatalarının aşınmasının kazanın oluşumuna sebep olduğu davacı ve davalı sürücünün kusurunun olmadığı ayrıca tespit edilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporlarında ... plaka sayılı otobüsün sürücüsünün olayda kusursuz olduğu, sürücünün ilk kez aracı kullandığı ve fren balatalarının aşınması nedeniyle kazanın meydana geldiği ve davalı sürücünün eylemi ile kaza arasında illiyet bağının olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda kaza tespit tutanağı, Savcılık makamı ve Mahkemece alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü illiyet bağının kesildiği nazara alındığında davacılar vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. -Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacılardaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete  uymadığı kanısına varıldığından, davacılar vekilinin, manevi tazminat  miktarının az olduğu yönündeki istinaf itirazı yerindedir. Hal böyle olunca, dosya kapsamı, olay tarihi, davacının maluliyet oranı, kusur ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, takdiren davacılardan ... lehine 10.000 TL tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. -Ayrıca, somut olayda, davacılar hakkın özünden feragat etmemiş, dava konusu maddi tazminat alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için maddi tazminata ilişkin davadan feragat etmiştir. Bir başka anlatımla, ödeme nedeniyle yapılan feragat, gerçek anlamda bir feragat niteliğinde olmadığından  gerçek anlamda feragatın hukuki sonucunu doğuracak biçimde yargılama giderine hükmedilmesi doğru değildir. Dava açılmasına davalı şirketi sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı şirketten tahsil edilmesi gerekirken, davacılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun (manevi tazminat miktarı yönünden) kısmen kabulüne,  maddi tazminata ilişkin yargılama giderleri yönünden kabulüne, kısmen (kusura ilişkin) reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının manevi tazminat miktarı ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. -SGK vekilinin, lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi yönündeki istinafı; Davacılar vekili, dava dilekçesinde davasını sürücüye, araç malikine ve sigorta şirketine  yöneltmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı dava açılırken davalı olarak gösterilmemiş, davacılar vekili 26/02/2014 tarihli dilekçesi ile tedavi giderleri yönünden SGK'ye husumet yöneltmiştir. Türk hukukunda istisnai haller dışında dahili dava müessesesi bulunmadığından ve hakkında usule uygun açılmış dava olmadığı anlaşılan SGK hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve lehine vekalet ücreti hükmedilmemiş olması yerindedir.Bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat bakımından kabulüne ve davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Bu konudaki ilk derece mahkemesi hükmü tekrar edilmek suretiyle; Maddi tazminat davasının, feragat nedeniyle, tüm davalılar yönünden reddine, 2-Tedavi giderleri yönünden hakkında usulüne uygun bir dava bulunmayan SGK bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 3-Manevi tazminat yönünden, davalı ...'e karşı açılan davanın reddine,  4-a)Davalı ... Turizm Ltd. Şti. yönünden manevi tazminat davasının davacı ... bakımından kabulü ile davacı 10.000 TL  manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Turizm Ltd.Şti. 'den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b)Davacılar ... ve ...'nun manevi tazminat davasının kısmen kabulü  ile ... için 1.000 TL ve davacı ... için 500 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Turizm Ltd.Şti. 'den alınarak adı geçen davacılara verilmesine, 5-Maddi tazminat davası bakımından, peşin yatırılan maddi tazminat davasına denk gelen 70,94 TL harç ile 2.636,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.706,94‬‬ TL harçtan, alınması gereken 39,53 TL'nin mahsubu ile kalan 2.667,41 TL'nin davacıya iadesine,<br>6-Manevi tazminat davasına denk gelen ve peşin alınan 404,51 TL harcın, Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 785,56 TL'den mahsubu ile kalan 381,05 TL'nin  davalı ... Turizm Ltd.Şti.'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 404,51 TL'nin aynı davalıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Dosyada yapılan masrafların maddi tazminat davası yönünden sarf edildiği göz önüne alındığında, 1.100 TL bilirkişi ücreti ve 48,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.148,50 TL yargılama giderinin, davacılar hakkın özünden feragat etmemiş olduğundan davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-a-Manevi tazminat davasında davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.000 TL avukatlık ücretinin davalı ... Turizm Ltd.Şti.'den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.000 TL avukatlık ücretinin davalı ... Turizm Ltd.Şti.'den alınarak davacı ...'na verilmesine, c-Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 500 TL avukatlık ücretinin davalı ... Turizm Ltd.Şti.'den alınarak davacı ...'na verilmesine, ç-Davacılar ... ve ... bakımından manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısmı için ilk derece mahkemesinin hükmetmediği  vekalet ücreti yönünden davalı tarafın istinaf başvurusu bulunmayıp adı geçen davacıların usuli kazanılmış hakları nazara alınarak davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 9-Maddi tazminat davası yönünden davalı sigorta şirketi tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-SGK yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından SGK lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 11-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,<br>C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında dava tarafından yapılan 231 TL posta ve tebligat gideri ile 662,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davalı SGK harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9099ed42bb9a7b1d","SID":"0e1c92963a6d2035"}}