{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/686 <br>KARAR NO: 2023/1423 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/05/2022<br>NUMARASI: 2015/287 Esas - 2022/382 Karar<br>Birleşen Dava Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/415 Esas 2019/14 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar vekili asıl davada, dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Sigorta AŞ'nin sigortacısı, müvekkili ...'ın maliki olduğu ... plaka sayılı aracına, davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan, davalılardan ... Sigorta AŞ'nin sigortacısı olan ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu müvekkili ...'ın  annesi, müvekkili ...'ın da kayınvalidesi olan ...'nin hayatını kaybettiğini, kızları 25/10/2004 doğum tarihli ...'ın ise yaralandığını ve %30 oranında malul kaldığını, ...'ın meslekte kazanma gücü kaybı tazminatı toplamının 1.000.000 TL'yi aştığını, ilk aşamada  5.000 TL nin kaza tarihinden itibaren işlemiş faizi ile, davalı davalı ... yönünden meydana gelen zararın tamamından, diğer davalılar sigorta şirketleri yönünden ise sigorta poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davacılardan ...'ın meydana gelen kazada desteği olan annesi ...'yi kaybettiğini,  ...'nin kazada vefatı nedeniyle işbu desteğinden yoksun kaldığını, meydana gelen kazada küçük ...'ın sol kolunda araz kaldığını ve kullanılamaz durumda olduğunu, dolayısıyla davalı ...'ın kişisel kusur oranı göz önüne alınarak davalı ...'dan 40.000 TL manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu,  davacı ...'ın meydana gelen kazada kayınvalidesi ...'yi kaybettiğini, ayrıca kızı ...'ın da malül kaldığını, bu nedenle müvekkil ... için, kazadaki kusur kişisel kusur oranı göz önüne almarak ...'dan 10.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini,  sonuç olarak fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak ilk aşamada, 5.000 TL meslekte kazanma kaybı maddi tanzimatının kaza tarihinden itibaren - davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketleri yönünden sorumluluğun poliçe teminatı ile sınırlandırılmasını, küçük ... için,  40.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili, ... için, 5.000 TL maddi zararın, kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı sigorta şirketleri yönünden sorumluluğun poliçe teminatı ile sınırlandırılması, ... için  15.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini, ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini, ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;19/07/2009 tarihinde eşi ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç içerisinde seyahat eden müvekkilinin ... plakalı aracın sürücüsü olan davalının kusuru nedeniyle eşinin davalının aracına çarpması nedeniyle ağır yaralandığını, Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ATK raporu ile  davalının asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, üç ay süre ile  bakıcı hizmeti aldığını, bakıcıya aylık 500 TL ödediklerini, olay nedeni ile manevi olarak ağır derecede yıprandığını söyleyerek müvekkilinde oluşan cismani zarar ve tedavi giderleri olarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir. Asıl davada davacılar vekili ıslah dilekçesi ile; ... için 150.000,00 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı Tasfiye Halinde ... Sigorta AŞ'den (tasfiyesi halinde ...ndan), ... için bakiye 99.464,00 TL  maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ...'dan, ... için 5.000 TL tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal  faizi ile birlikte davalı ...'dan, ... için 40.000 TL, ... için 15.000 TL, ... için 10.000 TL ve ... için ise 10.000 TL olmak üzere toplam 75.000 TL manevi tazminat tutarının davalı ...'dan alınarak davalılara ödenmesine yönelik olarak davayı ıslah etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ vekili  cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorumlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi  ile sigortalı olduğunu, poliçedeki sürekli sakatlık tazminatı teminat limitinin 150.000 TL ve ölüm hali (destekten yoksunluk) tazminatı teminat limitinin 150.000 TL olduğunu, davacı tarafa başvurusuna istinaden hasar dosyası açıldığını, ...'nin vefatı nedeniyle sulhen 1.229,55 TL ödeme yapıldığını,  bu sebeple davacının işbu davaya konu destekten yoksun kalma tazminatı talebinin haksız ve mükerrer olduğunu, davacı ...'ın maluliyeti nedeniyle başvuruda bulunulduğunu, eksik evrak nedeniyle hesaplama yapılamadığını, eksik evrakları sunmak yerine dava açılma yoluna gidildiğini, açılan davada müvekkili şirketin kusurundan ve temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, faiz başlangıcına itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin manevi tazminat ile sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte SGK ödemelerinin sorgulanması gerektiğini, verilecek kararın müştereken ve müteselsilen olmaması gerektiğini, davaya konu kazada tarafların kusur ve maluliyet oranlarının  Adli Tıp Kurumunca tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tespit olunan destekten  yoksunluk tazminatını ödeyerek yasal sorumluluğunu yerine getirmiş bulunduğunu, sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Asıl davada davalı ... Sigorta AŞ vekili  cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacılar tarafından yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını, davacı ... yönünden destekten yoksun kalma şartlarının oluşmaması sebebiyle bu talebinin müvekkili şirketce reddedildiğini, ... yönünden müvekkili şirkete dava öncesinde başvuruda bulunulmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu nedenle dosyada önce kusur tespiti yapılması gerektiğini, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediğinin, davacının çalışıp çalışamayacak durumda olup olmadığının ve maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediğinin araştırılması gerektiğini, maluliyeti var ise maluliyet sebebi ile çıkan zararların uzman bilirkişilerce hesap edilmesini talep etmiştir.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/07/2009 tarihli olay yeri tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu’nun 20.01.2011 günlü raporunda davacıların akrabası olan sürücü ...’ın asli kusurlu, müvekkilin tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacı olan sürücünün olay günü verdiği ifadelerde de ‘’aracı görmediğim için frene basmadım, kusur bendedir, suçlamayı kabul ediyorum’  diyerek beyanda bulunduğunu, ancak bir süre sonra müvekkilinden hak talep edebileceklerini anlamaları üzerine beyanlarını değiştirerek müvekkili suçlama yoluna gittiklerini,  Yargıtay’ın birçok içtihadında asıl olanın olay üzerine verilen ilk ifadeler olduğu bu nedenle ilk verilen ifadelere itibar edilmesi gerektiğini, davacı ...’in Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/3 E-2014/242 K sayılı dosyasından aldığı 2 yıl 1 ay hapis cezasının da davacının kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, müteveffanın yaşının ileri oluşu, davacıların müteveffadan gelir - fayda sağlayamayacakları, asıl kusurlu olanın davacı ...’in bizzat kendisi olması, tarafların maddi durumları, davanın çok geç açılması vs sebepleri göz önüne alındığında davacıların davadaki haksızlığının ortaya çıktığını, davacılar için maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada davacının eşi ...'ın kusurlulardan biri olduğunu, bu nedenle ...'ın meydana gelen kazada müştereken ve müteselsilen kusurlu olduğunu beyan ederek birleşen davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, birleşen davanın (Çivril Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi ) tefriki ile ayrı bir esasa kaydına ve birleşen dosyada davacı vekilinin ATK 04/05/2018 tarihli yazısı ile bildirilen eksiklikleri tamamlaması hususunda verilen kesin süreye uymaması nedeni ile birleşen dava davacısı vekiline tebliğ edilen ihtar gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına, asıl dava yönünden davalı ... Sigorta AŞ hakkındaki davanın feragat nedeni ile reddine, davacı ...'ın işgöremezlik  tazminatına ilişkin maddi tazminat talebinin dava ve ıslah dilekçelerine göre kabulü ile 150.000 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı Tasfiye Halinde ... Sigorta A.Ş'den dava tarihinden (19/03/2015) itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ... velisi ...'a verilmesine, 99.464 TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 19/07/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte alınarak davacı ... velisi ...'a verilmesine, davacı ...'ın destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/07/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ... velisi ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/07/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlite davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/07/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlite davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/07/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlite davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.Asıl davada davalı ... vekili; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı taraf sürücüsü ...'ın seyir şeridine doğru önünü kapayarak kazaya sebebiyet verdiğini, olayda dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleri ile asli kusurlu olduğunu, olay anında kamyonette yolcu olarak bulunan davacılar ile müteveffa yolcu ...'nin olayda kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkili ...’ın %30 oranında kusurlu, davacı tsürücüsü ...’ın %70 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, davacıların kamyonet içerisinde emniyet kemeri takılı olmadan yolculuk yaptıkları değerlendirilmeksizin davacıların kusurlarının olmadığının değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı olan sürücü ...’in olay günü sıcağı sıcağına verdiği ifadelerde: \"...aracı görmediğim için frene basmadım, kusur bendedir, suçlamayı kabul ediyorum\" şeklindeki beyanlarının değerlendirilmediğini, dosya kapsamında hüküm kurmaya elverişli, ayrıntılı ve açıklayıcı bilirkişi raporu tanzim edilmeksizin hüküm kurulduğunu, dava konusu trafik kazasında müvekkili ve eşinin de yaralandığını, özellikle müvekkilinin eşinin uzunca bir süre hastanede tedavi gördüğünü, buna rağmen davacılar lehine hakkaniyete aykırı şekilde fahiş manevi tazminata hükmedildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından; Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre dosyada mevcut veriler ile CD’de kayıtlı fotoğraflar bir bütün olarak incelendiğinde kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında; davacı taraf sürücüsü ...’ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece aldırılan kusur raporunun Denizli Ağır Ceza Mahkemesinde 2010/ 36 Esas sayılı dosya ile yapılan yargılamada, alınan kusur raporunun uygun olduğu gibi davalının olayda dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleri ile kusurlu bulunduğu olayın oluş şekline göre yolcuya kusur atfedilemeyeceğine göre  kusura yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir. (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin   17/06/2020 tarih, 2019/ 1444 E. ve 2020/ 3593 K. sayılı kararı) Davalı vekilinin davacıların emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu oldukları iddiası bakımından; Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacı ... ve mütevefanın  emniyet kemeri takmadığına ve yaralanmalarının bu nedenle olduğuna ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı kabul edilmemiştir. Davalı vekili  tarafından miktar yönünden manevi tazminata hükmedilmesinin  usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; davacının yolcu konumunda olması, dolayısıyla olayda kusurundan söz edilemeyeceği manevi tazminatın belirlenmesinde ölçü olarak gözönüne alınamayacağı, kazanın oluş şekli, dosyaya yansıyan tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve ayrıca paranın alım gücü ile davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi birlikte değerlendirildiğinde mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının TBK'nın 56/1. maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu, davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Tüm açıklanan hususlarla davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 9.731,71 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 4.260,3 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.471,41‬ TL karar ve ilam harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalı ...'ın istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2724a237dd174e36","SID":"524f2bd873f24bc4"}}