{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/905 <br>KARAR NO: 2023/1417 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/01/2023<br>NUMARASI: 2014/1518 Esas - 2023/33 Karar<br>Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1132 Esas  2018/1077 Karar Sayılı Dosyası<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yolcu olan davacı müvekkili ...'ın, ... Plakalı motosiklet ile Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğünün işleteni, ... Sigorta AŞ’nin sigortacısı, ...’nun sürücüsü olduğu ... Plakalı ambulansla çarpışması sonucu meydana gelen çift taraflı kazada yaralandığını, ambulansın asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkilin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını ve sağ bacağının dizden aşağısının parçalandığını, 3 ay boyunca işe gidemediğinden SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği olarak aylık 590 TL olmak üzere iki ay için ödeme yapıldığını, bedel artırım talep hakkı saklı kalmak kaydıyla; davacı müvekkilinin iş gücü kaybına ilişkin olarak 5.000 TL maddi tazminata kaza tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizle, <br>davacı müvekkilin kaza sebebiyle çalışamadığı döneme ilişkin kazanç kaybı için 3.300 TL’ye ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizle beraber hükmedilmesini, 40.000 TL manevi tazminata ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizle beraber davalılardan Sağlık Bakanlığı Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/461 Esas sayılı dava dilekçesinde özetle; ek davanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1518 E. Sayılı dosyası ile tensiben birleştirilmesine, 100.195,48 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1132 Esas  sayılı dava dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1518 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davacı müvekkilin iş gücü kaybına ilişkin olarak % 60 kusurlu olan ... plakalı motorsikletin sigortacısının sormluluğuna giren 24.778,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.700 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsilini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/174 Esas sayılı dava dilekçesinde özetle;  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1518 E. Sayılı dosyası ile tensiben birleştirilmesini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1518 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu uyarınca müvekkile ödenmesi lazım gelen 4.935,74 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 07/11/2018 tarihli ıslah dilekçesinde; maddi tazminat bedelinin 15.105,96 TL olarak ıslah etmiştir. Davacı vekili 15/11/2019 tarihli ıslah dilekçesinde; birleşen dosya ile ilgili müvekkile ödenmesi gereken 31.128,12 TL'nin de kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka avans faiziyle birlikte birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ'den kusuru oranında alınarak müvekkile verilmesine, manevi tazminat talebi olan 40.000,00 TL'nin ise ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizle birlikte (Sigorta Şirketleri Hariç) diğer davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesi talep etmiştir.Davacı vekili 10/12/2021 tarihli ıslah dilekçesinde; maddi tazminat bedelinin birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/174 E sayılı dosyasındaki taleplerini 6.667,24 TL, dava açarken 4.935,74 TL maddi tazminat talebinin ise 8.198,91 TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve birleşen dosyalardaki davalıların cevap dilekçelerinde; davanın reddini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince; asıl dava olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1518 esas sayılı dosyası yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, 15.105,96 TL maddi tazminatın 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (... Sigorta yönünden 30.12.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine), ... Sigorta yönünden manevi tazminat isteminin reddine, ... ve Sağlık Bakanlığı yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 8.000 TL manevi tazminatın 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/174 esas sayılı dosyası yönünden; 8.198,91 TL Maddi Tazminatın 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (... Sigorta yönünden 30.12.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine) İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/461 esas sayılı dosyası yönünden 100.195,48 TL maddi tazminatın 16.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (... Sigorta yönünden 30.12.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine) İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1132 esas sayılı dosyası yönünden 31.128,12 TL Maddi Tazminatın 30.12.2014  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ...; olay günü idaresindeki resmi ambulansı kullandığını,  önünde vasıtalar olduğundan emniyet şeridine yöneldiğini, ışıklara yaklaşmak üzere olduğundan hızının da fazla olmadığını, bu esnada üzerinde 2 kişi bulunan motosiklet aniden ve sinyal dahi vermeden önüme fırladığından ambulansın acil hasta nakli sırasında geçiş üstünlüğüne sahip olmasına rağmen motosiklet sürücüsünün belirtilen hükümlere aykırı hareketi ile trafik kazasının meydana gediğini, olayın meydana geliş şekli ve motosiklet sücüsünün yasal düzenlemelere aykırı hareketi ile kazaya sebebiyet verdiği hususları göz ardı edildiğini, kaza tespit tutanağında kendisinin kural ihlalinde bulunduğunun belirtildiğini, kusurun motosiklet sürücüsünde olduğunu, maddi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı Sağlık Bakanlığı vekili; Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 157. maddesi dikkate alındığında müvekkili idare sürücüsünün kusurlu olmadığını,  herhangi bir kural ihlalinin de bulunmadığını, olayda asli kusurlu olan kişinin motosiklet sürücüsü olduğunu, tazminat müessesesinin zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, tazminatın motosiklet sürücüsüne yöneltilmesi gerektiğini, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, ambulansın geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu, bilirkişi raporlarının arasında çelişkiler bulunmasına rağmen mahkeme tarafından bunun dikkate alınmadığını, müvekkilinin harçtan muaf olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ vekili; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketleri  bakımından müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hesaplamada progresif rant yönteminin esas alınmasının yanlış olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatının hesaplanırken TRH 2010 tablosu kullanılarak, teknik faizin uygulanması gerekeceğini, defaten peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesinin zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava ve uyuşmazlık, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve TBK'nın 54. maddeleri kapsamında yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı ...'nun ve davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin istinaf itirazları yönünden; - Kazaya ilişkin olarak düzenlenen tespit tutanağı, kusura ilişkin 06/01/2017 tarihli ATK raporu, 25/06/2021 tarihli kök ve 25/04/2022 tarihli ek raporlarda yapılan değerlendirmelerde, olayda davalı ...'nun %40 oranında, davacının yolcu olduğu aracın sürücüsünün %60 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği, olayın oluş şekline göre geçiş üstünlüğüne ait kural ve düzenlemelerin davalının kusurunu ortadan kaldırmayacağı benimsenerek hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunun yeterli, hükme ve denetime elverişli, kaza tutanağı ile uyumlu olduğu gibi,  davacının kaza yapan sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, sürücülerin kusur oranlarının  yolcu olan davacı için sonuca etkili olmadığından  davalıların bu husustaki istinaf  talebi yerinde görülmemiştir. -İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 13/05/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre (06/01/2017 tarihli ATK raporuna ve 23/12/2020 tarihli ATK raporunda belirlenen ölçütlere göre) davacı  % 4.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiştir. Geçici işgöremezlik süresinin olay tarihinden itibaren  3 ( üç) aya kadar uzayabileceği şeklinde belirlenen maluliyetin kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak TR2010 yaşam tablosuna göre düzenlenmesine, yapılan ödemenin de düşüldüğüne göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. -Kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davalı ve vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı  da yerinde değildir. Davalı ... Sigorta AŞ yönünden; -Mahkemece hükme esas alınan 01/12/2021 tarihli aktüerya raporunda 06/01/2017 tarihli ATK, 25/06/2021 tarihli kök ve 25/04/2022 kusur raporlarında, davalı ... Sigorta AŞ sürücüsünün %40 kusur oranına denk gelen tutarın  61.851,39 TL, motosiklet sürücüsünün %60 kusur oranına denk gelen kısmın 92.777,08 TL olduğu, hesaplanan toplam tazminat tutarının 154.628,47 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekilinin olayda kusur incelemesi yaptırılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde davacının çift taraflı kazada yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan davacı için sonuca etkili olmadığından bu konudaki istinaf  talebi yerinde değildir. -2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren KTK'nin 97. maddesinde yapılan  değişiklik yürürlüğe girmiştir. Davalı ... Sigorta şirketine karşı davanın açıldığı tarihte 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesindeki sigorta şirketine başvuru koşulunu öngören hüküm yürürlükte olmadığından zorunlu başvuru koşulunun yerine getirilmediği ileri sürülemeyeceğinden,  bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. -Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile \"Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin,  b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan  oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve  4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf itirazı de yerinde değildir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... vekilinin, Sağlık Bakanlığı vekilinin ve ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 8.982,79 TL karar ve ilam harcından istinafa başvuran davalılardan peşin alınan 4.586,72‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 4.396,07 TL istinaf karar ve ilam harcının 3.849,59 TL'sinin  davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'den müteselsilen; 546,48 TL'sinin ise davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan bu davalı bakımından harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a8cc1f4d50820597","SID":"57c181de7bfebd64"}}