{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/960 <br>KARAR NO: 2023/1512 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 17/11/2022<br>NUMARASI: 2016/1336 Esas -  2022/853 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacılar (muris ... ve ...) vekili dava dilekçesinde özetle; 09/06/2015 tarihinde davalı sigorta şirketine  ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davalı ...'in idaresinde iken yaya olan davacı müvekkili ...'ya çarpması neticesinde yaralandığını, 20 gün hastanede 6 ay süreyle de evde yatarak tedavi gördüğünü, müvekkiline bakacak kimse olmaması sebebi ile ...'nun eşi olan diğer davacı (yargılama aşamasında vefat eden) ...'nun işinden ayrılarak eşine bakmak zorunda kaldığını, ZMSS kapsamında 08/06/2016 tarihinde müvekkili ...'ya 11.048 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik olduğunu bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere bakım/bakıcı ve tedavi gideri sebebiyle 1.000 TL işgücü kaybı sebebiyle 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminat ile ... için 25.000 TL, ... için 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, 08/06/2016 tarihinde 11.048 TL ödeme yapıldığını, kazançların yasal asgari ücret seviyesinde tespit edilmesi gerektiğini, davalı sigorta kuruluşunun geçici işgöremezlik sebebiyle maddi zarardan sorumlu olmadığını, davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi zararlarından SGK'nin sorumlu olduğunu, davacının zararlarının SGK tarafından karşılanma ihtimaline binaen, davanın Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar edilmesini, davanın araç sürücüsü ve araç işletenine ihbar edilmesini, davalı sigorta kuruluşu tarafından ödeme yapılarak başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; maddi tazminat davasının reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 12.000 TL, diğer davacı müteveffa ... mirasçıları yönünden 3.000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili; Mahkemece davacı ... yönünden Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliğine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasının kanuna Anayasa'ya ve Anayasa Mahkemesi kararlarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının az olup davacı müvekkillerin yaşamış oldukları manevi yıkımın karşılığı olmaktan son derece uzak olduğunu, mahkeme kararında, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davacılar vekiline 9.200 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, oysaki manevi tazminat yönünden,  ihtiyari dava arkadaşları olan davacılar lehine manevi tazminat istemleri nedeniyle ayrı ayrı vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanun'da öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 09/06/2015 günü itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği)  \"Dayanak\" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanun'un 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,\" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Buna karşılık  Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin  2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -Adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımı gibi konulara yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem taşıyan yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Aktüerya hesap uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %5 oranındaki kalıcı maluliyet esas alındığında, davalı tarafça dava açılmadan önce yapılan ödemenin ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre yeterli olduğu, ancak  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacı ... için belirlenen %20,2 oranındaki kalıcı maluliyete göre ödeme günündeki veriler itibarıyla yapılan ödemenin yetersiz olduğu, yapılan ödeme güncellendiğinde davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 740,11 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 55.845,77 TL, geçici bakıcı gideri sebebiyle  940,73 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri sebebiyle 500 TL  olmak üzere Maddi Zararları Toplamının 58.026,61 TL olduğu  belirtilmiştir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacı davacı ...'nun trafik kazasından kaynaklanan sürekli sakatlık oranının, yukarıda ayrıntılı biçimde açıklandığı gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre; ATK 2. İhtisas Kurulunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlediği  22/04/2021 tarihli rapor benimsenerek, raporda yer alan davacının sürekli sakatlık oranına göre 13/04/2022 tarihli ek raporda aktüerya hesap uzmanı tarafından hesaplanan sürekli iş göremezlik zarar tutarına göre karar verilmesi gerekirken, maddi tazminat davasının reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüyle yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Manevi tazminat hükmü bakımından; Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin \"Manevi tazminat\" başlıklı 56/1. maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacı ...'nun yaralanmasının niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, ancak yargılama sırasında vefat eden davacı  ...'nun TBK'nin 56/2 maddesi kapsamında açtığı davada hükmedilen tazminat miktarının yeterli olduğu, bu itibarla davacı ...'nun bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne;  davacı ... mirasçılarının istinaf itirazlarının ise reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması ve her birinin davasının diğerinden bağımsız olması dikkate alınarak her bir davacı lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilen toplam manevi tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesi de isabetli olmamış, bu yöndeki istinaf itirazının da kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı ...'nun maddi tazminat davasının kabulü ile  geçici iş göremezlik sebebiyle 740,11 TL, sürekli iş göremezlik sebebiyle 55.845,77 TL, geçici bakıcı gideri sebebiyle 940,73 TL ve belgesiz tedavi gideri 500 TL olmak üzere toplam 58.026,61 TL maddi tazminatın  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, 2-a)Davacı ...'nun manevi tazminat davasının kabulü ile 25.000 TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya verilmesine, b-Davacı müteveffa ... mirasçıları ... ve ...'nun manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile 3.000 TL tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 09/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek  ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Maddi tazminat davası bakımından Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken  3.963,79 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 191,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.772,43‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-Manevi tazminat davası bakımından Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken  1.912,68‬ TL harçtan davacı tarafından yatırılan 143,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.769,32‬ TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-İlk Derece Mahkemesindeki yargılama aşamasında davacı tarafından sarf edilen  yargılama giderlerinin maddi tazminat davası için yapıldığı göz önüne alındığında, 1.900 TL bilirkişi ücreti ve 919,10 TL olmak üzere toplam 2.819,10 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  davacı ...'ya verilmesine, 6-Maddi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 7-Manevi tazminat davası yönünden  Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden  Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre belirlenen 3.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak, müteveffa ... mirasçıları davacılar ... ve ...'ya verilmesine, 9-Reddedilen manevi tazminat davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 10/2.maddesi uyarınca takdir olunan 3.000 TL vekalet ücretinin davacı müteveffa ... mirasçıları ... ve ...'dan alınarak, davalılar ... ve ...'e verilmesine, 10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 1.968‬ TL (492 TL x 4) istinaf kanun yolu başvuru harcı ile  209 TL posta  gideri olmak üzere toplam 2.177‬ TL  yargılama giderinin, davalılardan tahsil edilerek, davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa8ba4e378095d79","SID":"8e82b76cfb4d5df0"}}