{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/970 <br>KARAR NO: 2023/1513 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/12/2022<br>NUMARASI: 2021/742 Esas -  2022/818 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Destekten yoksun kalma<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin eşi/babası olan ...'ın iradesindeki ... plakalı traktörün seyir halindeyken meydana gelen kazada vefat ettiğini, davalıdan her müvekkili için 50 TL toplam 150 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve yine her müvekkili için 50 TL toplamda 150 TL defin giderlerinin davalı sigorta şirketine başvuru tarihini müteakip 8 işgünü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 3 yıl sonra açılan bu davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu, kazayla ilgili olarak dava dosyasında herhangi bir delil olmadığını, kaza tespit tutanağının tebliğ edilmediğini müvekkilinden tazminat talep etme haklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince;  davanın kabulü ile dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre hesaplanan ve davalı sorumluluk limiti ile ikmal edilen harca göre 250.000 TL'nin bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu her davacı için çıkan sonuç ile talep edilen miktar oranlanmak suretiyle  davacı ... için 41.480,16 TL, ... için 48.238,14 TL, ... için 160.281,69 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili; davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, davacı tarafından, dava öncesinde müvekkili kuruma başvuru yapıldığını, müvekkil kurumun da eksik olan belgelerin iletilmesini istediğini, eksiklerin tamamlanmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, sigortasız olduğu iddia edilen aracın sürücüsü olan ...'ın yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, ... tarafından davacıya tazminat ödemesi yapıldığı takdirde, davacının zarara sebebiyet veren müteveffanın mirasçısı olmasından bahisle, yapılan ödeme oranında ... tarafından kendisine rücu edileceğini, bu nedenle müteveffanın kusuru oranında davacının alacaklı - borçlu sıfatının da birleştiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında, kaza tarihi itibariyle PMF tablosunun dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmadığından bahisle müterafik kusur indirimi yapılmadığını, iki kez ıslah etme yasağı olmasından kaynaklı olarak, ikinci ıslahın kabul edilmemesini, faiz işletim tarihi ve avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu,  dava dışı ... İçin 37.002,38-TL, eş ... için ise 17.309,51-TL tazminat hesaplandığını, ancak kararda ... lehine hataen, dava dışı anne ... için hesaplanan tazminat miktarına hükmedildiğini, müvekkili kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından hükme esas alınan 28/04/2022 tarihli aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı tarafa  HMK 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalının süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nin 281. maddesi çerçevesinde aktüerya raporundaki hesaplama  bakımından davacı/davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden aktüerya raporundaki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.Davalı tarafın, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü diğer itirazlar, Dairemizin 2019/3095 E 2021/1378 K sayılı kararında \".. Yukarıdaki tespitler, olgular ve açıklamalar çerçevesinde; davacıların, zarar gören üçüncü kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle desteğin kazadaki kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, davalı ...'nın ödeme yapması halinde de davacılara rücu imkanının bulunmadığı gözetildiğinde, davalı tarafın tazminattan sorumluluğuna hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir.\" denilerek değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu yöne ilişkin tüm istinaf itirazları bakımından yeniden değerlendirme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Davacı vekili kaldırma kararı öncesinde 27/03/2018 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davasını toplam 250.000 TL üzerinden bedel artırımı talebinde bulunup davacılar için garameten teminat limiti üzerinden karar verilmesini istediği anlaşılmaktadır. Davacının, iddia edilenin aksine, iki kez ıslah talebi yoktur. Ancak, kendisine pay ayrılan dava dışı anne için hesaplanan (garame hesabıyla) tazminat miktarınca davacıların taleplerinin kısmen kabul görmesi nedeniyle anne için ayrılan ve kısmen reddi gereken 37.002,38 TL yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. ... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14 ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ...nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir.Mahkemece davacılar  lehine hükmedilen tazminatlar için dava tarihinden itibaren avans  faizine hükmedilmesi nedeniyle davalı vekilinin bu yöndeki itirazı dayanaksızdır. Diğer yandan davalının sigorta şirketi yerine ve aynı koşullarla sorumlu olmasına, sigortacılık faaliyeti bakımından davalı yönünden ticari iş sayılmasına göre avans faizine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık yoktur. Ancak, Mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacı ... için sehven hükme esas alınan 28/04/2022 tarihli raporda belirtilenden 17.309,51 TL'den fazla olarak, dava dışı anne için bilirkişi raporunda öngörülen 37.002,38 TL bedele hükmedilmesi hatalı olmuş, bu yöne değinen istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacı ... (...) tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 17,309,51 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 2-Davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 86.551,09 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, 3-Davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 109.137,01 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, -Yakarıda (1, 2 ve 3. bentlerde) sayılan davacılar için bedel artırım dilekçesinde her bir davacı bakımından istenilen tazminat ayrıştırılmayıp toplamda 250.000 TL talep edildiğinden ve her bir davacının reddedilen talebi ayrıştırılamacağından hükmedilen bedeller toplamı ile talep edilen toplam bedel arasındaki fazlaya ilişkin talebin (37.002,38 TL) reddine, 4-Alınması gereken 14.549,86 TL  nispi karar ve ilam harcının peşin ve tamamlama harcı olarak  alınan  toplam 877,70  TL  harçtan mahsubu ile bakiye 13.672,16  TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydına, 5-Davacılar tarafından yatırılan 877,70 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,6-Davacıların  bozma öncesi yaptığı ilk masraf 38,80 TL, bilirkişi ücreti 2.100,00 TL, posta gideri 142,00 TL olmak üzere toplam 2.280,80  TL ve kaldırma sonrası yapılan 1.000,00 TL bilirkişi  ücreti, 30,5 müzekkere masrafı olmak üzere toplam 3.311,3 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 2.821,20 TL'sinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, bakiye kısmın  davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.309,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya   verilmesine, 9-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.848,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya verilmesine, 10-Davacı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.370,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp, bu davacıya verilmesine, 11-Davalı vekille temsil edildiğinden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 12-HMK 120. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalı tarafından sarf edilen 492 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile  121 TL posta  gideri olmak üzere toplam 613 TL  yargılama giderinin, davacılardan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbc9bb764679cfec","SID":"779247f075d92e9d"}}