{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1560 <br>KARAR NO: 2023/1333 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 18/04/2023<br>NUMARASI: 2022/414 Esas- 2023/314 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/04/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davalılardan ... Paz. Tic. Ltd. Şti. maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsünün kusuru sonucunda davacının yaralandığını, davalı ... Sigorta AŞ'ye davadan önce başvurularak davalıdan 24.595,42 TL tahsil edildiğini, bu bedelin gerçek zararı karşılamadığını, trafik kazasında bedensel zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren işleyecek %45 ticari avans faizi (kusurlu araç ticari olduğundan) ile birlikte tahsiline, 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek %45 ticari avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının aracın maliki olup, işleten sıfatınının ... San. Tic. Ltd. şirketine kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere devrettiğini, her türlü zarar ve ziyanın sorumlusunun kiracı da olduğunu, manevi tazminatın kazada herhangi bir kusuru olmayan işletenden istenilmesinin mümkün olmadığını, kazada kusurlu olan ...'nın müvekkili şirketle hiçbir bağının bulunmadığını reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ödeme yapılarak tüm zararının karşılandığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, SGK tarafından ödenen meblağın müvekkil şirkete rücu edilmekte olduğunu,  davacı tarafın sigortalılarının kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine dair  verilen karar Dairemizin 2020/913 E 2022/777 K sayılı kararıyla; \"... Sanayi ve Ticaret AŞ ile ... AŞ arasında akdedildiği ileri sürülen kira sözleşmesinin, uzun süreli ve 3. Kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve vergi dairelerine bildirip bildirmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan kayıtlarla desteklenip desteklenmediğinin saptanması gereğiyle\" kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesince bu kez; davacının, ... Ticaret Limited Şirketi  aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet nedeniyle reddine; davacının, ... ve ... Sigorta AŞ aleyhine açtığı maddi tazminat davasının reddine; davacının, ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili; davalı .. Sigortanın davadan önce yapmış olduğu tazminat ödemesinde,  bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararına ilişkin müvekkile herhangi bir ödeme yapılmadığını, kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığına dair ve sözleşme süresi bakımından netlik olmadığını, kiralanan araç üzerindeki fiili hakimiyet ...'ya ait olduğunu, maluliyet raporlarına itirazlarının dikkate alınmayarak, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, müvekkilinin hem maddi, hem manevi olarak sıkıntılar çektiğini, ilk derece mahkemesince alınan kusur raporuna göre davalı araç sürücüsü ...'nın dava konusu kazada %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin yaralanması ve araç sürücüsünün kusuru dikkate alındığında hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatın çok düşük olduğunu, reeskont  faiz uygulanmasını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.-Pasif husumete ilişkin istinaf sebepleri yönünden, KTK'nin 3. Maddesinde işleten: \"Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un  85/1. maddesine göre; \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" Maddenin son fıkrasına göre ise; \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı). Somut olayda, davalı ... Pazarlama ve T.LTD.ŞTİ'nin maliki olduğu  davalı ...'nın idaresindeki aracın işleten sıfatının ... San. Tic.Ltd.Şti.'ye devrettiği, bu devralan şirketin ve ... AŞ’nin sunulan 01/01/2011-01/01/2012 tarih aralığı yardımcı muavin defter dökümünde ...un, ... adına araç kira hizmet faturaları adı altında faturalar düzenlendiği, düzenlenen faturalara ... peyder pey ödemeler gerçekleştirildiği, düzenlenen araç kira faturalarının her iki şirketçe vergi dairesine BA-BS formlarıyla bildirildiği, ... plakalı kaza yapan aracın; ... San. Tic.Ltd.Şti. tarafından 09/05/2011 tarihinde araç kira geliri açıklamalı ... AŞ’ye fatura düzenlediği ve satış geliri yazdığı, yani faturanın kaza tarihinden 25 gün (hizmet alındıktan sonra) sonra  düzenlenmiş olduğu, 16/04/2011 tarihli sözleşmenin varlığını bu tespitlerin desteklediği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kaza tarihinden önce ve sonrasında 2011 yılı boyunca devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalı ... Pazarlama ve Ticaret LTD. ŞTİ 'nin uzun süreli 3. kişileri bağlayıcı kira sözleşmesi ile aracın işleteni olmadığı göz önüne alındığında bu şirket hakkında verilen hükme ilişkin davacı tarafın istinaf itirazı yerinde değildir. -Davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ve faize ilişkin istinaf itirazının incelenmesi: Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" Bu yasal düzenleme gereğince hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, olayla ilgili ceza dosyasında alınan kusur ve maluliyete ilişkin rapor, kazanın oluş şekli, kusur durumu ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının dosya içeriğine, usul ve yasa ile hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak davaya konu trafik kazasına sebep olan aracın davalı ticari şirkete ait ... plakalı araç olması ile İlk Derece Mahkemesince kabul edilen manevi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen istinaf talebinin kabulü ile hükmün bu yönüyle düzeltilmesine karar verilmiştir. -  Davacının diğer istinaf sebepleri yönünden ise; Dairemizin 2020/913 E. 2022/777 K. sayılı kararında; \"... davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.\" şeklindeki kararı karşısında davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin diğer istinaf itirazlarının yeniden değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacının, ... Limited Şirketi  aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet nedeniyle reddine, 2-Davacının, ... ve ... Sigorta AŞ aleyhine açtığı maddi tazminat davasının reddine, 3-Davacının, ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 4-İlk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 341,55 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 608,85 TL harç ile 65 TL tamamlama harcının toplamı 673,85 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 332,30 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 21,15 TL başvurma harcı ile 341,55 TL peşin harç toplamı olan 362,70 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 4.150 TL bilirkişi ücreti ile 1.120,50 TL tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 5.270,50 TL yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 131,76 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... Limited Şirketi'nin yapmış olduğu  yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 10-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 492 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile  212 TL posta  gideri olmak üzere toplam 704 TL  yargılama giderinin, davalı ...'dan tahsil edilerek, davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7b2d5594a6dd79a","SID":"7576f57bdc10ac4c"}}