{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/127 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/368<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/04/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 23/05/2024<br><br>BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN<br>2018/... ESAS - 2018/... KARAR SAYILI DOSYASI<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/11/2018<br>Mahkememizden verilen 24.06.2024 tarih ve 2018/... Esas 2021/... Karar sayılı kararı ... BAM  ...  Hukuk Dairesinin 25/01/2024 tarih ve 2021/...  Esas 2024/...  Karar sayılı ilamıyla asıl dava yönünden kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı kredi borçlusu/lehtarı ...  . LTD. ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşmeyi davalı kefil ... ...'ın da müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, Kredi Sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden ... Noterliğinin 09.11.2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 560.906,24-TL nakit ve 28.200,00-TL gayrinakdi kredi alacağından dolayı cari hesabın kesilip kat edildiğini, verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine bu kez ...  İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı/borçlu ve kefilin; asıl borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, takip tarihi ile dava tarihi aralığında yapılan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra kalan nakdi alacak 409.035,26-TL üzerinden itirazın iptalini, takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya cevap verilmediği görüldü.<br>Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu iddianın, müvekkilinin dava dışı ...   Ltd. Şti.'nin genel kredi sözleşmesine konu borçlarına kefil olduğu yönünde olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmamasına rağmen davalı tarafça müvekkiline ait hesapların kat edildiğini ve noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede 589.106,24-TL'nin bir gün içinde yatırılmasının ihtar edildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığınını tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddi gerektiğini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının davada ...  İcra Müdürlüğünün 2017/ ... esas sayılı dosyasındaki borcun olmadığının tespitini talep ettiğini, söz konusu takip dosyasına borçlu tarafından itiraz edilmiş olup itiraz üzerine takip durduğunu, söz konusu itirazın iptali için Mahkemenin 2018/... esas sayılı dosyasından itirazın iptali davasının devam ettiğini, itirazın iptali davasından sonra menfi tespit davası açmakta borçluların hukukî yararları olmadığı gibi, iki dava arasında derdestlik ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle, davacının hukuki menfaatinin olmaması ve derdestlik itirazı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, menfi tespit davasının kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, Mahkeme tarafından öncelikle eksik harcın tamamlattırılması ve tamamlattırılmadığı takdirde davanın red edilmesi gerektiğini, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını beyanla reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, asıl dava yönünden genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava yönünden kredi alacağı nedeniyle açılan icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.<br>Mahkememizden verilen 24.06.2024 tarih ve 2018/...  Esas 2021/...  Karar sayılı kararı ... BAM ... Hukuk Dairesinin 25/01/2024 tarih ve 2021/...  Esas 2024/... Karar sayılı ilamıyla asıl dava yönünden kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.  <br>... BAM ... Hukuk Dairesinin 25/01/2024 tarih ve 2021/...  Esas 2024/... Karar sayılı kararının kaldırma gerekçesinde;<br>\"... verilen kararda; dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin takipte talep edilen nakdi alacağa ilişkin olduğu ve gayri nakdi alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptalinin talep edilmediği gözetilmeden gayri nakdi alacak yönünden HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talepten fazlasına hükmedildiği, davacı vekilinin bilirkişi ek raporuna yönelik itirazlarının yerinde görülmesi ile itirazların karşılanması ve akdi faiz oranının %15,50 olarak uygulanması gerektiğinden bahisle bilirkişiden ikinci kez ek rapor alınmasına dair verilen ara karardan dönülmemesine rağmen bilirkişi 2. ek raporunun ne sebeple hükme esas alınmadığı ve ne sebeple akdi faiz oranının %16,50 olarak kabul edildiğinin açıklanmadığı, temerrüt tarihinin gerekçede hükme esas alınan bilirkişi raporundan farklı şekilde 03.12.2017 olarak gösterildiği ve gerekçesinin açıklanmadığı, birleşen davada verilen kararın da gerekçesiz olduğu, kararın gerekçesiz oluşu ve gerek kendi içerisinde ve gerekse yargılama sırasında verilmiş ve dönülmemiş ara kararlar ile çelişmesi ile talepten fazlasına hükmedilmesi kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinden istinaf incelemesinde re'sen nazara alındığı, bu şekilde verilen hükmün usul ve yasaya aykırı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır. <br>Buna göre Mahkemece 26.11.2020 tarihli ara kararına uygun şekilde düzenlenen bilirkişi 2. ek raporunun hükme ne sebeple esas alınmadığının, kullandırılan kredilere uygulanacak akdi faiz oranının ne olduğunun ve gerekçesinin açıklanması, bilirkişi raporları denetlenerek temerrüt tarihinin tespiti ile dava dilekçesinde yer alan miktarlar ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, birleşen davada verilen kararın gerekçelendirilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesine gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Kaldırma üzerine Mahkememizce yeniden oturum günü tayin edilmiş, taraflara tebliğ edilmiş, 26.02.2024 tarihli tensip tutanağı 2 no.lu ara kararı ile birleşen dosya yönünden kararın kesinleştiği tespit edilmekle yargılamaya asıl dava yönünden devamla esas hakkında hüküm tesis edilmiştir. <br>Asıl dava yönünden; <br>Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerin kat'ı sonrası açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.<br>GKS, ihtar, ihtarın tebliğine ilişkin evraklar,  ticari defterler, ticaret sicil kaydı ve tüm dosya içeriği ile bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğine;<br>28.03.2014, 05.07.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ile ... şirketinin kullandığı kredilere diğer davalının toplamda 4.100.000 TL kefalet limiti ile kefil olduğu anlaşılmıştır.<br>Davaya konu alacağın dayanağı krediler,  ...  ve ...  nolu kredilerdir.<br>Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı yeni TBK’nu yürürlüğe girdikten sonra tanzim edilmiştir. Davalı kefil açısından kefalet limitlerinin sözleşmede açıkça gösterilmiş olduğu ve TBK.’nun 582. 583. ve 584 m. öngörülen kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması, kefaletin türü, sorumlu olunacak azami kefalet limiti, kefaletin tarihi ve yasada şartların bizzat kefillerin kendi el yazıları ile yazılmış olduğu kefalette bulunduğu, tüm bunlara göre geçerli bir kefalet akdinin kurulmuş olduğu, TBK'nun 598/3. maddesindeki 10 yıllık sürenin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında akdedilen sözleşmeler yasal değişiklik tarihi 28.03.2013'den sonra akdedilmiş olması nedeniyle, davalı/kefilin şirket ortağı ve/veya yöneticisi oldukları anlaşıldığından, eş muvafakati belgesine gerek olmadığı kanısına varılmıştır.<br>TBK’nun 589 ve 590. maddesine göre; “Kefil her durumda, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur.<br>Kefilin/lerin sözleşmede gösterilen azami kefalet limiti aşılmamak üzere, temerrüt tarihine kadar işlemiş olan akdi faiz ve ferilerinden dolayı da ayrıca sorumludurlar.<br>26 Kasım 2013 tarihinde yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde: “Ancak, kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. hükmüne yer verilmiştir.<br>TTK yasa tasarısının 7. maddesinin 1. fıkrasına eklenen 2. cümle ilgili olarak kanunlaşma sürecinde verilen önerge ve kanunun gerekçesinde kefile alacağın ve borcun yerine getirilmediğinin ihbarı gerektiği, ihbar edilmeden asıl borçlunun temerrüdü yönünden kefillerden temerrüt faizi istenemeyeceği belirtilmiştir. Eklenen bu fıkra 6762 sayılı Eski TTK'nunda bulunmayan yeni bir hükümdür.<br>6102 sayılı TTK'nun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz.<br>Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer'ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.<br>GKS gereğince düzenlenen hesap kat ihtarı 01.12.2017  tarihi itibariyle davalılara tebliğ edilmiş olup, verilen 1 günlük sürenin sonu olan 03.12.2017  tarihinin Pazar gününe denk geldiği önceki kararımızda temerrüt tarihi, bilirkişi raporuna göre farklı kabul edilmiş ise de; verilen sürenin son günü hafta sonuna denk geldiği ve bankaların hafta sonları işlem yapmadıkları, dolayısıyla sürenin tatile denk gelmesi nedeni ile  ödeme süresinin uzayacağı anlaşıldığından temerrüt tarihi 2. Ek raporda da belirtildiği gibi 05.12.2017 olduğu anlaşılmıştır. <br>Teknik ayrıntısı yukarıda özetlenmeye çalışıldığı ve  bilirkişi raporunda tam detayı olduğu üzere bilirkişi tarafından hesap kat tarihinde, takip tarihinde ve hukuki menfaatin tespiti açısından  dava tarihinde asıl alacak ve temerrüt tarihi ve temerrüt faiz oranına göre fer'ileri hesaplanmıştır. Takipten sonra yapılan ödemelere ilişkin itirazlarda dikkate alınarak hazırlanan ek rapordaki hesaplamaya göre kabul kararı verilmiştir.<br>Taraflar arasındaki akdi faiz oranı % 15,50 olup, temerrüde uğradığı döneme kadar bu faiz oranı ile akdi faiz oranı işletilmelidir. Bu doğrultuda hazırlanan rapor hesaplaması gereğince hüküm verilmiştir.<br>Emsal akdi faiz oranı olan ... ’a kullanıdırılan % 16.50 akdi faiz oranı, dava dosyamızda ancak temerrüt faizi oranının tespitinde dikkate alınacaktır. GKS'nin 4. Maddesi gereğince temerrüt faizi, bu emsal akdi faiz oranının % 100 fazlası olan % 33 ise de takipte alacaklı % 21,45 oranında temerrüt faizi talep etmiş olup, talep bağlılık ilkesi gereğince bu oran üzerinden hesaplama ve hüküm kurulmuştur.<br>İcra inkar tazminatı yönünden;dava konusu alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik  vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin takipte talep edilen nakdi alacağa ilişkin olduğu ve gayri nakdi alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptalinin talep edilmediği anlaşıldığından bu hususa ilişkin  hüküm kurulmamıştır.<br>Birleşen dava yönünden; 31.01.2019 tarihli celse 7 no.lu ara kararı gereğince menfi tespit talep edilen miktar belirli olmasına rağmen harç ikmal edilmediği anlaşılmakla 6.985,29-TL eksik harcın tamamlanması için birleşen dosya yönünden davacı yana sonraki celseye kadar süre verildiği, yine mahkememizin 04.07.2019 tarihli celse 1 no.lu ara kararı gereğince harç ikmal edilmediğinden birleşen dosya yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de cümle akışında \"...mehil verilmesine, rağmen yatırılmadığı...\" şeklinde geçmekle virgülün yanlış kullanımı nedeniyle yeniden süre verildiği anlamına da gelebileceğinden  12.09.2019 tarihli celsede eksik harcın verilen süreye rağmen tamamlanmaması nedeniyle HK 150 ve 28-32 maddeleri uyarınca yasal süresi içerisinde harç yatırılmak suretiyle yenileninceye kadar birleşen dosya açısından davaya devam olunmayarak 12.09.2019 tarihli celsede birleşen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HMK'nın 150/5. maddesi hükmü gereğince; işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve Mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. Hukuksal durum bu olunca da süresi içerisinde yenilenmeyen  birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;<br>1- ASIL DAVA AÇISINDAN<br>a)Davalıların ...   İcra Müdürlüğünün 2017/ ...  sayılı takip dosyasındaki itirazlarının;<br>364.111,93-TL asıl alacak üzerinden iptaline, <br>16.488,00-TL işlemiş temerrüt faizi<br>824,00-TL %5 BSMV<br>ve işleyecek temerrüt faizi oranına itirazın iptaline,<br>b)32.015,67-TL talebin ispatlanamadığından, 73.420,01-TL'nin ise takip tarihi ile dava tarihi arasındaki ödeme nedeniyle hukuki menfaat yokluğundan reddine<br>c)Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin icra dairesince kapak hesabında değerlendirilmesine<br>ç)381.423,93-TL'nin %20'si oranında 76.284,78-TL icra inkar tazminatının davalılarından müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya verilmesine,<br>d)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan  26.055,07 TL karar ve ilam harcından 4.551,00 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 21.504,07 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>e)Davacı tarafından yatırılan 2.253,30-TL peşin harç ve 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.586,90-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>f)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan  A.A.Ü.T. göre hesaplanan 59.213,59-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>g)Davalılar, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>ğ)Davacı tarafından yapılan 2.253,30-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 2.101,19-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>2- BİRLEŞEN DAVA AÇISINDAN<br>a)Davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca 06/02/2020 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>b)Hüküm tarihi itibari ile alınması gerekli 427,60-TL harcın peşin yatırılan  85,39-TL harçtan mahsubu ile bakiye 342,21-TL harcın birleşen dosya davacısından tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>c)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>ç)Davalı, kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/05/2024<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br> Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br><br>Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be135a4ae4bba740","SID":"18815b81e6ca5953"}}