{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/692 <br>KARAR NO: 2023/1537\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;   <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici araç ve çekiciye takılı ... römork ile 09/11/2017 tarihinde davacı ...'e çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, ağır yaralanan müvekkilinin sürekli iş gücü kaybına uğrayarak uzun bir süre tedavi gördüğünü, sağ bacak diz altında parçalanma ve kırıklar oluştuğunu, kafatasından darbe alması nedeniyle beyninde zarar meydana geldiğini, Bakırköy Adli Tıp Kurumundan alınan raporunda bu beyanlarını doğruladığını, olaydan sonra düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında müvekkiline kusur atfedilmediğini, davalı sigorta şirketine 30/03/2018 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen adı geçen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından dolayı bu davayı açtıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10,00 TL geçici ve kalıcı iş gücü kaybı, bakıcı gideri ve diğer zararlar mukabilinde maddi tazminatların kaza tarihi itibariyle uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın ise kaza tarihi itibariyle uygulanacak ticari faiziyle birlikte davalılar...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ...vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda davacının kusurlu olduğunu, davacının sosyal ve ekonomik durumu incelendiğinde talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkilinin kazadan sonra aile ile sürekli iletişim içerisinde olduğunu, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97. maddesinde zarar görenin, ZMSS'de öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları istenecek belgelerde belirtildiği üzere, bedeni zararlarda, 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun istendiğini, bu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca davacının maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun hazırlanması gerektiğini, davacı tarafından sağlık kurulu raporunun da ibraz edilmediğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle haksız, mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalı sigorta şirketinin 121.658,99 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 132.167,08 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, iş bu alacağa davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 30/03/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, bakıcı giderine ilişkin fazla talebin reddine, davacı tarafından, davalılar ... Aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 15.000 TL manevi tazminatın 09/11/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...n'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,  fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, hakkaniyetli bir şekilde manevi tazminata hükmedilmesini, mahkemece davalılar lehine 4.080 TL maktu vekâlet ücreti ödeme yükümlülüğüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu, haklı olan müvekkilinin reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden ödeme yükümlülüğü bulunan karşı vekâlet ücretinin HMK'nin 326. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini,  ilk derece mahkemesi tarafından bakıcı giderleri yönünden maddi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Davalılar ...<br> vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; <br>karara dayanak olan hesaplamalarda iki farklı hesaplama yöntemi olan TRH ve PMF yöntemlerinde yapılan hesaplamaların farkının müvekkillerine yükletilmesinin yasaya aykırı olduğunu, sigorta şirketinin doğan zararının tamamını karşılaması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı ...Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların doğru olmadığını, tazminat hesaplanması bakımından Genel Şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, sigortalı sürücüye izafe edilen %75 kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet oranının hatalı belirlendiğini, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği göre maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini hesaplamada bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin 1,8 olarak alınmasını, aktüer raporunun hatalı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: <br>Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Dosya kapsamından, 09/11/2017 tarihinde, davalı ...un maliki bulunduğu,  davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı çekici araç ve çekiciye takılı ...römork ile 09/11/2017 tarihinde davacı yaya ...'e çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu, kaza tespit tutanağına göre, meydana gelen kazada çekici ve yarı römork sürücüsü ...n 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 109-D maddesini ihlal ettiği, ceza dosyasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda sürücü ...ın asli, yaya ...n tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, eldeki davada mahkemece alınan 02/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda yayaların uyması gereken trafik kuralını yeterince dikkate almayan davacı yaya ...in %25 oranında tali kusurlu olduğu, kavşakta karşıdan karşıya geçen yaya bulunan kesimde hızını koşullara uyarlamayarak, ilk tehlikeli davranışta bulunan ve trafikte en basit dikkat ve özeni göstermeksizin hareket eden davalı sürücü ...ın ise %75 oranında asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş, kusura ilişkin kaza tespit tutanağı ve alınan raporların uyumlu olduğu anlaşılmış, mahkemece ATK'dan alınan 28/08/2019 tarihli raporda davacı ...'in sürekli %41.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde bir ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiş, aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunda ise, sürekli sakatlık oranı %41.2 kabul edilen davacının kalan ömrü TRH-2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenmiş, sürekli sakatlık tazminatı da \"Devre Başı Ödemeli Belirli Süreli Rant\" formülü esas alınarak %1,8 teknik faiz (iskonto oranı) uygulanarak hesaplanmış, PMF tablosuna göre farazi pasif dönem hesabı yapılmış TRH ve PMF hesaplamalarına göre ikisi arasında çıkan farktan davalılar araç sürücüsü ve maliki sorumlu tutulmuştur. Dosyada alınan kusur raporu, maluliyet raporu ve tazminat hesap raporuna taraflarca süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. Bu haliyle maluliyet raporu, kusur raporu ve tazminat raporuna yönelik istinaf itirazları değerlendirilmeye alınmamıştır.<br>Davacının meydana gelen kaza nedeniyle bir ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde yapılan tespite istinaden tazminat raporunda hesaplanan 1.270,75 TL bakıcı giderinin reddine ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazı yönünden ise; yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00 TL olduğu, reddedilen miktar (1.270,75 TL), kararın verildiği 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, ilk derece mahkemesince verilen karar için davacı vekilinin HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir teselli, bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan  hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.<br>Bu durumda, davacı lehine takdir olunan manevi tazminat tutarının, davacının maluliyet derecesi, tarafların kusur oranları,  ortaya çıkan zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında yetersiz kaldığı görülmektedir. O halde, TBK'nin 56. maddesi uyarınca somut olayın özellikleri nazara alınarak davacı tarafından talep edilen tazminat tutarı hak ve nasafete göre makul ve kabul edilebilir olduğu sonuç ve kanaatiyle manevi tazminat davasının tam kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :<br>A-Davalılar... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,<br>B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,<br>Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, <br>Buna göre:<br>1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne; davalı sigorta şirketinin 121.658,99 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 132.167,08 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, iş bu alacağa davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 30/03/2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, bakıcı giderine ilişkin fazla talebin reddine, <br>2-Davacı tarafından davalılar ... aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kabulüne, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iş bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>3-Harçlar Kanununa göre maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 9.028,33 TL ilam harcından peşin alınan 455 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.573,33‬ TL harcın davalılardan (davalı ...Sigorta AŞ'nin 8.310,52 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>4-Harçlar Kanununa göre manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.415,5‬0 TL ilam harcından peşin alınan 170,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.244,69‬ TL harcın davalılar ...an müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>5-Davacı tarafından yapılan 3.619,31 TL'nin (yargılama gideri ayrıntısı tevzide dava açma gideri:170,81 TL, ıslah harcı:455 TL, tebligat, posta ve bilirkişi ücreti:1.619,50 TL, ATK faturası:1.374 TL) davalılardan (davalı ...Sigorta AŞ'nin 3.125,65‬ TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Davacı vekili için maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre belirlenen 16.506 TL vekâlet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta AŞ'nin 15.185 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, <br>7-Davacı vekili için manevi tazminat yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalılar ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Davalılar vekili için reddedilen maddi tazminat yönünden AAÜT'ye göre belirlenen 1.270 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>9-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>C-İstinaf İncelemesi Bakımından:<br>1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,<br>2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 13,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.053 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan toplam 5.026,5‬0 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.026,50‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.310,52 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 2.514 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 5.796,52‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>5-Davalıların istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>7-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/11/2023<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aaf0a5f51adc87b7","SID":"56d69362a6f07196"}}