{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/21 - Karar No:2024/537<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/21 <br>KARAR NO\t: 2024/537<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/500 E-2023/705 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/06/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; davacı ... Soğutma Isıtma Ltd. Şti. ile davalı ... Gıda İhtiyaç Mad. İnş. Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan sözleşme gereğince davacı şirketin borcunu ifa etmesine karşın davalı şirketin borcunu ifa etmediğini, ödemede bulunmadığını, sözleşme gereğince davacı ... Soğutma Isıtma Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 29.05.2014 tarih ve 29.500,00 TL bedelli faturanın ödenmemesi neticesinde davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının itiraz dilekçesinde  davacı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, sözleşme ile taahhüt edilen işlerin bir kısmının eksik bir kısmının ise hiç yapılmadığı, yapılan kısımların da ayıplı olduğu, teslimi gereken malzemelerin teslim edilmediği gerekçesi ile borca itiraz edildiğini, oysa  ileri sürülen hususların dayanaktan yoksun olup, yalnızca idida niteliğinde olduğunu, 29.05.2014 tarihli 29.500,00 TL bedelli fatura ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin sunulduğunu,  davacı tarafından sözleşme gereğince tahahüt edilen hususların tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, hiçbir eksiklik ve ayıplı mal tesliminin söz konusu olmadığını, icra takibine davalı borçlunun haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek,  davanın kabulü ve davalı borçlunun Ankara 28. İcra Müdürlüğü 2016/13645 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı şirketin  26 kalem işin yapımını ve malzemenin teslimini üstlendiğini ve tüm işlerin karşılığı olarak davacı şirkete 190.000 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirketin ise sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, işi yarım bırakarak gittiğini, sözleşme ile taahhüt ettiği işlerin bir kısmını hiç yapmadığını, önemli bir kımını da eksik ya da ayıplı yaptığını, teslimi gereken malzemeleri teslim etmediğini, tüm bunlara rağmen davacı şirkete toplam 167.850,00 TL ödeme yapıldığını,  müvekkili şirketin yaptığı ödemelere rağmen işi tamamlamayan ve malzemeleri teslim etmeyen davacı şirketin uzunca bir süre müvekkilini oyaladığını, ayıp ihbarlarına icabet etmediğini, davacı şirketin yaptığı imalatlardaki ayıpların büyük bir kımının ilave ödemeler yapılmak suretiyle  üçüncü şahıslara tamamlattırıldığını,  icra takibi dayanağı 29.05.2014 tarihli faturadan sonra 60.700 TL ödeme yapıldığını , müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu,  icra takibinde işlemiş faiz talep edildiğini ancak dava açılırken sadece   asıl alacak üzerinden harç yatırıldığını, buna rağmen  itirazın tümden iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemenin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak,  davanın reddini ve davacının müvekkiline  % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine  lehine  istemiştir.  <br>\tMahkemece 06/11/2019 tarih ve 2017/133 Esas- 2019/806 Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 16/06/2022 tarih ve 2020/1252 Esas- 2022/694 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tMahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; toplanan deliller ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, davalı ile yapılan sözleşme sonucu müvekkilince edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirildiği ancak düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği, yapılan takibe itiraz edildiği ileri sürerek davayı açtığı, davalı vekilinin ise, davacı ile 26 kalem iş yapılması ve malzeme teslimi konusunda 190.000,00 TL'ye anlaşıldığı, davacının işi yarım bıraktığı, bir kısım işleri hiç yapmadığı, bir kısmını eksik ve ayıplı yaptığı, teslimi gereken malzemeyi teslim etmediği, buna rağmen 167.850,00 TL ödendiği, ayıp ihbarlarına uyulmadığı, fatura kesiminden sonra da ödeme yapıldığı, kendilerinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2016/13645 sayılı dosyasının celp edildiği, fatura alacağına dayanılarak  29.500,00 TL fatura alacağı ve işlemiş faizi için takip  yapıldığı, davalının  borca ve takibe itiraz ettiği, sipariş sözleşmesi ve fatura sunulduğu, taraf defterlerinin celp edildiği, defterler üzerinde inceleme yaptırılarak, tarafların 2014 yılı defter ve kayıtlarının yasaya uygun olduğu,  dava konusu faturanın her iki yan defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı defterlerine göre 30.680,00 TL alacağının olduğu, davalı tarafça 167.850,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin  belge sunulmuş olup, ödemelerin her iki yan defterlerinde kaydının olmadığı ancak şirket yetkilisi dışında davacı şirket çalışanları olduğu tespit edilen şahıslara yapılan ödemeler toplamı gözetildiğinde, davalının 138.350,00 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, davacı şirket yetkilisinin isticvabı ile beyanının alındığı, kendi imzalarını kabul ettiği, kendisi dışındaki imzaların işçilerine ait olabileceğini, işçilerinin kendi adına para tahsil ettiğini, bir kısım alacakların ödendiği ancak dava konusu alacağın ödenmediğini bildirdiği, inşaat ve hukukçu bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yetkisi ile rapor alınarak, sipariş sözleşmesinde yapılacak iş karşılığı 190.000,00 TL + KDV olarak anlaşıldığı, davalının toplam 167.850,00 TL ödeme yaptığı, mahallinde yapılan keşifte eksik ve ayıplı işlerin tespit edildiği, ayıp ihbarında bulunulduğu bildirilmiş ise de dosyaya sunulan bir ihtarnamenin olmadığı ancak 10.05.2014 tarihinde teslimi gereken işlerde halen eksik ve ayıplı işlerin olduğu belirlendiğinden ayıp ihbarında bulunulmasında hukuki yararın olmadığı, davacının fatura alacağını isteyebilmesi için edimini eksiksiz yerine getirdiğini ispatlamasının gerektiği, eksik imalatın 54.750,00 TL, açık ayıpların 6.000,00 TL, gizli ayıplı imalatların 10.200,00  TL olduğu, toplam 70.950,00 TL  üzerinden tespitin yapıldığı, davalı defterlerinde fatura kayıtlı ise de, davacının davalı defterlerine dayanmadığı, fatura kaydının tek başına  alacaklı olduğunu göstermediği, davacının sözleşme gereği eksik ve gizli ayıp bedelinin fatura bedelinin çok üstünde olduğu, takibe konu fatura dışındaki ödemelerin yapılmış olduğu  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece davanın reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, esas yönünden; müvekkili ile davalı arasında 05.04.2014 tarihinde imzalanan 26 kalem tadilat-eser sözleşmesi gereğince müvekkilinin borcunu eksiksiz ve ayıpsız şekilde ifa etmesine rağmen davalı şirketin borcunu ifa etmediğini ve ödemede bulunmadığını, sözleşme gereğince 100.000,00 TL'nin peşin, kalan 90.000,00 TL'nin ise 4 taksit olarak ödenmesi koşulu ile anlaşma yapıldığını,  bu hususun mahkeme tarafından gerekli ve yeterli şekilde incelenmediğini, müvekkilinin 06.04.2014 tarihinde tadilat işlemlerine başladığını, müvekkilinin davalı şirkete ait olan dükkanı ortadan ikiye bölerek hem tadilat işlemlerini yürüttüğünü hem de davalının dükkanını 1 ay boyunca kapatmadan satış ve imalat yapmasına olanak sağladığını, 100.000,00 TL'yi ...'nın taahhüt ettiği tarihten 10 gün sonra 16.04.2014 tarihinde ödediğini, bu süre içerisinde müvekkilinin imalatı ve işlemleri durdurmayıp tadilata son sürat devam ettiğini, 30 gün boyunca yani süresi içerisinde taahhüt edilen 26 maddelik iş listesinin montaj aşamasını kısacası söz konusu işin tamamını eksiksiz ve ayıpsız şekilde gerçekleştirildiğini, sadece 22. ve 25. maddeleri şirket sahibi ...'nın acil olmadığı talimatıyla ileri bir tarihte yapılmak üzere kalan tüm maddelerin tamamlandığını, imalat süresi zarfında davalıya ait işletme sadece bir gün kapalı kalmış olup, nedeninin ise montaj ve diğer işlemler gerçekleştirilirken fırında gıda maddelerinin hijyene uygun üretilemeyeceği hususundan kaynaklandığını, söz konusu kapamada müvekkilinin bir sorumluluğu olmamasına rağmen davalı şirket sahibinin tehdit ederek o günün kazancının müvekkiline vermesi gereken meblağdan kesileceğini ifade ederek, bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, mahkemece bu hususların ele alınmadığını, müvekkilinin sözleşme hükümlerine aykırı herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, sözleşme ile taahhüt edilen iş ve işlemleri eksiksiz bir şekilde belirlenen tarihte yerine getirdiğini, taahhüt edilen işin tamamen eksiksiz ve ayıpsız olarak yapılmasına rağmen bilirkişi tarafından belirlenen eksik işe ilişkin bedelin kabul edilemeyeceğini, tadilat ve inşaat işlerinin ses, gürültü, yıkım ve teknik açıdan oldukça zor olduğunu, fakat müvekkilinin senelerdir bu alanda oldukça prestijli bir şirket haline geldiğini ve sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirme bilinci ile hareket ettiğini, davalının söz konusu dükkanında işlemlerin eksiksiz olarak bittikten sonra oldukça memnun kaldığını ve bu memnuniyet sonrasında müvekkiline ... Şubesi'nin tadilatını yapması hususunda teklifte bulunduğunu, müvekkilinin işin eksiksiz, kusursuz ve herhangi bir ayıp olmadan yaptığını, müvekkili tarafından bitirilen ... Şubesindeki iş ve işlemlerde sözleşmede yer almayan; havalandırma sistemi ile ilgili iş ve işlemler, fırın ve imalat arası alüminyum kapı ile ilgili iş ve işlemler, fırın yanı 25 metrekare veya 30 metrekare fayans işleri,\tmontaj sonrası forklift ısı lamine camı kırıp, cam değişimini yapmak gibi işlemleri de ekstra olarak yaptığını ve herhangi bir ücret alamadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususun ele alınmadığını, hatalı bilirkişi raporlarının dışında yeniden bir keşif yapılıp, bilirkişi raporu alınmasının talep edildiğini, söz konusu raporda tespit edildiği iddia edilen eksik, açık ve gizli ayıplı imalat bedellerinin ele alınırken malın tesliminden sonra geçen süre göz önüne alınmadığı gibi, söz konusu raporda ele alınan ayıptan kaynaklı hususlarda müvekkilinin en ufak bir sorumluluğunun da bulunmadığını, uzun süredir kullanılan bu mallarda hasar vs. gelmesinin hayatın olağan akışına uygun olup, müvekkilinin söz konusu sözleşme kalemlerini eksiksiz ve kusursuz şekilde davalıya teslim ettiğini, bu hususların da mahkeme kararında ele alınmamasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin tamamlamış olduğu iş olan ... Şubesi yapım işinden kalan  alacağını talep ettiğini, davalının kimseye çek ve senet vermeden çalıştığını, Kırşehir’den buğday parasının geleceğini bu gelen para ile her iki şube için oluşan toplam borcu kapatacağını dile getirerek, akabinde müvekkilinin ... Şubesinin buzdolabı, soğuk oda deposu ve paslanmaz cihazlarının imalatı için davalı taraf ile 54.000,00 TL üzerinden anlaştığını, yeni şube için mimarı dahi kendisi bulan müvekkilinin, söz konusu şubenin projesi oluştuktan sonra takibini yaptığını, sonrasında şubeyi kurduğunu ve davalı tarafa eksiksiz olarak teslim ettiğini, yeni şubenin inşaat sürecinde müvekkilinin... Ltd. Şti.'nin fotosel ve kapısını ve alüminyum işlerini, okur mobilyanın mobilya işlerini ve tabelacı ...'in tabela işlerini davalı şirket ile görüştürdükten sonra almasını sağladığını, kısacası dükkanın tamamının yapımını üstlendiğini ve ... Şubesi'nin de hizmete açılmasını sağladığını, bu süreç içerisinde müvekkilinin ödemelerin yapılmasının (90.000,00 TL ... Şubesi ve 54.000,00 TL ... Şubesi ve yukarıda yazılı işlerin ilave miktarı olan 5.400,00 TL) defalarca talep edildiğini, davalı şirketin ise para ile başka yerlere olan ödemelerini kapattıklarını ve ödemelerde zorluk yaşadıklarını, şirket yetkilisi ...'nın babasının evini satacağını o zamana kadar beklemeleri gerektiğini söyleyerek borcunu ödemediğini, 3 ay boyunca davacının defalarca aramasına rağmen davalı telefonlara dahi çıkmadığını, müvekkilinin defalarca dükkanına, müdürlere ve personeline haber bıraktırmasına rağmen hiçbir sonuç alamadığını, sonrasında davalının a4 kağıdında müvekkiline ait olduğunu iddia ettiği imzaları göstererek 168.000,00 TL ödeme yaptığını iddia ettiğini, bahsedilen belgedeki çoğu imzaların sahte olduğunu ve müvekkili şirket yetkilisi ...'a ait olmadığını, mahkemece gerekli imza araştırması-bilirkişi incelemesi yapılmadan doğrudan karar verildiğini, müvekkilinin söz konusu imzalardan kendine ve çalışanlarına ait olanları katılmış olduğu duruşmada kabul ettiğini ve bir kısım ödeme aldığını zaten beyan ettiğini ancak diğer imzaların müvekkiline ait olmamasına rağmen yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, sözleşme ile kararlaştırılmış olan veya kararlaştırılmasa dahi TMK 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereği eserde bulunması gereken kısımların tamamı yapılmış ve davalının eseri o hali ile kabul ettiğini, kaldı ki konu ile ilgili olarak yasal olarak herhangi bir adım da atmadığını, davalının eserin teslim edildiği dönem gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığını, TBK'nun 474.maddesi gereğince, davalı eseri teslim aldıktan sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmeli ve eserin eksik-ayıp olduğunu iddia etse dahi müvekkiline bildirmesi gerekirken, bu hususu gerçekleştirmemesinin nedeninin teslim edilen işlerin herhangi bir eksik ve ayıp içermemesinden kaynaklandığını, yeniden bir bilirkişi raporu alındığında veya keşif yapıldığında müvekkilinin eseri sözleşmeye uygun şekilde hazırladığının, işi sadakat ve özenle yaptığının, işi bizzat kendi araç ve gereçleri ile yaptığının, işe zamanında başladığının ve devam ettiğinin, teslim borcunu zamanında yerine getirdiğinin görüleceğini, bu hususların da gerek görülür ise tanık dinlenilmesi sureti ile ispatlanmasının mümkün olduğunu ancak mahkeme tarafından kabul görmediğini ve incelenmeden söz konusu kararın verildiğini, sözleşme gereğince müvekkili tarafından düzenlenen 29.05.2014 tarih ve 29.500,00 TL bedelli faturanın ödenmemesi neticesinde müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını ve icra takibine borçlunun haksız itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme, ihtarname, ilgili belgeler ile beyanlar incelendiğinde yapılan itirazın haksız olduğunun anlaşılacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDairemizin 16/06/2022 tarih ve 2020/1252 Esas- 2022/694 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; taraflar arasında 05/04/2014 tarihinde başlanıp, 10/05/2014 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılan ve toplam 26 kalem yapılacak işlerin tek tek belirtildiği, eser sözleşmesi düzenlenmiş olup,  davacı tarafça bu kalemlerden 22 ve 25 no'lu işlerin davalının talebi ile kendileri tarafından yapılmadığı beyan edilerek,  taraf beyan ve kabulleri ile 190.000,00 TL götürü bedel üzerinden anlaşıldığı, 100.000,00 TL’sinin peşin ödeneceği, kalanının 4 taksit halinde ödeneceğine ilişkin sözleşme imzalandığı belirtilmiş olmakla, götürü bedelde yapılacak imalat kalemlerinin ayrı ayrı fiyatları belirli olmadığından, yerleşik içtihatlarda da kabul edildiği üzere mahkemesince her bir imalat kaleminin götürü bedel içerisindeki oranı belirlenerek buna göre yapılan imalatların eksik ve imalatlardaki ayıpların bedelinin bilirkişilerce belirlenecek bu oran ve miktara göre ayrı ayrı belirlenmesi zorunludur. <br>\tBu kapsamda mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen kalemlerle bir başka anlatımla yüklenicinin sözleşme kapsamında yükümlendiği işler yönünden eksik ve ayıplı yapıldığı iddia edilen kalemlere ilişkin belirlenecek götürü bedeldeki oran ve bedel üzerinden ve ispatlanması halinde eksik işler bedelinin aynen yapılıp da ayıplı olan işlerde ise sözleşmede belirlenen bedel üzerinden indirim yapılması gereken bedelin belirlenmesi gerekir. <br>\tYine kaldırma kararında belirtildiği üzere, taraflar arasında sözleşme ilişkisi olması ve devamı süresince karine sözleşmede kararlaştırılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü yönünde olup, aksinin iddia eden tarafından yasal delillerle ispatı zorunludur. <br>\tMahkemesince, Dairemizin kaldırma kararına uygun olarak taraflar arasında yukarıda belirtilen sözleşme esas alınarak ve 26 iş için 190.000,00 TL götürü bedel belirlendiği, davacının 22 ve 25 nolu kalemlerdeki işleri davalının talebi ile kendisi tarafından yapılmadığına ilişkin kabulü de değerlendirilerek, sözleşmenin 190.000,00 TL götürü bedel içerisindeki her bir kalemin götürü bedele oranı belirlenerek davacı tarafından yapılmadığı kabul edilen 22 ve 25 nolu kalemlere ilişkin belirlenecek bedelin toplam sözleşme bedelinden mahsubu ile davacının sözleşmede kararlaştırılan diğer kalemler yönünden işin yapılıp tamamlanması durumunda talep edebileceği bedelin belirlenmesi yine belirlenecek bu bedel esas alınarak davacının yaptığını iddia ettiği diğer her bir kalemin belirlenecek götürü bedeldeki oranının tespiti, yine asıl olanın sözleşme ayakta olduğu sürece bu işlerin davacı tarafından yapıldığının karine olarak kabulü, davalının eksik bırakıldığı ve ayıplı olduğu iddia edilen kalemler yönünden yine sözleşmedeki kalemlerle sınırlı olmak üzere iddia ve yasal delillerle ispatlanabilen eksik ve ayıplı kalemleri yönünden  götürü bedeldeki belirlenecek bedelleri esas alınarak mahsubu ile, yine taraflarca beyan ve kabul edilen miktarların aşağısına düşmemek kaydıyla davalı tarafça yasal delillerle ispatlanabilecek ödeme miktarı mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sözleşme kapsamındaki işlerle sınırlı olmaksızın beyana dayalı kabullerle ve yukarıda belirtilen bedellerin hesaplanmasına ilişkin ilkeler dikkate alınmaksızın ve dairemizin kaldırma kararında belirtilen hususlar gözetilmeksizin düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüne,<br>\t2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/11/2023 tarih ve 2022/500 Esas- 2023/705 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t5-İstinaf talep eden davacı tarafça yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 12/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae0807be659658c4","SID":"40032e87d0d3c574"}}