{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/505 <br>KARAR NO\t: 2023/1522 <br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/05/2018 tarihinde, ...'nın  idaresindeki .... plakalı aracın savrulmasıyla, karşı şeride geçerek davacı  ... idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpmasıyla meydana gelen kaza da, davalı Güvence Hesabı'na 25/07/2018 tarihinde başvurulduğunu, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla; davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan 3.500 TL daimi maluliyet(sakatlık) ve 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam3.600 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru sahibinin müvekkili kurumdan ödeme talep etmiş olmasına rağmen başvurunun değerlendirilmesi için gerekli belgeleri kuruma iletmediğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını hastane raporu belgelendirmesi gerektiğini, davacının trafik kazası esnasında sevk ve idaresindeki motosiklette kasksız ve dizlik takmadan seyahat etmesi halinde müterafik kusurlu olacağını, kazaya sebebiyet veren ... sevk idaresindeki ... plakalı aracın kusurunun ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 1.794,18 TL geçici iş göremezlik ve 64.614,90 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 66.409,08 TL iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 07/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine  karar verilmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın başvuru şartlarını yerine getirmediğini, başvuruya ilişkin talep edilen hususların davacı tarafından tamamlanmadığını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, tazminat hesaplanmasına ilişkin maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğinden hükme esas alınamayacağını, davacının maluliyetinin kaza ile illiyet bağının kurulması gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilecek tazminatın faizinin dava tarihinden işletilebileceğini, davacının motosikleti kasksız ve dizliksiz kullanması sebebiyle müterafik kusurlu bulunduğunu, ...'ya atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, kusura ilişkin bilirkişi raporunun trafik kazası konusunda uzman bir bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.<br>-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren KTK'nin 97. maddesinde yapılan  değişiklik yürürlüğe girmiştir. <br>Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nin  97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nin “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.\t<br>Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 25/07/2018 tarihinde yazılı başvuru yapıldığı, Güvence Hesabı'nın rapor talep ettiği, başvuru koşulu yerine getirilmiş olmakla davalının başvuru şartına ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.<br>-Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre, sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup yeni Genel Şartların C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.  Yeni Genel Şartların C.11. maddesine göre yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Her ne kadar yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiş ise de KTK'nin 98. maddesinde SGK'nin sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmıştır. Bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Bu doğrultuda poliçenin ve genel şartların tarafı olmayan SGK'yı yasal düzenleme olmaksızın tüm sağlık gideri teminatı kapsamındaki tazminat kalemlerinden sorumlu tutmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca sigorta şirketleri tarafından poliçe bazında KTK'nin 98. maddesindeki sayılanlar kapsamında SGK'ye katkı payı aktarımı yapıldığı nazara alındığında, KTK'nin 98.madde kapsamı dışında sağlık giderleri teminatı içinde kalan tazminat kalemlerine ilişkin sigortalıdan alınan prim ücretleri sigorta şirketlerinin uhdesinde kalmaktadır. Bu doğrultuda sigorta şirketlerinin KTK 98. madde dışında kalan sağlık gideri teminatı kapsamındaki geçici iş göremezlik tazminatından poliçe limiti ile sorumluluğu devam edecektir.<br>Kaldı ki sağlık giderleri teminatı açıklayan Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesinde \"Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\" ifadesiyle sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ermesini KTK'nin 98. maddesine bağlamıştır. Ancak kanun koyucu tarafından yeni Genel Şartlardaki bu düzenleme doğrultusunda  KTK'nin 98.maddesinde değişiklik yapılarak\"  geçici iş göremezlik tazminatı madde kapsamına alınmadığı, açıkça SGK tarafından karşılanacağı ve Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiği\" yönünde değişiklik yapılmadığından Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesi yürürlüğe girmemiştir. Başka bir ifadeyle, halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinde, yeni Genel Şartlardaki  sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98. madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından  sorumlulukları devam edecektir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu  27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde karar vermiştir.  <br>Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğuna yönelik  istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybı iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur. Bu belirlemenin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden alınacak raporla yapılması gerekir. Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu'ndan alınan maluliyet raporunda, davalının sorumluluğundaki ... plakalı) araç için düzenlenmiş poliçe bulunmadığından, kaza tarihi esas alınmış, davalı vekili istinaf başvurusunda bilirkişinin rapor düzenlediği tarih dikkate alınarak (rapor tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre) maluliyetin belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş, bu iddiasına dayanak olarak bir takım bakanlık genelgesi gösterilmiştir. Mahkemece maluliyet durumu için benimsenen ATK raporunun yargısal uygulamalara, dosya içeriği ile usul ve  kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, bu konudaki dayanaksız itirazların reddine karar verilmiştir.  <br>-KTK'nin 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece temerrüt tarihinin bu hüküm çerçevesinde belirlemesi usul ve yasaya uygundur.<br>-İlk Derece Mahkemesince, Makine Mühendisinin denetime elverişli, davacının kusursuz, dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 kusurlu olduğunun tespitini içeren raporunun kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu, kaza tespit tutanaklarında ve krokilerde olayın anlatımında motosiklet sürücüsü davacının koruyucu ekipman takıp takmamasına ilişkin belirleme olmadığı, dolayısıyla müterafik kusur tespit edilememesinde, Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,<br>2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.536,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.193,4‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.343‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/11/2023<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6476180a9e0a2207","SID":"73958ada19d7b3cc"}}