{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/176 <br>KARAR NO: 2024/324<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/06/2019<br>NUMARASI: 2016/805 Esas -  2019/580 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait emtianın taşınmasının davalı şirket tarafından üstlenildiğini, ürünlerin Almanya'dan yüklenerek Türkiye'ye sevkinin yapılması amacıyla nakliyat yapılması için davalıyla anlaşıldığını, ancak ürünlerde zararın meydana geldiğini, gümrük memurlarınca yapılan sayımda eksiklik tespit edildiğini, bu eksiklik sebebiyle davalının sorumlu olduğunu, davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini, takibe itirazla durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu emtianın nakliyesi müvekkili şirket tarafından üstlenilmemiş olduğunu ve dolayısıyla nakliyenin yapılmadığını, taşımayla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, 25/05/2005 tarihli CMR'nin sehven ve hataen düzenlendiğini, sundukları delillerde görüldüğü üzere taşıma işini ... firması olduğunu, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Dosya bir mali bilirkişi ve bir sigorta alanında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmış, sonrasında sunulan bir kısım belgeler nedeniyle ek rapor aldırılmış, son olarak gerek kök rapor ve gerekse ek rapor doğrultusunda tarafların itirazlarını karşılayacak mahiyette ikinci defa ek rapor aldırılmış, bilirkişi birinci ek raporda özetle, taşıma sürecinde kısmi zayi meydana geldiğini, bu nedenle davalının dava dışı şirket ile birlikte taşıyıcı sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğunu, zararın takibe konu asıl alacak miktarında olduğunu, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını belirtmiş olup sunulan raporlar denetime elverişli bulunmuştur. Toplanan tüm deliller, tarafların iddia ve savunmaları ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacının 25.05.2015-24.07.2015 dönemi için azami araç başına 300.000 USD bedelle Almanya’dan Türkiye’ye kimyevi madde taşıması riskleri için dava dışı Selen Kimya menfaatlerini sigorta güvencesine aldığı, sigortalı taşınan malın 523 kap, 6.116,52 kg miktarında “Kimyevi maddeler” tanımlaması ile ... plakalı taşıtla karayolu taşıması sürecinde sigortalı taşındığı, dava dışı ... firması 25.05.2015 tarihli hasar için 33.805,41 TL bedel tahsili hususunda “İbraname mutabakatname ve tazminat makbuzu” imzalamış ve bu miktar alacak hakkını sigortacıya devir ve temlik ettiğini beyanla; TTK m.1472 gereği, davacının halefiyet ve rücu hakkı tanındığı,  davalı ... firmasının taşımayı üstlendiği, TTK m.926 gereği üstlendiği işi dava dışı ... firmasına ifa ettirdiği, ... taşıma evrakında davalının adı gözükmemekte ise de; aslında dava dışı ...MS firmasının işi davalı ... firmasından aldığı, bu nedenle, davalı ... firmasının da taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, her ne kadar taşıma süreci sonunda 523 kap emtia alıcısına teslim edildiği ve adet bazında herhangi bir eksiklik olmadığı belirtilmiş ise de, kök rapordan sonra dosyaya sunulan ambar giriş evraklarına göre 108 kap eksik teslim yapıldığının sabit olduğu, bu nedenle kısmi zayi şeklinde zarar gerçekleştiği, davalının akdi taşıyıcı sayılan komisyoncu, taşıma işleri organizatörü sıfatı gereği, CMR m. 17 ve devamı hükümlerine uygun olarak taşıma süreci zararlarından sorumlu tutulacağı, davacının ödemesi ile sınırlı olmak üzere rücu talep edebileceği, ancak yazılı başvuru şartının yerine getirildiğine ilişkin dosyaya yansıyan bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Diğer yandan alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra tazminatının reddine ve davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin sigortalısı ... Tic.ve San.Ltd.Şti’ne ait emtianın Almanya'dan Türkiye'ye taşınması sırasında oluşan eksilme sebebiyle sigortalısına ödemiş olduğu 33.805,41 TL tazminatın davalı müvekkilinin taşımayı üstlendiğini, her ne kadar ... taşıma evrakında davalı müvekkilinin ismi gözükmemekte ise de aslında dava dışı ... firmasının nakliye işini davalı müvekkilden aldığını, bu nedenle müvekkilinin taşıyıcı gibi sorumlu olduğunu, her ne kadar taşıma süreci sonunda 523 kap emtia alıcısına teslim edildiği ve adet bazında bir eksiklik olmadığı belirtilmiş ise de kök rapordan sonra dosyaya sunulan ambar giriş evraklarına göre 108 kap eksik teslim yapıldığının sabit olduğunu, bu nedenle kısmi zayi şeklinde zararın gerçekleştiği ve davalı müvekkilinin akdi taşıyıcı sayılan komisyoncunun taşıma işleri organizatörü sıfatı gereği CMR madde 17 ve devamı maddeleri hükümlerince uygun olarak taşıma süreci zararlarından sorumlu tutulacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen bu kararın açıkça usul ve Yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davalı müvekkili akdi taşıyıcı sayılan komisyoncunun taşıma işleri organizatörü sıfatı taşıdığından bahisle sorumlu tuttuğunu, ancak davalı müvekkili ile dava dışı taşıyıcı ... firmasının arasında hukuki ve fiili bağ bulunmadığı gibi gerekçeli kararda aralarında ilişkinin açıklanmadığını, dosyada incelenen ticari defterlerde davalı müvekkil ile dava dışı taşıtan ve fiili taşıyıcı arasında bu taşıma akdinden kaynaklanan hiçbir ödeme, bilgi ve belgenin bulunmadığını, davalı müvekkili ile fiili taşıyıcı ... firması arasında hiçbir sözleşme ya da ödeme bulunmadığı halde taşıma organizatörü ya da komisyoncu sıfatı ile sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, taşınan emtiadaki eksikliğin ölçme ve tartma neticesinde eksiklik olduğunu, ölçme tartma sırasında taşıyan ve taşıtanın hazır olmadığını, bu nedenle sorumluluk yüklenmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın rapordan sonra rapordaki tespitleri tersine çevirmeye yönelik ve süresinde sunulmayan delile dayanan kararın usul ve Yasaya aykırı olduğunu, konvansiyonda yer alan açık hükme ve malın ziyaı halinde Yasanın aradığı yazılı bildirimin yerine getirilmediği halde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca zararın ya da rizikonun zamanının belirlenmesi gerektiği halde bu konuda hiçbir inceleme ve tespitin de yapılmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. <br>GEREKÇE: Dava; karayolu taşımasına konu yükün alıcısına eksik teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketinin, ödediği tutarı taşıyıcıdan rücuen tahsili davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekilince süresinde istinaf yoluna başvurulmuştur. Dava dışı sigortalı ... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin Almanya'da yerleşik ... Firmasından 15/05/2015 tarih ve ... nolu fatura ile satın aldığı 37 kap-523 parça kimyevi madde emtianın, Almanya'dan Türkiye'ye karayolu ile taşınması ... plakalı araç ile 23/05/2015 tarihli CMR belgesi tahtında gerçekleştirilmiştir. Davaya konu taşıma, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar 33.805,41 TL olarak tespit edilmiş, davacı ile dava dışı sigortalısı arasındaki ''ibraname'' ile davacıya alacak temlik edilmiştir.Davacı ile dava dışı sigortalısı arasında 25/05/2015-24/07/2015 tarihlerini kapsar ve davaya konu taşımaya özgü düzenlenmiş olan Nakliyat Emtia Abonman Alt Sigorta Poliçesi bulunduğu, düzenlenen bu poliçenin taraflar arasındaki taşımaya özgü spresifik olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"nakliyat hasarı rücu alacağı\" sebebine dayalı olarak 1.469,37  € asıl alacağın tahsili istemiyle 10/08/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Dosyada mevcut gümrük kayıtları, CMR senedi ve diğer belgeler okunaklı olmadığından teslim ve ödeme şeklinin ne olduğu anlaşılamamakla birlikte teslimin CPT teslim olduğu anlaşılmıştır. CPT ( Carriage Paid To) teslim şeklinde, satıcı varma yerine kadar navlun ücretini ödemekle yükümlü bulunup, malların taşınmak üzere araca teslim edildiği andan itibaren hasar alıcıya geçer. Dolayısıyla satıcı tarafından mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra satıma konu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığından sigortacının halefiyet hakkı gerçekleşmez. Aktif husumet, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır.  Dava dışı ... firması 25.05.2015 tarihli hasar için 33.805,41 TL bedel tahsili hususunda “İbraname mutabakatname ve tazminat makbuzu” imzalamış ve bu miktar alacak hakkını sigortacıya devir ve temlik ettiğini beyanla; TTK m.1472 gereği, davacının halefiyet ve rücu hakkı tanındığı ihtilaf konusu değildir. Davalı taraf, dava konusu emtianın nakliyesinin kendileri tarafından üstlenilmemiş olduğunu ve dolayısıyla nakliyenin yapılmadığını, taşımayla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, 25/05/2005 tarihli CMR'nin sehven ve hataen düzenlendiğini, sundukları delillerde görüldüğü üzere taşıma işini ... firması olduğunu, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Ancak düzenlenen CMR de davalı şirketin kaşe ve yetkilisinin imzası bulunmakla birlikte davaya konu taşıma bilgilerinin de birebir örtüştüğü, davalı ile dava dışı fiili taşıyıcı ... şirketi arasında akdi ilişki bulunduğu da nazara alındığında davalı iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca varış ihbarnamesinde taşıyıcı olarak sigortalıya ihbarda bulunduğu görülmekle davalı tarafın CMR'nin 30. maddesindeki ihbar koşulunun sağlanmadığına dair itirazı da yerinde değildir. Almanya'dan Türkiye'ye taşınan emtianın, taşıma sırasında eksik teslim olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerindedir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.309,25 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 577,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.731,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.05/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e30a626304b2f953","SID":"4a3cffc72d32cafa"}}