{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/475 <br>KARAR NO\t: 2023/1504 <br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 14/11/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 09/09/2013 tarihinde trafik ışıklarını geçerken, davalılardan...nin idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'nin sigortacısı, davalı ... Fabrikası AŞ'nin maliki ... plakalı araç ile çarptığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan, bu kaza nedeniyle anne olmasının tehlikeye girmesi nedeniyle şimdilik 100.000 TL manevi tazminatın davalılar... ve  ...Fabrikası AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yerine getirilmeden ikame edilen davanın reddinin gerektiğini, davacının müvekkiline başvurmadan dava açtığını, dava konusu kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili ... Sigorta AŞ nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsününü kusuru ve poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacının müvekkilinden olay tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalılar ...ve ...Fabrikası AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın sürücü müvekkili ...nin kusuru sebebiyle değil, davacının yaya geçişinin yasak olduğu yerde orta refüjü aşmak suretiyle aracın üzerine atlaması nedeniyle meydana geldiğini, bu nedenle müvekkillerinin herhangi bir sorumluluklarının olmadığını, bir an için müvekkillerinin sorumluluğunun olduğu kabul edilse bile müvekkili ...tarafından davacının sağlık durumunun takip edildiğini ve maddi yardımda bulunulduğunu, davacının ileride çocuk sahibi olamayacağına dair iddiasının kaza ile ilgisinin olmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.          <br>İlk derece mahkemesince; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 492,92 TL'nin davalılar ...AŞ'den 09/09/2013 tarihinden davalı ... Sigorta AŞ'den 02/01/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000 TL'nin davalılar ... Fabrikası AŞ'den 09/09/2013 tarihinden  itibaren işletilecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine<br> karar verilmiştir.<br>Davacı vekili; kazanın meydana geliş şekli hususunda müvekkilinin beyanlarının doğru olduğunu, davalı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-a maddesi gereğince araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltma kuralını ihlal ettiğinden 1. derecede kusurlu olduğu kanaatine varılmış iken, müvekkilin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 68/1-b-1 maddesi gereğince,  yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerden, yayalar için ışıklı işaret olduğu halde bu işaretlere uymamak kuralını ihlal ettiğinden 2. derecede kusurlu olduğunu, alınan ATK raporu ile ceza davası kapsamında alınan rapor arasında bariz bir çelişki ortaya çıktığını, itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na gönderilmesinin talep edilmesine rağmen, mahkemenin bu talebi reddettiğini, bilirkişi raporunda özellikle 5.000 TL’lik iyileşme gideri (ilaç masrafları,fizyoterapi vs.) ile 20.000 TL’lik  ileride yapılacak tedavi gideri taleplerine yönelik hiçbir hesaplama yapılmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için yeniden ATK'den rapor alınmasını talep ettiklerini, mahkemenin dikkate almadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: <br>-Davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazları bakımından değerlendirme yapıldığında;<br>  Mahkemece 22/06/2018 tarihli Adli Tıp 2. İhtisas Kurulundan alınan rapora göre; \"Davalı sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli ışık kontrollü kavşakta hızını yeterince azaltıp kontrollü ve tedbir alacak vaziyette sola dönüşe geçmesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda %20 oranında, davacı yaya ...'ın olay mahalli ışık kontrollü yaya geçidinde yayalara hitaben yanmakta olan kırmızı ışığı dikkate alarak durup ilk geçiş hakkını davalı sürücü sevk ve idaresindeki araca vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla kazanın oluşumunda  %80 oranında kusurlu olduğu\" tespitinin yapıldığı, aynı olay nedeniyle  İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/279 Esas sayılı dosyasındaki yargılamadaki trafik bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün asli derecede, davacının ise tali kusurlu olduğu bildirilmiş, ardından çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden  25/04/2016 tarihli heyet raporu alınmış ve davalının tali, davacının asli kusurlu olduğu görüşü sunulmuştur. Dosyada da yer alan ATK raporlarının birbiriyle ve olayın oluş şekliyle örtüştüğü anlaşılmakla, davacı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.<br>-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur. Bu belirlemenin ise; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarih 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş raporla yapılmış olması gerekir.<br>Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 15/01/2019 tarihli maluliyet raporunda, uygulanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre  davacının meslekte kazanma gücünü kaybetmediği ve geçirdiği kaza nedeniyle 3 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilmiştir. Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi kök ve davacının itirazlarının değerlendirildiği ek raporunun; davacının sürekli maluliyeti olmadığından 3 ay geçici iş görmezlik durumuna göre düzenlendiği, davalı ... tarafından yapılan tedavi gideri  ödemelerinin kusur oranlarına göre mahsup edilerek tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,<br>2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/11/2023<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34a5562f67886133","SID":"c65f3ff7441d3f9d"}}