{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/825 <br>KARAR NO: 2024/516<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/03/2024<br>NUMARASI: 2024/77 Değişik İş  Esas, 2024/111 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 13/06/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin taleplerinin reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı  vekili, ... firması ile müvekkili firma arasındaki ticari ilişkilerin 22 Ocak 2022 tarihinde firmanın ilettiği teklif mektubu  ile başladığını, teklif mektubunda da belirtildiği üzere söz konusu vanaların teslim süresinin sipariş ve peşinat ödemesine istinaden firma tarafından 8-10 hafta olarak beyan edildiğini, siparişlerin iki ayrı form ile 24 Şubat 2022 ve 17 Mayıs 2022 tarihlerinde geçilmiş akabinde peşinat ödemeleri yapıldığını, firmanın ilk sipariş teslim süresini 1 ay, ikinci sipariş teslim süresini ise 3 hafta geciktirdiğini, firmanın teklif ekinde yer alan teknik çizimine göre  gelmesi gereken malzemelerin hatlarda problem tespiti ile teknik incelemesinde taahhüt edilen çizime uygun gelmediğini, yaşanan arızaların problem kaynağının spekt dışı ürün gönderimi olabileceğinin firmaya yazılı olarak iletildiğini, hem teslim süresinin gecikmesi hem de vanaların üretim hatlarında devreye alması gerekliliği nedeniyle firma ile Temmuz ayından itibaren defalarca sözlü-yazılı iletişim kurulduğunu, sorunun tespiti ve çözümü için firmaya süre verildiğini, bu süre zarfında firmanın sorunu çözmekten ziyade problem tespit etmediğini ilettiğini ancak sorunun devam ettiğinin firmaya fotoğraf-video kanıtlarıyla iletildiğini, devam eden süreçte firmanın vanaların iç yüzeyinde sızdırmazlığı sağlayan contaları değiştirmeyi bedelsiz olarak değiştirmeyi kabul ettiğini, conta değişimleri ile vana sızdırmazlıklarını sağlayabileceklerini ilettiklerini, ancak firmaya toplamda 129 adet arızalı vananın tamir ve conta değişimi için gönderildiğini, tamir işlemlerinden sonra dahi aynı vanalarda arızalar tekrarlandığını, ... Arızalı Vana Teknik İnceleme Raporu 'nda da detayları görüleceği üzere firmadan alınan toplam vana sayısının 656 olduğunu, vanaların sadece 16 tanesinin firmadan alındıktan sonra hiç kullanılmadığını, kalan 640 adet vananın hatlara takıldığını, 220 tanesinde (bir kısmında 1 kez bir kısmında 1'den fazla kez) arıza tespit edildiğini, vanaların kullanımının üretim hatlarının devamlılığı için zorunlu olduğundan arızalı oldukları halde kullanılmaya devam edildiklerini, yine ayrı raporda arızaların tespit tarihinin arızalı vanaların tamirleri, satıcı firma tamir tarihleri detayları belirtildiğini, problemin anlık olmayıp sürekli tekrarlayan arızalar olduğunun görüldüğünü,  firma ile kurulan ticari ilişkide yaşanan sıkıntıların taahhüt edilen teslim tarihine uyumsuzluk, taahhüt edilen ürün spektine uyumsuzluk, düşük ürün kalitesi ve ürünün kullanım amacına uyumsuzluğu, satış sonrası destekte problemlerin arızaların giderilmemesi şeklinde olduğunu, yukarıda sayılı nedenler ile; söz konusu vanalarda arıza olup olmadığının, arıza var ise bu arızalara ilişkin müvekkili firmanın yaptığı onarım bedellerinin ve müvekkili firmada bu arızaların neden olduğu üretim kaybının  hesaplanması için Gönen (Balıkesir) Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/22 Değişik İş sayılı dosya ile keşif yapılarak delil tespiti yapıldığını ve 26.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin üretim kaybı bedelinin ve arızalı vanalara ilişkin yapılan onarım bedellerinin toplam 12.367.872 TL + KDV olduğunun tespit edildiğini, borçlu hakkında takibe başlayacağımızdan ve icra takibinden haberdar olduğu takdirde, borçluların mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden ve İİK'nın 257.maddesi şartları gerçekleştiğinden mahkemeden borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, tüm bu nedenlerle taleplerinin kabulü ile; borçlunun menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini karar verilmesini talep  etmiştir.Mahkemece 21/03/2024 tarihli  karar ile,  alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispata elverişli olmadığı kanaatine varılmakla şartları oluşmadığından  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında , söz konusu vanalarda arıza olup olmadığının, arıza var ise bu arızalara ilişkin müvekkil firmanın yaptığı onarım bedellerinin ve müvekkil firmada bu arızaların neden olduğu üretim kaybının  hesaplanması için Gönen (Balıkesir) Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/22 Değişik İş sayılı dosya ile keşif yapılarak delil tespiti yapıldığını, 26.01.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda müvekkilinin üretim kaybı bedelinin ve arızalı vanalara ilişkin yapılan onarım bedellerinin toplam 12.367.872 TL + KDV olduğunun tespit edildiğini, borçlu hakkında takibe başlayacaklarından ve icra takibinden haberdar olunduğu takdirde, borçluların mallarını kaçırmasından endişe ettiklerinden ve İ.İ.K.257.maddesi şartları gerçekleştiğinden, borçlunun menkul ve gayrımenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemece haksız ve hukuksuz olarak taleplerinin reddine karar verildiğini   belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İhtiyati haciz, HMK'nın 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ile, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Bu şartlara göre ihtiyati haciz talep edebilmek için ortada bir para borcunun bulunması, diğer bir deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin 1. fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için kural olarak, alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması gerekir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise, İİK'nın 257. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiş olup, söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Talep eden iş sahibi , davalı yüklenicidir.Somut olayda talep eden vekili , davalının ürettiği vanalarda arıza olduğunu , müvekkilinin onarım bedeli ve üretim kaybı zararı  olduğunu, tespit yaptırdıklarını ve bu sebeple ihtiyati haciz talep etmiştir. Davalı vekili uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini , sözleşme gereğince teslimin yapıldığını , yetkili personelin ilgili yerlere montaj yapmadığını , darbeye bağlı bıçak yamulması ve conta deformasyonu olduğunu , ürünlerin güneş ışığında bırakıldığını , toz ve dış etmenlere maruz kaldığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesi yaklaşık ispat olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haczin reddine karar vermiştir.Somut olayda ,  İ.İ.K. 257. ve 258.   maddelerinde aranan vadesi gelmiş alacakta yaklaşık ispat veya vadesi gelmemiş bir alacakta ise borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna dair yaklaşık ispat sağlanmadığından ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Taraf iddiaları çerçevesinde uyuşmazlık yargılamayı gerektirmektedir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2024 tarih ve 2024/77 Değişik İş Esas, 2024/111 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-İhtiyati haciz talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 13/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06e0b8ea8642740d","SID":"7dae8d43ad452786"}}