{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/308 <br>KARAR NO\t: 2024/1265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 08/12/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/21 Esas,  2021/464 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen trafik kazası nedeniyle rücuen tazminat  davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 10/03/2015 tarihinde... Mahallesi ... Cad. Sanayi istikametine giderken no 30 önüne geldiği esnada yoldan çıkıp sağındaki kaldırıma çarpıp ön kısımları ile kaldırım üzerinde bulunan ahşap telefon direğine çarptığını ve devamında dönerek sol kısımları ile elektrik panosuna şiddetli bir şekilde çarparak yaralamalı ölümlü ve maddi hasarı trafik kazasına neden olduğunu, davalı ... üzerine kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili şirkette Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ... Poliçe numarası ile sigortalandığını, söz konusu kazanın oluşumunda sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, sürücü ...'ın uyuşturucu madde ve alkol kullandıktan sonra araç kullandığının ve kazaya sebep olduğunu, kaza sonrası  yaralanan...'ın vefat ettiğini, vefat üzerine yakınlarının müvekkili aleyhine Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  tazminat davası açtığını, davanın karar çıktığını ve tazminat alacağının icra takibine konulduğunu, müvekkilinin karar neticesinde icra dosyasına toplamda190.935,77 TL tazminat ödemesi yaptığını, TTK 1301 maddesinde sigortacıya ödediği tazminatı haksız fiil ile zarara sebebiyet verenlerden ve haksız fiilden sorumlu olanlardan mevcut kusur oranına göre geri alma hakkı tanığını, bu nedenlerle öncelikle ... plakalı aracın trafik kaydı üzerine 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına,  sigortalıya ödenilen ve harici çabalara rağmen davalıdan tahsil edilemeyen 190.935.77 TL'nin tazminatın fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek ... Bankası'nın uyguladığı en yüksek reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı ... olduğundan ve alacak sigorta alacağından kaynaklı rücu davası olduğundan TTK'da sigorta şirketlerinin taraf olduğu ve sigorta hukukundan doğan davaların ticari iş sayılması nedeniyle görevi mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, dosyanın görevli ve yetkili Erzurum Asliye Ticarete Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, kazanın salt alkol uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisi ile olmadığından sigorta şirketinin işletene rücu hakkı olmadığını, kazada dava dışı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu eyleminin kazaya sebebiyet verdiğini, adli tıp kusur raporunda da bunun açıkça belirtildiğini, bu nedenle araç işleteni ve trafik sigortacısının meydana gelene zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davacının sadece ödediği tazminat miktarını rücu edebileceğini, yargılama sonucunda oluşan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin icra takibine konu edilmesi halinde icra takibi nedeniyle ödediği icra masrafları ve vekalet ücretini rücu etme hakkının bulunmadığını, bu nedenlerle dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \" Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili ... plakalı araca ilişkin davalı taraf ile zorunlu mali mesuliyet sigortası düzenlendiğini, davalının işleteni olduğu aracın 10.03.2015 tarihinde bir trafik kazasına karıştığını, bu kazanın oluşumunda söz konusu aracın sürücüsünün uyuşturucu madde etkisi altında olduğunu ve kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunu, bu kazaya ilişkin Erzurum ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/...esas sayılı dosyasında kazanın salt uyuşturucu madde etkisi altında gerçekleştiğine dair bilirkişi raporu düzenlendiğini, bu kaza nedeniyle Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/...esas 2017/... karar sayılı, Yargıtay 17.HD. 2017/4153 esas sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen ilamı doğrultusunda Erzurum....İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasına 190.935,77 TL ödeme yaptıklarını bu tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili ise sürücünün tam kusurlu olması nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini işletenin sorumlu olmadığını beyan etmiştir.<br>19.01.2017 tarihli Adli Tıp Raporunda sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.<br>19.07.2017 havale tarihli ve içerisinde nöroloji uzmanınında bulunduğu bilirkişi raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın almış olduğu uyuşturucu maddenin salt etkili olduğu tespit edilmiştir.<br>KTK'nın 85/1.maddesi \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" şeklindedir.<br>Erzurum....İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı dosyasında, davacı şirketin 13.03.2020 tarihinde 186.118,34 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir.<br>Yukarıda izah edilen nedenlerle, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının işleteni olduğu aracın sürücüsünün uyuşturucu madde etkisi altında ve salt uyuşturucu madde etkisi ile kazanın oluşumuna sebebiyet vermesi nedeniyle davalı ... şirketinin rücu talebi yerinde görüldüğünden, ancak davacının icra dosyasına yaptığı ödeme dikkate alınarak\"gerekçesiyle \"Davanın kısmen kabulü ile;186.118,34 TL'nin 13/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemine reddine \" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görev yönünden dosyanın bozulması gerektiğini, olayda hatır taşımacılığı olması nedeniyle sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK kapsamında zarardan sorumluluğu olmadığı gibi rücu hakkının da olmadığını, kazanın salt alkol uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi ile olmadan sigorta şirketinin işletene rücu hakkı olmadığını,  2918 sayılı KTK 86 ya göre işleten; kazanın 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulacağını, ayrıca yerleşik Yargıtay kararlarına göre müterafik ( kazada zarar görenin kusuru) kusur un da hesaplanması ve rücu edilecek tazminat bedelinden düşülmesi gerekirken, yerel mahkeme müterafik  kusur ( kazada zarar görenin kusuru) necdeniyle rücu bedelinden bir indirim yapmadığını, davacı ... şirketinin haksız ve kötü niyetli olarak ödediği tazminatı müvekkiline rücu edemeyeceğini,  sigorta şirketinin somut olayda meydana gelen zararı ödemesi gerekse dahi yargılama yapılıp yargılama sonucunda meydana gelen zararı  ödeyip mahkeme kararında belirtilen miktarın rücu edilmesi gerektiğini, davacı ... şirketinin kaza da zarar görenler ile anlaşarak kendi belirledikleri tazminatı ödeyemeyeceklerini,  davacı şirketin, tazminat davasının tarafı ile karşılıklı anlaştığını, keyfi olarak bir bedel ödendiğini, ayrıca  vekalet ücreti ödendiğini,  davacı şirket haklı dahi olsa sadece ödediği  tazminatı rücu edebileceğini, ödediği vekalet ücretini rücu edemeyeceğini, haksız yere kendisine dava açılmasına sebebiyet verildiğini, müvekkilinin davacı şirketin ödediği vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığını  belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası nedeniyle rücuen tazminat  istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>10/03/2015 tarihinde saat 15.45'de davacı ... nezdinde ZMMS Poliçesi bulunan maliki davalı ... olan sürücüsü ... olan ...  plakalı aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde; araçta yolcu olarak bulunan ... 'ın vefatı sebebiyle davacı tarafından ödenen  tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkin davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması neticesinde; davanın kısmen kabulü yönünde karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 10/03/2015 saat 15.45 'de ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiği, bu vefat sebebiyle hak sahipleri tarafından Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan  tazminat davasında; 19/07/2017 tarih ve 2017/...Esas, 2017/... Karar sayılı karar ile tazminata hükmedildiği, söz konusu kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 'nin 09/02/2017 tarih ve 2016/13568 Esas, 2017/1214 Karar sayılı kararı ile bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde verilen kararın bu kez Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 'nin 02/12/2019  tarih ve 2017/4153 Esas, 2019/11399 Karar sayılı karar ile onanması üzerine Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi yapıldığı, bu takipte davacı ... tarafından hak sahiplerine yapılan ödemenin rücuen tahsili davasının açıldığı anlaşılmıştır.  Her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde; görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu ifade etmiş ise de; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın malikinin davalı olduğu ve bu aracın 10/03/2015 tarih, saat 11.30 'da ... isimli kişiye kiralandığına ilişkin kiralama sözleşmesinin bulunduğu bu nedenle davaya Ticaret Mahkemesince bakılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. <br>Her ne kadar davalı vekili hatır taşımacılığı ve müterafik kusur indirimi  yapılması gerektiğini ifade etmiş ise de; rücu davalarından ödenen rakamın belirli olduğu, tazminat dosyasında bu hususların değerlendirilmesi gerektiği ayrıca hatır taşıması ve müterafik kusura ilişkin ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu, dosya kapsamına göre böyle bir ispatın gerçekleşmediği, bir kişinin araçta salt ücretsiz olarak taşınmasının tek başına hatır taşımacılığı için yeterli olmadığı dikkate alındığında, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da esastan reddi gerekmiştir. <br>Her ne kadar davalı vekili kazanın salt uyuşturucu madde etkisi altında gerçekleştiğini, bu durumun sürücünün ağır kusuru teşkil ettiği, bu nedenle de sigorta şirketinin işletene rücu edemeyeceğini ifade etmişi ise de; kazaya karışan aracın kira sözleşmesi ile kiralanması dikkate alındığında işleten aracından bire bir kazanç elde ederek aracı teslim etmiştir. Bu nedenle de, kendi teslim ettiği araca ilişkin eylemlerinden özel hukuk bakımından sorumlu olduğu sürücünün uyuşturucu madde etkisi altında trafik kazası yapması neticesinde sorumluluğu bulunmakta olup, bu nedenle de davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. <br>Sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat tutarı ilk derece mahkemesince icra takibine konu edilen tutar esas alınarak belirlenmiş ve ayrıca davacı tarafından ödenen vekalet ücreti de rücuya konu yapılmıştır. Bu nedenle, icra dosyasına davacı tarafından yapılan ödeme miktarı üzerinden rücu davasının kabulüne yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu, bu miktar içerisinde karşı taraf vekalet ücretinin de bulunduğu ve bununda rücuya tabi olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  6100 Sayılı HMK'nın 353-1-b-1. maddesi gereğince esastan reddi gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 12.713,74-TL harçtan başlangıçta alınan 3.178,50-TL harcın mahsubu ile bakiye  9.535,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ...  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cbf8f28f3ac0700","SID":"152ba12463d73caa"}}